Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü

Sosyalistlere.

Serbest Kürsü içerisinde Sosyalistlere. konusu: Söylemeden geçmeyeyim: Keyfe bakmayı, kendinle ilgilenmek, hayatının merkezini kendin yapmak anlamında yazmıştım dyavol, bunu lüks yaşam, zenginlik, olanak vs. diye kastetmemiştim.....

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #81 (permalink)  
Alt 26-11-2010, 22:58
Birey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-08-2010
Mesajlar: 205
Söylemeden geçmeyeyim: Keyfe bakmayı, kendinle ilgilenmek, hayatının merkezini kendin yapmak anlamında yazmıştım dyavol, bunu lüks yaşam, zenginlik, olanak vs. diye kastetmemiştim..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #82 (permalink)  
Alt 26-11-2010, 23:01
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 16-02-2010
Mesajlar: 648
Alıntı:
Birey´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Söylemeden geçmeyeyim: Keyfe bakmayı, kendinle ilgilenmek, hayatının merkezini kendin yapmak anlamında yazmıştım dyavol, bunu lüks yaşam, zenginlik, olanak vs. diye kastetmemiştim..
Ben de öyle algıladım zaten. Adamın kendisiyle ilgilenecek, hayatın merkezini kendisi yapacak vakti kalmıyor be birey. 1 ay öncesine kadar günde 12 saat çalışıyordum oradan biliyorum.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #83 (permalink)  
Alt 26-11-2010, 23:08
Birey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-08-2010
Mesajlar: 205
Senin kadar olmasa da ben de biliyorum, tatilde işçilik yaparken bir günde 21 saat çalıştırmıştı piç kurusu ustabaşı ve patron. Ama nedense işçilerin çoğu solculara sövüyorlardı bre zındıklar diye o da ayrı bir tartışma konusu tabii
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #84 (permalink)  
Alt 27-11-2010, 10:54
chAos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ruimte
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2009
Mesajlar: 431
sorun 21 saat çalıştırabilme hakimiyeti ve aklımı yoksa 21 saat çalıştırılma eziyetine boğun eğme durumumu? sövgü bazen övgü anlatır hatta sevgi bile anlatılabiliyor .
solcu sövgüden solcu olursa karşılaşacağı tek durumda sövgü olacaktır. işçi olmak ayrı bir sövgüdür işçilik eden taktir edebilemez. işçi olabilmek sövgüler diyarında ekmek soğan ve kırbaca razı olmaktır en başta. karın doyur biraz sex ve kırbaç. işçinin eline ekmek sırtına kırbacı eksik etmeyecen yoksa bu düzen nasıl yürür. işçi arılar var birde rollenmeler vesaire kimse üstüne alınmasın...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #85 (permalink)  
Alt 27-11-2010, 22:12
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
dyavol´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Allah allah..Ben bir şeyi iddia ederken ideolojim doğrultusunda hareket etmiş oluyorum da sen bunun böyle olmadığını iddia ederken ne doğrultusunda hareket etmiş oluyorsun? Anti-komünist bireyci ideolojin doğrultusunda olmasın?
Peygamber peygamber...Eleştirdiğim herşeyin bana "anti-şu-bu" gibi bir kimlik oluşturması bir hayal ürünüdür.
Bireyciliğin evrenselliği ve neden ideolojilerden ayrıldığını, gerçek insan varoluşuna dayanıp kuralları, teorisinin olmadığını tekrar tekrar söylesek de görülmüyor galiba
Alıntı:
dyavol´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
İşçiler birbirleri ile kader ortağıdır. Dertleri benzerdir, zevkleri benzer, hayat koşulları benzer. Hayatı üretme ve tüketme yöntemleri aynı...İşçi kendini kendisi gibi diğer işçilerin yanında daha rahat hisseder. Her işçinin ruhunun derinliklerinde bir servet düşmanlığı yatar......
Yaa, Iraklı işçilerle Vietnam'daki işçilerin dertleri, zevkleri, hayat koşulları Mozambik'dekilerle benzer, HER işçinin ruhunun derinliklerini (günde bilmemne saat çalıştığı için belki de ) bir sosyalist bilir. Dediğim gibi, romantik....biraz da şirin kontrolleri ele almadığı kadar. "proleterya diktatörlüğünü kurarsa kaçacak delik arasın 7'den 70'e oligarşinin bir parçası olmayan HER insan, toplum adına bireysel özgürlükler nane demektir.

Alıntı:
dyavol´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Peki bunca sömürü ve eşitsizlik varken işçi sınıfı neden bilinçlenip özgürleşmiyor? Sanki kafalarındaki düşüncelerin köleleri olmuşlar gibi gözüküyorlar. Hayır onlar düşüncelerin, ideaların köleleri değiller.
Evet, hiçbir takıntıları yok, zemzemle yıkanıyor zihinleri her gece, budist keşişler gibi nirvana turları atıyorlar....ilahi !

Al sana DEJA VU:

AlbatrosS´isimli arızadan alıntı
uzakdoğu'nun, güney yarıkürenin günde birkaç dolar kazanan adamları herkese tripleks villa vaat eden bir sistem hayaliyle mi yaşıyor dersin? ya bizim tuzla tersanelerinde 15 saat asgari ücrete talim kurbancıklar? şu muhteşem eleştirilerini ve anarşikliğini neden yaşadığın ülkenin kolonyalist politikalarına da getirmiyorsun?....
artık zihinlere tekerleme olmuş ''vahşi gomünizm'' rivayetleri yerine daha tutarlı önermeler bekliyoruz. üstelik insanlığın anasını hala belliyorken ''refah devletleri''...


Alıntı:
Kali´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Tabii ki uzakdoğu'nun, güney yarıkürenin günde birkaç dolar kazanan adamları ve tuzla tersanelerinde 15 saat asgari ücrete talim kurbancıklar herkese tripleks villa vaat eden bir sistem hayaliyle yaşamıyor, KENDiLERiNiN tripleks villa sahibi olacağı günlerin hayaliyle yaşıyor. Anam bacım olsun ne kolonyalist politikalara ne de imparatorluk taslayan hegemonyalara bir sempatim var. Sırf 'liberal' gibi saçma etiketlere karşı kendimi savunmak ihtiyacı görmediğim veya Kalifornia'daki huzurumu sevdiğim için mi suçluyum? Vietnam'a turist olarak gidip bir ton para harcayıp bir okul kursam, Amerikan emperyalizmine karşı yazdığım tezleri postalasam beni affeder misin? Ne önerisi seni mutlu eder paşam? Söylemekten klavyem eskidi: dünyanın hali insanlığın bilincinin aynası, kişinin hayatı ise o kişinin bilincinin aynası. İnsanlığın anasını belleyen aynı insanların ataerkil, hierarkik bilincinin aynası, insanların kurup idame ettikleri devlet otoriteleri. Hani ''refah devletleri'' insanlığın anasını belliyor da, öteki devletlerde mutluluktan kıçlar tavanlara mı vuruyor?
Önerim basit: şartlar, koşullar ne olursa olsun başkalarına kendine davranılmasını istediğin gibi davran, onu tamamen başardıktan sonra insanlığı kurtarmaya soyun.
PS: Sevgilidyavol, "İşçiler birbirleri ile kader ortağıdır. Dertleri benzerdir, zevkleri benzer" sözlerin bana bu sözleri hatırlattı:
Her insan aynı şeyleri ister, özgürlük-mutluluk-güven. Her insan aynı hatalara düşer, istediklerini başkalarına vererek değil başkalarından alarak elde edeceğini zanneder. Nasıl binbir hastalık varken bir sıhhat varsa, binbir soru(n)lar varken cevap tek: insan.

Konu Kali tarafından (27-11-2010 Saat 22:56 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #86 (permalink)  
Alt 29-11-2010, 00:55
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 16-02-2010
Mesajlar: 648
Alıntı:
Peygamber peygamber...Eleştirdiğim herşeyin bana "anti-şu-bu" gibi bir kimlik oluşturması bir hayal ürünüdür.
Bireyciliğin evrenselliği ve neden ideolojilerden ayrıldığını, gerçek insan varoluşuna dayanıp kuralları, teorisinin olmadığını tekrar tekrar söylesek de görülmüyor galiba
- Savunduğum şeyler de beni -veya bir başkasını-, herşeyimi ona göre ayarladığım bir ideolojinin dogmatik taraftarı yapmaz. Kişi bazı şeyleri savunsun veya savunmasın dogmatik olup olmaması yine kişinin kendisine kalmıştır.
- Bunun için herhangi bir şeyi savunduğu diye bir kişiyi şeytanlaştırmak veya insan-dışı-laştırmak (dehumanisation) dogmatizmin ürünüdür. Misal, adamın biri tanrıya inanıyor diye herşey hakkında yanlış düşünecek değil.
- Her ideoloji sahibi gibi, kendi ideolojini tüm diğer ideolojilerden farklı ve aslında ideoloji kabul edilemeyecek, evrensel bir gerçek, tek geçer yol olarak görüyorsun.

Alıntı:
Yaa, Iraklı işçilerle Vietnam'daki işçilerin dertleri, zevkleri, hayat koşulları Mozambik'dekilerle benzer, HER işçinin ruhunun derinliklerini (günde bilmemne saat çalıştığı için belki de ) bir sosyalist bilir. Dediğim gibi, romantik....biraz da şirin kontrolleri ele almadığı kadar. "proleterya diktatörlüğünü kurarsa kaçacak delik arasın 7'den 70'e oligarşinin bir parçası olmayan HER insan, toplum adına bireysel özgürlükler nane demektir.
Iraklı kahve içer, Mozambikli çay içer, ama ikisi de mümkün olduğunca ucuzundan.
Daha fazla bir şey yazmam sadece polemiği uzatır. Ben bunun böyle olduğunu görüyorum ve hissediyorum.

Alıntı:
Alıntı:
Peki bunca sömürü ve eşitsizlik varken işçi sınıfı neden bilinçlenip özgürleşmiyor? Sanki kafalarındaki düşüncelerin köleleri olmuşlar gibi gözüküyorlar. Hayır onlar düşüncelerin, ideaların köleleri değiller.
Evet, hiçbir takıntıları yok, zemzemle yıkanıyor zihinleri her gece, budist keşişler gibi nirvana turları atıyorlar....ilahi !
Biz de biliyoruz herhalde işçilerin, bireyler olarak ne kadar takıntılı fikirlere sahip olduklarını. Peki bunu niçin söylemiştim. Devamına bakalım:

"Onlar [fikirlerin-düşüncelerin değil] burjuvazinin, kapitalizmin köleleriler. Birincisini kabul ettiğimizde bık bık bık kardeşlik, adalet, iyi insan olma gibi propagandalarla, insanların, maddi gerçekliği değiştirmeden, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyeti kaldırmadan kurtulabileceklerini zannetmeye yol açabilir."

Al işte yanılmamışım:

...şartlar, koşullar ne olursa olsun başkalarına kendine davranılmasını istediğin gibi davran, onu tamamen başardıktan sonra insanlığı kurtarmaya soyun.
...cevap tek: insan.

Konu dyavol tarafından (29-11-2010 Saat 01:02 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #87 (permalink)  
Alt 29-11-2010, 11:11
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
dyavol´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
- Savunduğum şeyler de beni -veya bir başkasını-, herşeyimi ona göre ayarladığım bir ideolojinin dogmatik taraftarı yapmaz. Kişi bazı şeyleri savunsun veya savunmasın dogmatik olup olmaması yine kişinin kendisine kalmıştır.
- Bunun için herhangi bir şeyi savunduğu diye bir kişiyi şeytanlaştırmak veya insan-dışı-laştırmak (dehumanisation) dogmatizmin ürünüdür. Misal, adamın biri tanrıya inanıyor diye herşey hakkında yanlış düşünecek değil.
Haklısın azizim, savunduğu şeyler kimseyi "herşeyini ona göre ayarladığı bir ideolojinin dogmatik taraftarı yapmaz". Ben zaten "insan kendini bir ideoloji ile özdeşleştirirse, özdeşleştirdiği kadar takıntılı, sabitfikirli olur" dedim, tabii ki "adamın biri tanrıya inanıyor diye herşey hakkında yanlış düşünecek değil" ya da koyu ırkçı bir bozkurt diye herşey hakkında yanlış düşünecek değil, "nazik" konulara gelinceye kadar 'şirin' gözüken skinhead'ler de tanıdım Avrupa'da benle kakakiki bira içen, "Türklüğe yakışmayan" tipim yüzünden "vuralla" dayak da yedim Türkoğlutürk'ün elinde....
Ben, "bir sosyalist....romantik, biraz da şirin, kontrolleri ele almadığı kadar" diyorum, sen "şeytanlaştırmak veya insan-dışı-laştırmak" lardan bahsediyorsun. Ben "Sosyalizm, dinler vs. belâ olup o kadar vahşete neden olmadı mı, dünyayı kurtarmaya soyunanlar gerçek insanların başına getirmedikleri kaldı mı?" diyorum, sen bireyin kendisini ile sınırlı bireyciliğini sanki başkalarına empoze eder-edebilirmiş gibi 'evrensel bir gerçek', bir ideoloji olarak itham ediyorsun. Tarihte bireyselliğini dogmatik bir ideoloji yapıp vahşete neden olan kişi, ya da öyle bireylerden oluşmuş grupları tanımak isterim varsa, çünkü aklıma gelmiyor. Ne kadar kelek varsa hep "dünyayı-şunu-bunu kurtaran adam"lardan geliyor. Şunu da belirteyim, sosyalist ve müminler arasında iyi-niyetli insanların çokluğu göz kamaştırabilir amma velakin iyi-niyetli insanların dolu olduğu gruplar 'güruh psikolojisi'ne ortak özdeşimleri ile girerler, kişisel sorumluluklar bir anda bir kenara bırakılıp insanlık dışı eylemler 'savunma' kisvesi altında gerçekleştirilir. Kendini özdeşleştirdiği şeyi "savunmak" için kudurur insanlar. "Mesih'in/allahın sonsuz sevgisini içinde hissederek tüm insanlığı seven, kendisine tokat atılsa diğer yüzünü çeviren" insanlar, "şeytanın yardımcısı-gâvurları" insandan saymaz birdenbire. "Yaratan hayvanları bizim için yarattı" deyip etrafı kanla, ilkellikle bezer müminler...

Alıntı:
dyavol´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Iraklı kahve içer, Mozambikli çay içer, ama ikisi de mümkün olduğunca ucuzundan.
Daha fazla bir şey yazmam sadece polemiği uzatır. Ben bunun böyle olduğunu görüyorum ve hissediyorum. "Onlar [fikirlerin-düşüncelerin değil] burjuvazinin, kapitalizmin köleleriler. Birincisini kabul ettiğimizde bık bık bık kardeşlik, adalet, iyi insan olma gibi propagandalarla, insanların, maddi gerçekliği değiştirmeden, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyeti kaldırmadan kurtulabileceklerini zannetmeye yol açabilir."
Anlıyorum, materyalist dialektikle ilk tanışmam değil. Bir bak, "takıntılı fikirlere sahip bireyler" maddi gerçekliklerini değiştirince toplu olarak kurtulabilecekler mi? "Kardeş, adil, iyi insan olun ama mazohistce sömürülün" mü diyoruz? "Birey olarak kendinize değer verin, herhangi bir inancı, ideali, ideolojiyi kendinizden üstün tutmayın" diyoruz. Maddiyat-üretim araçları-özel mülkiyet-ekonomiye odaklandığında insan hayatındaki öteki faktörleri arkalara itiyorsun, bilinçaltlarının dolu olduğu faktörler: insan ilişkilerinin birikimleri, inançlar, örf-anane-gelenekler, yerel şartlar, kısacası insanların kendini özdeşleştirdiği herşey...
(Mesela o kan ve gözyaşları dolu Rus-Osmanlı savaşı, tarihi yüzünden Türkiye'de "o rus gomunizlerinin heçbi bokunun gabul" görmemesi ya da
1871 Paris Komününde kadınların oy hakkı olmaması ve Komüncülerin Paris’teki Fransız Ulusal Bankasındaki tonca paralara dünya kamuoyunun reaksiyonundan çekinip-utanıp dokunmaması gibi) İnsan psikolojisini, sosyolojiyi küçümsemek ya da materyalist-ekonomik yaklaşımlarla sınırlamak dargörüşlülüktür.
Onun için bütün sosyalist-anarşist-vb denemeler totaliterlik batağına saplanıp ya yetersiz kalıp çöktü ya da zorla ayakta duruyor. Tercih olarak Chavez-Venezuela'sını Santos-Kolombia'sına ya da Calderón-Meksika'sına yeğlemek tabii kolay, ama 1998'den beri (demokratik seçimlerde) 3 kere seçilen, kapitalist güç odakları ile boğuşmak zorunda kalıp istediği anayasa değişikliğini 2007'de halkoyundan geçiremeyen Chavez'in 'Bolivar Devrim'inin totaliter değil demokratik bir kimliği olduğu bariz, benim dediğim totaliter-oligarşik rejimler.

Yani insan faktörü ideolojilerle çözülecek kadar basit olsa, insanlar sorunlarını çözmekten aciz olacak kadar basit canlılar olurdu. Ne kadar çok insan tanıyıp, tarih analizi yaparsam, o kadar "zenginler parası olan fakir, fakirler (daha) para yapmamış zenginler" gibi geliyor bana. Ben bunun böyle olduğunu görüyorum ve hissediyorum.


PS: Bir de bir sosyalistten "bık bık bık kardeşlik, adalet, iyi insan olma gibi propagandalar" betimlemesini duyunca tüyleri diken diken oluyor insanın, 'solduyu'ya nooldu yoldaş ?...

Konu Kali tarafından (29-11-2010 Saat 11:45 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #88 (permalink)  
Alt 01-12-2010, 02:08
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 16-02-2010
Mesajlar: 648
Alıntı:
Ben "Sosyalizm, dinler vs. belâ olup o kadar vahşete neden olmadı mı, dünyayı kurtarmaya soyunanlar gerçek insanların başına getirmedikleri kaldı mı?" diyorum, sen bireyin kendisini ile sınırlı bireyciliğini sanki başkalarına empoze eder-edebilirmiş gibi 'evrensel bir gerçek', bir ideoloji olarak itham ediyorsun. Tarihte bireyselliğini dogmatik bir ideoloji yapıp vahşete neden olan kişi, ya da öyle bireylerden oluşmuş grupları tanımak isterim varsa, çünkü aklıma gelmiyor. Ne kadar kelek varsa hep "dünyayı-şunu-bunu kurtaran adam"lardan geliyor. Şunu da belirteyim, sosyalist ve müminler arasında iyi-niyetli insanların çokluğu göz kamaştırabilir amma velakin iyi-niyetli insanların dolu olduğu gruplar 'güruh psikolojisi'ne ortak özdeşimleri ile girerler, kişisel sorumluluklar bir anda bir kenara bırakılıp insanlık dışı eylemler 'savunma' kisvesi altında gerçekleştirilir. Kendini özdeşleştirdiği şeyi "savunmak" için kudurur insanlar. "Mesih'in/allahın sonsuz sevgisini içinde hissederek tüm insanlığı seven, kendisine tokat atılsa diğer yüzünü çeviren" insanlar, "şeytanın yardımcısı-gâvurları" insandan saymaz birdenbire. "Yaratan hayvanları bizim için yarattı" deyip etrafı kanla, ilkellikle bezer müminler...
Valla doğru şeyler söylemişsin.
Önce kurtarıcılardan kurtulmamız lazım.

Kişiler kendi ideolojilerini genellikle dünyaya "adalet, sevgi, barış" getirecek şeyler olarak görürler. Ve bir yere ait hissettikleri zaman, -eğer psikopat değilse-, iyi bir şey yaptıklarını zannederler. Buraya kadar normal aslında. Sorun bir ideolojiye bağlanmaktan çok başka ideoloji taraftarlarını kendi ideolojilerinin tam karşısında görmeleri. "Ötekilerin" "haksızlık, nefret, savaş" getirmek istiyor zannetmeleri.
Yani sorunun büyüğü "...ist "olmak değil "anti-...ist" olmak. Yani ötekini şeytanlaştırmak ve insandışılaştırmak.

Kavramlardan kurtulup, gerçek durumu değiştirecek şeyler yapmak gerekiyor.
Herkes kendi ideolojisi/dini çerçevesinde "iyi insan olalım, ahlaklı olalım, büyüklerimizi sayalım, küçüklerimizi sevelim" diyor. Ama bunlar hep boş laf olarak kalıyor.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #89 (permalink)  
Alt 01-12-2010, 06:00
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Sevgili dyavol, alışkanlıktan dolayı kılı40 yararak tartışma hevesli bir saldırı zannederek okumaya başladım, ama mesajını okuduktan sonra içimde bir anda oluştuğu gibi yokolan paranoyaya gülümsedim. Evet, her konuda tam olarak hemfikir olmak gerekmiyor karşındakinin iyiniyetini kabul edip sindirmek için. Ne zaman "...izm" ler, dinler (yani onlarla özdeşimler) girmezse araya, bir insan bir insanla insan gibi beraber olabiliyor. Ne olur öylesi bir masumiyetin içinde?
O zaman bir an gelir sözler biter, akıllara durgunluk gelir ve geriye kalan sadece sevgi. Tüm doğanın benliği sevgi. Benim gördüğüm, bildiğim hissettiğim bu.
Teşekkür
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #90 (permalink)  
Alt 01-12-2010, 23:28
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 20-10-2010
Nerden: kendimi herhangi bir yere ait hissetmiyorum.
Yaş: 23
Mesajlar: 15
aslında hepimizin kafasında çok soru işaretleri var mükemmele ulaşmak kolay değil zaten ama mükemmele yaklaşabiliriz. bunu yaparkende kafamızda oluşturduğumuz düzen şunları doğuracaktır demeyi bırakıp bunu o düzen kurulunca eleştirsek ve o yeni kurulan düzenden daha mükemmel bi düzen için yine beraber hareket etsek mesela...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
sosyalistlere.


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:08 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info