|
|
Darwin'in ilmi, Şems'in irfanıSerbest Kürsü içerisinde Darwin'in ilmi, Şems'in irfanı konusu: 13 Mart 2010 Cumartesi
Darwin'in ilmi, Şems'in irfanı
— "Geçenlerde Shakespeare okumayı denedim; o kadar saçma geldi ki kusacak gibi oldum." (I have tried lately to read Shakespeare, and found ...

14-03-2010, 13:32
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 08-04-2009
Mesajlar: 108
|
|
Darwin'in ilmi, Şems'in irfanı
13 Mart 2010 Cumartesi
Darwin'in ilmi, Şems'in irfanı
— "Geçenlerde Shakespeare okumayı denedim; o kadar saçma geldi ki kusacak gibi oldum." (I have tried lately to read Shakespeare, and found it so intolerably dull that it nauseated me.)
Kim söylüyor bu sözü?
İçinde yaşadığımız çağa damgasını vurmuş birkaç bilimadamının belki de en ünlüsü!
Din-Bilim çatışmalarının etkisi hâlâ süren en tartışmalı ismi!
Sevenlerinin nezdinde sadece bir dehâ değil, neredeyse bir aziz! Karşıtlarınca da —uzun söze ne hacet— kelimenin tam anlamıyla bir Deccal!
Peki ya bu fakire göre?
Doğayı, yani taşrayı, yani dışarıyı bilme arzusunun peşinden koşmak adına ruh dünyasına kıymış bir tutku adamı! Her kahraman kadar zavallı! Her âşık kadar acınası!
Charles Darwin'den söz ediyorum; anlama ve bilme tutkusunun şiddetine ancak hürmet duyulacak bir âşıktan...
* * *
Bilmek sadece beyne ızdırab değil; insanın gönlüne hasar da verir.
Bencilliğin en büyük zararı ben'in kendisinedir; yani, tutkunun... yani, ne pahasına olursa olsun hakikati avuçlama hırsının....
Akıl ve zekâyı yoğun bir biçimde faal hâlde tutmanın insanın en değerli, en duyarlı yanını, yani hissiyat tarafını —eğer gerekli tedbirleri almazsa— nasıl da ezip yok edebileceğini gösteren nadir örneklerden biridir Darwin'in entelektüel yaşamı!
Böceklerin, bitkilerin, kuşların peşinde geçen nice yıldan sonra, yayımlanacağını düşünmeksizin, sadece çocuklarının okuması amacıyla, 1876'dan itibaren kaleme almış olduğu notlarının başlığı şöyledir: Recollections of the Development of my Mind and Character (Zihnimin ve Kişiliğimin Gelişimiyle İlgili Anılar).
Oğlu Francis Darwin'in derlediği bu anıların Türkçesi geçen yıl Daktylos Yayınevi tarafından neşredilmişti, oradan aynen aktarıyorum:
— "Otuz yaşıma ve hatta sonrasına kadar şiir okumak bana büyük haz verdi; hatta okullu bir çocuk gibi Shakespeare'den, özellikle de onun tarihsel oyunlarından büyük zevk aldım. Ayrıca eskiden resimden hoşlanır, müzikten ise büyük haz alırdım."
Peki sonra?
Sonrası çok acı!
— "Ama artık uzun yıllardır bir şiir dizesi okumaya tahammül edemiyorum. Geçenlerde Shakespeare okumayı denedim; o kadar saçma geldi ki kusacak gibi oldum. Ayrıca resimler ve müzik konusundaki zevkimi de neredeyse kaybettim. Müzik artık bana haz vermekten ziyade, genelde, üzerimde çalıştığım konu hakkında fazlaca enerjik olmamı sağlıyor. Güzel manzara konusundaki duygularımı koruyorum ama bu da bana eskiden olduğu gibi müthiş bir haz vermiyor."
Şiir, resim ve müzik, Darwin'in kaybettikleri işte bunlar. Kısacası haz!
Sanatla neredeyse alâkası kalmamış bir zihin. Belki bir hesap makinesi keskinliğinde, ve fakat bir o kadar da duygusuz! Çünkü hazdan mahrum.
Kavramlarımızı düşünce faaliyetiyle oluştururuz, yani beynimizi çalıştırarak, aklımızı da faal hâlde tutarak... Duygularımızı oluşturan ise, haz ve acı, lezzet ve elem'dir. Tecrübenin ta kendisi. Deneyimin, yani bütünüyle yaşamın...
Hesap makinelerinin kesinliği/ keskinliği, ya duyguların yokluğu, ya da yitimi pahasınadır.
— "Beynim, geniş bir veri koleksiyonu içinden genel yasaları öğüten bir makineye dönmüş gibi görünüyor. Ama bu durum, niçin beynimdeki o daha yüce zevklerin yer aldığı kısmın körelmesine neden oldu anlayamıyorum."
Darwin hakikati taşrada aradı. Aradığını buldu da.
Ama taşranın hakikatini. Zahirin hakikatini.
* * *
Zavallı!
Bu sözcük, bir tahkir ve tezyif ifadesi değil benim nezdimde, sade bir tesbit ifadesi! Hemen düzeltiyorum: sade değil, sadece değil, aksine muhabbet ve hüznün eşlik ettiği bir tesbitin ifadesi!
— "Bütün estetik duygularımı böylesine garip ve acı bir şekilde yitirmeme rağmen..."
Gerçekte, olup bitenin farkındadır Darwin! Kazandığı kadar, kaybettiğinin de...
Kelimelerin seçimi kendisine ait: "loss of the higher æsthetic tastes..."
İmdi, Cemil Meriç'i hatırlamamak mümkün mü? "Yaratan yaşayamaz, yaşayan yaratamaz!" diye haykırmıştı bir defasında.
'İnsan' denen hayvan, ne garip değil mi, duygularıyla yaşıyor; ve fakat aklıyla yaratıyor.
* * *
Marx ve Freud...
Belki birçoklarına garip gelecek ama bu iki ismin ne yaptığını anlamak/anlamlandırmak isteyenlerin evvelemirde Darwin'i mercek altına almaları gerekir. Çünkü Darwin'siz ne çağdaş iktisat ve toplumbilim, ne de insan psikolojisi adam gibi yorumlanabilir.
Çağdaş düşüncenin yönelimleri Darwin'siz, Marx'sız ve Freud'suz izlenemez. Pek tabii ki bir de Nietzsche'siz. "Şen Bilim", gerçekte Darwinci bilme tarzının eseridir. Hem de inadına. [Michel Ruse'un hazırladığı "Philosophy after Darwin / Classic and Contemporary Readings" (USA, 2009) adlı devasa derlemeye kabaca da olsa şöyle bir göz atma imkânı bulanlar, sanırım, ne demek istediğimi anlayacaklardır.]
Burada şaşırtıcı olan şu ki postmodern felsefî eğilimlerin, o "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler!" yollu naifliğinin garip bir biçimde ideolojik zeminini yukarıda adı geçen dört ismin teşkil etmesidir, yani sırasıyla Darwin'in, Marx, Nietzsche ve Freud'un...
* * *
Demek oluyor ki Darwin okumayı göze alan, Shakespeare okuyacağı zamanlar kusacak hâle gelmeyi de göze almalı!
Ya Darwin, ya Shakespeare! Ya Kant, ya Goethe! Ya Fahreddin Razî, ya Şems-i Tebrizî!
"Ya-ya da"yı kabul veya reddetmek kolay, öyleyse görelim bakalım, bir adam çıksın da şu âlemde, hakkını vermek suretiyle "hem-hem de" desin! Yani mümkünse hem yaşasın, hem yaratsın!
Ne yazık ki bu pek mümkün değil ey talib! Çünkü halk İsa'yı her daim çarmıhta asılı görmek ister.
Dücane CÜNDİOĞLU
|

04-05-2010, 03:27
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 04-05-2010
Mesajlar: 7
|
|
Bir bilimin adamının bir sanatçıyı anlaması beklenemezdi sanırım 
|

05-05-2010, 19:15
|
 |
CoSmiC VoiCe
|
|
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
|
|
Nereye varılmaya çalışılmış anlamadım. Hadi ya demek öyle,bak sen şu bilmişe hele, çözmüş iki dakkada bütün irfan ve ilimi : )) Yaşlı bir adamın yıllar boyu başına gelen saldırılardan gelen bir sözü allayıp pullayıp sözde bir tespitte bulunmak bu olsa gerek. Hiç Sheakspeare okumamış onca insan dururken Charles Darwin gibi ömrünün çoğunu doğa bilimlerine adamış birinin artık şiirden, müzikten eski hazzı alamıyorum diye sitem etmesinden ne güzel de sonuç çıkarmış bu yazıyı yazan pek duygusal takılan ukala kişi  ) Ayrıca aynı zamanda hem sheakspeare kadar edebiyat tutkunu ve Darwin kadar doğa bilimi tutkunu olunabilir mi?Ömür yetmez buna, İsa da olunmaz. Ayrıca İsa ne edebi bir üstattı ne de bilim adamı bir mitolojik figür sadece. Komik bir yazı olmuş, son derece cahilce yazılmış. Sonunu da bağlamış, neymiş efendim Darwin okuyabiliyorsak edebiyat okuyunca kusarmışız bak hele bak., zekaya bak hizaya gel. Şimdi buna desen dünya hem güneşin etrafında hem kendi etrafında dönüyor fakat kendi etrafında dönmesi güneşin etrafında dönmesine engel vetya sebep değildir hiç bir şey anlamaz, aval aval bakar öyle  )
Başka bir şey söylemeye de gerek yok yazının sahibi ne Darwin i ne Sheakspeare i ne de bahsettiği kişileri anlamaktan aciz olduğu için kendince onlar üzerinden bir takım formüller uydurmuş. Neymiş ya bilim adamı olunacakmış, ya sanatçı. Bahsedilen bilim adamlarının çoğu bir çok kişiden daha iyi birer edebiyat ve felsefe yorumcusu. Bahsedilen irfan sahibi fikir adamlarının hepsi aynı şekilde zamanın tüm bilimleri hakkında yorumlama ve düşünme yeteneğine sahip kişilerdi. Ancak Dücane Cudioğlu nun pek bir şey anlayabilmiş olamadığı gibi sasçma tezleri için insanların ağzından çıkmış sözlere onların anlatmaya çalıştıklarından bağımsız şekilde kendi dar fikirlerine dayanak yapmaya çalıştığını çok net kavrayabiliyoruz.  )
Konu Orgon tarafından (05-05-2010 Saat 19:22 ) değiştirilmiştir..
|

21-06-2010, 21:50
|
 |
Bu gece birileri ölecek!
|
|
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
|
|
Anketler turklerin seviye(siz)ligini ortaya koyuyor. Arastırmacılar 32 Avrupa ulkesi, artı Amerika ve Japonya'da ne kadar insanın evrim teorisine inandıgını arastırmıslar. SONUC: Turkiye SONUNCU! Evolution Less Accepted in U.S. Than Other Western Countries, Study Finds
Amerika'dan bile daha gerideler. Tabii anarsist bir turk forumda bile yarıdan fazlasının allaha inandıgı bir ulkeden daha fazlası beklenemez. Arastırma sonuclarında bir surpriz yok, ilginc olan Turkiye'nin Avrupa ulkeleri arasına dahil edilmesi....

|

21-06-2010, 22:41
|
 |
CoSmiC VoiCe
|
|
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
|
|
|
Akrabalardan biri veteriner benim. Eşi de veteriner. Eşi olan adam anadolunun dindar aileleribnden birinde yetişmiş. Kişi olarak bir problemi yok, iyi adam ama müslüman yani. Eşi olan akraba da öyle. Bir ara bunlarla bir düğün öncesinde konuşurken bu konu açıldı. Adam diyor ki evrim teorisi çürütülmüş ben ona inanmıyorum. Kızkardeşim de atıldı nasıl yani ama şu kanıt var bu var dişye ben sessizim o anda (konuşursam fena olur gerek yok orda) Sonra sordum nerde okudun çürütüldüğünü? İşte okudum bir yerlerde öyle bir şey yokmuş diyor. Hayda diyorum iyi de nerede okudun hangi kritere göre? Eveledi geveledi konuyu değiştirdi gitti. İçimden yuh yaa diyorum adam veterinerlik mezunu hergün hayvanlarla uğraşıyor sırf birkaç eblek din alimi eevrim yoktur yazmış diye din kitapları tefsirlerinde veya evrim karşıtlığınıislamı korumak için gerekli gördüğü için onlara inanmış. Nerede okudun neye göre diyince cevap da yok, cevap allah varsa evrim olamaz gibi bir şey.
Böyle işte bizim insanlarımız hiç bir halttan anlamayan geleneği inancı her şeyin üstünde tutan bir sürü. O yüzden dünya çapınsda bilim adamı falan çıkmaz bizden, kafayı çalıştıranlar da ülkede kafayı yer durur kendi kendine gidecek yeri yoksa. Ne profesörler gördüm Galilei yi Bruno ile karıştıran coğrafyacı mı ararsın, cinselliğin ayıp olduğunu düşündüğü için Freud u gereksiz bulan formasyon derslerine giren psikolog mu ararsın, habire islamdan bahsedip iki lafı bir araya getiremeden yabancı kaynakları çevirip çevirip yayımn yapmış gibi not alıp profesör olan ama neden bahsettiğini bilmeyen bunak mı ararsın. Her şey var bu ülkede düşünen ve sorgulayan insanlardan başka.
|

21-06-2010, 23:41
|
|
Sil baştan...
|
|
Üyelik Tarihi: 23-02-2010
Mesajlar: 277
|
|
|
Evrim teorisinin sonunu tahmin ediyorum. Herkes tarafından kabul görecek ama ilk koşulları hazırlayan bi tip var denicek gibi geliyor bana.
|

22-06-2010, 01:15
|
 |
CoSmiC VoiCe
|
|
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
|
|
Nasıl bi tip yaa ha ha ha. Bi tip var. Bi güç var ı duymuştum bu da onun daha samimisi heralde  )
|

22-06-2010, 09:34
|
|
Sil baştan...
|
|
Üyelik Tarihi: 23-02-2010
Mesajlar: 277
|
|
Alıntı:
Orgon´isimli arızadan alıntı
Nasıl bi tip yaa ha ha ha. Bi tip var. Bi güç var ı duymuştum bu da onun daha samimisi heralde  )
|
İçimden öyle yazmak geldi  Bazılarının deyimiyle tanrı 
|

22-06-2010, 15:24
|
 |
CoSmiC VoiCe
|
|
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
|
|
Tanrı insan uydurmasıdır,öyle bir şey yok gerçekte  Herşeye sebep olan ilk neden insan aklındaki algılama sınırını gösterir gerçeği değil. Sonsuza dek, çevrimsel olarak ve sayamayacağınmız kadar değişkenin birbirine dönüşen süreçlerini düşünemiyorsunuz , zamanı ve göreceliliğini algılayamıyorsunuz diye herşeye birden bir tipin bunu en eskiden başlattığını varsaymak nesnel gerçeklere aykırıdır. 
|

22-06-2010, 19:58
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-07-2008
Mesajlar: 500
|
|
|
"Bi tip" ifadedesi çok iyi oturmuş.Ki zaten o şekilde iddia edenler de var piyasada.Evrimin bu "bi tip" tarafından koyverildiği ile ilgili.
“Yumruğumda bir ordu hissediyorum - ya ölüm ya özgürlük!”
Friedrich Schiller
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:07 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|