Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü

Yaşayan Ölüleriz... Farkında Bile Değiliz...

Serbest Kürsü içerisinde Yaşayan Ölüleriz... Farkında Bile Değiliz... konusu: Doğuyoruz... Birinci saniyeden itibaren "öğretilmeye", "şekillendirilmeye", "terbiye edilmeye" başlıyoruz... Aslında tam tersi... yapılan sadece "Öz İnsan"ın içimizden çekilip alınması... Sözde "Hayatın gerçeklerini görmek" adı altında bütün azimlerimiz, heveslerimiz, hayallerimiz bastırılıyor... ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 29-12-2009, 23:22
White Cloud Over The Sky
 
Üyelik Tarihi: 23-08-2009
Yaş: 23
Mesajlar: 248
Standart Yaşayan Ölüleriz... Farkında Bile Değiliz...

Doğuyoruz...
Birinci saniyeden itibaren "öğretilmeye", "şekillendirilmeye", "terbiye edilmeye" başlıyoruz...
Aslında tam tersi... yapılan sadece "Öz İnsan"ın içimizden çekilip alınması...
Sözde "Hayatın gerçeklerini görmek" adı altında bütün azimlerimiz, heveslerimiz, hayallerimiz bastırılıyor...
Neden hep toplumun önceden seçtiği bir sistemde eğitiliyoruz? Aslında doğduğumuz zaman içimizde olan çok doğal potansiyelimiz bastırılıyor... Yapılan bu... Bütün öğretmenler(!), Eğitmenler(!) bizde olanı elimizden alıyorlar... Sürünün bir koyunu olmaya eğitiliyoruz(!)... Bütün aile, toplum,okul sistemleri bunun için... insanın özünü içinden alıp bir ceset gibi ortada dolandırmak için...

Bize insan doğası diye, huy diye bahsedilen şeyler aslında bize sonradan öğretilenlerdir... Düşmanlıklarımız, ihtiraslarımız, sinsiliklerimiz... insan bu değildir... ama bu hale çok kolayca ve ruhu bile duymadan getiriliyor... çünkü savunması yok... dünyaya bunu bilerek gelmiyor... Ve hemen yozlaştırılıyor...

Bunun çözümü ikinci bir uyanıştır... Özüne dönüştür... Insanı insan yapan erdem ve değerleri tekrar hatırlamaktır. Cahil, ilkel dediğimiz ama insanlık açısından bizden çok daha ileride olan milattan önceki atalarımızı örnek almaktır. Dayanışma kültürüdür...

Biz bu değiliz... kendimizi hatırlamamız gerekiyor... Özümüzü bilmemiz ve hırs, ihtiras, düşmanlık, çıkarcılık dolu robotlar olmayı bırakarak insanın gerçek -iyi- özüne ulaşmamız gerekiyor...

Kendimizi mutlu sanıyoruz... Çünkü aslında çok normal olan daha büyük mutluluklar bize ya masalsı ya da istisnai geliyor... Çünkü mutsuzluk "hayatın gerçeklerini görmek", ve mutluluk da "görmemek" anlamına geliyor öğretildiğimiz yalanlara göre... bilinçaltındaki mutsuzluğumuzu hissetmemeye alıştırıldık...

Hayır... Masal dünyasında yaşamadan da, hiç bir sorunumuz olmayabilir... sadece gerçek özümüzü hatırlamamız gerekiyor...

Nedir bu "Öz İnsan"? (Hayır! Polyannacılık oynamıyorum. öğretildiğin kalıplardan kurtul ve dinle!)
Bu gerçek öz,
Cömert,
Sorgulamadan sevebilen,
Karşılık beklemeden iyilik yapabilen,
Tevazu sahibi,
Başkasının cömertliğinin değerini bilen,
Başkasının sevgisini kullanmayı aklından bile geçirmeyen,
Başkası ona iyilik yaptığında suistimal etmeyen,
Hayatını kendisi yönlendirebilen,
Vicdan sorunu yaşamadığı için başarıları içine sinen ve rahat uyuyan,
Alçaklığa karşı büyüklüğünü gösterebilen,
Insanı yüzündeki maskesiyle değil, içindeki özünü görüp onunla yargılayabilen
İçinden geleni değiştirmeden dışa vurabilen...
Ve sözde gerçekçiliğimizle(!) reddettiğimiz ama bir yandan da gıpta ettiğimiz bütün kişilik özellikleri...
Budur işte "Öz İnsan"...

Ve hayır, burada soyut kavramlara prim vermeyeceğim... Namus, Haya, Edep eklemeyeceğim bu listeye... insanın bireyselliğini savunacağım... Kendi yaşam tarzını seçme özgürlüğünü savunacağım...

Bu "Öz İnsan"ı kendimizde görüyor muyuz? Durun ben söyleyeyim cevap hayır'a yakın değil mi?
Olsun, buna üzülüyorsak, ve çaresiz hissediyorsak, hatta artık kabullenmişsek bile bu başlamak için iyi bir sermayedir...

Tüm insanlık olarak içinde bulunduğumuz bu derin esaretten ve norm haline gelmiş mutsuzluktan kurtulmanın başka yolu yoktur...

Ilhan
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 30-12-2009, 15:41
chAos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ruimte
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2009
Mesajlar: 431
farkındalık işte bu zor
ölü iken yazamayız o zaman yaşadığımızı veya ölü olduğumuzu nasıl bilebilirz. birde ölü iken bakmak gerek ben yapamıyorum yapan varsa izah etsin.

ölüm nedir veya yaşamak nedir varmıdır bunun bir kozmik bilgisi yoksa zombimiyiz

ya binyıldır şu özümüzü halen bulamadık yoksa biz çok zekiyizdir bunun çoktan çözmüş olmalıydık. birileri özümüzü alıyormuş bu azrail olmasın bizde koyun gibi melersek öz değil canımızı bile alırlar.

alın verin özleri ekonomiye öz olsun can olsun. ekonominin makineleri tıkır tıkır çalışsın.

acayip çelişik organizmlarız
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 30-12-2009, 22:25
White Cloud Over The Sky
 
Üyelik Tarihi: 23-08-2009
Yaş: 23
Mesajlar: 248
Amaç da zaten o; içimizdeki barışçıl doğanın alınıp, rekabetçi ve bencil bir kişilik yerleştirilerek "ekonomiye katkılı" bireyler yetiştirmek... Okul, insanın içinde yanan ışığı karartma mekanizmasından başka birşey değildir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 31-12-2009, 04:00
sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
_b/s/en s/b/enim *
Bloody Pingu Champion
 
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,288
Alıntı:
illyanarch´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Amaç da zaten o; içimizdeki barışçıl doğanın alınıp, rekabetçi ve bencil bir kişilik yerleştirilerek "ekonomiye katkılı" bireyler yetiştirmek... Okul, insanın içinde yanan ışığı karartma mekanizmasından başka birşey değildir.
Rekabetçi ve bencil bireyler, çatışma içinde olacaklardır diye bir kural yok.. Bu koşullarda da rasyonel düşünen birey, uzlaşma yoluyla barışçıl bir düzen yaratıp ''ekonomiye katkı'' sağlayabilir.

Bireyler ve toplumlar arası ilişkiler her zaman anarşik bir yapı içindedir.. Önemli olan bu anarşik yapı içerisinde çatışma değil, uzlaşma yolu aramaktır.. Bu da ancak, evrensel uluslararası hukuk normları içerisinde mümkündür.. Hukukun üstünlüğü her zaman birincil kıstas olarak alınmalıdır.

İnsan doğası gereği iyidir.. Uzlaşmaya, barışçıl politikalar ile ilişkilerini yönlendirmeye yatkındır.. Tabii ki militarist veya otoriter yönetimin olmadığı, bireylerin hak ve özgürlüklerinin anayasa ile güvence altına alındığı demokratik ve liberaller bir yönetimden bahsetmek şartıyla...

Serbest Piyasa Ekonomisi'ni beğenmeyebilirsin.. Ama onu da doğru bir şekilde eleştirmek önemli.. Ortaya alternatifini koymadan eleştirmek, çok da tutarlı değil.


Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *

_gölge'li/ *
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 31-12-2009, 10:17
White Cloud Over The Sky
 
Üyelik Tarihi: 23-08-2009
Yaş: 23
Mesajlar: 248
Bu bahsettiğin, yani rekabetçi ve bencil insanların barışçıl düzen kurabilmesi, iki yüzlü bir sistemdir. Bu barış değil, ancak ortak çıkarlardan veya çıkarların çatışmamasından ortaya çıkan geçici bir ateşkesdir.

Ayrıca, bir şeyi eleştirebilmek için ortaya alternatifini koymam gerekmez. Hem buradaki çoğu kişi de serbest piyasa ekonomisine değil anarşizme inanıyor. Hukukun üstünlüğüne falan inanmıyoruz. Istersen çok sevdiğin liboşların yanına git...

iletilerin 1.273 olmuş ama daha anarşik lafını nerede kullanacağını bilmiyorsun... mankurtluk da böyle bir şey olmalı.

Konu illyanarch tarafından (31-12-2009 Saat 10:29 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 31-12-2009, 15:36
sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
_b/s/en s/b/enim *
Bloody Pingu Champion
 
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,288
Alıntı:
illyanarch´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Bu bahsettiğin, yani rekabetçi ve bencil insanların barışçıl düzen kurabilmesi, iki yüzlü bir sistemdir. Bu barış değil, ancak ortak çıkarlardan veya çıkarların çatışmamasından ortaya çıkan geçici bir ateşkesdir.

Ayrıca, bir şeyi eleştirebilmek için ortaya alternatifini koymam gerekmez. Hem buradaki çoğu kişi de serbest piyasa ekonomisine değil anarşizme inanıyor. Hukukun üstünlüğüne falan inanmıyoruz. Istersen çok sevdiğin liboşların yanına git...

iletilerin 1.273 olmuş ama daha anarşik lafını nerede kullanacağını bilmiyorsun... mankurtluk da böyle bir şey olmalı.
Zaten barışçıl sistem de ortak çıkarların çatışma içerisinde değil, uzlaşma içerisinde olabileceği bir sistemde mümkündür..

İnsanlar her koşulda faydalarını maximize etmeye çalışırlar.. Rasyonel seçim teorisi ve Fayda teoerileriyle ilgili bir şeyler okursan, öğrenebilirsin.. Tabii okullara olan nefretin, bilime bakış açını da köreltmediyse...

Bir şeyi eleştirdiğin zaman, doğrusunu senin söylemen gerekiyor.. 'Hayır bu söylediğin doğru değil, çünkü...'' diyip, nedenini, ne olması gerektiğini söylemediğin taktirde, doğal olarak eleştirinin değeri de olmuyor.

Serbest Piyasa Ekonomisi'ne inanılmaz.. Anarşizm'e de inanılmaz.. Bunlar din değil ki salt inanç besleyelim.. Forum Anarşistlerin ortak mekanı olmadığı gibi, her türden düşüncenin savunulmasına açık özgür bir platformdur.. ''Liboşlar'' diye aşağıladığın kesim ise, bir çok branşta Main-Stream kabul edilirler.. Tabii senin bunlardan bihaber olduğun ise açıkça görülüyor.

Sen benim iletilerimi saymayı bırakta, önce 'Anarşik' kelimesinin ne anlama geldiğini öğren.. Uluslararası ilişkiler teorilerinden realist/neorealist, (Main-Stream) neoliberal (idealist/liberal akım ilk zamanlar bu duruma karşı çıkarlar), yapısalcı/postyapısalcı, konstruktivist, post-modern vb. tüm teorilerde bireyler ve uluslararası ilişkilerin yapısı 'Anarşik' kabul edilir.. Ve bu anarşik yapıda, bireylerin ve ulusların nasıl davranması gerektiğine dair fikirler üretirler.


Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *

_gölge'li/ *
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
bile, değiliz..., farkında, yaşayan, Ölüleriz...


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Biz Erkek Değiliz ! kurtulush Serbest Kürsü 2 06-07-2008 20:11
Biz erkek değiliz! kaos Güncel Mevzular 0 22-04-2008 10:41
-yaŞayan Ruhlar** xtrayme Şiirler 3 21-11-2007 06:55
Aşkın Nuryengi&Harun Kolçak Bile Bile... Ebruli Video Klipler 0 10-06-2007 23:25
Sezen Aksu-Masum Değiliz patis Video Klipler 0 11-03-2007 03:05


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:05 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info