Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü

Bu Ne Biçim Aile-Gerçek Olabilir mi?

Serbest Kürsü içerisinde Bu Ne Biçim Aile-Gerçek Olabilir mi? konusu: BABASI VE 2 AMCASININ TECAVÜZÜNE UĞRADI Bebek doğduktan sonra yapılacak DNA testi ile babası belirlenecek Ersin ERCAN- Ünal UZUN/GÖKÇEBEY (Zonguldak), (DHA) ZONGULDAK’ın Gökçebey İlçesi’nde, önce ölen babası M.P., ardından da ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 21-12-2009, 02:33
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Standart Bu Ne Biçim Aile-Gerçek Olabilir mi?

BABASI VE 2 AMCASININ TECAVÜZÜNE UĞRADI



Bebek doğduktan sonra yapılacak DNA testi ile babası belirlenecek

Ersin ERCAN- Ünal UZUN/GÖKÇEBEY (Zonguldak), (DHA)

ZONGULDAK’ın Gökçebey İlçesi’nde, önce ölen babası M.P., ardından da evli amcaları 35 yaşındaki M.P. ve 26 yaşındaki İ.P.’nin birçok kez tecavüzüne uğradığı iddia edilen 15 yaşındaki H.P. hamile kaldı. İki amca M.P. ve İ.P. tutuklanırken, 7 aylık hamile olan H.P. devlet korumasına alındı. Bebeğin babasının ise doğumun ardından yapılacak DNA testleri ile belirleneceği, gerekirse ölen babadan da mezarı açılarak örnek alınacağı belirtildi.

Gökçebey’de oturan 4 çocuk annesi M.P., 9 Kasım günü bir süredir adet görmeyen kızı H.P.’yi, büyük kızı ile birlikte Çaycuma Devlet Hastanesi’ne gönderdi. Burada yapılan muayenede H.P.’nin 6 aylık hamile olduğuortaya çıktı. Doktorların durumu polise bildirmesi üzerine H.P., 14 Nisan’da çalıştığı özel bir maden ocağında meydana gelen göçükte 48 yaşında ölen babası M.P. ve iki amcasının tecavüzüne uğradığını söyledi. H.P. psikolog nezaretinde verdiği ifadesinde, babası M.P.’nin ilkokul 6’ıncı sınıftan itibaren kendisine evde tecavüz ettiğini, 7’inci sınıftan itibaren de aynı sokakta oturan amcası M.P.’nin tecavüzüne uğradığını söyledi. H.P., yaz tatilleri ve bazı hafta sonları gittikleri Pazarlıoğlu Köyü’nde de diğer amcası İ.P.’nin kendisiyle ilişki kurduğunu anlattı.
Haber Turu / Türkiye / Milliyet İnternet

Geçengün okumuştum şu haberi, hala şaşkınım. Tamam, kendi kızından, hemde 6-7 çocuk sahibi olan babaları gördük;ama aile boyu, aile içi tecavüzle şahsen ilk defa karşılaşıyorum...


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 21-12-2009, 11:23
maviagac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
hiperuyuşuk
 
Üyelik Tarihi: 26-03-2009
Mesajlar: 695
Blog Başlıkları: 1
sevgi dolu kutsal aile yalanlarıyla yürümüyormuş işte...dışardan istedikleri kadar cilalasınlar,içerden durum hiç de öyle değildir çoğu zaman...tuhaf bir durum-anlaşılmaz...ama o kadar örnek duydum-gördüm ki artık çoğu dört duvarın arasında bu ve buna benzer durumlar yaşanıyor diye düşünüyorum...babalık-annelik ya da başka bir adlandırma-dayatma ahlaksızlığa çözüm olabilir mi ki...kişinin özü karanlıksa onu herkese bulaştıracak en yakınlarından başlayarak...yoksa cezaevlerine ne gerek kalırdı,herkese bir aile-eş ve çocuklar...ahlaksızlığın panzehiri yoktur,varsa bile onun aile olmadığı kesindir...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 21-12-2009, 12:19
müşkülpesent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
çaylak madam
 
Üyelik Tarihi: 05-07-2008
Yaş: 27
Mesajlar: 467
Ben de okumuştum bu haberi.. Hep türk aile yapısının bozulduğundan dem vurulur.. Oysa ki aslında hep var olan şeylerin su yüzüne çıkması bu. Tek fark kendi içerimizde, kıyıda köşede duyduklarımızı, medyanın artık daha geniş kitlelere iletiyor olması.


"Eğer insanlar Tanrı olsaydı, kendilerini demokratik olarak yönetebilirlerdi. İnsanlar Tanrı olmadıklarına göre, mükemmel bir devlet insanlara göre değildir."

Jean-Jacques Rousseau
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 21-12-2009, 14:34
chAos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ruimte
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2009
Mesajlar: 431
aileyi oluşturan evlilik kurumuna bakarsak tam bir zift kurumundan ibaret olduğu apaçık ortadadır. imam osurursa cemaat sıçar derler. evlilik gibi hiçbir ahlaki ve doğallığa dayanmayan insanları bastırma ve sindirme üzerine kurulu olan bir temelden, çıksa çıksa tecavüz darp şiddet mal mülk yeme içme ve sıçma çıkar bunda şaşıracak ne var.

pisliklerin merkez yapısı ilk önce a sosyal olan cinsin iktidarlaşması egemen olması ve türün a sosyal olan cinsinin karşı cinse şiddet uygulamasıdır. tecavüz bir şiddettir. ve a sosyal olan cinsin yapacağı bir toplumsal yapılanmada ancak evlilik ve aile üzerine oluyor hepsinde a sosyal olan cins egemendir kuralları belirler uygular devlet kral vs.

durumdan memnun değilseniz kadına mülkiyet ve sahiplenme gözü ile yaklaşmayacaksınız. ve evlilik aile gibi ahlaksız kurumlardan uzak duracaksınız en azından bu kurumların devamnındaki insan faktörü olmayın.

yahu BABA lık diye bir ünvan varmıdır nedir babalık nedir amcalık yok böyle gerzeklik kan bağı hikaye baba bir süre sonra enseste döner ailede baskılanırsa. erkeğin doğasına ters babalık diye bir çakma kavram yaratılırsa a sosyal olan erkekde ve hele tek eşlilik gibi bir durumuda yoksa aile içinde şiddete başvurur. militarist toplumlarda şiddet bir yaşamdır ve tecavüz her alanda devam eder erkek kendi cinsinede tecavüz eder. baskın erkek egemenliğini rakip erkek üzerinde uygular bunu yapacak durumu yoksa kadın ve çocuk üzerinde uygular. çeşitli seri tecavüzcüleri inceleyin.

tirkiye ulkeside militarist bir toplumdan ibaret ve çevresindeki ulklerde aynıtas aynı hamam böyle olması gayet normal toplumsal cinsel şiddet insan beyni çalışmazsa uzuvları çalışır. erkek cinsi uzuvları ile çok uğraşır nerde delik görse uzvunu sokar mizrağın bir canlıya saplanması tetikleyen alt benlikj. oyunlarda hep koyarız sokarız hep argolarımız anne ve babalara övgü dolu.

ve sonuç basında çıkan her habere inanmayın sistematik olarak toplum muhendisliği yapılmaktadır. amaç korku ile sindirmek güvensiz bir sürü yapmak ve kolay güdülsin diye. insanları birbirinden çözüp a sosyal hale getirip herkesin herkese manyak gözüyle baktığı bir durum yaratmak gerek tüketimi gereksede finans dolaşımını kolaylaştırır. bencilliği azdırıp herkese mal dayatmak mal satmak ve sonuçda yaşaşın kapitalizm..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 21-12-2009, 14:46
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-12-2009
Mesajlar: 34
bunlar sadece duyulanlar sakın ola kimse çıkıp da vay efendim zaman değişti insanlar pisleşti demesin bu gün yüzüne çıkmamış rezilliğidir aile kavramının.tiksiniyorum.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 21-12-2009, 20:55
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
eco´isimli arızadan alıntı


cinsel kimlik sorunsalı...
baba zaten fiziksel olarak korkulandır... şiddetle karşılaşma ihtimalini görsel olarak bile doğurur... korkulandır... anne bu bastırılmışlıktan faydalanır çocukta kuracağı hegomonyası için... anne din gibidir devlet gibidir... baba savaşılacak düşman gibidir... isyanın başlangıcı annedir ama mümkünse doğurmuş ve doyurmuş olması hatırına bile olsa annenin baskısı yoğunlaşmadıkça bu seviyede bırakılmalıdır... ama baba düşmandır...


aile üzerine...
devlet adına bizi vatandaşlaştıran bir kurumcuk... dünyaya getirir... isim verir... nüfusa kaydettirir... kan bağıyla bağlandığımızı iddaa edip zoraki bir sevgi oluşturur... okula gönderir... ilahi bir güce ve kendi inandığı dine inanmaya zorlar... askere gönderir... evliliğe ve üremeye yönlendirir... sonra da bu yaptıklarını iyilik olarak düşünüp vefa bekler... bu kadar kötülüğü hiç kimse yapmaz aileden başka...

Konu eco tarafından (21-12-2009 Saat 21:01 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 22-12-2009, 00:42
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Alıntı:
aileyi oluşturan evlilik kurumuna bakarsak tam bir zift kurumundan ibaret olduğu apaçık ortadadır. imam osurursa cemaat sıçar derler. evlilik gibi hiçbir ahlaki ve doğallığa dayanmayan insanları bastırma ve sindirme üzerine kurulu olan bir temelden, çıksa çıksa tecavüz darp şiddet mal mülk yeme içme ve sıçma çıkar bunda şaşıracak ne var.
Evliliğe ahlaki kaygılarla karşı çıkılmaz CHAOS. Bu nasıl argüman?Evlilik gayr-ı ahlaki imiş. Peki sen ne öneriyorsun, İslam ahlakı mı

Ayrıca evlilikten çıkmayan milyonlarca tecavüz ve şiddeti ne yapmamız gerekiyor?
Alıntı:
pisliklerin merkez yapısı ilk önce a sosyal olan cinsin iktidarlaşması egemen olması ve türün a sosyal olan cinsinin karşı cinse şiddet uygulamasıdır. tecavüz bir şiddettir. ve a sosyal olan cinsin yapacağı bir toplumsal yapılanmada ancak evlilik ve aile üzerine oluyor hepsinde a sosyal olan cins egemendir kuralları belirler uygular devlet kral vs.
İktidarın erkekte olması önce üretimle(ekonomi) daha sonra kültürle ilgili bir konudur; fakat, bu postmodern çağda pekala roller karmaşı ve değişkenliği de mevcuttur. İktidarın asosyalliği diye bir kural olabilir mi? Maço ve dayakçı erkek, dışarda pekala son derece sosyal, girişken ve çevresi geniş biri olabilir.

NOT:Aile içi şiddet üzerine yapılan araştırmaların önemli bir kısmında şiddet uygulayan erkeklerin ciddi bir oranının akademik eğitim almış, kariyerli tipler falan olduğunu söylüyor.
Alıntı:
durumdan memnun değilseniz kadına mülkiyet ve sahiplenme gözü ile yaklaşmayacaksınız. ve evlilik aile gibi ahlaksız kurumlardan uzak duracaksınız en azından bu kurumların devamnındaki insan faktörü olmayın.
Evlilik bir kurum değildir zaten... Danışman psikologların eleştirdiği en dikkat çekici yerlerden biridir:Kurumsallaşıp kutsallaşan evlilik ve tek tek ben'lerin silinmesi, kurumun/devletin bekasının öne çıkması
Alıntı:
yahu BABA lık diye bir ünvan varmıdır nedir babalık nedir amcalık yok böyle gerzeklik kan bağı hikaye baba bir süre sonra enseste döner ailede baskılanırsa.
Hımm... Ensestin nedeni, demekki ''erkeğin kızına karşı duygularını bastırması''ymış
Alıntı:
erkeğin doğasına ters babalık diye bir çakma kavram yaratılırsa a sosyal olan erkekde ve hele tek eşlilik gibi bir durumuda yoksa aile içinde şiddete başvurur.
Birileri sana ''Freud'a inanma; ama Freud'suz da kalma'' demedi mi dostum
Alıntı:
ve sonuç basında çıkan her habere inanmayın sistematik olarak toplum muhendisliği yapılmaktadır. amaç korku ile sindirmek güvensiz bir sürü yapmak ve kolay güdülsin diye. insanları birbirinden çözüp a sosyal hale getirip herkesin herkese manyak gözüyle baktığı bir durum yaratmak gerek tüketimi gereksede finans dolaşımını kolaylaştırır. bencilliği azdırıp herkese mal dayatmak mal satmak ve sonuçda yaşaşın kapitalizm..
Yok artık lebron jamesss Ossur ossur ipe diz... Allasen nerde mühendislik çalışması yapılmış şu haberde? Böyle bir olay dünyanın her yerinde haber değeri taşır ve ilgi çeker. Tipik bir habercilik ilkesidir:Köpeğin biri bir adamı ısırırsa haber olmaz; ancak adamın biri köpeği ısırırsa bu haberdir.

Saçmalamadan önce iki dakika düşünün de yazın kardeşim! Senin gibi muhalifim olsun zıl takıp oynarım! Cocacola ambleminden ''allah yok, mekke yok'' anlamı çıkaran islamcı komplo teorileriyle yarışıyorsun


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 22-12-2009, 06:09
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Alıntı:
NOT:Aile içi şiddet üzerine yapılan araştırmaların önemli bir kısmında şiddet uygulayan erkeklerin ciddi bir oranının akademik eğitim almış, kariyerli tipler falan olduğunu söylüyor.
Neden? Benzer bir "hoşa gitmeyen gerçek tespiti" de ben yapayım. Topluma aykırı gelen pedofili dahil cinsel yönelimler içinde aynı şey söz konusu.

Ne olacak şimdi? Fazla okumak ahlakı mı bozuyor diyeceğiz, bozulan ne burada?

Alıntı:
Birileri sana ''Freud'a inanma; ama Freud'suz da kalma'' demedi mi dostum
Fiyasko bir yorum daha. Freud bağlamında cinsel sapkınlıklar açısından adamcağız için demedikleri kalmadı ne de olsa "koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler" herkes anti freudyen konuşuyor ne dediğini bilmeden.,herkes psikolog, herkes cinsel bilimci.

Şimdi işin aslına gelelim madem.

Önce nasıl oluyor da eğitim düzeyi yüksek olanlar sapıtabiliyor noktasından başlayalım.

Uygar toplumun anti cinsel ahlak yapısı tüm bireylerin doğal cinsel gelişimini köstekler ve yerlerini onun yerine geçen ikincil doyum mekanizmaları alır. Bu ikincil doyum mekanizmaları genellikle imgelemseldir, ulaşılamayana ve yasak olana yönelirler en azından hayalini kurarlar. Kanıtlanmıştır, kanıtlayan freud dur.

İkincil doyum mekanizmaları toplum tarafından serbest bırakılmazlar, ahlak ve kamuoyu türlü gelenek ve öğretilerle bunları engeller dolayısıyla da doğal dürtülere öykünerek yaratılan üçüncül bir doyum mekanizması oluşturulur. Toplumsal kimlik maskesi diyebileceğimiz bu durum sahtedir ancak yaşanan da budur. Bu da kanıtlanmıştır ve yine kanıtlayan ilkin Freud dur.

Muhafazakar ve az görmüş geçirmiş bir insan, ömrü boyu bu sahte yani kendisine zorla giydirilmiş kimliği koruyabilir. Korku ve kınama mekanizmaları bu konuda çok serttir, nedeni de sert olmadığı takdirde tüm bir toplumu topyekün çöküşe götürebilecek düzeydedirler yani her uygar bireyde yaygındırlar.

Kişinin tabu anlayışı zedelenmeye başlarsa maalesef ortaya sağlıklı birey çıkmaz. Önceliklşe bu giydirilmiş kimlikten önceki doyum mekanizması serbest kalır. Bireyin kötü veya yoksun bir cinsel yaşamı olup olmamasına göre de giderek artar veya azalır. Cinsel hayatı varsa ve olumlu yolda ise azalır yerini daha doğal olanlar geri almaya başlarlar. Tersi durumda ise artarak üretkenlik öncesi saplantı hallerine dönüşür.

Varolan toplumsal düzen ve anti cinsel sömürü zihniyeti dahilinde çok az birey doğal cinsel dürtülerini geliştirip yaşayabilmektedir; nitekim uygar toplum bireylerinin aslında hiçbirisi orgazm olamadıkları halde, psikiyatri bilimi orgazm ile hazzın miktarını ve boşalma tepkisini birbirine karıştırdığı için hafif titremeler veya çok uyarılma yaşayarak sevişebilen bazı aşık insanlar orgazm olduklarını zannetmektedirler.

Bu olgular da Wilhelm Reich tarafından kanıtlanmış, Reich ideolojik kampanyalarla gözden düşürüldükten sonra yeniden Masters and Johnson ile yıllar süren deneyler sonucunda (Reich i kodese tıktırmaya çalışanların iddiası olan fakat kanıtlayamadıkları , çiftleri cinsel ilişki sırasında deney aletlerine bağlama işini Masters and Johnson ingiltere de alenen yapabilmişlerdir) aynı sonuçlar ortaya konulmuştur. (uyarılma evresi, plato evresi, orgazmik evre ve son olarak da gevşeme evresi.) Buna göre uygar insan orgazmik evreyi hiç yaşamaz plato evresinden sonra aşırı heyecanlanarak boşalır oysa orgazm evresi sanıldığı gibi şiddetli bir boşalma anı değil,bilinçsiz yani zihindışı süren, cinsel organların vahşi hayvanlarda olduğu gibi kendiliğinden eylemde bulunduğu ve yarıda kesilemeyen, (kesilirse çok şiddetli öfkeye ve saldırgan tepkiye yol açabilir, bir dış uyaranca mecburen kesilirse de büyük acı verir) otonom bir evredir. Bunun sonunda orgazma ulaşılmış olur ve kişiler sadece bu olursa tam doyuma erişirler. Bunun olmadığı veya yakalanamadığı her cinsellik varolan tüm ruh hastalıklarının nedenidir.

Bu kanıtlanmış bilimsel verilerle de desteklenen duruma karşılık toplum ve psikiyatri olanın kılıfını düzgün göstermeye yönelik önerilerde bulunduğu için toplumun tüm unsurları boş laflarla bu konuyu tartışmak zorunda bırakılmış durumdadır. Çünkü bu doğal yetenek niyet veya arzu ile değil, kişilerin dfoğal dürtülerini rahatça yaşayıp sürdürebilecekleri uygun toplumsal şartlar sağlanabildiği zaman sadece varolabilir.

Bu durumdan ötürü, insanlar hep sıkıntılıdır, sıkıntılara isyan etseler de bu kez eylemde kıpırtısız ve bezgin, genelde yorgundurlar. Sürekli doğal dürtülerini engellemek zorunda kaldıkları için tüm duygussal davranış ve tepkilerini de dolayısıyla kişiliklerini de engellerler. Olanla yetinirler,şükrederler, isyanları yarım yamalak,enerjileri köreltilmiş, duyguları zayıf ve birbirlerine hem mecbur bırakılmış hem de yabancılaşmış içe kapanık,kendilerine ve duyumlarına kapallı,yüzeysel nefes alan, kolayca hastalanan, durmadan kasılıp daha da yorulan, kambur yürüyen yarı mutant varlıklara dönüşürler.

İşte bu yarı mutantların cinsel yaşamı da kabuslarındaki şeytanların cinsel hayatına benzeyen çapraşık ilişkilere yani saplantılı arzular ve bu arzulara dayalı travmatik cinsel imgelerine yansır. Evinde gizlice bir yerden edindiği porno dergilerle cinsel hayata adım atan genç erkeğin duygusal yoksunluğu taciz ve tecavüze kadar gidebilir. Aynı nedenle kadının yoksunluğu da duygusuz soğuk ve intikamcı hislere ve tepkisel bir iğrenmeye dönüşür.

Ahlak vaazları veya gençlere hadi gidin sevişin artık serbest deseniz bile durum telkin yoluyla veya anlık cinsel eylemlerle düzeltilemez.

Peki bu gerçeklerden neden bahsedilmez? Çünkü bu gerçekler cinsel sapkınlık nedenlerinin toplumsal yaşam ve değer yargıları olarak doğrudan yansır,dolayısıyla bunu uygulamaya kalkacak olurlarsa bütün ahlak ve öğretilerin varolan biçimi çökecektir. Bunun yerine iyiymiş gibi göstermek zorundadırlar.

Öyle gösterildiğinden ötürü de bazı uç durumlar sıkça yaşanır ve yukarıdaki gibi bu çatışkıların pençesine düşmemiş veya büyük oranda ahlaken bastırmayı başarabilmiş insanlar için hayrret verici durumlar ortaya çıkar.

Normal sandığınız insanların hiçbiri normal değildir. Hiçbiriniz ve hiçbirimiz normal ve sağlıklı değiliz. Sadece önxcceden öğretilen ve nesilden nesile aktarılan normal standartlarında yaşamak için zorlamaktayız o kadar.

Gerçek normal insanlar ki çok az sayıdadırlar, bu tür hastalıklı dürtülere ihtiyaç hissetmediklerinden bastırmazlar da. Yani, bir baba kızını çekici bulmaz ona gelene dek nice alternatifi ve yaşadığı doyumlu ilişkileri mevcuttur. Aynı şekilde ensest, pedofili de bu şekildedir. Aynı nedenden evlilik de en başta mülkiyete dayalı iktisadi ilişkilerden doğmuş olsa da, bu ilişkiler çağlar ilerledikçe değişse de varlığını aynen korumuş, kurumsallaştırılmış ve gelenekselleştirilmiştir. Bu insanlık sorununu olabildiğince azaltmak ve daha da büyümesinin engellenmesi adına. Ancak sorunu tek başına asla çözemezmiştir, çözemez de, nitekim tek görece faydası bir çiftin cinsel birlikteliğini toplum önünde ahlak ve yasalar karşısında garanti altına alması ve aile kutsalı özeli bağlamında sözde korumasıdır. Gerçekteyse tüm sorunları örtbas eder.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 22-12-2009, 14:23
chAos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ruimte
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2009
Mesajlar: 431
anlaşılır olsun diye yazmadım çizmedim üstelik yazdıklarım anlaşılırda değildi nasıl olduysa anlaşılır kılındı bunu anlamak için anlam derinliğinde boğulmak gerekir herhal...

aile nin yerine birşey koymaya ne gerek yani böyle bir çaba içinde olmak biraz garip tuhaf ironi

ve alegorik bir heyula

ne kadar meraklıyız anlamaya veya anlaşılır kılmaya, kılınmaya bunu tetikleyen buna motive veren ne olaki terayağlı ballı ekmek mi desek bu duruma.

alıntılamak ve alıntılara cveap olma nedenselliğinde bir avuç su içemiyorsak ne insanı nede benliği ve toplumsal kabusları görmek mümkün olmaması gerekir...

ne anlıyoruz şu beş dakikada beş kuruşa satılan bir dolarla envayi dizge yapılan dünyada ne anlıyoruz bizi biz yapan mekanizmanın erekliğini, ne anlıyoruz insandan aileden toplumdan sürüden anladığımızın kaç kaçını aşıyoruz veya çart curt akedemik solüsyonlarımızla ne süree banyoda kalıyoruz saçımız dökülürmü sosyoterimsel kavramlardan veya saçımız ağarırımı psikoanalitik cevherin norölojisinde... bilinç ketlenmesi bilinç tecavüzü eğitimsel tecavüzün bıraktığı yığınlar ve öğretilen ahlaki rezillikler arasında kurulu duran aile evlilik karılık ve kocalık .

"tecavüz edilene değil edenin kendi bilincinedir" bunu anlaşılır kıl uçan kuş albatros alcatraz olsa daha iyi olurdu tutuklu düşüncelerini serbest kıl deli dana gibi koştursunlar sonuç düzen değil kaostur her zaman ki gibi.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 23-12-2009, 02:42
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Alıntı:
Neden? Benzer bir "hoşa gitmeyen gerçek tespiti" de ben yapayım. Topluma aykırı gelen pedofili dahil cinsel yönelimler içinde aynı şey söz konusu.
Ne olacak şimdi? Fazla okumak ahlakı mı bozuyor diyeceğiz, bozulan ne burada?
ezbere yanıt vermeden önce chaos'un alıntı yaptığım şu
Alıntı:
pisliklerin merkez yapısı ilk önce a sosyal olan cinsin iktidarlaşması egemen olması ve türün a sosyal olan cinsinin karşı cinse şiddet uygulamasıdır. tecavüz bir şiddettir. ve a sosyal olan cinsin yapacağı bir toplumsal yapılanmada ancak evlilik ve aile üzerine oluyor hepsinde a sosyal olan cins egemendir kuralları belirler uygular devlet kral vs.
tespitine baksaydın zahmet olmazsa.

Öncül 1: Erkek asosyal bir kategoridir
Öncül 2: Tecavüz bir şiddettir
Öncül 3: asosyal erkek ancak evlilik ve aile yapabildiği için kendi kurallarını uygular; yani tecavüz eder bunu da meşru kılar vs vs denmeye gelmiş...

Hatta alıntı yaptığım mesajın başını da oku... Ve ne alaka? Ben şiddetin tüm toplumsal katmanlarda görülebildiğini, eğitim durumu vs'nin de o derece önemli olmayabileceğini söylerken ne alaka ahlakla?

Alıntı:
Fiyasko bir yorum daha. Freud bağlamında cinsel sapkınlıklar açısından adamcağız için demedikleri kalmadı ne de olsa "koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler" herkes anti freudyen konuşuyor ne dediğini bilmeden.,herkes psikolog, herkes cinsel bilimci.
sen de gel
Alıntı:
Şimdi işin aslına gelelim madem.
Önce nasıl oluyor da eğitim düzeyi yüksek olanlar sapıtabiliyor noktasından başlayalım.
Bilimsel bir tespit yapılmadan önce araştırmacı itiraz ettiği konuyu/düşünceyi ve yargıyı o düşüncenin/yargının dile geldiği bağlamla birlikte anlamak zorundadır.
Alıntı:
Uygar toplumun anti cinsel ahlak yapısı tüm bireylerin doğal cinsel gelişimini köstekler ve yerlerini onun yerine geçen ikincil doyum mekanizmaları alır. Bu ikincil doyum mekanizmaları genellikle imgelemseldir, ulaşılamayana ve yasak olana yönelirler en azından hayalini kurarlar. Kanıtlanmıştır, kanıtlayan freud dur.
Freud'un yaşadığı çağ itibariyle ahlak yapısı anti-cinsel olabilir o toplumdaki; ancak, günümüz pekçok gelişmiş batı ülkesinde bu tarz bir ahlaki süreç kaldı mı? Freud 3 yaşındaki çocuğun davranışlarına bile cinsel atfedecek derece ileri gitmiş; ancak bu teorilerinin ne yanlışlanması ne de kanıtlanması mümkündür. Dolayısıyla bunların tamamıyla bilimsel olduklarını söylemek bugün itibariyle zordur.

Alıntı:
İkincil doyum mekanizmaları toplum tarafından serbest bırakılmazlar, ahlak ve kamuoyu türlü gelenek ve öğretilerle bunları engeller dolayısıyla da doğal dürtülere öykünerek yaratılan üçüncül bir doyum mekanizması oluşturulur. Toplumsal kimlik maskesi diyebileceğimiz bu durum sahtedir ancak yaşanan da budur. Bu da kanıtlanmıştır ve yine kanıtlayan ilkin Freud dur



Muhafazakar ve az görmüş geçirmiş bir insan, ömrü boyu bu sahte yani kendisine zorla giydirilmiş kimliği koruyabilir. Korku ve kınama mekanizmaları bu konuda çok serttir, nedeni de sert olmadığı takdirde tüm bir toplumu topyekün çöküşe götürebilecek düzeydedirler yani her uygar bireyde yaygındırlar.

Kişinin tabu anlayışı zedelenmeye başlarsa maalesef ortaya sağlıklı birey çıkmaz. Önceliklşe bu giydirilmiş kimlikten önceki doyum mekanizması serbest kalır. Bireyin kötü veya yoksun bir cinsel yaşamı olup olmamasına göre de giderek artar veya azalır. Cinsel hayatı varsa ve olumlu yolda ise azalır yerini daha doğal olanlar geri almaya başlarlar. Tersi durumda ise artarak üretkenlik öncesi saplantı hallerine dönüşür.

Varolan toplumsal düzen ve anti cinsel sömürü zihniyeti dahilinde çok az birey doğal cinsel dürtülerini geliştirip yaşayabilmektedir; nitekim uygar toplum bireylerinin aslında hiçbirisi orgazm olamadıkları halde, psikiyatri bilimi orgazm ile hazzın miktarını ve boşalma tepkisini birbirine karıştırdığı için hafif titremeler veya çok uyarılma yaşayarak sevişebilen bazı aşık insanlar orgazm olduklarını zannetmektedirler.

Bu olgular da Wilhelm Reich tarafından kanıtlanmış, Reich ideolojik kampanyalarla gözden düşürüldükten sonra yeniden Masters and Johnson ile yıllar süren deneyler sonucunda (Reich i kodese tıktırmaya çalışanların iddiası olan fakat kanıtlayamadıkları , çiftleri cinsel ilişki sırasında deney aletlerine bağlama işini Masters and Johnson ingiltere de alenen yapabilmişlerdir) aynı sonuçlar ortaya konulmuştur. (uyarılma evresi, plato evresi, orgazmik evre ve son olarak da gevşeme evresi.) Buna göre uygar insan orgazmik evreyi hiç yaşamaz plato evresinden sonra aşırı heyecanlanarak boşalır oysa orgazm evresi sanıldığı gibi şiddetli bir boşalma anı değil,bilinçsiz yani zihindışı süren, cinsel organların vahşi hayvanlarda olduğu gibi kendiliğinden eylemde bulunduğu ve yarıda kesilemeyen, (kesilirse çok şiddetli öfkeye ve saldırgan tepkiye yol açabilir, bir dış uyaranca mecburen kesilirse de büyük acı verir) otonom bir evredir. Bunun sonunda orgazma ulaşılmış olur ve kişiler sadece bu olursa tam doyuma erişirler. Bunun olmadığı veya yakalanamadığı her cinsellik varolan tüm ruh hastalıklarının nedenidir.

Bu kanıtlanmış bilimsel verilerle de desteklenen duruma karşılık toplum ve psikiyatri olanın kılıfını düzgün göstermeye yönelik önerilerde bulunduğu için toplumun tüm unsurları boş laflarla bu konuyu tartışmak zorunda bırakılmış durumdadır. Çünkü bu doğal yetenek niyet veya arzu ile değil, kişilerin dfoğal dürtülerini rahatça yaşayıp sürdürebilecekleri uygun toplumsal şartlar sağlanabildiği zaman sadece varolabilir.

Bu durumdan ötürü, insanlar hep sıkıntılıdır, sıkıntılara isyan etseler de bu kez eylemde kıpırtısız ve bezgin, genelde yorgundurlar. Sürekli doğal dürtülerini engellemek zorunda kaldıkları için tüm duygussal davranış ve tepkilerini de dolayısıyla kişiliklerini de engellerler. Olanla yetinirler,şükrederler, isyanları yarım yamalak,enerjileri köreltilmiş, duyguları zayıf ve birbirlerine hem mecbur bırakılmış hem de yabancılaşmış içe kapanık,kendilerine ve duyumlarına kapallı,yüzeysel nefes alan, kolayca hastalanan, durmadan kasılıp daha da yorulan, kambur yürüyen yarı mutant varlıklara dönüşürler.

İşte bu yarı mutantların cinsel yaşamı da kabuslarındaki şeytanların cinsel hayatına benzeyen çapraşık ilişkilere yani saplantılı arzular ve bu arzulara dayalı travmatik cinsel imgelerine yansır. Evinde gizlice bir yerden edindiği porno dergilerle cinsel hayata adım atan genç erkeğin duygusal yoksunluğu taciz ve tecavüze kadar gidebilir. Aynı nedenle kadının yoksunluğu da duygusuz soğuk ve intikamcı hislere ve tepkisel bir iğrenmeye dönüşür.

Ahlak vaazları veya gençlere hadi gidin sevişin artık serbest deseniz bile durum telkin yoluyla veya anlık cinsel eylemlerle düzeltilemez.

Peki bu gerçeklerden neden bahsedilmez? Çünkü bu gerçekler cinsel sapkınlık nedenlerinin toplumsal yaşam ve değer yargıları olarak doğrudan yansır,dolayısıyla bunu uygulamaya kalkacak olurlarsa bütün ahlak ve öğretilerin varolan biçimi çökecektir. Bunun yerine iyiymiş gibi göstermek zorundadırlar.

Öyle gösterildiğinden ötürü de bazı uç durumlar sıkça yaşanır ve yukarıdaki gibi bu çatışkıların pençesine düşmemiş veya büyük oranda ahlaken bastırmayı başarabilmiş insanlar için hayrret verici durumlar ortaya çıkar.

Normal sandığınız insanların hiçbiri normal değildir. Hiçbiriniz ve hiçbirimiz normal ve sağlıklı değiliz. Sadece önxcceden öğretilen ve nesilden nesile aktarılan normal standartlarında yaşamak için zorlamaktayız o kadar.

Gerçek normal insanlar ki çok az sayıdadırlar, bu tür hastalıklı dürtülere ihtiyaç hissetmediklerinden bastırmazlar da. Yani, bir baba kızını çekici bulmaz ona gelene dek nice alternatifi ve yaşadığı doyumlu ilişkileri mevcuttur. Aynı şekilde ensest, pedofili de bu şekildedir. Aynı nedenden evlilik de en başta mülkiyete dayalı iktisadi ilişkilerden doğmuş olsa da, bu ilişkiler çağlar ilerledikçe değişse de varlığını aynen korumuş, kurumsallaştırılmış ve gelenekselleştirilmiştir. Bu insanlık sorununu olabildiğince azaltmak ve daha da büyümesinin engellenmesi adına. Ancak sorunu tek başına asla çözemezmiştir, çözemez de, nitekim tek görece faydası bir çiftin cinsel birlikteliğini toplum önünde ahlak ve yasalar karşısında garanti altına alması ve aile kutsalı özeli bağlamında sözde korumasıdır. Gerçekteyse tüm sorunları örtbas eder.
özetin özeti:Cinsellik doyurulmayıp engellendiği takdirde saldırganlık ve sapkınlığa dönüşür Peki bunun benim CHAOS'a yaptığım itirazlarla ne ilgisi var!!!

İşin tuhafı orada geçen diğer itirazlarıma niçin yanıt vermediniz? Bakın daha önce de ne sormuşum:
Evliliğe ahlaki kaygılarla karşı çıkılmaz CHAOS. Bu nasıl argüman?Evlilik gayr-ı ahlaki imiş. Peki sen ne öneriyorsun, İslam ahlakı mı
Ayrıca evlilikten çıkmayan milyonlarca tecavüz ve şiddeti ne yapmamız gerekiyor?


cinsel saldırganlığın bastırılmış cinsel güdülerin bir sonucu olduğuna inanılıyorsa iyi kötü sağlıklı bir evlilik süreci bunun törpülenmesini sağlamaz mı? saldırgan tipolojilerine bakıldığında her türden meslek ve sosyal gruptan insanlar çıkabilmesine rağmen çocukluk ve ergen dönemlerinde saldırıya maruz kalanların, travma yaşayanların ve kaotik bir aile yapısının ciddi etkileri olduğunu biliyoruz. Ancak, nörolojik hasarlardan evrimsel kalıntılara/sakatlıklara değin binlerce farklı sebebi olabilecek bir konunun ''bastırılmış güdüler= tecavüz'' denklemine hapsedilebilmesi ve bilimsel bir ispatı için bana uluslararası hakemli bilimsel dergilerden kaynaklar/atıflar göstereceksiniz

Freud'un psikolojiye katkıları aşikar ve ihmal edilemez. Denilebilinir ki Freud bu alanda resmen bir devrim yaratmıştır; ancak, bugün itibariyle Psikanalizin Freud'u da aştığını, farklı yaklaşımları da dikkate aldığını biliyor muyuz?

Pekiii mevzumuz Freud mu? Yoksa cinsel saldırganlıklar mı? Yoksa benim itirazlarım mı?


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
aile-gerçek, ailegerçek, biçim, olabilir


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Aile Üzerine lo-fi Tartışmak İstiyorum 37 03-06-2010 03:24
Herşey Çok Güzel Olacak Bu Ne Biçim Hikaye Böyle cebren Video Klipler 1 22-11-2009 12:53
GERÇEK SAVAŞ VE GERÇEK BARIŞ sevginin yolu Serbest Kürsü 1 25-10-2008 22:29
Kürt Aile fenasi Edebi Mevzular 8 28-01-2008 23:14
Aile polisi(mi) Lilith Güncel Mevzular 6 11-11-2007 22:11


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:05 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info