
Bayraklı Baba Türbesi Çanakkale'de bir adak yeri olarak bilinmektedir. "Bayraklı baba", Osmanlı ordusunda bayraktarlık yapmış ve bu uğurda telef olmuş bir kişidir. "Bayraklı baba" olarak anılmasına neden olan öykü şöyledir:
"Bayraklı", etraftakilerle beraber düşman tarafından sarılır, kimi ölür kimi tutsak olur. "Bayraklı" sona kalır, ölmesi ve ya ele geçmesi durumunda bayrağın düşmanın eline geçmesini istememektedir. O anda aklına bir fikir gelir. Bayrağı küçük parçalara böler ve yutar, sonrada düşmana saldırır, ama ölmez, yaralanır ve yere düşer. Yaralı olarak bulunduğunda arkadaşları tarafından kendisine bayrağın nerede olduğu sorulur; o da düşmana teslim etmemek için yuttuğunu söyler. Herkes şaşırmıştır, bazıları "bayraklı"nın bayrak yemesinin esas sebebinin açlık olduğuna inanır ama bunları duyan komutanı bir bez parçası için köpek gibi uluyan, salya-sümük saldıran türdendir. Komutan "Ulan salak, şimdi bok içinde sıçacak mısın o bayrağı?" diye sorunca "Bayraklı baba" ivedi bir bayrak takıntısının onu gaza getirip işin sonunu göremeden bir "aptal kahraman" durumunda bıraktığını anlar. Ne yapacağını bilemeyen cahil, "Bayraklı baba", bir bıçak ile yuttuğu bayrak parçalarını dışarıya çıkarmak ve "hatasını düzeltmek" için karnını yarar. Bu hara-kiri ile kanlar içinde ölürken son sözü “Herbirşeyin sonunda bok, bokunda torpak olacağını unuttum, benim mezarım bu unutkanlığımın bir abidesi olsun” der.
Ama komutanı bunu gelecek nesillere iyi bir mesaj olmayacağını düşünüp,
"Bayraklı baba 'Aman benim mezarımdan hiçbir zaman bayrak eksik etmeyin' diyerek öldü"
diye tutturup askerleri bu hikayeyi böyle bilip anlatmalarını,
yoksa Bayraklı baba'nın bok yoluna gitmiş olacağına inandırır.
Böylelikle 'bir bez parçası için bok yoluna gitme' geleneği devam eder....