Bir sitede şöyle bi metne denk geldim ;
Alıntı:
Sevgili dostlar bugünlerde gazetelerde Masonlukla alakalı son derece ilginç röportaj ve yazı dizileri gözüme çarpmaya başladı. Bu yazıları okuyup ilginç bulduklarımı arşivime kaldırırken zihnimden gelen bir ses bana tüm bu yazılarda önemli bir kişinin es geçildiğini söylemekteydi ama bir türlü o kişinin ismini hatırlayamıyordum. Kafamda bu düşüncelerle yaklaştığım artık ağırlıktan çökmek üzere olan emektar kitaplığımdaki ufak bir keşif çalışması bana en sonunda aradığım isme ulaşma imkanını verdi. Kitap Juri Linanın yazdığı “Under the Sign of Scorpion” kitabıydı ve aradığım isim güzelde bir resmiyle beraber içinde beni bekliyordu. Bu kişinin ismi Konfederasyon Ordusu Generali Albert Pike’dı.
Amerikan iç savaşı sırasında Güneyli Konfederasyon ordusunda görev yapan General Pike bu savaştaki en acımasız komutanlardan biriydi. General Pike emri altına topladığı ve değişik Kızılderili kabilelerinden özel olarak seçtiği bir yağmacı ve çapulcu ordusuyla Kuzey hatlarının arkasında bir gerilla savaşı veriyor ve bulabildiği tüm sivil yerleşim birimlerine saldırıyordu. Bu süreçte o kadar çok sivil katliamı,tecavüz ve yağmacılık olayına adı karıştı ki binlerce mil ötedeki İngiliz İmparatorluğu bile eğer General Pike’ın acımasız akınları durdurulmazsa Amerikan iç savaşına müdahil olacağını belirtmek zorunda kaldı. Konfederasyon ordusundaki diğer generallerinde nefret ettiği ve askerlik mesleğinin yüz karası olarak adlandırdığı Pike sonunda Konfederasyon Başkanı Davis tarafından savaş bitmeden görevinden alınarak çiftliğine sürgüne gönderildi.
Savaş sonrası pek çok Güney Ordusu subayı Kuzeyliler tarafından hapse gönderilmesine rağmen ne hikmetse katliam uzmanı General Pike’a kimse dokunamadı. Bunun sebebi Pike’ın mason olmasıydı. General Pike savaş sonrası dönemde de rahat durmadı ve kendi idealleri doğrultusunda bir oluşum kurdu. Bu teşkilat Amerikan tarihine zenci katliamları ve korkunç linçler sayesinde damgasını vuran Kukuletalı katillerin örgütü Ku Klux Klandı. Bugün bile varlığını sürdüren,her sene belli aylarda yüzlerce ırkçı Amerikalının katıldığı ve yanan haçlar eşliğinde ilahiler okunduğu toplantılar düzenleyen Ku Klux Klanın tüm kuralları ve teşkilat yapısı işte bu General Albert Pike tarafından oluşturulmuştur.
General Pike’ın yaptığı tüm bu faaliyetlere rağmen Masonlar tarafından Amerikan başkentinin göbeğine koca bir heykeli dikildi. Bu heykelin altına da sanki bu vahşet dolu adamın geçmişini kimse hatırlamazmış gibi koca harflerle “Asker” ve “Şair” yazdılar. Masonların General Pike’a bu kadar hürmet göstermesinin sebebi onun Masonluk örgütünün daha üst düzey bir yapılanması olan Illuminati örgütüne girerek burada 33. Derece üstadıazamlığa kadar yükselmiş olmasıydı. Little Rock bölgesindeki çiftliğinde masonluğun dünya hakimiyeti konusuna yıllarca kafa yoran ve düşüncelerini diğer önemli mason devlet adamlarına yazdığı mektuplarla paylaşan General Pike 1871 senesinde başka bir İtalyan mason üstadı olan Mazziniye çok önemli bir mektup yazdı. Bu mektup belki dikkatsizlikleri belki de insanların büyük kısmının bu tip şeyleri “komplo teorisi” olarak adlandırıp önemsememeleri nedeniyle yok edilmedi ve İtalyan devlet arşivlerinde saklı kaldı. Bu önemli belgeyi yazar Juri Lina ortaya çıkarana kadar dünya çoktan General Pike’ı unutmuştu.
Belgenin orjinali size bahsettiğim kitapta detaylarıyla verilmiş ben kısaca anlatmaya çalışacağım. Pike mektubunda aslında oldukça basit bir stratejiye dayanan detaylı bir dünya egemenliği planı kurgulamış. Ana fikir dünyadaki insanların arasındaki fikir ayrılıklarının körüklenerek çıkarılacak büyük çapta dünya savaşları sayesinde dünya dengelerini kendileri lehlerine çevirmek olarak özetlenebilir. Pike bu bağlamda üç dünya savaşının çıkartılmasını şart görüyordu.
Birinci savaşta Avrupa da ki üç büyük imparatorluk çökertilecek ve bunlardan biri ateist totalitarizmin merkezi yapılacaktı. Bunun arkasından Avrupada yaşayan Yahudi nüfusa duyulan ırkçı tepkiler kaşınacak ve bununla bağıntılı aşırı ırkçı ideolojiler hayata geçirilecekti. Çıkarılacak bu ikinci savaş Avrupa’yı ekonomik ve politik olarak tam bir çöküntüye uğratacak ve bu savaşla iki ana hedefe ulaşılacaktı. Birincisi ilk savaşta kurulan totaliter ateist ideolojinin Avrupa da ağırlık kazanması ve ikincisi Avrupa’daki Yahudi nüfusun Filistin’e göçü sağlanarak orada bir Yahudi devletinin kurulmasını sağlamak.
Şimdi burada durup düşünelim. General Pike’ın mektubundaki plan sanki bir kehanetmiş gibi gerçekleşmiş gözüküyor. Birinci Dünya Savaşında Almanya,Avusturya-Macaristan,Rus ve Osmanlı İmparatorlukları yok edildi. Rusya da totaliter ateizm temelli Sovyetler kuruldu. İkinci Dünya Savaşı bir anda ortaya çıkan Nazi ve Faşist partiler tarafından çıkarıldı. Savaşın sonunda Avrupa zayıf düşerek Komünizm Avrupa’nın yarısına kadar yayıldı ve Ortadoğu da bir Yahudi Devleti olan İsrail kuruldu. Bir insanın yüz sene önceden bu olacakları içeren bir plan yazması bu planın aşama aşama gerçekten de uygulamaya konduğunun işareti olabilir belki de.
Şimdi gelelim buraya kadar ki tüm söyledikleri gerçekleşen General Pike Üçüncü Savaş için neler planlamış. Pike’a göre Üçüncü Savaş öncesinde Avrupada kurulmuş totaliter ateist rejim ortadan kaldırılacak ve hemen ardından Filistin de kurdurdukları Yahudi Devletinin varlığının meydana getireceği reaksiyon kullanılarak bir Hristiyan-Müslüman savaşı çıkartılacak. Bu üçüncü savaşta Hristiyan ve Müslüman güçler birbirlerini zayıflatana kadar savaşacaklar ve böylece tüm Dünyada Masonik Illuminati örgütünün hegemonyasına karşı gelebilecek tek bir devlet bile kalmamış olacak.
Şimdi sizi bilmem ama bundan önceki iki dünya savaşına ait öngörüleri bire bir doğru çıkan bir insanın üçüncü savaş hakkındaki planını boşa atmamak lazım. Özellikle söylediklerinin bir bölümü gerçekleşmişse. Aynen Pike’ın dediği gibi Sovyetler Birliği ve Komünizm ortadan kalkmış ve İsrail’in arkasında olduğu bir dizi provakasyondan sonra Amerika ile Hristiyan dünyası Irak’ı işgal etmişlerdir. Her iki tarafta da düşmanlığın arttığı böylesine bir ortamda İsrail’in sebep olacağı bir İran saldırısı tüm bölgeyi ateş topuna çevirecek Hristiyan-Müslüman medeniyetler savaşına sebep olabilir. Evet işte Mason yazı dizilerinin aklıma getirdiği ayrıntılardan biriside buydu. Şimdi karar sizin, acaba eski Konfederasyon Generali ve Mason üstadı azamı Albert Pike aklını kaçırmış bir ihtiyar mıydı yoksa şu anda hepimiz onun temelini attığı masonik bir planın içindemi yaşıyoruz. Bunu zaman gösterecek.
Sevgilerimle
Serdar Kuru
General Pike ve kehaneti (Info Türk)
|
elbette elle tutulur, gerçekçi yanı yok ama insan merak etmeden de duramıyor, kimdir bu Albert abi diye. Albert abimiz hakkında daha fazla bilgisi olan var mı acaba? Gugıl'da arayınca skoç riti ile ilgili bi viki sayfası dışında pek de elle tutulabilir bir Türkçe kaynak bulamadım.