Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü


Solu yeniden kurgulamak

Serbest Kürsü içerisinde Solu yeniden kurgulamak konusu: Yirmi birinci yüzyılın şu döneminde dünyanın en ciddi problemlerinden birisi, sosyalizmin geleceğidir. Yirminci yüzyılı boydan boya etkilemiş ve kabul edelim ki bir hayli de kötü biçimde tarih sahnesini terk etmiş, ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 14-05-2009, 15:23
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 10-03-2007
Mesajlar: 159
Standart Solu yeniden kurgulamak

Yirmi birinci yüzyılın şu döneminde dünyanın en ciddi problemlerinden birisi, sosyalizmin geleceğidir. Yirminci yüzyılı boydan boya etkilemiş ve kabul edelim ki bir hayli de kötü biçimde tarih sahnesini terk etmiş, benim ‘yanlış sosyalizmler’ veya ‘sosyalizmin tarih öncesi’ dediğim bir çağdan sonra başlayan neoliberal Yeni Sağ, neomuhafazakâr (neocon) hegemonya dönemi devam ediyor. Her ne kadar Obama’nın seçilmesiyle Amerika’da önemli bir değişim yaşandıysa da sosyalist tarihin anayurdu olan Avrupa’da, Fransa-Almanya-İtalya üçgeninde oligargik-patriyarkal bir tahakküm hüküm sürüyor. Söz konusu tahakküm Rusya’da da mevcut ve berdevam. Bu koşullar altında sosyalist ütopyanın beşiğinden önemli ve yenilikçi bir çıkışın doğacağını beklemek ve bunun yakın zamanda gerçekleşeceğini sanmak bir hayli hayalcilik olur.

Donald Sassoon’un da uzun ve kapsamlı tarihinde gösterdiği gibi, sosyalizmin çıkışıyla ekonomik bunalımlar arasında önemli bir ilişkililik var. Bu, kapitalizmin bunalımını izleyen daralma dönemlerinde sosyalist hareketin güçlendiğini öne sürmek anlamına gelir. Şu sıralar böyle bir zaman aralığından geçiliyor. Bu dönemin hemen bir sosyalist çıkışa tahvil edileceği ise söylenemez. Dünyayı bekleyen çok daha ciddi bir mesele var: Krizden çıkmak adına devlete tanınan daha geniş hak ve yetkiler, yeni bir otokratik yapının doğmasına neden olabilir. İtalya-Almanya-Fransa-Rusya hattındaki otarşik eğilimle birlikte bu yeni oluşumun da kendisini göstermesi 21. yüzyılın önümüzdeki yakın döneminde dünyayı yeni bir sarsıntıya itebilir.

Açıkçası, krizi önleme pahasına ilk yapılan iş, geniş emekçi yığınların haklarını daha da kısıtlamak olacaktır. Daha da beteri, bu olumsuz hal kısa sürede denetimsiz bir otorite kullanımına dönüşebilecektir. Şaşırtıcı olanı dünyanın bir çok noktasında bu koşullardan çıkış için kapitalizmin kalesi ABD’de iş başına gelen Obama’nın, yani Amerikan politikasının bir kurtuluş, hiç değilse bir denge imkânı olarak görülmesidir. Oysa Obama Amerikan hegemonyasının yeni bir evresine tekabül ediyor sadece. İşte Amerikan soluyla sağı arasındaki fark da budur: birisinin (neocon’ların) daha vahşice yaptığın, diğerinin kadifedenmiş gibi duran bir eldiven içinde yapması. Yeniden sola dönelim.

Bunlar nispeten güncel ve realpolitikle ilişkili olgular. Asıl mesele bunun çok ötesinde. Öyle görünüyor ki, günümüz dünyası 1989 yılında yaşanan büyük çöküşten ve onu doğuran koşullardan sonra solun hâkim bir ideoloji haline gelmesi için gerekli koşulları henüz üretemiştir ve üretmemektedir. Hemen belirteyim ki, ‘hakim ideoloji’ tanımı tek başına yeterli değildir, hatta yanlıştır. Sol ideolojiden politika praksisine gitmez, gitmemelidir. Solun ön açan dinamiği, reel koşulların ürettiği bir praksis olmasıdır. İdeoloji buna eklemlenecek, bu praksisin içinde doğacaktır.

İşte o noktada sorun gelip mevcut teknoloji yapısıyla bütünleşmektedir. Emek-sermaye çelişkisinin teleolojik biçimde inanılan mevcudiyeti bu kısıtlamayı aşmaya yetmiyor. Öyle bir çelişki var ve bu bir gerçek. Fakat bugünkü teknolojinin nasıl bir emek ürettiği, o emeğin nasıl sömürüldüğü o kadar basit bir denklem değil. Zaten solun bugün hâlâ yoksulluğun ve sömürünün çok açık biçimde görüldüğü, izlendiği emek coğrafyalarından daha öne çıkması da bu yüzdendir. Ne Hardt ile Negri’nin İmparator’u bu sorunu yeterince tanımlayabilmiştir ne de literatürün o derecede meşhur olmayan diğer metinleri.

Sol bugün daha ziyade kültürel-ahlâki bir temel üzerinde yeniden üretilmeye çalışılıyor ki, bu, onu çok yetersizleştiren bir boyut. İkincisi, solun mevcudiyeti artık kapitalizmin içinde aranıyor. O nedenle de yapılan çalışmaların önemli bir bölümü kapitalizmi anlamaya ve onun solu nerede kuşattığını çözümlemeye dönük.

Sosyalizmi doğuracak koşullar
Osman Akınhay’ın sorularına Şükrü Argın’ın verdiği cevaplardan oluşan Yaşlanan İnsanlık, Gençleşen Kapitalizm, bu noktada çok önemli sorular soran ve ufuk açıcı çözümlemeler getiren bir kitap. Kitabın altbaşlığıysa, Krizden Önce, Krizden Sonra. Ben buradaki krizi içinden geçtiğimiz kriz olarak okumak yanlısı değilim. Elbette öyle, fakat kitabın kapsamı ve derinliği krizi sosyalizmin krizi olarak biçimlendirmeye yetiyor. Dolayısıyla da bu metni, sosyalizmin güncel kısıtlamalarını doğuran koşullar ile onların aşılmasına dönük ‘meta’-şartların niteliğini irdeleyen bir sorgulama diye görmek daha doğru olur. Kitabın yapısı yukarıdaki giriş bölümünde yazdığım iki büyük sorunu kuşatıyor. Eğer krizle ilgili olarak değinirsek, “Neo-liberal İdeolojik Hegemonya: ‘Piyasa’nın Ardına Gizlenen Kapitalizm” başlıklı 6. bölüm, egemen ideolojinin kapitalist dünyayla olan hayati ilişkisini çözümlüyor. Onu izleyen “Şiddetin Özelleştirilmesi ve ‘Saf Devlet’: Faşizmden Daha Farklı, Çok Daha Tehlikeli” başlıklı 7. bölümse, krizden çıkış için uygulamaya konan hegemonik devlete dönük bir irdeleme ve eleştiri. Devam edersek, kitabın temel tezinin kapitalizmin etrafında örülecek bir sosyalizm projesi olduğunu söyleyebiliriz. Bu, kapitalizmin içinden çıkacak bir sosyalizm anlamına gelmiyor. Fakat kapitalizmin tekno-yapı düzeyinde oluşturduğu büyük yapının, sosyalizmi doğuracak koşulları inşa ettiğini de belirtiyor.

Kitabın 1. bölümünde (“Pan-kapitalizm Çağında Siyasetin Buharlaşması”) ve 2. bölümünde (“‘Reel’ Sosyalizmin Çöküşü ve Anarşizmin Önündeki Açık Yol”) bu sorun dolaylı da olsa irdelenmektedir. Fark edileceği üzere Argın, bu konuda yeni bir metodoloji deniyor ve ‘anarşizm’in belli özellikleriyle yeni dönemin imkânlar sunan kaynağı olabileceğini belirtiyor. Burada katılmadığım bir noktayı işaret edeyim. Argın-Akınhay, 68 kuşağına ve eylemine bu çerçeve içinde bakıyorlar. Bunu anlıyorum. Ben de o kuşağı ve eylemini çok olumlu görenlerden, çok önemli bulanlardanım. Fakat bugün düşündüğümde, o hareketi bundan sonrasını tayin etmek bakımından aynı önemi vererek değerlendirebileceğimiz kanısında değilim.

Bugün çok daha karmaşık bir mekanizma var önümüzde ve fiziksel bir mantıkla söylersem, karmaşık sorunların çözümü ancak daha basit önermelerle mümkündür. Ama Argın’ın (Akınhay’ın yadsınması hiç mümkün olmayan katkısıyla) getirdiği politiko-kültürel yaklaşımı (Regis Debray’e atfen) irdelemesinden heyecan duymakla birlikte, şimdi sorunun daha ‘somut’ olduğu kanısındayım.
Böyle değerlendirdiğim için son bölümün (“Öznesi ‘İnsan’ Olan Bir Sosyalizm”) daha güncel ve ileri bir içerikle yüklü olduğunu söyleyebilirim. ‘İnsan’ı sosyalizmin öznesi yapmak yeni bir yaklaşım değil. Ama aşkınsal bir nokta. Son tahlilde kapitalizmle sosyalizmin çatışması insan üstünden ve insan temelindeki iki ayrı muhakemenin sonucudur. Devletin varlığı da bu yüzden önemlidir. Kimin kime tabi olacağıyla ilgili bir ‘durum’dur devlet. O meyanda arkasına devletin hegemonyasını almamış bir kapitalizm olmaz. Bundan sonra da olmayacaktır. Tek kurtuluş ve çare bu ittifakın, hatta özdeşliğin ortadan kaldırılmasıdır.

Bir politika sorununa geliyoruz böylece. Türkiye bu bakımdan, cesametiyle birlikte değerlendirdiğimizde, dünyanın en şanssız ülkelerinden birisidir. Türkiye’nin solu yok ve hiç olmadı. Marksist temeldeki açılımlar her zaman daha önemliydi ama onların hepsi aynı oranda ciddi miydi denirse, 12 Eylül öncesini hatırlayarak bu soruyu olumlu cevaplayamam. Kitap 4. bölümde (“‘Çatı Partisi’ Girişimi Vesilesiyle: Solda Siyaset/Temsil Krizi”) bu konuyu ele alıyor. Birçok önemli şey söylenmesine rağmen bütün o değerlendirme, öneri ve yargıların bir özneden henüz yoksun olduğunu insan çok üzülerek görüyor. Evet, özneden yoksun bir sol var bugün. Tabanı, kitlesi olmayan, sadece ‘yukarıda’ tartışan ve bölünmek için tartışan bir sol. Argın-Akınhay bu sorunu kuşatmaya çalışıyorlar.

Bu kitaptaki tezlerin önemli bir bölümü mevcut yetersizliği aşmak, kısıtlamaları gidermek, kapasiteleri genişletmek için bir başlangıç noktası, bir dayanak noktası olarak okunabilir. Dünya krizi yeni bir sol üretecek midir? Benim cevabım net biçimde, ‘hayır’dır. Kriz sola duyulan ihtyiacı yoğunlaştıracak ama onu örtmek maksadıyla devlet şiddetini ve hegemonyasını güçlendirecektir. İşte bu denklemi aşmak da yeni bir sol üretmek de bugünkü teknoloji içinden çıkacaktır. Onu sahiplenerek, içselleştirerek ve onun biçimlendirdiği insanı, kültürel ve sosyal kozmogonisiyle tanımlayarak ancak yeni bir sol inşa edilebilir.

Yaşlanan İnsanlık, Gençleşen Kapitalizm, bu muhakemenin ve daha birçok sorunsalın dikkatle, ufuk açıcı biçimde ele alındığı son derecede önemli bir metindir.


HASAN BÜLENT KAHRAMAN / Radikal Kitap
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 08-01-2011, 22:31
Birey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-08-2010
Mesajlar: 205
SAĞ-SOL ÇATIŞMASI...

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 09-01-2011, 02:47
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Exclamation Sol'un Kemalizm Hastalığı

Sol içinde ayıklama şart. Kemalizm ile en ufağından da olsa bir bağı olan istisnasız bütün oluşumlar tasfiye olmadıkça bizim solcular adam olmaz. Geçenlerde NTV'de TKP genel başkanı Erkan Baş ile Birikim'den Ömer Laçiner'in tartışmasını kaçıranlarınız ve merak edenleriniz varsa burdan ulaşabilirisiniz.


Bu her refleksi artık kemalistlerin karbon kopyası haline gelmiş TKP ve türevleri sol içinde yuvalandığı sürece nereye gider, neler yapabilir yurdum solu diye hakikaten merak ediyor insan.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 09-01-2011, 15:21
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Çok sıkıcı bir yazı, konusu da başka bir yazı hakkındaki aşırı ayrıntılandırılmış ve teknik terimlerle uzman görüşü olarak sunulmuş ağır bir üslup ile kaleme alınmış. Bunun ötesinde de hiç bir sonuca ulaşılamayıp her zamanki gibi umutlardan ve olasılıklardan bahsedilmiş. Neyseki tüm yazıyı hızlı okuma ile kelime ve cümleleri fotoğraflama tekniği içersinde tarayarak 45 sn de falan okudum o nedenle hem canım sıkılmadı hem de içeriğini kolayca anlayabildim.

Sonuç olarak;

Kurgularsan olmaz,uymaz bu da doğal bir kesinliktir, kurgulamaz isen olabilir ancak fazla da güvenmemelisindir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 09-01-2011, 15:37
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
orgon...
"Neyseki tüm yazıyı hızlı okuma ile kelime ve cümleleri fotoğraflama tekniği içersinde tarayarak 45 sn de falan okudum o nedenle hem canım sıkılmadı hem de içeriğini kolayca anlayabildim."


bilgi lütfen...?

yazıyla ilgili olarak ise, sağ...? sol...?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 10-01-2011, 01:12
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Al, kurgula...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 10-01-2011, 18:49
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Alıntı:
eco´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
orgon...
"Neyseki tüm yazıyı hızlı okuma ile kelime ve cümleleri fotoğraflama tekniği içersinde tarayarak 45 sn de falan okudum o nedenle hem canım sıkılmadı hem de içeriğini kolayca anlayabildim."


bilgi lütfen...?

yazıyla ilgili olarak ise, sağ...? sol...?

bilgi yazıda verilmiş ama karar verilememiş. Anarşizmden devletsizlik alınmış olumlu olrak , ardından zamanın çastışmaları bağlamında kapitalist güçlerin buna izin vermeyeceği ve devletsiz olamyacağı tespit edilip teknoloji vasıtasıyla varolacak bir yeni sol perspektifi çizilmiş. Ancak teknolojinin olumlu kısımlarına değinilirken bildiğimiz teknolojinin ve bilimin insan arzularını ve ihtiyaçlarını optimize etme bahanesiyle yapay kültür ortamı sağlayıcısı olarak işlevde bulunduğu kısmı es geçilmiş.

sol u ve sosyalizm perspektifini anlatmış yazı ve anarşizm den faydalanarak daha insancıl bir sosyalizm ihtimali üzerinde durmuş.

Ben okuduğumda bu kadarını anladım yani onu soruyorsan. Sonuç olarak bana yine bir saat tasarımı gibi geldiği ve aslen zaman göreceli olduğu için yeni bir teknotratlar hegemonyası anlayışının beklentisi olarak göründü, her ne kadar umut edilen şey bu olmasa da. Zaten bütün toplumsal buyurganlıklar da bu şekilde çıkar hiç biri başlangıçta buyurgan olarak yola çıkmaz.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 12-01-2011, 16:11
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
orgon...

"bilgi yazıda verilmiş ama karar verilememiş. Anarşizmden devletsizlik alınmış olumlu olrak , ardından zamanın çastışmaları bağlamında kapitalist güçlerin buna izin vermeyeceği ve devletsiz olamyacağı tespit edilip teknoloji vasıtasıyla varolacak bir yeni sol perspektifi çizilmiş. Ancak teknolojinin olumlu kısımlarına değinilirken bildiğimiz teknolojinin ve bilimin insan arzularını ve ihtiyaçlarını optimize etme bahanesiyle yapay kültür ortamı sağlayıcısı olarak işlevde bulunduğu kısmı es geçilmiş.

sol u ve sosyalizm perspektifini anlatmış yazı ve anarşizm den faydalanarak daha insancıl bir sosyalizm ihtimali üzerinde durmuş.

Ben okuduğumda bu kadarını anladım yani onu soruyorsan. Sonuç olarak bana yine bir saat tasarımı gibi geldiği ve aslen zaman göreceli olduğu için yeni bir teknotratlar hegemonyası anlayışının beklentisi olarak göründü, her ne kadar umut edilen şey bu olmasa da. Zaten bütün toplumsal buyurganlıklar da bu şekilde çıkar hiç biri başlangıçta buyurgan olarak yola çıkmaz."



bu bilgi için teşekkürler... ama benim ilgilendiğim bilgi "Neyseki tüm yazıyı hızlı okuma ile kelime ve cümleleri fotoğraflama tekniği içersinde tarayarak 45 sn de falan okudum o nedenle hem canım sıkılmadı hem de içeriğini kolayca anlayabildim." bunu nasıl yapabildin...? ve işe yarıyor mu...? ipuçları var mı...?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 12-01-2011, 16:38
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Bunu bir kurs da veya o çok moda hızlı okuma teknikleri dahilinde öğrenmiş değilim açıkçası. Evet işe yarıyor özellikle de çok teknik tanımlar, bağlantılar barındıran sıkıcı yazılarda. Bir şey okurken genellikle kafamızda tartarak bir yandan okuruz yani okurken aynı anda düşünür ve okuduklarımızın bütün olarak zihnimizde mana oluşturmasına izin vermez, hele ki bu bir felsefi veya siyasi bir mevzu ise okurken bir yandan karşıt veya alternatif olasılıkları da düşündüğüömüz için fazlasıyla sembollerin üzerinde vakit harcarız. Yukarıdaki yazıyı hızlı okurken, okuduğum sırada bir art düşünce oluşturmayı keserek, olabildiğince kelime kelime hatta cümle cümle görerek okudum ve bu sırada başka düşüncelerin zihnime girmesini engelleyerek yani kendi zihnimi bir süre, yazının sonuna dek askıya alarak kopmadan takip edip bir çırpıda okudum. Okurken kendi düşüncelerim ile bir çatışma veya tartışma oluşmadığı için sıkıcılığı hem bnu nedenle hem hızlı gitmesinden ötürü ortadan kalktı. Buna rağmen bahsedilen konuyu da, neden bahsedip nelerden dem vurup karşışlaştırdığını da anlıyordum lakin yavaş okusam da aynı oranda anlayacak daha fazla aynı şeyi düşünmüş olacaktım sadece. Deneyebilirsin önce en sıkıldığın konulara uygulayarak işe yarıyor en azından okumadan dolayısıyla neden bahsedildiğini tam bilmeden sırf sıkıcı geldiği için bir noktasına odaklanıp içeriğinden habersiz olduğn bir konuda yorumda bulunmanın neden olacağı rahatsızlığı bertaraf edebiliyorsun. : )
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 12-01-2011, 17:09
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
tekrar teşekkür... deneyeceğimdir...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
solu yeniden kurgulamak


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Türk Solu LoSt Tartışmak İstiyorum 21 01-05-2009 20:26
Kapital'i Yeniden Okumak Bianet Güncel Mevzular 1 11-12-2008 00:14
Türkiye'de anarşistler: Solun en solu ANARŞİZM darbeli matkap Anarşizm 0 18-01-2008 19:49
Dorian - Yeniden hayata éyc Video Klipler 0 01-09-2007 17:57


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:04 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info