|
|
Halk Evlerinden Kadınlara ÇağrıSerbest Kürsü içerisinde Halk Evlerinden Kadınlara Çağrı konusu: 8 Mart’ta Alanlardayız! Dünyayı Yaşanabilir Kılmaya Geliyoruz!
Halkevleri Basın Merkezi
04 Mart 2009
Biz kadınlar, sahip olmak istediklerimizi anlatmak, patronların düzeninin altında ezilmemek, seçimlerde seyirci olmamak, duvarlar arasına sıkışıp kalmamak ...

05-03-2009, 02:40
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
|
|
Halk Evlerinden Kadınlara Çağrı
8 Mart’ta Alanlardayız! Dünyayı Yaşanabilir Kılmaya Geliyoruz!
Halkevleri Basın Merkezi
04 Mart 2009
Biz kadınlar, sahip olmak istediklerimizi anlatmak, patronların düzeninin altında ezilmemek, seçimlerde seyirci olmamak, duvarlar arasına sıkışıp kalmamak için yan yana geliyoruz. Sesimizi duyurmak için 8 Mart’ta buluşuyoruz.
Krizin işsizliğin yıkımına boyun eğmemek için şartlarımız var demeye geliyoruz
Ekonomik kriz, işsizlik yokluk açlık getirecek deniyor. Patronların krizin yükünü üzerlerinden atmak için yaptıkları ilk şey bizi işten çıkarmak oluyor. Şimdi krizin yıkımına karşı birleşerek güçleniyoruz. “İşten atılmalar yasaklansın. Zorla ücretsiz izne ayırma engellensin. Doğum ve emzirme izinlerimiz gasp edilmesin. Ev kadınları ve işsiz kadınlara, en az asgari ücret düzeyinde, karşılıksız, koşulsuz maaş bağlansın demek için; çalışma hakkımıza sahip çıkmak için, DESA, Sinter, Selga, Kızılay işçisi kızkardeşlerimizi selamlayarak geliyoruz.
Yoksulluğu kaderimiz olmaktan çıkartmaya geliyoruz
Yapılan ekonomik hesaplar tutmadıkça acısı cebimizden çıkıyor. İğneden ipliğe her şeye zam yapılıyor. Isıtamadığımız evlere, boş pazar çantalarına, mühürlenmiş su ve elektrik saatlerine razı gelmeyeceğiz. İhtiyacımız kadar olan suyun, elektriğin, doğalgazın parasız olmasını, otobüslerin, dolmuşların bizler için de indirimli olmasını, kendimizin ve ailemizin ihtiyacı olan gıdaya en ucuz ve sağlıklı biçimde sahip olmak istediğimizi, bir kez de 8 Mart meydanında duyurmaya geliyoruz.
“Paranın düzenine karşı haklarımız var” diyerek geliyoruz
Yaşamak için ihtiyacımız olan ne varsa pazara çıkartıldı. Ama biz paramız yok diye hastane kapısından dönmeye, çocuklarımızı okullardan almaya, evlerimizi patronların kar hırsı için terk etmeye niyetli değiliz. Sermayenin yaşadığımız mahallenin havasını kirletmesine, suyumuzu satmanıza seyirci kalmayacağız. Eğitim, sağlık, barınma, beslenme, temiz bir çevrede insanca yaşama hakkımızı almak
Mahallemizi, kentimizi yönetmek için kolları sıvayıp geliyoruz
Yerel seçimler yaklaşıyor adaylar sokak sokak dolaşıyor. Mahallelerimizin, kentlerimizin gerçek sahibi olan bizler seyirci kalmayıp, söz ve karar hakkımızın olduğunu hatırlatmaya karar verdik. Rant kavgasına kurban edilemeyecek kadar kıymetli mahallelerimizi, kentlerimizi kendimiz yönetebilelim diye “halkın muhtar” adayları ile geliyoruz. Kadınlar için her mahalleye kreş, sağlık ocağı, eğitim merkezi, aslfaltlanmış yol isteğimizi duyurmak için sandığı 8 Mart meydanına kurmaya geliyoruz.
Duvarlar arasında esir olmamak için özgürlük düşümüzle geliyoruz
Bizler baba baskısı, koca dayağı, namus cinayeti ile kapılar arkasına kapatılmak istenenleriz. Bedenimiz ve ruhumuz taciz, tecavüz, şiddetle yaralanıyor. Ama mahkemeler dayakçı kocayı, katil abiyi, tacizci Üzmez’leri aklıyor. Cinsel tacizin, istismarın üstü gericiliğin karanlığıyla örtülüyor. Toplumsal yaşamdan, gecelerden, sokaklardan, işyerlerinden kopmayacağımızı göstermek; bedenimize, ruhumuza yönelen saldırıyı kimsenin yanına bırakmamak için yok sayılmaya, yok edilmeye karşı biz varız demek için geliyoruz.
Savaşa karşı her dilden barış türküleriyle geliyoruz
Filistin’de Irak’ta, Afganistan’da ve çok uzakta değil hemen yanı başımızdaki Kürt illerinde düşmanlık tohumları ekiliyor. Atılan her bir kurşuna, her bir bombaya inat binyıllık kızkardeşliğimizi bozamayacaksınız demek için geliyoruz.
Sermayenin yarattığı yıkıma karşı emeğin taleplerini savunmak, AKP’nin piyasacı düzenine karşı insanca bir yaşam mücadelesini büyütmek, gericiliğe, ırkçılığa, şovenizme teslim olmayacağımızı duyurmak için yola koyulduk. Bedenimize ve bir bütün olarak varlığımıza yönelik tüm saldırılara, cinsiyet ayrımcılığının önümüze koyduğu duvarlara karşı yürüyeceğiz. Bizi durduracak olanların hakkından gelmek için şemsiyelerimizle geliyoruz.
Yaşasın 8 Mart. Yaşasın Kadın Dayanışması
8 Mart Programları:
İSTANBUL
6 Mart 2009 Cuma
Halkevci Kadınlar Belediyeye Yürüyor
Unkapanı Çalışma Bölge İl Müdürlüğü’nden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yürüyüş
Saat: 13.30
4 Mart 2009 Çarşamba
Kartal Kadın Platformu
Kartal Eğitim Sen’den Kartal Meydanı’na yürüyüş, saat: 18.00
Sevinç Eratalay Konseri
Yer: Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi, saat: 19.30
7 Mart 2009 Cumartesi
Film gösterimi “Demir Çeneli Melekler”
Yer: Dağevleri Kocataş Mahalle Derneği
7 Mart 2009 Cumartesi
Kadınlar Çalıyor, Kadınlar Söylüyor
Yer: Kazım Koyuncu Kültür Merkezi
8 Mart 2009 Pazar
Miting
Toplanma: 11.00 Tepe Nautilus
Miting: 13.00 Kadıköy İskele Meydanı
İstanbul 8 Mart Kadın Platformu
KOCAELİ
7 Mart 2009 Cumartesi
Halkevci Kadınların Yürüyüşü
Buluşma: Belediye İş Hanı, saat: 14.00
Yer: Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne yürüyüş
8 Mart 2009 Pazar
Miting
Buluşma: Belediye İş Hanı, saat: 13.00
Yer: İnsan Hakları Parkı
İzmit Kadın Platformu
BURSA
5 Mart 2009 Perşembe
Belgesel Gösterimi/8Mart
Yer: Yıldırım Halkevi Saat: 14.00
8 Mart 2009 Pazar
Miting
Toplanma: Altınparmak Stadyumu
Saat: 14.00
Orhangazi Parkı’na yürüyüş
ANKARA
DİKMEN
7 Mart 2009 Cumartesi
“Yok sayılmaya karşı biz varız”
Yer: Hacı Bektaş Veli Düğün Salonu
Saat: 19.00
Düzenleyen kurumlar: Kızılırmak, Pir Sultan, Hacı Bektaş, Dikmen ve İlkerli Halkevci Kadınlar
MAMAK
7 Mart 2009 Cumartesi
Kadın Şenliği
Sanatçılar: Günyüzü, Zeynep Karababa, Gülperi Öztürk
Mamak Kadın Korosu ve Kadın Tiyatrosu sahne alacak
Yer: Alyans Düğün Salonu
Saat: 13.00
BATIKENT
7 Mart 2009 Cumartesi
Batıkent Kadın Tiyatrosu sahnede olacak
Yer: Batıkent Halkevi
Saat: 14.00
7 Mart 2009 Cumartesi
Tez Koop İş’ten Kadınlar kadın kürsüsü kuracaklar
ANKARA MİTİNG
8 Mart 2009 Pazar
Ankara Kadın Platformu
Toplanma: Kolej Kavşağı, saat: 12.30
Miting: Ziya Gökalp Caddesi
ESKİŞEHİR
5 Mart 2009 Çarşamba
Söyleşi: 8 Mart, kriz, yerel yönetimler
Gültepe Halkevi
7 Mart 2009 Cumartesi
Miting
Hamamyolu Yediler Parkı’ndan Adalar Migros önüne yürüyüş
Saat: 12.30
Eskişehir Demokratik Kadın Platformu
8 Mart 2009 Pazar
Yürüyüş
saat: 13.30
Düzenleyen kurumlar: Halkevci kadınlar, Öğrenci Kolektifleri, Genç Umut, Öğrenci Muhalefeti, ÖDP’li kadınlar
SAMSUN
8 Mart 2009 Pazar
Samsun Kadın Buluşması
Toplanma: Çiftlik Akbank önü, saat: 12.30
Yer: Cumhuriyet Meydanı, saat: 14.00
Aynı gün meydanda savaş ve kadın, namus cinayetleri, kriz ve kadın, çevre ve kadın, Bursa’da yanan kadın işçiler, kadın yazarlar ve eserleri konularında çadırlar kurulacak.
Dalepe Nena Konseri
Yer: Cumhuriyet Meydanı, saat: 15.00
|

02-04-2009, 10:25
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 28-11-2008
Nerden: Dünya
Yaş: 31
Mesajlar: 41
|
|
|
ya bana halk evi deme. kazım koyuncunun mirasına sahip çıktı hemen tkp nazımı sömürüyo zaten. herkes birilerinin kanını emiyor. devrim halk evlerinden mi başlıcak ? düzenin izin verdiği ve sınırı önceden belli bir kurumdur halk evleri. senin anlattıklarına kim inanır. tabiki kadir inanır....
|

02-04-2009, 15:31
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
|
|
|
Yine aynı ezber laflar!!!!
Buraya geldiğinde yaptığı ilk işlerden biri sola, sosyalizme kuru sıkı ve mesnetsiz iftiralar atan birinin halk evleri hakkında bir şey bilip de konuşmasını da beklemiyorum. somut ve nesnel verilerle konuşmadığın sürece seni ciddiye almam!! sen önce soldan dönme anarşistlerde yaptığın dayanaksız ithamları somut verilerle aktar....

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

03-04-2009, 15:44
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 28-11-2008
Nerden: Dünya
Yaş: 31
Mesajlar: 41
|
|
halk evlerini anlat o zaman öğrenim
halk evlerini kısaca anlat ve beni yanılt. reformist sol partiler diyorki biz halkı bilinçlendircez ve devrim aşamasında silahlandırcaz. ben böyle masalları okuyalı çok oldu. senin savunmanne halk evlei konsunda.
|

03-04-2009, 21:05
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
|
|
|
Eli kanlı yorumlar yapsam şiddet karşıtı olacaksın; kültürel gelişimi ve muhalefet geleneği üzerine sivil siyaseti savunsam, reformist parti olmakla suçlayacaksın(halk evlerinin parti olmadığını da bilmen gerekiyor); ee önce ortaya bir iddia atıp sonra da kaytaracaksın!
Senin ciddi bir perspektif sorunun var, ciddi bir eksen kayması ve travmatize edilip iğdiş edilmiş bir bilincin. Bu birçok konuşman ve fikrinde öne çıkıyor. Halk evleri parti değildir, halk evleri örgüt değildir; bu oluşumu bu iki tarzla da bir tutamazsın. Halk evleri sivil muhalefetin ve karşı kültürün yaratıldığı bir okul gibidir. Herkesin sus pus olduğu bir Tayyip saltanatında, neoliberal iktisatı, politikaları ve yönetimi teşhir eden gündelik yaşama ilişkin eylemleri vardır. Yeterli mi? Elbette değildir! Çözüm mü ? Belki değil, ancak, gerçekten sivil ve tabandan gelen bir muhalif kültüre ve karşı duruşa ihtiyacımız var ise(ki olduğu aşikar) önemsenmesi gereken bir sivil oluşumdur yanlızca. Üstelik birçok örgütün dayatılmış, travmatize edilmiş bilinç algılarından ziyade gündelik hayatın içinde somut eylemler ve birlikteliklerle bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. En önemli artıları sivil muhalefetin ve karşıt kültürün boy verdiği, kitlelere mal edilmeye çalışıldığı bir oluşum olmasıdır. Ha bunun içerisinden ne çıkar; kuş mu, civciv mi önemli değildir o kadar.
Önemli olan karşıt kültürdür, karşıt bilinçtir, donanım ve muhalefet geleneğidir. Bu kültürü yaratacak her oluşumun(anarşist, sosyalist) yanında durmak, desteklemek boynumuzun borcudur elbette...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

04-04-2009, 09:35
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 28-11-2008
Nerden: Dünya
Yaş: 31
Mesajlar: 41
|
|
halk evlerinin parti olmadığını biliyorum
yani senin yaptığına orospuya sikiş öğretmek denir. halk evlerinin parti yada örgüt olmadığını gayet iyi biliyorum. aslında iğdiş edilmiş senin beynin. gerçekçi olamıyorsunuz. Halk evleri yıllardır var ve kaç kişiyi bilinçlendirdiniz. 
sol insanların kurtuluşu değildir. halk evinde en çok kültürel bilinç verilir. saz,gitar dersleri verlir. İllaki halk dansları dersi verilir diyeceğinize büyük bir cahillikle folklördersi verilir. Yrüyüş kuyormusun.çok sığ ve sıradan bir dergi. Tavr daha kötü..
|

04-04-2009, 09:43
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 28-11-2008
Nerden: Dünya
Yaş: 31
Mesajlar: 41
|
|
murat dok
ayrıca ben halk evlerinden 'murat dok' diye birini taıyorum. sen tanıyormusun onu.
|

04-04-2009, 16:00
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
|
|
|
Zat-ı şahanemizin, bıngıldak aklının rahle-i tedrisinden süzülen, fevkaladenin fevkinde, ultra-bilimsel ve de uluuu fikirlere bakacak olursak elimize bir balta ve biraz ip alıp sokaklara çıkmamak elde değil...
Bizim köyde, Sakallı Celal abimizin dediği gibi, bu fikirsiz fikirlere Tahsilli Cehalet denilip bıngıldakizmin takma akıl ve travmatik bilinç sendromlarıyla malul olduğu durumlarda ortaya son derece ciddi tablolar çıkmakta...
Esasen Salvador DALİ amcamızın bile hayal mengenesinden geçmeyi başaramayan bu dahiyane tezlere bakacak olursak, dünyadaki bütün pisliklerin ve kötülüklerin Babası Marks ise anası da sosyalizm olup Kara Lastik hazretleri her derde derman LokmanHekimimiz olarak, bu sakat ve piç doğan çocuğumuza kürtajı önermektedir. İşine karışmak haddimiz olmamakla birlikte bir parça zemzem bir tutam da maymun çükü ve yarası daşşağı kılıyla hastamızın yaşadığı deriiin iç sancılar hafifletilebilinir...
Bu mendebuur hastalığın Halk Evleri denilen turuncu renkli, kaküllü, saçlı çocuklara da bulaştığı hasıl olup derhal bu ''folklore'' sever gençlerin terbiyye edilmesi, olmazsa Papadan Nefis Terbiyesi dersleri almaları ve yine yola gelmezlerse popolarına acı biber sürülüp güneşe konması kafidir!

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

06-04-2009, 07:37
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 28-11-2008
Nerden: Dünya
Yaş: 31
Mesajlar: 41
|
|
|
tabi cevap veremiyorsun ve arapça-farsça karışımı araklaması olan osmanlıcayla saçmalıyorsun.benim yazdıklarıma cevap versene talebe arkadaş. tabi veremezsin.ben bu hayatın bağrıdan kopup geldim. Acılarla yoğruldum. kimsenin önünde eğilmedim. ya bu sol örgütlerin yada legal solcuların parti başkanları neden değişmiyor hiç. yıllardır tkp de aydemir güler vardı daha yeni değişti zaten. emep levent tüzel. saymaya gerek yok. solcular kendi içlerinde ( asklında Özünde ) demokrat-çoğulcu değiller. hepsi lafta kalıyo birde behice boran hariç hiçbir kadını yukarıkatarda göremiyoruz.
|

06-04-2009, 09:31
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
|
|
Ulan sen hayatın içindensin de biz osurukağacı galaksisindeki zatürn gezegeninden mi geldik
Acıların çocuğu martavallarına girme, o acıları biz de münasip yerlerimizin derinlerinden hissettik yeri geldikçe. Türkiyede yaşayıp da acı çekmeyen kaç kişi ola ki?
Burjuva siyasal argümanlarını ve ithamlarını kullanıp sol örgütleri eleştirmek nasıl bir çelişki ola ki?
Halk evleri ne örgüttür, ne partidir arkadaşım. Halkevleri bir dernektir dernek statüsünde bir muhalif bir yerdir! Güncel politik gelişmelere ilişkin pratik eylemleri ve etkinlikleriyle öne çıkarlar. Sosyalist muhalefet, birçok vasfı ve yöntemiyle bir bütündür. Bu adamlara niye silah almıyorsunuz yada niye partileşmiyorsunuz demenizin bir kıymeti yoktur!
Sen, beni kendi aklınca bir pozisyona sıkıştırıp oradan vurmaya, hırpalamaya çalışıyorsun. Kardeşim, sana emep, ödp ya da tkp üyesi olduğumu söyledim mi? HAYIR. Peki, bu örgütleri referans aldığımı söyledim mi? HAYIR! İllaki katılabileceğim, siyasallaşabileceğim bir yer varsa, o da en makulu ve sıradışı eylemleri olan Halkevleridir. Halk evleridir, çünkü parti değildir, örgüt disiplini yoktur, hiyerarşi yoktur vs vs.İzmir'de geçen bir mayısta, en renkli gruplar kimdi biliyor musun? Halkevlerinden LİSELİ GENÇLER! Kuru kuru sloganlara düşmedeni kendi aralarında hem eğlenceli, hem dikkat çeken hem de renkli görüntülere imza atıyorlardı. Bak, buraya bir yazı astım,ece temel kuranın aktardığı bir durum. Öğrenci Kollektiflerinden arkadaşların Kadir Topbaş'a yaptıkları ''1nisan'' şakası(!). Bu yetersiz olabilir, daha kapsamlı şeyler de gerekebilir, bu yapılabilinir, konuşulur ayrı bir şey!
Dünyayı dönüştürecek olan şey kültürdür, sosyal dayanışmadır ve sokaklardaki somut eylemlerdir. Silahla travmatize olmuş, bilinçleri iğdiş edilmiş bir toplumun sağlık bir dönüşüm yaşaması zordur. Kaldı ki, Türkiyede bunun alt yapısı, dayanağı da şimdilik yoktur. Sosyalist hareketleri birbirinin rakibi olarak değil, birbirinin tamamlayıcısı öğeleri olarak görmek isterim(gerçek yada pratik kısmenfarklıdır). Hatta, anarşistleri de devasa bir muhalif yapının bir bileşini olarak görüyorum. Bu durumda gerek anarşistlerin gerekse sosyalistlerin şapkayı önüne alıp asgari ortak mevzularını benimsemeleri zorunludur ki neticede şikayet edilen şeyler ve noktalar aynıdır...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:13 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|