Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü

Ulusal Çıkar ve Sınıf Gerçekliği

Serbest Kürsü içerisinde Ulusal Çıkar ve Sınıf Gerçekliği konusu: Ulusal Çıkar ve Sınıf Gerçekliği Kapitalist üretim ilişkilerinde üretim araçlarına sahip olanlar sermayenin ve gücün gerçek sahipleridir. Kapitalist üretim -doğası gereği- artı değer/kar üzerinden sermayenin yeniden ve daha büyük miktarlarda ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 27-02-2009, 23:27
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Standart Ulusal Çıkar ve Sınıf Gerçekliği

Ulusal Çıkar ve Sınıf Gerçekliği

Kapitalist üretim ilişkilerinde üretim araçlarına sahip olanlar sermayenin ve gücün gerçek sahipleridir. Kapitalist üretim -doğası gereği- artı değer/kar üzerinden sermayenin yeniden ve daha büyük miktarlarda üretildiği bir yapıdır. Kapitalist üretimde karı angaje eden yegane yapı artı değer kavramı olup en büyük kar kaynağı işçilerin/çalışanların ücretleridir. Liberal ekonominin en büyük tahribatı ve atılımları çalışanların ücretleri ve sosyal güvenceleri üzerinden yapması tesadüf değildir. Kapitalist üretimde işçilerin gelişim oranları ile üretim araçlarının sahibi sermayenin gelişim/büyüme oranları arasında devasa uçurumlar vardır. Bu ekonomi modelinde çalışanlar ancak hayatta kalmaya, bazı temel ihtiyaçlarını gidermeye yetecek kadar para kazanabilmektedirler. Bu bağlamda bir işçinin işçi olarak gelişebileceği potansiyelle bir patronununki kıyaslanamaz bile. Marksist öğretiyi savunanların temel görüşü, bir işçinin fabrikada ürettiği ürün değeri(artı değer) ile kazandığı ücret arasındaki temel uçurumdur. Söz gelimi, yıllık karı 100 milyon dolar olan 100 kişilik bir fabrikanın işçisinin kazandığı para en fazla 1 milyar liradır( Tüpraşı satın alan şirketin işçilerine ödediği ortalama rakam 750 milyon liradır!!) Yani bir işçi yılda 12 milyar, 100 işçi ise 120 milyar kazanmakta. Fabrikanın yıllık toplam karının 100 milyon dolar olduğu düşünüldüğünde ne kadar komik bir rakam olduğu ortada değil midir??

Sermayenin bu yapısı nedeniyle kapitalist üretim yapan toplumlarda zenginliklerin belirli tekeller elinde toplandığı kesimler ve çalışan/üreten emekçiler sosyal, ekonomik ve iktisadi bakımlardan kesin bir ayrışma içerisindedirler. Günümüzde siyasetin temel belirleyicisinin iktsadi üretim ilişkileri olduğu bilindiğine göre, siyaset arenasında gerçek egemenlerin sermaye sahipleri ve onların yandaşları olduğu ortada değil midir? Kısacası, siyasetin temel aktörleri zengin sermaye sahibi burjuva grupları olup siyasal alan bu kesimlerin çıkarlarına göre dizayn edilmektedir. Karının neredeyse tamamını çalışanların emekleri üzerinden kazanan sermaye baronlarının çıkarları elbette bu çarkın dönmesinden yanadır! Sosyal güvenceler, iş güvenceleri, sendikal haklar, sivil ve özgür muhalefet gibi unsurlar kar oranlarını ve çarkın işleyiş yönünü ciddi şekilde tehdit ettiği için emek hareketlerine ve işçi örgütenmelerine daima düşmandırlar! İşçinin sırtından milyarlaca dolar kazanan adamların farklı düşünmelerini beklemek elbette safdillik olacaktır! milyonerler hatta milyarderler yaratmaya çalışan jacoben burjuva kemalist rejimin sınıf gerçekliğini inkar edip yanılsama yaratmaya çalışmasının arkasında yatan sebep de budur! Sınıf okul sıralarından müteşekkil siyah tahtalı hapishaneler değildir. Sınıf kapitalist üretimin ortaya çıkardığı bir sosyal-ekonomik gerçekliktir.

Ulusal çıkar kavramı da bu konuyla alakalı düşünülmesi gereken bir kavramdır. Şöyle örnek vermek gerekirse: Türkiyede zaman zaman oldukça hararetli bir biçimde Kuzey Irak'a girilmesi, işgal edilmesi gerektiğini ve bunun ulusal çıkarlarımız/kırmızı çizgilerimizle ilgili olduğunu söyleyen kelli felli adamlar çıkıyor. Karadenizin bir köyünde çobanlık yapan bir kişinin sizce Kuzey Irak'ta ne gibi bir çıkarı olabilir? Oraya girilmesi onun hayatında(askerde ölme riski dışında) somut değişimler yaratacak mıdır? Bizim garip çobanımızın hayatını ilgilendirmeyen bu harekatın kimin çıkarına hizmet edeceği malum değil midir? Önümüze yine kocaman bir gerçeklik çıkıyor: Burjuvazi! Ulusal çıkar, sermaye rejiminin öznel çıkarlarından başka bir şey değildir. Kuzey Irak'a giderek milyar dolarlık enerji, inşaat ve ticaret antlaşmaları yapacak Bakkal Ahmet amca değil, Shell, Mobil, Sabancı ve Koç gibi şirketler olacaktır.

Türkiyedeki pekçok sorunda karşımıza çıkan bu kavramın gerçek niteliği sermayenin öznel çıkarları ve konumlarıdır. Kürt sorunu, Ermeni meselesi, iç savaş, liberal açılımlar, özelleştirme vb gibi konularda ağızlardan düşmeyen ulusal çıkar, hainlik ve bölücülük kodlamalarının arkasından daima sermaye ve onun öznel çıkarları çıkacaktır. Sömürünün alenen yapılması, ben sizi soyuyorum denmesi mantıklı olamıyacağına göre bunun kılıfına uydurulması, gönüllü kabullere yaslanması gerekmektedir. Kemalist resmi ideoloji, bu gerçekliği örtmek,gizlemek içintüm kurum ve yapılarıyla ideolojik yanılsama yaratmaya, halkın bilincini sömürüp düşmanlaştırmaya çalışmaktadır. Bu bağlamda temel ideolojileri, gerçekte Burjuvazinin öznel çıkarlarının ilahlaştırılmasından ibaret olan milliyetçiliktir! Etnisiteye dayalı sapkın ve dengesiz bir davranış bozukluğuna işaret eden milliyetçilik ideolojisi doğası ve niteliği gereği asıl bölünmeyi ve ayrışmayı sağlamaktadır. Varlık zemini düşman algısı ve savaşlara bağlayan bu ideolojik hareketin en büyük korkusu pasifize olacağı adil, demokratik bir barış ortamıdır. Düşman algısının zihinlerin gerisine itilip yaşamsal kaygıların başka yöne evrildiği toplumlarda milliyetçi-burjuva ideolojiler yaşam alanlarını kaybederler. Emperyalizmin de temel dayanağı olan bu ideolojinin her daim kendine düşman yaratma noktasında ne kadar hevesli ve kabiliyetli olduğu Nihal Atsız'ın Oğluma Vasiyet adlı yazısında en güzel ifadesini bulmaktadır. Muhterem baba, neredeyse dünyanın tüm halklarının Türklüğün ve dolayısıyla kendisinin düşmanı olduğunu ve bunlara karşı önlemini alması gerektiğini vurgulamaktadır.

Yağmur Oğlum!

Bugün tam bir buçuk yaşındasın. Vasiyetnameyi bitirdim, kapatıyorum. Sana bir resmimi yadigar olarak bırakıyorum. Öğütlerimi tut, iyi bir Türk ol.

komunizm bize düşman bir meslektir. Bunu iyi belle. yahudiler bütün milletlerin gizli düşmanıdır. ruslar, cinliler, acemler, yunanlilar tarihi düşmanlarımızdır.

bulgarlar, almanlar, italyanlar, ingilizler, fransizlar, araplar, sirplar, hirvatlar, ispanyollar, portekizliler, romenler yeni düşmanlarımızdır.

japonlar, afganlılar ve amerikalilar yarın ki düşmanlarımızdır.

ermeniler, kurtler, cerkezler, abazalar, bosnaklar, arnavutlar, pomaklar, lazlar, lezgiler, gurculer, cecenler içer(de)ki düşmanlarımızdır.

Bu kadar çok düşmanla çarpışmak için iyi hazırlanmalı.

tanri yardimcin olsun!

Buna tepki gösteren arkadaşlara,lütfen Türk Tarih Tezi ve Güneş Dil teorisi adlı süper bilimsel çalışmaların bizzat bu ülkenin kurucuları tarafından yapıldığını da bir düşünsünler. Haksızlık etmek, abartmak istemem ; ancak, tarihimizde buna rahmet okutacak binlerce tez ve uygulama vardır!...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 28-02-2009, 10:27
tostaky - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
remayise munzuri
 
Üyelik Tarihi: 03-10-2007
Nerden: istanbul
Yaş: 24
Mesajlar: 334
Irkçılığın eleştirisi olarak anlamı bir yazı ancak şunu unutmamak gerekir ki, üretim ilişkilerinde kültürel kimliğin rolünü yadsımak iyimserlik olur. En son Kadıköy'deki işçi mitinginde gördüğümüz olaydan hareketle bunu açıklayabiliriz. İktidar, işçileri ortaya üretim ilişkilerine dokunmadan bile rahatça bölebilir. Bu da Marx'ın bize söylediği, işçiler sömürüldükçe kültürel özelliklerini kaybedip, kimliksiz kalacaklar, tek kimlikleri proleterya olacak, önermesinin yanlış çıktığını anlatır.

Eğer ortada bir "sınıf" varlığından bahsediyorsak, işçiler kültürel özelliklerinin ne olduğunun bilincinde olmalılar ve sermayenin bunu aleyhlerinde kullanmasını engellemelilerdir.


vermediğiniz bir şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim'i satın alamazsınız. Devrim'i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır, ya da hiçbir yerde değildir...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 28-02-2009, 16:52
amoresperros - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 24-02-2009
Yaş: 28
Mesajlar: 37
Farklı fraksiyonların ayrışmasından öte güncelde saflar çok keskindir artık Kadıköy mitinginde iktidarın oyunlarına alet olup sırf ulusalcı kişilere gıcıklar diye sınıfı bölen yanlış hareketler oldu, biz birleşik sendika değil mücadeleci sendikayı savunuyoruz diyenlerin marjinalizmi tıpkı diğer konularda olduğu gibi emek sınıfıyla bütünleşmekte büyük zorluklar yaşıyor..Kemalist idelojinin eleştirilicek çok yanı var lakin şimdiye kadar iktidara gelmemiş olmalarını es geçmemek gerek(chp kemalist filan değil) Kimilerine göre Ulusal sol anti-emperyalizme vurgu yaparken anti-kapitalizmin altını boşaltıyor lakin marjinal solun anlamadığı şey ülkenin bağımsız olmayışı ve alenen işgali,devlet tasfiyesini yaşamasıdır toprak kaybı da çok yakın gelecekte kapıda inanmayanlara bir kez daha duyurulur..Birbirlerinden nefret etmek yahut öcü gibi bakmak yerine ortak paydalarda önce sınıf sonra konjonktürel siyaset yapabilmelerini umardım ama bu namümkün görünüyor..Sermayenin istediği gibi mücadele bölük pörçük seyrinde ilerliyor!Yanlış bulduğum bir başka şey de ulusal solun kafa karışıklığı yaratıyor iddiasıdır ki 90 larda gelişen bu ideolojinin anti- emperyalist nüvelerin çokluğuyla ülkenin mevcut durumundan kopuk yaşamaması davranmamasıdır küba ve venezuella sosyalist devrim örnekleri marksizmin ezilen halkların ulusal kaderlerini(ulus bilinciyle) tayin hakkı noktasına çıkar ki türkiyede bu durum sömürülen halklardır ..Son olarak ülke için mücadele noktalarını tarihsel perspektiften ve güncelden uzak tutarsak başarılı olamayız
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 28-02-2009, 20:53
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Vesayet rejimini yok sayarak parlamenter siyaset alanını, resmi ve genel siyasetin merkezine oturtursanız, CHP'nın ve dolayısıyla ulusalcıların şimdiye kadar hiç iktidara gelmedikleri yanılsamasına düşersiniz! Marjinal,radikal vb sıfatlar ötelemeye çalıştığınız hareketler sınıf gerçeği üzerine ideolojilerini bina eden ve resmi ideoljinin kapsamlı bir eleştirisini yaparak ondan kopuş sağlayan hareketlerdir. Resmi ideolojiyle radikal ve kökten bir hesaplaşmayagirmemiş hiç bir hareketlerin halklara vereceği şey, liberal solcuların söylemlerinden öteye gidemeyecektir!!

Kapitalizmin doğası gereği böl-yönet anlayışı doğrudur; ancak, devlet güdümlü ve resmi ideoloji yanlısı sendikal hareketlerin Türkiye işçi sınıfına neler vaad edeceğini bizler Hak-iş,Türk-iş gibi Devlet güdümlü uydu sendikalardan gayet iyi biliyoruz!! Bu tür sendikaların patronlarla nasıl al takke ver külah olduklarını, sendika yöneticilerinin sahip olduları zenginlikleri, devletten uzlaşma karşılığı aldıkları payları buraya yazsak Manas Destanı yanında hödük kalır!!

Su bölünme, emperyalizmin, amerikanın bizi işgal edeceği masallarını da bıraksınız da gerçek siyaseti konuşsak artık!! NATO'NUN, ABD VE İSRAİL'İN bir numaralı yakın müttefiki olan bir ülkenin yine bizzat bu ülkeler tarafından bölüneceğini söylemek için cidden siyasete stratosferin üst katmanlarından Türkçü ulusalcı gözlüklerle bakmak gerekir!
Çok merak ediyorsan ben dile getireyim, değil bölünme, bu ülkenin yakın bir gelecekte bizzat abd desteğiyle Kuzey Kürdistan yönetimiyle fedaral bir birliğe gitme projeleri vardır. ABD'NİN ıraktan çekilmesi sonrasında Kuzey Iraklı Kürtlerin Türkiyeyle yakın bağları olması ve her iki yöntimin de amerikan yanlısı olduğu düşünüldüğünde böyle bir iddia sizin bahsettiğinizden çok daha gerçekçi ve akla yatkın durmaktadır. Zira, emperyalizmin bir ülkeyi bölmek istemesinin temelinde yatan şey tekelci sermayelerinin o ülkeyle işbirliği yapabilmesidir!! O da Türkiyede şu anda fazlasıyla mevcuttur.
Kürtlerin yarısının batı illerinde yaşadığı düşünüldüğünde bu iddianın ne kadar uygulanabilir ve gerçekçi olduğu ortadadır. Yahu PKK'nın kendisi bile tam bağımsız kürdistan fikrinin tek harfini ağzına almazken sizin bu paronoyalarınız bize gınnaaa gelmeye başladı!!...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
Çıkar, gerçekliği, sınıf, ulusal


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ne Çıkar Ateş Böceği Sansalar Bizi.. dilemma Edebi Mevzular 0 11-01-2009 22:10
milli/ulusal marşlar Sosyopat Müzikal Enfeksiyon 24 11-03-2008 11:51
Anayasa Platformu Ulusal Çalıştayı Başladı fenasi Güncel Mevzular 0 08-12-2007 11:25
Kendin gibi biriyle çıkar mıydın sea4ever Hayata Dair.. 34 22-10-2007 23:37
Ulusal Azınlıklarn Korunmasina İlişkin Çerçeve Sözleşme titania Güncel Mevzular 0 11-03-2007 16:03


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:13 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info