|
|
Meclis garsonunun ilginç ama gerçekçi yanıtıSerbest Kürsü içerisinde Meclis garsonunun ilginç ama gerçekçi yanıtı konusu: Ben, Tayyip Bey’in enflasyonuna inanmıyorum. İlan edilen rakamlar elekten geçirilerek inceden inceye ayarlanmış rakamlar olduğu için…
Bu rakamlar, manav tezgáhları, bakkal rafları ve mağaza vitrinleriyle ciddi bir şekilde çelişiyor.
Tayyip ...

12-12-2008, 22:45
|
 |
isteyipte söylemediklerim
|
|
Üyelik Tarihi: 12-12-2008
Nerden: Dünya
Mesajlar: 281
|
|
Meclis garsonunun ilginç ama gerçekçi yanıtı
Ben, Tayyip Bey’in enflasyonuna inanmıyorum. İlan edilen rakamlar elekten geçirilerek inceden inceye ayarlanmış rakamlar olduğu için…
Bu rakamlar, manav tezgáhları, bakkal rafları ve mağaza vitrinleriyle ciddi bir şekilde çelişiyor.
Tayyip Bey’in tarihe geçen “sadaka dönemi”nde açlık ve yoksulluk sınırları altında yaşayan insan sayısı ile ilgili rakamlar da palavra.
Gerçek sayı ilan edilenin iki katıdır.
İşsizlik de öyle. İlan edildiği gibi yüzde 10 civarında değil, en az yüzde 20’lerde.
Halkın arasında dolaşan herkes insanların ne kadar mutsuz ve çaresiz olduğunu hemen anlıyor.
AKP’ye oy verenler de artık kendilerinden olduğuna inandıkları için oy verdikleri insanların başkalaştığını görüyor.
Hepsinin altına cipler çektiğinin, pahalı elbiseler giydiğinin, pahalı kravatlar, eşarplar taktıklarının, marka saatler kullandıklarının, lüks evlere taşındıklarının farkında.
Kendisinin ise biraz daha yoksullaştığının, sadakaya muhtaç edildiğinin farkında…
Tayyip Bey’in kriz bile umurunda değil.
Cem Boyner’in söyledikleri doğru.
İnsanlar evdeki tencereyi kaynatmak için çırpınıp duruyor.
Geçenlerde Vatan Gazetesi Meclis lokantasının ünlü fiyat listesini yayınladı.
Çorbalar 50 YKr, et yemekleri 3 YTL, balıklar 4 YTL, pilav 50 YKR, sebzeler 1 YTL, salatalar 50 YKr, ayran 50 YKr, muhallebi 1 YTL, komposto 50 YKr…
Bu fiyatlar olur mu? Faturalar millete ödetildiği için bal gibi oluyor işte.
Meclis lokantasının fiyatlarını ilk yazanlardan biri, 1960’lı yıllarda milletvekili olan Çetin Altan’dır.
Bunları yazdığı için milletvekilleri Çetin Altan’a çok kızmışlardı.
İki-üç yıl önce Oktay Ekşi ile Ankara’ya gitmiştik. Her gazeteci gibi bizim de yolumuz Meclis’e düştü.
Meclis lokantasında yemek yedik. Anımsadığım kadarıyla 4 kişiydik.
Yemek bitince Oktay Ekşi, “En büyüğünüz benim, kimse itiraz etmesin hesabı ben ödeyeceğim” dedi.
Ben hesabın ne geleceğini tahmin ettiğim için biraz sonra Oktay Ekşi’nin şaşıracağını, hatta garsonu bu kadar az hesap getirdiği için sorgulayacağını biliyordum.
Hesap geldi. Oktay Ekşi hesaba baktı. Gözlüklerini çıkarıp bir kez daha baktı.
Sonra bana dönüp baktı. Benim güldüğümü görünce garsona “Sen şaka yapıyorsun herhalde?” diye sordu.
Garson nüktedan… Gayet sakin yanıtladı: “Hayır efendim şaka yapmıyorum. Buranın fiyatları böyledir. Millet verir, burası da yer.”
*Alıntı : Hürriyet
*Alıntı : Düşünce Suçluları
|

13-12-2008, 00:02
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,329
|
|
|
Dünya kadar yazılmış bu konu üzerine diyebileceğim tek şey var: insanın kendisinden ve edimlerinden dolayı var olan sorumluluğunu üzerine alma iradesini gösterebilme durumu. Bu dediğim ise, tespit için geçerli değil. Anadoluda yüzbinlerce hasbelkader, ileri geri tespit yapılan kaave var zaten. Ancak burada yapılan tespitler (meğer ki) ne derece doğru ise, sandıktaki yansımasının o derece yamuk olması gerçeğini değiştirmiyor işte bu durum.
Kimse yaptığı (ya da yapmadığı) hiçbir şeyin sorumluluğunu almıyor ne de olsa.
Bunun literatürdeki adı ise (bilinçli) "politik katılım".
Garson demiş ya, millet verir bunlar da yer, diye. İyi, güzel...
Sanki kendisi hiç vermiyor...
Söylenenden ziyade, fiilen olan çarpıcı bence.

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

13-12-2008, 11:53
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-11-2008
Nerden: fizan
Mesajlar: 49
|
|
|
Sanki Oktay Eksi daha iyi biseymis gibi... Pabucuma anlatsin bunlari kim bilir sen ne pahali resteorantlarda ne yemekler yiyorsundur...
|

13-12-2008, 12:07
|
 |
isteyipte söylemediklerim
|
|
Üyelik Tarihi: 12-12-2008
Nerden: Dünya
Mesajlar: 281
|
|
önemli olan, kişilerin ne kadar kazandıkları değil, önemli olan, senin benim vergimle, ordaki insanların para harcamadan yemek yemeleri....
Alıntı:
marji´isimli arızadan alıntı
Sanki Oktay Eksi daha iyi biseymis gibi... Pabucuma anlatsin bunlari kim bilir sen ne pahali resteorantlarda ne yemekler yiyorsundur...
|
|

13-12-2008, 12:14
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-11-2008
Nerden: fizan
Mesajlar: 49
|
|
 onlarda kazandiklarini yiyorlar o zaman. Oktay Eksi hangi ideolojiden yanadir? Neyi savunur? mesele bu
|

13-12-2008, 12:22
|
 |
isteyipte söylemediklerim
|
|
Üyelik Tarihi: 12-12-2008
Nerden: Dünya
Mesajlar: 281
|
|
|
oktay ekşi'nin hangi politikayı benimsediği, şu an benim problemim değil. ne kadar kazandığı da. bunları sorgulamak istersek, en başa dönmemiz gerekir. milletvekillerinin ne kadar maaş aldığı, teknik olarak beni yine ilgilendirmez ama, aldıkları maaşla, harcamaları arasındaki farkı nasıl kapattıklarını sorgularım. istedikleri gibi, istedikleri yerde kazandıklarını harcayabilirler ama, ankara gibi bir yerde, sen gidip aşağı yukarı bir yemek yediğinde, onlar 3-5 lira ödeyip, sana 15-20 liralık bir hesap geliyorsa, ben bunu sorgularım.
herkes için adelet bu mu?
|

13-12-2008, 12:36
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-11-2008
Nerden: fizan
Mesajlar: 49
|
|
|
Senin sorgulama tekniginde teknik bi sakatlik var.
Hayat bakısının odagına kilitlenir.
|

13-12-2008, 16:42
|
 |
isteyipte söylemediklerim
|
|
Üyelik Tarihi: 12-12-2008
Nerden: Dünya
Mesajlar: 281
|
|
haberi nasıl okuduğuna, nerde takıldığına bağlı, düşünce farklılıkları illaki olacak ama, konu,burda, kişilerin ne kadar kazandığı, nasıl harcadığı değil, meclis lokantasındaki fiyatların komikliği...
Alıntı:
marji´isimli arızadan alıntı
Senin sorgulama tekniginde teknik bi sakatlik var.
|
|

14-12-2008, 00:07
|
 |
Taptaze AliRIZA
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2008
Nerden: 20 m ist
Yaş: 24
Mesajlar: 130
|
|
eh... garsona helal 
|

14-12-2008, 00:22
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,329
|
|
Geçenlerde bir restorandan elma ve portakal suyunu karıştırmasını istedim. İkisi de ayrı ayrı bardağı 3,5 lira. Ama aynı bardağa ikisini yarı yarıya karıştırınca fiyatı 5 lira... Papaz oldum işletme sahibi ile, ortalığı yırttım 1,5 lira için. Çünkü benden evvel kimse yırtmamış. bir bardak portakal suyu ve bir bardak elma suyu ayrı ayrı alınca 7 lira, ama karışınca 10 lira... Ben edepsizlik (!) yapınca bana "aman para verme istemem" dedi. Neden vermeyecekmişim ki? Vereyim elbet, ama ederini sadece, onun keyfini değil...
Kişilerin SALAKlıklarıyla açıklanır bu ancak. İlkokul matematiği bu.
Alıntı:
dusuncesuclulari´isimli arızadan alıntı
önemli olan, kişilerin ne kadar kazandıkları değil, önemli olan, senin benim vergimle, ordaki insanların para harcamadan yemek yemeleri....
|
Buna önemli değil dediğin an tehlike çanları çalmaya başlar. Yok vazgeçtim, bu yeterli olmadı, "iş işten geçmiş" demek daha doğru olur. Buna önemli denemediği için 1979 yılı ile 2008 yılı arasında bir işçinin reel satın alma gücü bu derece, katlarca düşürülebilmiştir bu ülkede. Ne demek önemli değil? Konunun özü bu! Sen gidip 35-40 yıl çalışacaksın ve sonra kendini doyuramayacaksın... Fiilen çalışacaksın ama tek başına kalsan ancak sokakta yatabileceksin, çünkü açlık sınırı devletin verisine göre 876 lira mıdır nedir bu ülkede. Demek gerçeği bunun çok daha fazlası. Yani asgari ücret utanmasa açlık sınırının yarısı kadar olan bir ülke burası. Söyle bakayım, açlık sınırında yaşatılan milyonlara mukabil ticaret yapıp tüm mali ve idari yasaları delmesine göz yumulan kişi nasıl ayda bunun en iyimser varsayımla 10 katını kazanabiliyor? Neye dayanarak, nasıl yani? Ve maaşlı çalışanın elinden vergisi daha eline değmeden gırtlağına basılıp alınırken, bu kişilere neden hiç dokunulamıyor? Milletvekilleri elbette bu kişilerin sırtını sıvazlayıp bu katara dahil olmak isteyeceklerdir, sürü güdülmek isterse çoban sıkıntısı olmaz.
Sizler gençsiniz, yeni nesilsiniz. Bu kokmuş söylemleri bir yana bırakıp biraz daha ses çıkartmak üzere düşünmek gerekir. Ses çıkmasa dahi, en azından realist düşünmek gerekir. O da sonuçta sessiz gücü içinde taşır zaten. Nasıl önemli değil ya? O kadar çok para kazanıldığında zaten o senin olmasın dediğin şeyin olması kaçınılmazdır bu ekonomik sistemde. O nedenle kimse çıkıp da "bu önemli değil" falan diyemez, dememelidir.
Alıntı:
dusuncesuclulari´isimli arızadan alıntı
haberi nasıl okuduğuna, nerde takıldığına bağlı, düşünce farklılıkları illaki olacak ama, konu,burda, kişilerin ne kadar kazandığı, nasıl harcadığı değil, meclis lokantasındaki fiyatların komikliği...
|
Askerleri ve orduevlerini de sorgulayın o zaman. Veya mesela eski SSK şimdi devlet olan tıp erbabının lokantalarına, tesislerine falan gidin, ordaki fiyatları sorgulayın.
Velhasılı, bu kadar ucuza olabiliyor mu ile, neden bu kadar pahalı oluyoru sorgulayın.
Sonra bir de "ama seçecek adam yok ki, şimdi kimi seçsek hep aynı" teranesi var. Siz neden bir alternatif oluşturmuyorsunuz mesela?

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:10 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|