Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü

TOBB Başkanının Kardeşleri

Serbest Kürsü içerisinde TOBB Başkanının Kardeşleri konusu: Başbakan yeni soygun tezgahlarını peşpeşe sürüyor piyasaya. Sigara cezalarından sonra şimdi de tedavüldeki paraları yırtan veya yıpratanlardan gelir elde etmeye çalışıyor. Yeni kanunla cebindeki 100 ytl yi yırttın veya yıprattınsa ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 06-10-2008, 20:31
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 29-09-2008
Yaş: 55
Mesajlar: 43
Standart TOBB Başkanının Kardeşleri

Başbakan yeni soygun tezgahlarını peşpeşe sürüyor piyasaya. Sigara cezalarından sonra şimdi de tedavüldeki paraları yırtan veya yıpratanlardan gelir elde etmeye çalışıyor. Yeni kanunla cebindeki 100 ytl yi yırttın veya yıprattınsa kimse kabul etmeyecek,sen de ziraat Bankasına değiştirmeye gittiğinde yarı fiyatına değiştirecekler. Yani senin emeğinin yarısını, emeğini temsil eden kazara parayı yırttın veya yıprattın diye bir çırpıda alacak. Bunun adı emek hırsızlığıdır. zaten sen o paraları 5 milyar dolar bütçeden yani vatandaşın cebinden alarak basmadın mı?

Niye böyle yapıyor? Devlet vampirleşti,yiyiciler çoğaldı. Ver ver bit miyor bu aç kurtlara. Başbakanın 2009 mahalli seçimleri kazanabilmesi için kıyak çekmesi lazım birilerine ve bunun için de kaynak lazım. Ekonomik kriz ve yanlış ekonomi politikaları nedeniyle iç boçları ödenemeyecek hale geldi. Cari açık her yıl ikiye katlıyor.2008 yılı için 80 milyarı bulacak. Kamu mallarını satmasına rağmen.

Bakın burada bir daha söylüyorum. Başbakanın köylüye,esnafa,tekstile ve diğer reel imalat sektörüne hibe veya faizsiz para vermesi sadece seçimler için yapılan oy yatırımıdır. Dünyada olduğu gibi finans sistemi üllemizde de şişti. İmalat sektörü olan bu kesime para versen ne olacak. Ürettikleri malı kim alacak. Dünya da olduğu gibi ülkemizde de halk, gelir azlığından harcamalarda kısıntıya gidiyor. Sen parayı tüketiciye vereceksin ki,tüketici tüketsin,üreticide tüketicinin talebini karşılamak için üretimini artırsın.

Başbakan Aydın Doğanla polemiğe girmişti. Ne için. Emeklilerin, memurlara yapılan 100 ytl iyileştirmenin kendilerine de yapılması isteklerini gündemden düşürmek için. Düşürdü de. Ama başına Deniz Fenerini sararak. Baykal gel madem sen başlattın,medyada halkın önünde tartışalım dediğinde hemen kıvırdı. Biz tartışmalarla değil,hizmetlermimizle gündem olmak istiyoruz. Yahu tartışmayı başlatan sen değil misin? Şimdi niye kıvırıyorsun. Dedim ya onun gayesi 8 milyon emekliye vereceği yıllık 10 milyarıı cepte bırakmak ve onların bu haklı isteklerini gündemden düşürmekti.

Aileleriyle 30 milyon emekliye 10 milyarı vermezken hortumculardan alacağı olan TMSFnin 80 milyarını bir kalemde sildi. Yani Hortumcuların hortumladığı 80 milyar yanlarına kar kaldı.

TOBB başkanı kardeşliğimizi bozmalarına izin vermeyeceğiz diyor. Şimdi bakalım biz ülkede gerçekten kardeş miyiz? İslamda müslüman kardeşini en az kendisi kadar düşünen,onun derdini kendine dert edinen,eğer ille de bir tercih yapmak zorunda kalırsa kardeşini kendisine tercih eden kişidir. Zekat,sadaka ve infak elele yürümeyi hedef alan islam toplumunda ekonomik olarak bu yürüyüşte geri kalanları aynı hizaya getirmekte kullanılır. Yani islamda bütün fertlerin ekonomik olarak eşitlemek hedeflenmiştir.Bu hedefe ne kadar yaklaşılırsa kardeşlik o kadar sağlam olur.

Demokrasiyle öyle şeytani bir ekonomi oluşturulduki,parsayı kapmak için yarışman gerek. Yarışırken her şey mübah. Onu iteceksin,bunu kakacaksın,diğerine faul yapacaksın ve parsayı kapacaksın. Buna da ekonomide rekabet diyorlar. şimdi böyle bir ekonomide kardeşlik olur mu? Sen yanındaki kişiyi iteceksin,kakacaksın sonra da onunla kardeş olacaksın Bu Mümkün mü? Kardeş kardeşe bunu yapar mı vreya bunu yapanlar birbiriyle kardeş olabilirler mi? Ancak şimdiki gibi düşman olurlar. İslamda neden düşman olmayıp kardeş oluyorlardı. Onlar birbirini kakmak şöyle dursun,kazara yıkılanı hemen elinden tutup ayağa kaldırıyorladı.
Düşen bir kişi kendisi hemen elinden tutup ayağa kaldıranlara düşman olur mu hiç? Minnet duyar ömrü boyunca.

Şimdi şeytanın bu yarışında parsa kapamayanlar B planını devreye koyuyorlar parsalarını alabilmek için. Onlara parsa verme vaadi verenlere gidiyorlar. Onlar da ellerine silah verip zorla alacaksınız parsalarınızı diyorlar. A planı yani demokraside bir partiyi destekleyerek parsa alanlarla,A planıyla alamayınca B planı gereği zorla almak isteyenler birbirleriyle çarpışıyorlar.

Daha önce Saddam döneminde Irakın kontrol edemediği bir bölgede çete şeklinde bu mücadeleyi sürdürürken şimdi ABDnin müdahelesi sonucu Kuzey Irakta kendi devletlerini kurdular. Artık arkalarında zayıf ta olsa bir devletin desteği var. 10 yıllık mücadele hergün seçimle parsaya konanların aleyhine dönüyor. Bu durumu farkeden siyasiler kanunlar çıkardılar EVE DÖNÜŞ YASASI diye. Gelin teslim olun,size ev verelim,devlet kapısında iş verelim. Şimdi insanın sorası geliyor. Senin safında çarpışanlara ev veriyor musun,iş veriyor musnun? Hayır. Ancak ölürse şehitlik payesi ve geride kalanlarına bir kaç kuruş maaş ve bazı uygulamalarda öncelik. Onlar da bedava değil. Ama kendine silah sıkanlara her şeyi bedava veriyor. Eğer bu çarpışmalarda ölmeden gelirsen sana bir şey yok.

Ama PKKlılar bu ev ve iş kıyağına bile itibar etmiyorlar artık. Çok mesafe aldılar. Arkalarındaki destek te oldukça fazla. Düzenli bir orduya bile kafa tutacak hale geldiler.

Dahasını da söyleyim. Bu ülke için canını verenlerden daha fazla kıyak çekilyor düşmanlarına ve yabancılara.
Yabancıya vergi yok,sen bankaya para yatırırsan % 15 vergi alıyor,yabancıdan almıyor. Ona sıfır vergi. Diğer ekonomik portföylerde de aynı.
Yani bu ülkede yabancı olmak vatandaşı olmaktan daha karlı. Onlar öz bizler üvey evlatlarıyız vatanın. Ülkenin herşeyini alacaklar,tapusu onların üzerine olacak,bizler elinde tapusu olmayan sözde sahipleri olacağız. Yani tapusu bizim olmayan ülke için can vereceğiz. Tapusu başkasının olan ülke için öleceğiz.

Peki Niye bu duruma geldik,niye aynı ülkede düşman olduk birbirimize. Ne diyor Allah KİŞİNİN KENDİ ÇALIŞTIĞINDAN BAŞKASI YOKTUR. demek ki başımıza bu musibetler gelmişse biz bu musibetlerin gelmesi için çalışmısız. Düşmanlık için çalışmışız,Soygun,yolsuzluk,yoksulluk,fakirlik,açl ık,yalan,talan için çalışmışız ki bunlar gelmiş başımıza. Yoksa biz bunlar için çalışmasaydık başımıza gelir miydi hiç.

Nasıl çalıştık? Kendi menfaatimizden başka kimseyi düşünmedik,kardeşimiz düştüğü zaman onu elinden tutup kaldırmadık,bir tekme de biz vurduk. İktidarların içimizden zulmettiği 2.5 milyon zedenin yanında değil onlara zulmedenlerin yanında yer aldık. 45 milyon yoksulun ve açın derdiğin kendimize dert edinmedik. Bir avuç zengine ülke gelirlerini akıtan iktidara DURUN,NE YAPIYORSUNUZ,BU AKARLAR 45 MİLYONUN HAKKI, diyeceğimize onları Ramazanlarda bir öğün iftar vererek başımızdan savmaya çalıştık.

Onu itip bunu kakarak AKPyi iktidara getirip parsayı kaptık. 15 milyon işsizmiş,30 milyon yoksulmuş,2.5 milyonun varı yoğu hortumlanmış bana ne dedik.

Bak nasıl düşman olduk birbirimize gördünüz mü? Yani TOBB Başkanının Kardeş tanımlamasının, yaptıklarımızı islam terazisinde tartarsak içi boş insanları kandırmaya yönelik bir slogan olduğunu görürüz sadece.

Ne diyordu Allahın sevgilisi ve müslümanın önderi BİR KARDEŞİNİZ ZULME UĞRARSA,ZULÜM ONUN ÖZERİNDEN KALDIRILANA KADAR ONUN YANINDA YER ALMAYANLAR BİZDEN DEĞİLDİR. DÜNYANIN BİR UCUNDA BİR MÜSLÜMANIN AYAĞINA DİKEN BATSA ÖBÜR UCUNDAKİ MÜSLÜMAN HİSSSEDER.İşte bunlar kardeştir.

Biz kapı komuşumuzun acısını bile hissetmekten,derdini dertlenmekten aciziz ki dünyanın öbür ucubdakini hissedelim.

Sayın Hisarcıklıoğlu. Bak bakalım çevrendeki bir avuç vampirin dışında senin kardeşin var mı bu ülkede veya sana kardeş olan islamın kardeşlik ilkelerine göre. Kandırmayın boşuboşuna içi boş sloganlarla insanları,icraata geçin,üç kuruşa iktidarların kıyak çektiği ekmek kapılarını esas sahiplerine iade edin,şeytani yarışı bırakın,el ele yürümeyi deneyin,dünya malını paylaşın ihtiyaç sahipleriyle. O zaman bakalım elinden tuttuğun sana silah çekebilecek mi?

Dünyadaki en iyi ölü geridekilere en çok mal bırakandır. Acaba bu malı nasıl topladı,kimden çaldı çırptı,niye ihtiyaç sahipleriyle gereği gibi bölüşmedi,ahirette ne olacak hali,acaba kendini kurtarabilecek mi,yoksa bize bıraktığı mal onu cehennemlik mi edecek kimse düşünmez. Arkasından içi boş temenniler,mevlit,dua,hatim. Yukarıda ne diyordu ayette. Çalıştıklarınızın karşılığını veririm ben,ancak çalıştıklarınız vardır sizin için,duaya,hatime boş temennilere bakmam diyor.

Bir çoğu öldü bunların.Ömrünü mal yığmakla geçirdi. İşi gücü mal toplamaktı. Siyasi şantaşlar,rüşvetler,% 300 lik temerrüt faizleri yani hepsi islama göre gayri meşru yollardan yığdılar malları. Ve ölüp gittiler Sabacılar,koçlar ve diğerleri. Mallarını bıraktıklarından aynı içi boş temenniler ve kendilerine çok mal bırakmaları nedeniyle sonsuz minnet hisleri kaldı.. Hiç biri soruyor mu acaba babamızın ahiretteki hali nicedir diye. Sormazlar. Çünkü onlar sadece kendilerini düşünürler. O ne yaparsa yapsın. Biz kendimizin içinde bulunduğumuz refahın keyfini sürelim. Yarın Ahirette öyle diyeceler,yapmasaydın. Hatta suçu bile onun üzerine atacaklar. Bak yığdığın mal seni helak ettiği gibi biz de helak etti. Bizim de helakoımıza sebep oldu. Suçlu sensin diyecekler Sabancıya,Koça. Ah keşke varabilseler yanlışlarını farkına. Babaları için de, acaba biz ne yapabiliriz ahirette onların azabının hafifletilmesi için diye düşünebilseler. Aslında yapacakları gayet basit, haksız olarak gasbettikleri malları sahiplerine iade etmek,geri kalanını da ihiyaç sahipleriyle bölüşmek. Hayatta olanlar da bir kere daha düşünsünler yollarının yol olmadığını. Doğanlar,Çalıklar,Şahenkler ve diğerleri.

Yalnız müslümanların islam adına yanlış yaptıkları bir şey var. Kurtuluşun insanlara maddi yardımdan geçtiğini sanıyorlar. Ve onun için yıllardır yapılan bu yardımlar kurtuluşu değil çöküşü artırıyor. Kurtuluş İslami sistemi getirmektir. Çünkü üklede gelri dağıtan sistemdir,soygunu yapan da sistemdir. Sen şimdi soygun sistemindeki muhtaca yardım etsen onu bir müddet ayakta tutabiklirsin. Ya sistem senin verdiğinin bir kısmını alır,ya da kısa bir müddet sonra senin verdiğin bitince eski haline döner. Ama Sistemi değiştirmek,soygun sistemini kaldırıp,adaletli dağıtacak islam sistemini getirirsen,ihtiyaç sahibi hem ülke gelirlerinden payına düşeni alır,hem de soygundan kurtulur ölene kadar da fakirliğe düşmez. Onun için müşlümanlar tüm varlıklarını soygun sistemin kaldırılması, islam sisteminin gelmesine harcamalıdırlar. gerçek çözüm budur. Bunun dışında çözüm olarak gösterilen ve islami denen çözümler gerçek çözüm değildir. Geçici ve sorunu çözmeyen çözümlerdir.

Nitekim efendimiz hedef olarak kalıcı çözümü seçmiş,sistemi değiştirmeyi hedeflemiş,bütün gücünü bu yöne kanalize etmiş. İslam sistemini kurmak için verilen mücadelede yeri gelmiş mağdur olanlara yardım edememiş ama sistemi kurmak için yapılan çalışmada hiçbir fedakarlıktan kaçınmamış. Ve başarmış sistemi kurmayı. Zaten müslümanların muhtaçları himaye etmesi sonucu azalan muhtaç sayısı sistem kurulduğunda yapılan fetihlerde elde edilen ganimetlerin adilane dağıtılması ile yerini herkes için bolluk ve refaha bırakmış,zekat verecek kimseyi bulamaz olmuşlar. bulmak için diyar diyar dolaşmışlar.

Günümüzde memura bile zekat verilebildiğine göre artık sistemin bizi ne hale getirdiğini bir düşünün. Ve tabi Bizlerin bu durma gelmesi için çalıştığımızı da.

Bu durma göre kim oluyor TOBB Başkanının Kardeşleri. Ülke gelirlerinin % 80 i kendilerine akan iş adamı kılığındaki hırsızlar ve onlara vatandaşın ekmek kapılarını üç kuruşa peşkeş çeken Başbakan ve onu destekleyen 20 milyon müslüman kılığındaki münafık. Hırsızların 80 milyarını affederken,2.5 milyon zedeleyi on yıllardır mahkeme kapılarında süründürdükten sonra davaları düşüren sistemin hakim kılığındaki rajon kesicileri. Eee gene de az değil. Yoksa bu kadar olmasalar barınabilirler mi bu ülkede. geri kalanı da zaten ölüler. Allah ta diyor zaten SEN ÖLÜLERE İŞİTTİREMEZSİN Kİ diye. İşit miyorlar tabi. Gereçek müslümanları tenzih ederim. Onlara da Allah bir araya gelip kendi sistemini kuracak çalışmaya başlama cesaretini versin.

Onun için gerçek müslümanların bir araya gelmesi sistemin değiştirilmesi için şarttır. Sistemin getirilmesi için azlık veya çokluk önemli değildir. Efendimiz bunu 40 kişiyle bile yapmaya çalıştı. Keşke çoğunluk istese de savaş olmadan gelse. Ama ne yazıkki ilahi sistemlerin hepsi savaşla gelmiştir. Geliş şekli önemli değil,gelmesi önemlidir. Çünkü Allahın kurandaki tesbiti haktır. İnsanalrın ÇOĞU ŞEYTAN dan yana ve daima DALALETTE olacaktır. selamlar.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 07-10-2008, 01:37
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 29-09-2008
Yaş: 55
Mesajlar: 43
aaaaaaaaa

Konu feyil tarafından (07-10-2008 Saat 01:55 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 07-10-2008, 01:48
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 29-09-2008
Yaş: 55
Mesajlar: 43
Bir makalemde şu an devlet kademelerinin kürt kökenli vatandaşların elinde olduğunu isim isim sayarak belirtmiştim. Hatta Cumhurbaşkanının kürt kökenli olduğunu da. Fiilen devlet kürtlerin eline geçmiştir. PKK tarafından yapılan saldırılardaki zarar anında devlet tarafından ödenmektedir. Kürtlerin zararları da. En son Altınovada yapılan saldırodaki zararların da devlet tarafından ödeneceği açıklandı. Malum rant kavgası dendi. Türk kürt çatışması dendi. Her ne haltsa bırakın adalet ayırsın kimin kusurlu olduğunu ve ödemesi gerektiğini. Niye ben cebimden ödüyorum onlartın yol açtığı zararlarını.

Olmaz........ şimdi mahkemelerde davalar yıllarca sürer,sonuçlarının da ne olacağı belli değil. Zarara uğrayan kürt vatandaşlarımız böylece mağdur olur. En iyisi hemencecik ödeyelim.

Hem vatandaşın malını ve canını korumak devlet olarak bizim görevimizdi Gerek Anakaradaki gerekse Altınovadaki saldırıyı önleyemedik,vatandaşın malını ve canını korumada zafiyete düştük. Onun için zararı da ödemek zorundayız.

Be dürzüler......finans kurumlarında hortumlanan 2.5 milyon insanın varı yoğunu korumak ve denetlemek sizin göreviniz değil miydi. Onları ne diye gidsin hakkınızı mahkemelerde arayın deyip yıllardır süründürüyorsunuz. onların hortumlanması devlet olarak sizin zafiyetiniz değil mi? Zedeler haklarını istediğinde ONLARA milletin parasını mı verelim diyordunuz,bunlara kimin parasını veriyorsunuz,milletin parasını değil mi? Dedikya devlet onların elinde,hakkı almanın tek yolu silahı başlarına dayayacaksın,sıkıysa gidin hıkuktan alın desinler,vermesinler. Uyanın... Devlet Kürt kökenlilerin eline geçti ama hala bu durumdan bizim ayakta uyuyanların haberi yok. Onlar uyanmasın diye göstermelik çarpışıyorlar Aktütünlerde.

Artık şunu da kafasına koysun zedeler. Haklarını alabilmek için çete olup silahlanmaları lazım. Başka da yolu yok. Hukuk yollarında harcadıkları yılları çeteleşme de harcamış olsalardı şimdiye kadar çoktan almışlardı haklarını. selamlar.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
başkanının, kardeşleri, tobb


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:08 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info