Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü

PKK ve AKP Terör Örgütleri

Serbest Kürsü içerisinde PKK ve AKP Terör Örgütleri konusu: Terörün kelime anlamı Yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş: "tir. Yani kişinin mal ve canına yapılan haksız saldırıdır. Şimdi bu bağlamda ülkemizdeki terör olaylarını incelemeye çalışalım. Başta ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 04-10-2008, 22:16
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 29-09-2008
Yaş: 55
Mesajlar: 43
Standart PKK ve AKP Terör Örgütleri

Terörün kelime anlamı Yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş: "tir. Yani kişinin mal ve canına yapılan haksız saldırıdır. Şimdi bu bağlamda ülkemizdeki terör olaylarını incelemeye çalışalım.
Başta PKK Terör örgütü. Kişilerin mal ve canlarına saldıryor. Vasfı ne? İllegal. Yani yasal bir örgüt değil kanunlarımıza göre.Bu zamana kadar 3 bin kişiyi öldürdü,milyonlarca kişinin malını ya telef etti ya da el koydu.
Şimdi bir olay daha getireceüim ülkemizde olan. 20 yıldır ülkemizde vatandaşlarımıza uygulanan ekonomik terör. Bu terörü yapanlar kim. T.C. Hükümetleri. Kanunlarla kurdurdukları finas kurumlarında 2.5 milyon vatandaşımızın varını yoğunu hortumlattılar. 20 yıl önce Özal zamanında Bankerlerle başlayıp,Demirel,Ecevit ve Tayyip döneminde Bankalar,Holdigler,İhlaslar ve İmarzedelerle devam etti. Blanço ne? Hortumlanan 500 milyar dolar,bütün varlığını kaybetmesi sonucu ölen binlerce kişi ,milyonlarca psikolojik hasta ve istikbali kaybolan evlatlar. Biri legal,diğeri illegal örgüt ama ikisinin de uyguladıkları terör sonucu zayiat hep aynı.Mal ve can kaybı.
Birinin arkasında Hadep ve onu destekleyenler var,diğerinin arkasında 20 milyon müslümanım diyen var. İkisinin de yaptığı insanların mallarını ve canlarını suçsuz olarak almak.
Bir de hukukları var tanganakan huku gibi. Bankerzedelerin davaları 20 yıl oldu,Demirel ve Ecevit zamanında batan bankalardakilerin davaları 15 yıl oldu,Holdingzedelerinkiler 10 yıl oldu. İhlas ve İmarzedelerinki de bir okadar. Oldu da ne oldu? Hiçbir şey. Davalar düşürüldü. İşte terör örgütünün hukuku böyledir zaten. Ne bekliyorsunuz ki başka.
Şimdi bu iki terör örgütü birbiriyle savaşıyor. Kanunla kurulan,seçimle işbaşına gelenlerin safında savaşırken ölenleri ŞEHİT ilan ediyorlar. PKK da sizinkiler şehit de bizimkiler değil mi diyor? İslama göre ikinizin ki de değil. Çünkü siz ikiniz de terör örgütüsünüz ve terör örgütünün safında çarpışırken ölenler ancak TELEF olmuş kişilerdir.
Bunlar kendi safında olanlara ,saflarından ayrılmamaları için vermeyecekleri içi boş vaat yoktur. Hani Kemal Sunalın bir filmin de seni PEYGAMBERbile yaparız bizden olursan diyorlardı
Kişinin şehit olması için Allah yolunda savaşrken hayatını kaybetmesi gerekir. Allahın yolu da kişinin helal yerden kazandığı malına ve suçu olmadan canına saldırı yoktur. T.C. İslama göre bir çete devletidir. devletin tüm kanunları islama aykırıdır. dolayısıyla T.C. bir islam devleti değildir. Şehit olanlar da İslam devletini kurmak veya var olan devleti korumak için hayatını kaybedenlerdir. Peki Suçlu kim? Elbette halktır. Çünkü islama aykırı kanunları çıkaran hükümetleri oylarıyla seçenler onlardır. Allah akıl vermiş onlara,uyacakları bir de kitap göndermiş,buna rağmen sen kalkar da islama muhalif kanun çıkaranları tercih edersen suç kimin olacak.
Onun için iktidarların ölenler için ŞEHİT dedirmesi onların diğer vaatleri gibi yaldızlı,halkı kandırmaya yönelik,içi boş bir yalandır sadece. Ölenler batıl devleti korumak için telef olmuş kişilerdir.
Çocuklarını kaybeden ailelerin üzüntülerinin ayyuka çıktığı bir dönemde niye anlatıyorum bunları. Onların üzüntülerine üzüntü katmak için mi? Asla. Çünkü ahirette karşılaşacakları hayal kırıklığı,üzüntü ve azap dünyadakinden kat kat fazla. Bu yolda ölenlerin kurtuluşu için Allah yardım etsin. Aklımızı başımıza alalım,bir tv spikerinin,bir başbakanın sana şehit demesi seni şehit yapmaz. onlar sultalarının devamı için şehitlik payesi veriyorlar dünyada. onlar ahirette kendilerini kurtaramayacaklar ki seni kurtarsınlar.
Artık müslüman olarak aklımızı başımıza alalım,gerçeklere kulaklarımızı tıkamamız o gerçeklerin başımıza gelmesini engellemez. O gerçekler mutlaka başımıza gelecek. Çok bunlardan,Kanal 7 nin deniz fenerine ortak uğur Aslan var biliyorsunuz. Bir de klip yapmış şehitlikle ilgili. ANNE OĞLLUN PEYGAMBERE KOMŞU OLDU falan diyor. Hani atalarımız derlerya aç tavuk kendini darı ambarında görürmüş diye. Hem Deniz Fenerinin ortağı olacaksın,Deniz feneri müslümanların yardımlarını cebine atacak, tabi ortağı olan onun cebine de, sonra Şehit olup peygambere komşu olacaksın. Kaymaklı kadayıf yani,öyle istiyor canı herhalde zevatın. Hem burada,kem orada bir eli yağda bir eli balda olsun. Hiç HIRSIZDAN şehit olur mu? Bir de Cennetlik ilan ediyor kendini zevat. Benim bildiğim Aşerei mübeşşereden başka kimsenin Cennetlik olduğu garanti değildir ve bu zamana kadar hiç bir alim kendini cennetlik ilan etmeye cesaret edememiştir. demekki insanın islami bilgisi ne kadar az olursa cesareti de o kadar çok oluyor.
Neyse müslümanlar olarak bir araya toplanıp islam iktidarını oluşturmaktan başka çaremiz yok bu çetelere paravan olmaktan kurtulabilmek için müslümanın. Hiç mi akıl etmiyor bu müslümanlar İslamı devlette uygulamayı yasaklayan bir devleti korumak için ölen hiç şehit olur mu? Allah bizim önce basiretimizi açsın ne diyelim.Efendimizin yanında savaşrken şehit olanlar islam devletini kurmak için savaşıyorlardı,Hendekte,Uhutta kurulan islam devletini korumak savaşıyorlardı ve şehit olmuşlardı. islamı devletten kaldıran devleti korumak için savaşmıyorlardı. Hani diyebilirler ölenlerin yakınları biz onun şehit olduğuna inanıyor ve öyle hissediyoruz. Bu işler hisle olmaz. His nefsin vesvesesidir. nefis te şeytanın elindedir. Bu duruma göre demekki duyulan bu his şeytanın sizin nefsinize verdiği BOŞ BİR KURUNTU sadece. Hani Şeytan demiyor mu BEN ONLARIN SAĞLARINDAN,SOLLARINDAN ARKALARINDAN ÖNLERİNDEN YAKLAŞIP, ONLARA VESVESE VERECEĞİM,yapyığı doğru olmadığı halde doğru diye,yaptığı doğru olduğu halde yanlış diye BOŞ KURUNTULAR VERECEĞİM. Şehitliğin kriteri Allah yolunda,Allahın siistemini kurmak ve korumak savaşırken dünyadaki hayatını kaybetmesidir. Onun sisteminde BİRBİRİNİZİN MALLARINI HAKSIZ YERE YEMEK İÇİN YOLLAR ARAMAYIN,ÜLKEDE YAŞAYAN VATANDAŞLARIN MAL VE CANLARI YÖNETİCİLERİNİN KORUMASI VE GARANTİSİNDEDİR en önemli ilkedir
Şimdi tüm bu islami gerçeklere rağmen hala ben şehitim diye iddia etmeleri, Yahudilerin efendimize, biz de cennetliğiz diye iddia etmelerinden farksız olur. Allahın şu sözünün muhatabı oluruz onlar gibi. BİZDEN BU KONUDA BİR VAAT Mİ ALDILAR.ONLAR KENDİLERİNİ KANDIRIYORLAR. Hem sseni ve sana indirileni rehber kabul etmeyecekler,hem de cennete girecekler. Tıpkı bizim gibi. Biz de devletimizde onu ve ona indirileni rehber kabul etmiyoruz,uygulamalarımızda da rehber kabul etmeyip kendi seçtiğimiz kişilerin çıkardığı kanunları rehber kabul ediyoruz ve uyguluyoruz hayatımıza. Yaptıklarımız bakımından ne kadar benziyoruz birbirimize değil mi onların adının yahudi bizlerin adının müslüman olmasına rağmen.selamlar.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 05-10-2008, 01:46
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 29-09-2008
Yaş: 55
Mesajlar: 43
TEFHİMÜ-L KUR'AN'DAN
Nisâ Suresi 88. Ayet ve Tefsiri

Şu halde münafıklar konusunda ikiye bölünmeniz ne diye?116 Oysa Allah, onları kazandıkları dolayısıyla tepe taklak etmiştir.117 Allah'ın saptırdığını hidayete eriştirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, artık sen ona kesin olarak bir yol bulamazsın.

116. Bu pasaj, Mekke'de ve Arabistan'ın diğer bölgelerinde İslâm'ı kabul eden fakat Medine'ye hicret etmeyen münafıklarla ilgilidir. Onlar önceden olduğu gibi, kendi kabileleriyle birlikte yaşıyorlar ve onların İslâm ve müslümanlar aleyhinde yaptıkları bütün düşmanca hareketlerde rol alıyorlardı.

Bu, böyle kimselere karşı nasıl davranılacağını kestiremeyen müslümanlar için büyük bir sorun olmuştu. Müslümanlardan bazıları onların her şeyin ötesinde müslüman oldukları görüşündeydiler. Çünkü onlar şehadet kelimesini söylüyorlar, namaz kılıyor, oruç tutuyor ve Kur'an okuyorlardı. Böyle olduğu halde onlara nasıl kâfir gibi davranılabilirdi? Allah müslümanlar arasındaki bu anlaşmazlığı çözüme bağlıyor ve onlara nasıl davranacaklarını bildiriyor.

Bu pasajı anlayabilmek için Medine'ye hicret etmeyen müslümanların neden münafık olarak ilân edildikleri iyice anlaşılmalıdır. Aksi takdirde hem bu pasaj ve hem de Kur'an'daki benzer pasajlar iyi anlaşılamaz. Hz. Peygamber (s.a) Medine'ye hicret ettikten sonra, orada İslâm'ın tüm kurallarının uygulanabileceği bir ortam meydana getirildiğinde, herhangi bir beldede ezilen ve İslâmî emirleri tam anlamıyla yerine getiremeyen tüm müslümanların Medine'ye, "İslâm Yurdu"na hicret etmeleri konusunda genel bir çağrı yapıldı. Bunun sonucunda hicret etme imkânına sahip olan, fakat yurtlarını, akrabalarını çıkarlarını İslâm'dan çok sevdikleri için hicret etmeyenler münafık olarak ilân edildiler. Sadece gerçekten hicret etmeye güç yetiremeyen ve bu konuda sıkı tedbirlerle engellenen kimseler bu surenin 97. ayetinde mustazaf olarak tanımlandı.

"Dar'ül-harb"te yaşayan müslümanlar ancak "Dar'ül-İslâm"da yaşayan kimselerden genel bir çağrı aldıkları veya en azından "Dar'ül-İslâm"ın kapıları onlara açık olduğu halde, hicret etme gücüne sahip olmalarına rağmen, hicret etmeye çabalamadıkları zaman münafık olarak ilân edilebilirler. Diğer taraftan eğer hicret için genel bir çağrı yapılmamışsa veya "Dar'ül-İslâm"ın kapıları onlara açık değilse, o zaman hicret etmemiş olmaları onların münafık olmasını gerektirmez. Bir kimse gerçekten hicret etmeye güç yetirememiş ise, o müstazaf kabul edilir.

117. Münafıklar, iki yüzlü bir politika izledikleri ve sadece bu dünya hayatını gözönünde bulundurdukları için, Allah onları eski küfürlerine geri döndürmüştür. Onlar bu dünya hayatını ahiret'e tercih ettikleri için bazı çıkar hesapları yaparak İslâm dairesine girmişlerdi. İmanlarıyla çatışan çıkarlarını feda etmeye hazır değillerdi ve kişinin bu dünyayı rahatlıkla, ahiret hayatı için fedâ edebilmesini sağlayan kesin bir ahiret inancına sahip değillerdi. O halde münafıklığın ayırdedildiği nokta o kadar açık ve kesindir ki, bu konuda fikir ayrılığına mahal yoktur.

TEFHİMÜ-L KUR'AN'DAN
Nisâ Suresi 88. Ayet ve Tefsiri

Şu halde münafıklar konusunda ikiye bölünmeniz ne diye?116 Oysa Allah, onları kazandıkları dolayısıyla tepe taklak etmiştir.117 Allah'ın saptırdığını hidayete eriştirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, artık sen ona kesin olarak bir yol bulamazsın.

116. Bu pasaj, Mekke'de ve Arabistan'ın diğer bölgelerinde İslâm'ı kabul eden fakat Medine'ye hicret etmeyen münafıklarla ilgilidir. Onlar önceden olduğu gibi, kendi kabileleriyle birlikte yaşıyorlar ve onların İslâm ve müslümanlar aleyhinde yaptıkları bütün düşmanca hareketlerde rol alıyorlardı.

Bu, böyle kimselere karşı nasıl davranılacağını kestiremeyen müslümanlar için büyük bir sorun olmuştu. Müslümanlardan bazıları onların her şeyin ötesinde müslüman oldukları görüşündeydiler. Çünkü onlar şehadet kelimesini söylüyorlar, namaz kılıyor, oruç tutuyor ve Kur'an okuyorlardı. Böyle olduğu halde onlara nasıl kâfir gibi davranılabilirdi? Allah müslümanlar arasındaki bu anlaşmazlığı çözüme bağlıyor ve onlara nasıl davranacaklarını bildiriyor.

Bu pasajı anlayabilmek için Medine'ye hicret etmeyen müslümanların neden münafık olarak ilân edildikleri iyice anlaşılmalıdır. Aksi takdirde hem bu pasaj ve hem de Kur'an'daki benzer pasajlar iyi anlaşılamaz. Hz. Peygamber (s.a) Medine'ye hicret ettikten sonra, orada İslâm'ın tüm kurallarının uygulanabileceği bir ortam meydana getirildiğinde, herhangi bir beldede ezilen ve İslâmî emirleri tam anlamıyla yerine getiremeyen tüm müslümanların Medine'ye, "İslâm Yurdu"na hicret etmeleri konusunda genel bir çağrı yapıldı. Bunun sonucunda hicret etme imkânına sahip olan, fakat yurtlarını, akrabalarını çıkarlarını İslâm'dan çok sevdikleri için hicret etmeyenler münafık olarak ilân edildiler. Sadece gerçekten hicret etmeye güç yetiremeyen ve bu konuda sıkı tedbirlerle engellenen kimseler bu surenin 97. ayetinde mustazaf olarak tanımlandı.

Müslümanlara günümüzde GELİN İSLAM DEVLETİNİ KURALIM çağrısına hemen katılmayan müslümanlar ayetteki münafıkların durumundadır yani münafıktırlar. İman ettim dese de,namaz kılsa da,oruç tutsa da,tesettürlü olsa da vs...
Zaten allah ayetinde BİZ İNSANA ANCAK ÇALIŞTIĞININ KARŞILIĞINI VERİRİZ buyuruyor. Demek ki biz islam için çalışmamışız,çalıştığımızı zannetmişiz. İslam için çalışsaydık adalet olurdu,hortum,soygun,vurgun,yalan,talan,açlık,sefa let yoksullu olmazdı. Biz diğer insanları ve kendimizi kandırmışız islama karşı diğer şeyler için çalıştığmız halde islam için çalışıyoruz diye. Allah ta gerçekte ne için çalışmışsak onun karşılığını vermiş bize. Allah kişi ne için çalıştıysa onu verir. selamlar
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
terör, Örgütleri


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
terör sizce nedir? hypatia Serbest Kürsü 27 17-06-2008 00:08
terör örgütü asmara Serbest Kürsü 7 09-11-2007 19:45
Bu terör durmaz!!! Mental Köşe Yazıları 0 24-05-2007 18:56
Vakit'in sahibine 'terör' suçlaması detays Güncel Mevzular 1 21-03-2007 16:51
Uyari Dershanesİnde TerÖr IYI_Osmancik Komik Çizgiler 5 09-03-2007 13:44


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:08 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info