|
|
Evrim Masalı...artık masal...Serbest Kürsü içerisinde Evrim Masalı...artık masal... konusu: Artık masal dinleyecek yaşta değiliz brz kendimize gelelim mantıklı olarak düşünelim...Benim konu hakkında düşündüklerim bunlar...yazdıklarıma katılmıyor olabilirsiniz ama sadece ne yazılmış diyerek ön yargı içinde olmadan sadece düşünerek okuyun...
Öncelikle ...

04-10-2008, 15:26
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-09-2008
Mesajlar: 30
|
|
Evrim Masalı...artık masal...
Artık masal dinleyecek yaşta değiliz brz kendimize gelelim mantıklı olarak düşünelim...Benim konu hakkında düşündüklerim bunlar...yazdıklarıma katılmıyor olabilirsiniz ama sadece ne yazılmış diyerek ön yargı içinde olmadan sadece düşünerek okuyun...
Öncelikle "teoriyi" açıklayalım...
"Darwinizm, canlılığın tek bir ortak atadan geldiğini ve küçük değişimlerle farklılaştığını öne sürmektedir..." bu durumda mantıklı olrak düşündüğümüzde :canlılığın, ilk başta birbirine çok benzer ve basit formlarda ortaya çıkmış olması gerekir. Yine aynı iddiaya göre, canlıların birbirlerinden farklılaşmaları ve kompleksliklerinin artması da, çok uzun zamanlar içinde olmalıdır. Darwinizm'e göre önce küçük ve daha basit formlarda türler oluşmalı ve bunlar zaman içinde bir filumu oluşturmalı ve sonra diğer filumlar küçük küçük değişimlerle ve uzun zaman dilimleri içinde yavaş yavaş belirmelidir. Darwinizm'in bu varsayımına göre, hayvan filumlarının sayısında da kademeli bir artış yaşanmış olmadır. Ancak fosil kayıtları Darwinizm'in bu öngörülerinin doğru olmadığını göstermektedir. Evrimci iddiaların tam aksine havyanlar, ilk ortaya çıktıkları dönemden itibaren birbirlerinden çok farklı ve çok KOMPLEKSLİDİRLER. Bugün bilinen tüm hayvan filumları ve hatta çok daha fazlası yeryüzünde aynı anda, Kambriyen devri olarak bilinen jeolojik dönemde ortaya çıkmışlardır.
Canlılığın bilinen tüm hayvan filumları ile ortaya çıktığı Kambriyen devri, 570-505 milyon yıl önce yaşanmış 65 milyon yıllık bir jeolojik dönemdir. Ancak bilinen tüm filumların tamamına yakınının hep birlikte ortaya çıktıkları zaman dilimi, Kambriyen devrin daha küçük bir bölümüdür ve bunun en fazla 10 milyon yıl olduğu hesaplanmaktadır. Bu, jeolojik anlamda çok kısa bir zaman dilimidir.
Bu kadar kısa bir zamanda canlılığın tüm çeşitliliği, tüm farklı vücut planları ile birlikte aniden ortaya çıkması, Darwinizm'in beklentisinin tam aksidir. Kambriyen devrinde ortaya çıkan filumların bir kısmının sonradan soylarının tükenmesi ve bir daha da yeni filum belirmemesi ise bu çelişkiyi daha güçlendirmektedir: Canlılık evrimcilerin iddia ettikleri gibi, giderek genişleyip, çeşitlenmemekte, aksine çok çeşitli başlayıp giderek daralmaktadır.
burada iki kavram önümüze çıktı demekki canlılar en baştan itibaren kompleks bir yapıdadır ve kambriyen dönemi bunun en büyük kanıtıdır... KAMBRİYEN DEVRİ, EVRİM TEORİSİNİ YIKMAK İÇİN YETERLİDİR...
Diğer şu evrimcilerin ortaya attığı savsataya gelirsek...
Türlerin birbirlerinden evrimleşebilmeleri için, sürekli bir değişim içinde olmaları gerekir. Örneğin bir kemirgenin yarasa veya balinaya dönüşebilmesi için, çok uzun dönemler boyunca aşama aşama küçük değişiklikler göstermesi gerekir. Bir kemirgenin yarasa veya balinanın özelliklerini kazanabilmesi için ise bu aşamalı dönüşümün çok çok uzun bir dönemi kapsaması gerekir. Bu uzun dönem içinde ise çok sayıda ara form oluşması ve bu ara formların arkalarında milyonlarca fosil bırakmaları gerekir. Oysa fosil kayıtlarında ara form özelliklerine sahip canlılara hiç rastlanmamaktadır. Bulunan fosiller kemirgenler, yarasalar veya balinalar gibi tam ve belirgin özelliklere sahip özgün canlılardır ve bu canlılar fosil kayıtlarında bu tam halleriyle bulunurlar.
ÖZETLE bİR KAVRAM DAHA KARŞIMIZA ÇIKTI ARA FORMLAR şuana kdrki fosil kayıtların ara formlara rastlanmamıştır...
Peki bir soru neden şuana kdr bulunan insana ait bulgular evrimi desteklemiyor??? açıklayayım şöyle ki...
İnsanla ilgili bulunan en eski ve en eksiksiz fosillerden biri de KNM-WT 15000 veya diğer adıyla "Turkana Çocuğu" iskeletidir. 1.6 milyon yıllık bu fosili evrimci Donald Johanson şöyle tarif eder:
Uzun ve zayıftı. Vücut şekli ve uzuvlarının oranları bugünkü Ekvator Afrikalıları'nınkiyle aynıydı. Uzuvlarının ölçüleri, bugün yetişkin beyaz Kuzey Amerikalılarla tamamen uyuşuyordu.
Yapılan araştırmalar fosilin 12 yaşında bir çocuğa ait olduğunu ve büyüyebilmiş olsaydı 1.83 m. boyuna ulaşabileceğini göstermiştir. ABD'li paleoantropolog Alan Parker "sıradan bir patoloğun bu çocuğun iskeletiyle, günümüz insanına ait bir iskeleti birbirinden ayırmasının çok güç olduğunu" söyler.
demekki neymiş...eski dönemlerde bulunan iskeletlerle şuanki insan iskeletleri arasında en ufak farklılık yokmuş...
Şu gündeme atılan saçma sapan hiçbir kaynağa dayanmayan diğer bir konu...
insan ve şempanze DNA'ları hakkında sık sık ileri sürdükleri % 99 benzerlik "iddiası" aslında aldatmacası!
İnsanla şempanzenin genetik yapılarının birbirine % 99 benzer olduğunu iddia etmek için şu anda insanınkinin olduğu gibi şempanzenin de genetik yapısının çözülmesi, ikisinin karşılaştırılması ve bu karşılaştırma sonucunun elde edilmiş olması gerekir. Oysa elde böyle bir sonuç yoktur. Çünkü, şu ana kadar yalnızca insanın genetik haritası çıkartılmıştır. Şempanze içinse henüz böyle bir çalışma yapılmamıştır. Benzerlik iddiası insanda ve şempanzede bulunan 30-40 civarındaki temel proteindeki amino asit dizilimlerinin benzerliğinden yola çıkılarak yapılmış olağanüstü abartılı bir genellemedir.
Oysa insanda 30 bin civarında gen vebu genlerin kodlandığı 100 bin kadar protein vardır. Bu yüzden, 100 bin proteinin sadece 40 tanesinin benzemesiyle insan ve maymunun bütün genlerinin % 99 aynı olduğunu iddia etmenin hiçbir bilimsel dayanağı yoktur!Kaldı ki söz konusu bu temel proteinler diğer pek çok farklı canlılarda da bulunan ortak hayati moleküllerdir. Yalnızca şempanzede değil, bütünüyle farklı canlılarda bulunan aynı tür proteinlerin yapısı insandakilerle çok benzerdir.
Örneğin, New Scientist dergisinde aktarılan genetik analizler, nematod solucanları ve insan DNA'larında % 75'lik bir benzerlik ortaya koymuştur.sAINIRIM BU KONUYUDA ÇÖZDÜK...
ve daha birsürü bilimsel kanıt
Odeğilde hakikaten şunu mrk ediyorum Ortaçağ'da tuhaf iddialara inanılıyor olması, 17. yüzyıl bilim adamlarının bilgi eksikliği ve o dönemin koşulları göz önünde bulundurularak mazur görülebilir. Ancak günümüzde bilim ve teknoloji bu kadar ilerlemişken ve canlılığın cansız maddelerden oluşamayacağı birçok deney ve gözlemle ispatlanmışken, halaşu saçmalığı savunanları görmek şaşırtıcı...
Bilim adamları, canlılığın oluştuğu dönemdeki koşulları, kontrollü ve son derece gelişmiş laboratuvar ortamlarında meydana getirerek denemeler yapmışlar...bunların tümü sonuçsuz kalmıştır...Canlılık için gerekli fosfor, potasyum, magnezyum, oksijen, demir ve karbon gibi atomlar biraraya getirildiğinde ortaya cansız bir yığından başka bir şey çıkmaz! Ama evrimciler bu atom yığınının biraraya gelip, "zaman içinde", kendilerini çok iyi organize ettiklerini, her birinin uygun miktarlarda, uygun yer ve uygun koşullarda, aralarında en uygun bağları kurduklarını öne sürerler. Bu cansız atomların muhteşem organizasyonlarının ve işlerinin rast gitmesi sonucunda ise gören, duyan, konuşan, hisseden, gülen, sevinen, üzülen, acıyı hisseden, keyiflenen, kahkaha atan, heyecanlanan, düşünen, seven, şefkat duyabilen, müziğin ritmini algılayabilen, tatlıyı zevkle yiyen, medeniyetler kurabilen, bilimsel araştırmalar yapabilen insanların oluştuğunu iddia ederler.
Oysa tüm koşullar evrimcilerin isteklerine göre ayarlansa ve üstüne milyarlarca yıl zaman verilse bile, böyle bir denemenin başarısız olacağı açıktır.
Günümüz bilimi canlıların asla tesadüflerle ortaya çıkamayacak kadar kusursuz bir tasarım ve son derece kompleks bir yapıya sahip olduklarını herseferinde bize gösterir...
|

04-10-2008, 16:04
|
 |
Hakkaten Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 47
Mesajlar: 399
|
|
|
Evet artık masal dinlyecek yaşta değiliz...Aşağıda ki masalı da o yüzden dinlemiyoruz....
|

04-10-2008, 16:27
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 29
Mesajlar: 2,355
|
|
|
Kopyala yapıştır yaparken kaynak belirtmenin öneminden bahsetmedi mi anneniz size?
Senin düşündüklerin değil aşırdıkların bunlar. Yazdıklarına değil, kopyaladıklarına inanıp inanmayabiliriz. Oradan buradan yazılar kopyalayıp kendine mal etmekteki amacın nedir?
Ve meydana geliş sürecinizi din kitaplarını esas alırsak; Adem ile Havva'nın aile içi hatta kardeşler arası cinsel ilişkilerinden olan, sakat ve hastalıklı torunlarısınız öyle mi?
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

04-10-2008, 19:14
|
 |
kimliksiz
|
|
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 212
|
|
Alıntı:
non serviam´isimli arızadan alıntı
Adem ile Havva'nın aile içi hatta kardeşler arası cinsel ilişkilerinden olan, sakat ve hastalıklı torunlarısınız öyle mi?
|
Bu durum biraz farklı bir olay kalıtsal hastalıklar akraba olan ön genlerin birbiriyle temasa geçmesi ile ortaya çıkar. Adı üstünde kalıtsal yani kalıtım yoluyla gelmiş olan Burada bahsedilen Adem ve Havva nın çocuklarının böyle bir sorunu olamazdı zira ebeveynler genlerinde önceliği olan bir hastalığın sorunlarını barındırmıyordu. Kısa Ve yetersiz bir açıklama yaptım ama elimden bu kadar geldi. KALITIM'ı araştırırsan sanırım gerekli olan bilgiye ulaşırsın. Bunu söylememdeki amaç olur olmadık yerlerde YARATILIŞ'a karşı bunu kullanma diye çünkü hiç mantıklı bir tez değil.
Mesala bir Sığır kız kardeşiyle veya annesiyle çiftleşebiliyor ve gayet sağlıklı yeni bir sığır meydana gelebiliyor bu böyle birşey...
Darwinin kemiklerini sızlatttın
Yada ne bileyim akrabalık bağları olmadığı halde sakat çocukları olan bir çok anne-baba var. Bunların kardeş yada akaraba olduklarını söyleyebilirmisin?????????
Cevap: Söyleyemezsin
Yani çok çürük bir tezde bulunmuşsun en iyisi sen bir daha bu tezin arkasına sığınma

Ne Mutlu Milletsizim Diyene!!!!!!!
Konu rovereagle tarafından (04-10-2008 Saat 19:27 ) değiştirilmiştir..
|

04-10-2008, 19:26
|
 |
Hakkaten Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 47
Mesajlar: 399
|
|
Alıntı:
rovereagle´isimli arızadan alıntı
Bu durum biraz farklı bir olay kalıtsal hastalıklar akraba olan ön genlerin birbiriyle temasa geçmesi ile ortaya çıkar. Adı üstünde kalıtsal yani kalıtım yoluyla gelmiş olan Burada bahsedilen Adem ve Havva nın çocuklarının böyle bir sorunu olamazdı zira ebeveynler genlerinde önceliği olan bir hastalığın sorunlarını barındırmıyordu. Kısa Ve yetersiz bir açıklama yaptım ama elimden bu kadar geldi. KALITIM'ı araştırırsan sanırım gerekli olan bilgiye ulaşırsın. Bunu söylememdeki amaç olur olmadık yerlerde YARATILIŞ'a karşı bunu kullanma diye çünkü hiç mantıklı bir tez değil.
Mesala bir Sığır kız kardeşiyle veya annesiyle çiftleşebiliyor ve gayet sağlıklı yeni bir sığır meydana gelebiliyor bu böyle birşey...
Yada ne bileyim akrabalık bağları olmadığı halde sakat çocukları olan bir çok anne-baba var. Bunların kardeş yada akaraba olduklarını söyleyebilirmisin?????????
Cevap: Söyleyemezsin
|
Nedir bu ? Şimdi de yakın akraba ve kardeş evliliklerini mi savunmaya başladık... Aklın sıra bir zayıf nokta yakalamışsın ama gittiğin yer hiç akıl kârı değil... Ben de sana sorayım o zaman, sen kız veya erkek kardeşinle ilişkiye girermisin ?
|

04-10-2008, 19:30
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 29
Mesajlar: 2,355
|
|
Asıl senin Evrim Teorisi karşısında verdiğin şu sığır örneği hiç mantıklı değil rovereagle.
Bir kere yaratılışçılara göre sığır ve insan ortak bir atadan gelmez, farklı türlerdir ve aralarındabir bağ yoktur; yani yaratılışçıysan bir türün biyolojik yapısını değerlendirmede başka türe dayalı bir örnek veremezsin. Bunu yapıyorsan yaratılışı reddediyorsun demektir.
Ve her sakat doğumun nedeni akraba ilişkisindendir gibi bir yorum da yapmadım ancak akrabalar arası ilişkilerin sonucunda meydana gelen doğumları ve bunların ne derece sağlıklı olduklarını araştır istersen.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

04-10-2008, 19:44
|
 |
kimliksiz
|
|
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 212
|
|
Alıntı:
Enfeksiyon´isimli arızadan alıntı
Nedir bu ? Şimdi de yakın akraba ve kardeş evliliklerini mi savunmaya başladık... Aklın sıra bir zayıf nokta yakalamışsın ama gittiğin yer hiç akıl kârı değil... Ben de sana sorayım o zaman, sen kız veya erkek kardeşinle ilişkiye girermisin ?
|
Sen ya beni anlamak istemiyorsun yada beynin beni anlayacak kapasitede evrim geçirmemiş. Yahu ben sana aile içi ilişki normal diye bir şeymi dedim. Adam orda çok normal bir şekilde ki ayıp değil bilmediği için bunu bir tez olarak kullanmaya çalışmış bense yanlış bir anlamanın önüne geçmek adına böyle bir şey söyledim ki doğruda söyledim. Akaraba evliliğinden olan hastalıklar Kalıtımsal hastalıklardır. Fakat Yaratılışçılara göre adem ve havva'yı tanrı bir anda var etti. Ve normal olarakta bunların kalıtımsal hastalıkalar barındırmıyodu.
Asıl sen bu tip ön yargılarda bulunacağına git de biraz araştırma yap evinizde herhalde lise 1, sınıf öğrencisi vardır. Git kalıtım nedir, Kalıtsal hastalıklar nasıl bulaşır bir araştır.
Evrim milleyetçiliği yapmanın ne alemi var. Zaten biri evrime bir laf atsada hemen cevabını verseme kendini programlamışsın.
Öyle görünüyorki senin için evrim bir teori değil bir İNANÇ şekli sevgili İNANÇLI KARDEŞİM ENFEKSİYON
Benim yukarıda söylediğimin neresi akıl karı değilmiş senin aklın varsa sen açıklada bende bileyim
Bu arada haftada Türlerin kökeni adlı kitaptan kaç defa hatim indiriyorsun. HZ Darwinin Hadisleri neler?

Ne Mutlu Milletsizim Diyene!!!!!!!
|

04-10-2008, 19:50
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 29
Mesajlar: 2,355
|
|
|
Burada bir şeyleri bilmeyen varsa galiba o da sensin. Biyolojide evrim, canlı türlerinin nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanmasıdır. Adem ile Havva'nın çocukları kardeş oldukları halde birbirleri ile çiftleşti mi? Biz onların torunları mıyız? Bilimsel değil, inanmadığım din kitaplarının dayanağı üzerinden yorum yapıyorum. Bunu fırsatçılıkla değerlendirmeden önce yazılanları anlamaya çalışırsan belki bu duruma düşmez ve daha mantıklı şeyler yazarsın. Kaldı ki dinde mucize diye bir kavram var, bilimsel nitelik taşımayan yaradılış inancında da...
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

04-10-2008, 20:19
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-09-2008
Mesajlar: 30
|
|
Alıntı:
non serviam´isimli arızadan alıntı
Kopyala yapıştır yaparken kaynak belirtmenin öneminden bahsetmedi mi anneniz size?
Senin düşündüklerin değil aşırdıkların bunlar. Yazdıklarına değil, kopyaladıklarına inanıp inanmayabiliriz. Oradan buradan yazılar kopyalayıp kendine mal etmekteki amacın nedir?
Ve meydana geliş sürecinizi din kitaplarını esas alırsak; Adem ile Havva'nın aile içi hatta kardeşler arası cinsel ilişkilerinden olan, sakat ve hastalıklı torunlarısınız öyle mi?
|
yazdığım şeyleri edindiğim bilgi çerçevesinde yazdım bu bilgide şu kaynaktan bu kaynatan fark etmez! yazdıklarıma mantığa aykırımı??? hayır eee o zmn??? önemli olan bnm yazdıklarımın mantığa bilime akla aykırı olmamasıdır olmadığınıda her düşünen insan pekala anlayabilir... bnm yazdıklarımı çürütecek bilimsel verilerle konuşun! saçma sapan sözlerle yazdıklarımı hiçe sayamazsınız hadi diyelim ordan burdan kopyala yapıştır yaptım kabul varsayalım ki öyle değil eee cvbınız ne? niye yazılanlara tek bir kaynak gösteripte hyr şu şöyle değil demiyorsunuz demekki yazılanlar doğru...boş laflarla savsatalarla insanları kandırıyorsunuz ama artık bi dur diyelim haa ne dersiniz???
bana bilimsel verilerle konuşun!bilim bilm diyip duruyorsunuz alın size bilim...sizin ortaçağda ortaya atılan teorinize göre hücre yalnızca bir su damlasından ibaretti...dünya 200milyon yaşındaydı(dünyanın yaşı 4.6milyar) ...pergel pusulayla dünyada olup bitenler anlaşılmaya çalışılıyordu...Darwin döneminde 1859 elektron mikroskobu dahi icat edilmemişti...hangi bilimden söz ediyorsunuz???ben size 21. yy bilimsel olarak ortaya konulan verilerden bahsediyorum...her seferinde bilimsel olarak darwinin kafasına vurulaa vurulaaa teori yok oluyor siz bana ne diyorsunuz komik olmayın!
BİLİNÇSİZ ATOMLAR BİRARAYA GELEREK HÜCREYİ OLUŞTURMAZ SONRA YENİ KARARLAR VERİP BİR HÜCREYİ İKİYE BÖLÜP,ART ARDA BAŞKA KARARLAR ALIPü ELEKTRON MİKROSKOBUNU BULAN SONRA KENDİ HÜCRE YAPISINI BU MİKROSKOP ALTINDA İZLEYEN PROFESÖRLERİ OLUŞTURAMAZLAR.Bunun aksini iddia eden evrim teorisi safsatadır.
ŞU evrim teorisine inananlarA GÖRE ŞÖYLE: büyük bir varilin içine birçok atomu molekülü cansız maddeyi doldurun ve zmn içerisinde Hubble; Charlton Heston Einstein; limon ağaçları,karanfil ÇIKACAĞINI DÜŞÜNÜN  ne diyelim artık masal vakti bitti!Bu olay hz. Musa'nın kavminin elleri ile yaptıkları buzağıya tapmalarından bile daha vahim bir olay...
Dediğim gibi son olarak bana bilimsel verilerle konuşun şuana kdr bulunmuş tek bir ara geçiş formu örneği gösterin mesela ya da fosil kayıtlarında taa illk dönemden itibaren bulunan insan bulgularıyla şuanki bulguların arasında hiçbir fark olmaması durumunu açıklayın...ya da nsl ilk cnlının eğer birbirinden türüyorlarsa ilkel bir yapıda değilde kompleks bir yapıda olduğunu açıklayın... 
|

04-10-2008, 20:27
|
 |
Hakkaten Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 47
Mesajlar: 399
|
|
Alıntı:
rovereagle´isimli arızadan alıntı
Sen ya beni anlamak istemiyorsun yada beynin beni anlayacak kapasitede evrim geçirmemiş. Yahu ben sana aile içi ilişki normal diye bir şeymi dedim. Adam orda çok normal bir şekilde ki ayıp değil bilmediği için bunu bir tez olarak kullanmaya çalışmış bense yanlış bir anlamanın önüne geçmek adına böyle bir şey söyledim ki doğruda söyledim. Akaraba evliliğinden olan hastalıklar Kalıtımsal hastalıklardır. Fakat Yaratılışçılara göre adem ve havva'yı tanrı bir anda var etti. Ve normal olarakta bunların kalıtımsal hastalıkalar barındırmıyodu.
Asıl sen bu tip ön yargılarda bulunacağına git de biraz araştırma yap evinizde herhalde lise 1, sınıf öğrencisi vardır. Git kalıtım nedir, Kalıtsal hastalıklar nasıl bulaşır bir araştır.
Evrim milleyetçiliği yapmanın ne alemi var. Zaten biri evrime bir laf atsada hemen cevabını verseme kendini programlamışsın.
Öyle görünüyorki senin için evrim bir teori değil bir İNANÇ şekli sevgili İNANÇLI KARDEŞİM ENFEKSİYON
Benim yukarıda söylediğimin neresi akıl karı değilmiş senin aklın varsa sen açıklada bende bileyim
Bu arada haftada Türlerin kökeni adlı kitaptan kaç defa hatim indiriyorsun. HZ Darwinin Hadisleri neler?
|
Öncelikle o alaycı tavrını bırakmanı tavsiye ederim rover....Yazdığın yazıyı önce kendin oku ve sığırlara kadar varan örneklemelere niye gittiğini düşün ... Önce öyle bir şey olsaydı onlarda da olurdu deyip sonr da kıvırma... Akraba evliliği genetik riskleri ikiye katlayan bir olgudur, ahlak dışı olduğu kadar, bilimsel olarak da sakıncalıdır...Ve bugün akraba evliliklerinin referans noktası Din ve gelenekten başka bir şey değildir...
HZ.Darwinin hadisleri ile lgili esprini iğrenç bulduğumdan cevap verme gereği duymuyorum, bizim evde liseli yok ama umarım sizin evde ilkokul 3. sınıf öğrencisi vardır da bu espriyi ona yaparsın...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:09 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|