|
|
Harun Yahya yani Adnan Oktar kimdir?Serbest Kürsü içerisinde Harun Yahya yani Adnan Oktar kimdir? konusu: Bu yeterli olmadı galiba:
http://www.anarsist.org/90720-post2.html
Akli dengesinin yerinde olmaması içerisinde bulunduğu durumun saçmalığına örnek teşkil etmez mi? Ya da bilim konusunda bir eğitim almamış olması. Hatta lise mezunu olmasına ne ...

04-10-2008, 20:53
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 31-12-2006
Nerden: Asrub
Yaş: 27
Mesajlar: 2,329
|
|
Bu yeterli olmadı galiba:
http://www.anarsist.org/90720-post2.html
Akli dengesinin yerinde olmaması içerisinde bulunduğu durumun saçmalığına örnek teşkil etmez mi? Ya da bilim konusunda bir eğitim almamış olması. Hatta lise mezunu olmasına ne diyeceğiz?
Arapça bile bilmiyor ki Kuran'ı okusun.
Asıl böyle birisinin bu alanda yazdıkları bir anlam ifade etmez ve değer taşımaz.
Aynı fabrikadan çıkmış gibisiniz; aşırmakta üzerinize yok.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

04-10-2008, 20:55
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,054
|
|
Ya, Adnan Oktar peygamberin yanında son derece nitelikli sayılır be non-serviam... Onun okuması yazması dahi yok. Hem o zamanlar psikolog da yoktu, belki olsaydı ona daha ileri bir teşhis konulurdu... Kimbilir belki zat-ı muhterem de bu benzerliğe kafayı takmıştır... 

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

04-10-2008, 21:05
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 31-12-2006
Nerden: Asrub
Yaş: 27
Mesajlar: 2,329
|
|
Haklısın, insan türüne ara geçiş formunu bulduk galiba 
Fransa'daki bilim dünyası şoktadır şimdi 
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

05-10-2008, 19:21
|
|
...Dengesiz...
|
|
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 2,261
|
|
Zaten akli dengesi yerinde olmadığı için bilimsel bir teze uyduruk masal kitapları ile karşı çıkıyor ya. 
Neyse bırakın mankenler bile kitap yazıyor hevesini alsın garip. 
|

05-10-2008, 20:05
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-07-2008
Mesajlar: 329
|
|
Alıntı:
i_ram´isimli arızadan alıntı
bilim dünyasııı   komik olmayın...
|
Doğru tabi bu konuda eline(elinize) su dökülmüyor,biz boy ölçüşemeyiz 
“Yumruğumda bir ordu hissediyorum - ya ölüm ya özgürlük!”
Friedrich Schiller
|

15-06-2009, 12:38
|
|
Yok Ben Arıza Deyilim
|
|
Üyelik Tarihi: 15-06-2009
Nerden: Kayseri
Yaş: 19
Mesajlar: 1
|
|
Lütfen Önce Okuyup Sonra Yorumunuzu Yapın
Bakın arkadaşlar böyle konularda araştırma yapmadan konuşmayın. Yazılarınızı okudum çok yanlış düşünüyorsunuz sn.Adnan Oktar Bilim Araştırma Vakfı Fahri Başkanıdır 150 yakın kitabları vardır vede kendisi yamıştır bence iyce araştırın,ayrıca 150 yakında internet sitesi vardır. Alın ben size Harun Yahya (Adnan Oktar) hakkında biraz doğru bilgiler vereyim. Kendi sitesinden alınmıştır...
Harun Yahya (Adnan Oktar) Hakkında...
ADNAN OKTAR'IN HAYATI ve ESERLERİ
1956 yılında Ankara'da doğan Adnan Oktar, Harun Yahya müstear ismi ile kitaplarını yazmaktadır. Hayatını tamamen Yüce Allah'ın varlığını ve birliğini insanlara anlatmaya, Kuran ahlakını yaymaya, materyalist ve ateist ideolojileri fikren mağlup etmeye, gerçek Atatürkçülüğü yayıp Devlet'in bekasını ve milletin bütünlüğünü savunmaya adamış dünya çapında tanınan bir fikir adamıdır. Üniversite yıllarından başlayarak, hayatının her döneminde, bu kutlu amaca hizmet vermiş ve hiçbir zaman zorluklar karşısında yılmamıştır. Bugün, hala büyük bir sabır ve kararlılık göstererek, materyalist, Darwinist ve bölücü odaklardan gelen tüm baskılara karşın fikri mücadelesini devam ettirmektedir.
Aşağıda, Adnan Oktar'ın özet biyografisini okuyabilirsiniz:
Seyyid olan Sayın Adnan Oktar'ın aile büyükleri Hülagü fitnesi sırasında Kafkasya'ya göç etmiş, daha sonra Osmanlı-Rus Savaşları ve Rus-Kafkas savaşları esnasında Osmanlı'ya sığınıp, Ankara Bala'ya yerleşmişlerdir.
Sayın Adnan Oktar'ın dedesi Ömer Bey'in dedesi Beslen Arslan Kasayev'in kökeni Nogay Hanlığı'na dayanmaktadır. Beslen Arslan Kasayev'in ailesi Arslanoğulları olarak da tanınmaktadır. Arslanoğulları, 1827 yılında Kafkas Valiliği için hazırlanan bir belgede adı geçen 21 seyyid ailesinden biridir.
Sayın Adnan Oktar 1956 yılında Ankara'da doğdu ve lise eğitiminin sonuna kadar Ankara'da yaşadı. İslam ahlakına olan bağlılığı lise yılları boyunca çok güçlendi. Bu dönemde büyük İslam alimlerinin hemen tüm eserlerini okuyarak, İslam hakkında derin bilgi edindi. Yine bu yıllarda, İslam ahlakını tüm insanlara anlatmaya ve onları doğruya ve güzele davet etmeye karar verdi.
1979 yılında, binlerce kişi arasından üçüncülükle girdiği Mimar Sinan Üniversitesi'nde eğitimine devam etmek üzere İstanbul'a taşındı. Sanatı, Allah'ın üstün yaratışının bir tecellisi olarak gören Sayın Oktar, resim yapma konusunda çocukluğundan beri yetenekliydi ve zaman zaman sürrealist tablolar yapardı. Arkadaşlarına hediye olarak verdiği çok sayıda tablosu bulunmaktadır. Ayrıca, Allah'ın sanatının birer tecellisi olarak gördüğü hayvanlara, bitkilere ve çiçeklere de özel ilgisi bulunan Sayın Adnan Oktar'ın, bahçe bakımı, iç mimari ve dekorasyon, ilgilendiği alanlar arasındadır.
MİMAR SİNAN ÜNİVERSİTESİ'NDEKİ YILLARI
Sayın Adnan Oktar Mimar Sinan Üniversitesi'ne girdiği dönemde üniversite, çeşitli illegal Marksist-komünist organizasyonların etkisi altındaydı. Hem akademisyenler hem fakülte görevlileri hem de öğrenciler arasında saldırgan ateist ve materyalist akımlar hakimdi. Hatta, öğretim üyelerinin bir kısmı, derslerinde konuyla bağlantısız olmasına rağmen hemen her fırsatta materyalist felsefe ve Darwinizm'in propagandasını yapıyorlardı.
Sayın Adnan Oktar, dini ve ahlaki değerlerin saygı görmediği ve neredeyse bütünüyle reddedildiği, materyalist görüşün kontrolündeki bu ortamda, çevresindeki insanlara Darwinizm'in geçersizliğini, Allah'ın varlığını ve birliğini anlatmaya başladı. Üniversitenin bitişiğindeki Molla Camii'nde açıkça namaz kılan tek kişiydi.
Annesi Mediha Oktar'ın da anlattığı gibi, bu dönemde Sayın Adnan Oktar gecede sadece birkaç saat uyuyor, zamanını okuyarak, notlar alarak ve dosyalar tutarak geçiriyordu. İçinde Marksizm, Leninizm, Maoizm, komünizm ve materyalist felsefe konulu temel kitapların da yer aldığı yüzlerce eser okumuş ve hem klasik hem de nadiren okunan kitaplar üzerinde detaylı çalışmalar yapmıştır. Ayrıca, bu ideolojilerin sözde bilimsel temelini oluşturan evrim teorisi üzerine geniş çaplı araştırmalar yapmış, bu bilim dışı teorinin açmazlarını gözler önüne seren bilgi ve belgeler toplamıştır. Allah'ın inkar edilmesine dayalı olan bu batıl felsefe ve ideolojilerde yer alan çıkmazlar, çelişkiler ve aldatmacalar konusunda çok detaylı bilgi derleyen Oktar, bu bilgi birikimiyle insanları gerçeğe ve doğruya davet etmiştir. Üniversitedeki öğrenciler ve öğretim üyeleri de dahil olmak üzere herkese Allah'ın varlığını, birliğini ve Kuran ahlakını anlatmıştır. Okul kafeteryasında, koridorlarda ya da ders aralarındaki sohbetlerde, materyalizmin ve Darwinizm'in aldatmacalarını, bu ideolojilerin kaynak kitaplarından direkt alıntılar yaparak açıklamıştır. Sayın Oktar'ın bu kültürel çalışmaları büyük etki oluşturmuş, bazı öğretim görevlileri de dahil olmak üzere, çok sayıda kişinin ideolojik yapısında ve inançlarında olumlu değişiklik olmuştur.
Sayın Adnan Oktar, özellikle materyalizm ve ateizmin dayanak noktası olan evrim teorisinin çökertilmesi konusuna özel önem vermiştir. Zira, Sayın Oktar Darwinizm'in ilk ortaya çıktığı tarihten itibaren, ateist ve materyalist akımlar tarafından sahiplenildiğini görmüştür. Günümüzde de halen aynı çevreler tarafından ideolojik kaygılarla savunulduğunun ve ayakta tutulmaya çalışıldığının farkında olan Sayın Adnan Oktar, Darwinizm'in çökertilmesinin, söz konusu akımlar için büyük bir yenilgi anlamına geleceğini düşünmektedir.
İşte bu amaçla Sayın Adnan Oktar, öncelikli olarak yüz yılı aşkın bir zamandır insanları etkisi altına alan ve onları din ahlakını yaşamaktan uzaklaştıran bu aldatmacanın geçersizliğini ispatlama konusundaki çalışmaları üzerine yoğunlaştı. Oktar, sözde bilim adına ortaya çıkan Darwinizm'in gerçek yüzünü ortaya koymanın en etkili yolunun yine bilimin kendisi olduğunu düşünüyordu. Bu anlayışla, geniş çaplı araştırma ve çalışmalarının bir özeti olan Evrim Teorisi isimli bir kitapçık çıkardı. Bu kitapçığın tüm masraflarını ailesinden kalan gayri menkulleri satarak kendisi karşıladı. Ardından, bu kitapçığı üniversite öğrencilerine bedava olarak dağıtmaya başladı.
Bu kitapçık, evrim teorisinin hiçbir bilimsel değeri olmadığını ve bir aldatmacadan ibaret olduğunu gösteren kapsamlı bir çalışmaydı. Bu çalışmayı okuyan ve Sayın Adnan Oktar'la konuşan birçok kişi evrim teorisinin bilimsel bir geçerliliği olmadığını açıkça anlıyordu. Sonuç olarak, hiçbir canlının tesadüfler sonucu var olamayacağı, kainatı ve içindeki tüm canlıları Yüce Allah'ın yarattığı bilimsel, açık ve anlaşılır bir üslupla ispat ediliyordu. Yine de, materyalist düşünceye körü körüne bağlı bazı öğrenciler -gerçeği net olarak görmelerine rağmen- inkardaki kararlılıklarını açıkça ifade ediyorlardı.
Dahası üniversitedeki bazı militan öğrenciler, faaliyetlerini durdurmadığı takdirde hayatını riske atacağını söyleyerek Sayın Oktar'ı açıkça tehdit ediyorlardı. Tüm bu baskı ve tehditler, Sayın Oktar'ın Allah'a olan bağlılığını ve kararlığını daha da artırdı. Materyalist ve ateist çevrelerin sert reaksiyonları ve endişeleri Sayın Adnan Oktar'ın doğru yolda olduğunun en önemli delillerinden biriydi.
Terörün hüküm sürdüğü, ateist ve materyalist akımların hakimiyeti altındaki bir üniversitede dindar bir insanın istediği şekilde fikrini anlatması ve inançlarını savunması şüphesiz son derece zordu. O yıllarda Türkiye'de pek çok genç insan, ideolojik gerilimler yüzünden acımasızca katledilmekteydi. Bu şartlar altında Sayın Adnan Oktar, Allah'ın varlığını, birliğini ve Kuran'ın doğruluğunu açıkça tebliğ ediyordu. Hiç kimsenin inançlarını açıklamaya dahi cesaret edemediği bir okulda, karşılaştığı tepkiler ve tehditlerden asla yılmadan, düzenli olarak Molla Camii'ne giderek namaz kılmaya devam ediyordu.
MİMAR SİNAN ÜNİVERSİTESİ'NDE DİN AHLAKININ YAYILMAYA BAŞLAMASI
Sayın Adnan Oktar Mimar Sinan Üniversitesi'nde İslam ahlakını anlatmaya başladığında yalnızdı. Üç yıldan fazla bir süre görüşlerini destekleyen kimse olmadı. Ancak bu durum onun kararlılığını değiştirmedi. Tek dostunun Allah olduğunu biliyor ve tüm bunları sadece Allah'ın rızasını kazanmak için yapıyordu.
Tüm zamanını, enerjisini ve imkanlarını sadece tek bir amaca vakfetti: Allah'ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanabilmek ve din ahlakını tüm insanlığa anlatmak...
1982 yılında, ilk kez, yine Mimar Sinan Üniversitesi'nde okuyan birkaç genç, Sayın Adnan Oktar'ı fikri mücadelesinde onun yanında yer almaya karar verdiler. Aradan aylar, yıllar geçtikçe, bu fikirleri benimseyen gençlerin sayısı arttı. Adnan Oktar'ın bu gençlerle yaptığı sohbetlerin konuları arasında vatan ve millet sevgisi, büyük önder Atatürk'ün izinde yürümenin önemi, yaratılışın delilleri, Peygamber Efendimiz (sav)'in örnek ahlakı, Kuran'da Rabbimiz'in bildirdiği ahlaki değerler ve materyalizmin, ateizmin ve Darwinizm'in geçersizliği yer alıyordu. Bu dönemde ve bundan sonraki hayatı boyunca da Sayın Adnan Oktar pek çok insanın iman etmesine ve din ahlakına uygun yaşamasına vesile oldu.
ve daha çok şimdi hepsini buraya yazarsam olmaz eğer isterseniz yazarım tabi ama bence bunlar yeter sanırım. Umarım düşüncenizi değiştirir bunlar .
S A Y G I L A R I M L A
Konu matrax038 tarafından (15-06-2009 Saat 13:10 ) değiştirilmiştir..
|

15-06-2009, 13:18
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 21
Mesajlar: 1,276
|
|
İnsan önce bir düşünür.. Bu adam Evrim Teorisini gerçekten de çürütme girişiminde olsa, neden araya ''Materyalizm, Marxism, Leninizm vs.'' gibi siyasi nitelikli kavramları da sokma girişiminde bulunsun  .. Hiç mi akıl yok sende arkadaşım..
Yukarıda her hangi bir siteden aldığın yazı biyografi değil, açıkça propogandadır..
Yazının arasında sıkıştırılmış, ''Ateistler, Darwinistler, Marxistler'' kelimelerinin, oraya neden konulduğunu bilmiyormusunuz??
Bu sitede dahi, bahsi geçen iddiaların hepsinin bir yalandan ibaret olduğunu açıkladık.. Eski konulara bakarak görebilirsiniz.. Önce siz konu hakkında bilgi sahibi olun, daha sonra insanların belli konularda bilgi sahibi olmasını isteyin..
Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *
_gölge'li/ *
|

15-06-2009, 20:12
|
 |
ANARCH-Y-İST
|
|
Üyelik Tarihi: 12-11-2007
Nerden: Bilmediğin yerlerde yaşıyorum
Yaş: 43
Mesajlar: 31
|
|
|
adamda 130k para var site sayısı bin üzerinde internette neler yayınlamış neler
ama soyut ve somut kavramları birinin öğretmesi lazım bu deliye yazdığı herşey teoriden öteye gitmiyor adam darwin çürüteceğim derken aklını çürütmüş
bir video var bende youtube buldum normal bir insanın hareketleri değil ruh sağlığı yerinde olmadığı beden dilinden anlaşılıyor

ÖLMEK VAR DÖNMEK YOK..!
|

15-06-2009, 22:15
|
 |
Rütbesiz anarşik
|
|
Üyelik Tarihi: 02-06-2008
Nerden: Bursa
Yaş: 18
Mesajlar: 454
|
|
Yav bırakınız yazsınlar,bırakınız inansınlar 
Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak ...
|

16-06-2009, 00:57
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 28
Mesajlar: 1,006
|
|
Alıntı:
Bakın arkadaşlar böyle konularda araştırma yapmadan konuşmayın. Yazılarınızı okudum çok yanlış düşünüyorsunuz sn.Adnan Oktar Bilim Araştırma Vakfı Fahri Başkanıdır 150 yakın kitabları vardır vede kendisi yamıştır bence iyce araştırın,ayrıca 150 yakında internet sitesi vardır. Alın ben size Harun Yahya (Adnan Oktar) hakkında biraz doğru bilgiler vereyim. Kendi sitesinden alınmıştır...
Harun Yahya (Adnan Oktar) Hakkında...
ADNAN OKTAR'IN HAYATI ve ESERLERİ
|
Sizi parayla mı yolluyorlar buraya? Nereden kimden bulduysan direk zıplamışsın konuya ve attığın ilk mesaj bu. Bunun hiç de tesadüf olduğuna inanmasam da sizin saçmalıklarınızı yüzünüze çarpmak elzem oluyor her zaman...
Alıntı:
|
1956 yılında Ankara'da doğan Adnan Oktar, Harun Yahya müstear ismi ile kitaplarını yazmaktadır. Hayatını tamamen Yüce Allah'ın varlığını ve birliğini insanlara anlatmaya, Kuran ahlakını yaymaya,
|
Şu söylediklerinin tamamen palavra olduğunu ve asıl gayenin/niyetin açık bir ''toplum mühendisliği'' projesi olduğunu şu cümleler ele veriyor:
Alıntı:
|
materyalist ve ateist ideolojileri fikren mağlup etmeye,
|
Görüldüğü gibi, önce amaç ''allahı ve dini tanıtmak ile ahlakı anlatmak'' gibi meşru (!) bir nedene bağlanmış; bunun hemen sonrasında ''materyalist ve ateist ideolojiler''e karşıtlık paradigmasıyla bunun nasıl olacağı/neye karşı olacağı ifade edilmiş. Böylece ''materyalist ve ateist'' ideolojilerin ''ahlak dışı'' olduğu ima edilmiştir. Şurası bir gerçek ki bu ideolojiler geleneksel ''ahlak'' normlarını kabul etmemektedirler; fakat, ahlak dediğimiz şeyin yani geleneksel ahlakın ne menem bir ucubelik olduğunu sıradan bir müslüman/dindar farkında değildir.
Ateist ve materyalist ideolojilere karşıtlık paradigması oluşturan bu zat demagojinin ve çarpıtmanın o derece doruklarındadır ki;
Alıntı:
|
gerçek Atatürkçülüğü yayıp Devlet'in bekasını ve milletin bütünlüğünü savunmaya adamış dünya çapında tanınan bir fikir adamıdır.
|
şeklinde kendini tanıtmaktadır. Kemalistrejimin tüm çelişkilerine rağmen ciddi ''pozitivist ve materyalist'' temelleri olduğunu dahi bilmeyen bu zat, böylesi çarpıtılmış yorumlarla kendi amacını ''kemalizm'' demagojisiyle de meşru gösterme çabası içindedir. Gündelik siyaseti yakından takip edenler, aslında bu tür demagojilere/çarpıtmalara yeterince aşinadır: Değil mi ki en baba komünizm karşıtları bile ''sosyalizm lazımsa biz getiririz'' deyi vermişti... Hatta Tayyip dahi ''çevrecinin kralı benim'' diyerek anarşistlere ve çevreci aktivistlere gereken dersi vermişti(!)
Alıntı:
|
Üniversite yıllarından başlayarak, hayatının her döneminde, bu kutlu amaca hizmet vermiş ve hiçbir zaman zorluklar karşısında yılmamıştır.
|
Her cümlede onun, aslında neye karşı olduğunu görmekteyiz:
Alıntı:
|
Bugün, hala büyük bir sabır ve kararlılık göstererek, materyalist, Darwinist ve bölücü odaklardan gelen tüm baskılara karşın fikri mücadelesini devam ettirmektedir.
|
Darwinizm, materyalizm ve bölücülük... Oh ohh, ne ala; tam bir ergenekon mantığı
Alıntı:
Aşağıda, Adnan Oktar'ın özet biyografisini okuyabilirsiniz:
Seyyid olan Sayın Adnan Oktar'ın aile büyükleri Hülagü fitnesi sırasında Kafkasya'ya göç etmiş, daha sonra Osmanlı-Rus Savaşları ve Rus-Kafkas savaşları esnasında Osmanlı'ya sığınıp, Ankara Bala'ya yerleşmişlerdir.
|
Hazret atadan ''asil''/''mübarek''  Din tacirliği böyle bir şeydir; gündelik çarpıtmalar yetmezmiş gibi kendine eskinin ''kutsal'' efsanelerinden de dayanaklar bulmaya çalışır.
Alıntı:
|
Sayın Adnan Oktar'ın dedesi Ömer Bey'in dedesi Beslen Arslan Kasayev'in kökeni Nogay Hanlığı'na dayanmaktadır. Beslen Arslan Kasayev'in ailesi Arslanoğulları olarak da tanınmaktadır. Arslanoğulları, 1827 yılında Kafkas Valiliği için hazırlanan bir belgede adı geçen 21 seyyid ailesinden biridir.
|
Dedenin Seyid olması,Adnan'ın da bu derece önemli olmasını otamatikman sağlar mı?
Alıntı:
|
Sayın Adnan Oktar 1956 yılında Ankara'da doğdu ve lise eğitiminin sonuna kadar Ankara'da yaşadı. İslam ahlakına olan bağlılığı lise yılları boyunca çok güçlendi. Bu dönemde büyük İslam alimlerinin hemen tüm eserlerini okuyarak, İslam hakkında derin bilgi edindi. Yine bu yıllarda, İslam ahlakını tüm insanlara anlatmaya ve onları doğruya ve güzele davet etmeye karar verdi.
|
Evet, biz o ahlakı skandallardan ve Evrim çarpıtmacalarından biliyoruz, bunun da kanıtlarını vereceğim yazının sonunda...
Alıntı:
|
1979 yılında, binlerce kişi arasından üçüncülükle girdiği Mimar Sinan Üniversitesi'nde eğitimine devam etmek üzere İstanbul'a taşındı. Sanatı, Allah'ın üstün yaratışının bir tecellisi olarak gören Sayın Oktar, resim yapma konusunda çocukluğundan beri yetenekliydi ve zaman zaman sürrealist tablolar yapardı.
|
Sürrealist Adnan
Alıntı:
|
Arkadaşlarına hediye olarak verdiği çok sayıda tablosu bulunmaktadır. Ayrıca, Allah'ın sanatının birer tecellisi olarak gördüğü hayvanlara, bitkilere ve çiçeklere de özel ilgisi bulunan Sayın Adnan Oktar'ın, bahçe bakımı, iç mimari ve dekorasyon, ilgilendiği alanlar arasındadır.
|
İlginçtir, NURCU'ların birçoğu sanatı şeytan işi olarak görür; Adnan bunlarla nasıl anlaşıyor
Alıntı:
MİMAR SİNAN ÜNİVERSİTESİ'NDEKİ YILLARI
Sayın Adnan Oktar Mimar Sinan Üniversitesi'ne girdiği dönemde üniversite, çeşitli illegal Marksist-komünist organizasyonların etkisi altındaydı. Hem akademisyenler hem fakülte görevlileri hem de öğrenciler arasında saldırgan ateist ve materyalist akımlar hakimdi. Hatta, öğretim üyelerinin bir kısmı, derslerinde konuyla bağlantısız olmasına rağmen hemen her fırsatta materyalist felsefe ve Darwinizm'in propagandasını yapıyorlardı.
|
Her fırsatta asıl hedefe yöneliyor Adnan; fakat bu söylediklerinin hiçbir kaynağı yoktur. 12 eylül olana kadar birçoğu legaldi örgütlerin...
Alıntı:
|
Sayın Adnan Oktar, dini ve ahlaki değerlerin saygı görmediği ve neredeyse bütünüyle reddedildiği, materyalist görüşün kontrolündeki bu ortamda, çevresindeki insanlara Darwinizm'in geçersizliğini, Allah'ın varlığını ve birliğini anlatmaya başladı. Üniversitenin bitişiğindeki Molla Camii'nde açıkça namaz kılan tek kişiydi.
|
Aferin
Alıntı:
|
Annesi Mediha Oktar'ın da anlattığı gibi, bu dönemde Sayın Adnan Oktar gecede sadece birkaç saat uyuyor, zamanını okuyarak, notlar alarak ve dosyalar tutarak geçiriyordu. İçinde Marksizm, Leninizm, Maoizm, komünizm ve materyalist felsefe konulu temel kitapların da yer aldığı yüzlerce eser okumuş ve hem klasik hem de nadiren okunan kitaplar üzerinde detaylı çalışmalar yapmıştır. Ayrıca, bu ideolojilerin sözde bilimsel temelini oluşturan evrim teorisi üzerine geniş çaplı araştırmalar yapmış,
|
Hiçbir sosyalist ideolojide ''evrim'' başlı başına bir anlatı teması değildir. Bahsi geçen yıllardabu teori, Türkiye'de bu derece yaygın, bilinen ve tanınan bir kuram değildi. Evrim teorisi bugün bile sosyalizmin bilimsel temelini oluşturmaz; sosyalistlerin mücadelesinde ''evrim'' teorisi yer almaz...
Alıntı:
|
bu bilim dışı teorinin açmazlarını gözler önüne seren bilgi ve belgeler toplamıştır. Allah'ın inkar edilmesine dayalı olan bu batıl felsefe ve ideolojilerde yer alan çıkmazlar, çelişkiler ve aldatmacalar konusunda çok detaylı bilgi derleyen Oktar, bu bilgi birikimiyle insanları gerçeğe ve doğruya davet etmiştir.
|
Sosyalistlerin iktisadi, sosyolojik ve felsefi görüşlerinden tek kelime bahsetmez; ancak, güya sosyalizmin temelini oluşturduğunu iddia ettiği evrime saldırır. Her cümlesinde amacının inanç/ahlak değil bilim/sosyalizm/anarşizm karşıtlığı olduğunu ele veriyor...
Alıntı:
|
Üniversitedeki öğrenciler ve öğretim üyeleri de dahil olmak üzere herkese Allah'ın varlığını, birliğini ve Kuran ahlakını anlatmıştır. Okul kafeteryasında, koridorlarda ya da ders aralarındaki sohbetlerde, materyalizmin ve Darwinizm'in aldatmacalarını, bu ideolojilerin kaynak kitaplarından direkt alıntılar yaparak açıklamıştır. Sayın Oktar'ın bu kültürel çalışmaları büyük etki oluşturmuş, bazı öğretim görevlileri de dahil olmak üzere, çok sayıda kişinin ideolojik yapısında ve inançlarında olumlu değişiklik olmuştur.
|
Palavra, yaratılışçılar 90'lardan sonra görünür hale gelmişlerdir...
Alıntı:
|
Sayın Adnan Oktar, özellikle materyalizm ve ateizmin dayanak noktası olan evrim teorisinin çökertilmesi konusuna özel önem vermiştir.
|
Materyalizmin dayanağı evrim değildir; ateizmin de öyle. Evrim olmasaydı da ateiszm olacaktı ve nitekim vardı...
Alıntı:
|
Zira, Sayın Oktar Darwinizm'in ilk ortaya çıktığı tarihten itibaren, ateist ve materyalist akımlar tarafından sahiplenildiğini görmüştür.
|
 Bak sen, Müslüman yahut Hristiyan bir sosyalist yok mudur?
Alıntı:
|
Günümüzde de halen aynı çevreler tarafından ideolojik kaygılarla savunulduğunun ve ayakta tutulmaya çalışıldığının farkında olan Sayın Adnan Oktar, Darwinizm'in çökertilmesinin, söz konusu akımlar için büyük bir yenilgi anlamına geleceğini düşünmektedir.
|
Aç tavuk kendini buğday ambarında sanırmış...
Alıntı:
|
İşte bu amaçla Sayın Adnan Oktar, öncelikli olarak yüz yılı aşkın bir zamandır insanları etkisi altına alan ve onları din ahlakını yaşamaktan uzaklaştıran bu aldatmacanın geçersizliğini ispatlama konusundaki çalışmaları üzerine yoğunlaştı. Oktar, sözde bilim adına ortaya çıkan Darwinizm'in gerçek yüzünü ortaya koymanın en etkili yolunun yine bilimin kendisi olduğunu düşünüyordu. Bu anlayışla, geniş çaplı araştırma ve çalışmalarının bir özeti olan Evrim Teorisi isimli bir kitapçık çıkardı. Bu kitapçığın tüm masraflarını ailesinden kalan gayri menkulleri satarak kendisi karşıladı. Ardından, bu kitapçığı üniversite öğrencilerine bedava olarak dağıtmaya başladı.
|
Bu zat İndipendient gazetesine yolladığı bir ilanda Yaratılışı çürütecek kişiye Türkiye milli gelirinden bile büyük bir meblağı ödeyeceğini söylemiştir  Yaratılış atlasının dünya çapında basımı ve yayımı bahsedilen mal varlığıyla mümkün değildir...
Alıntı:
|
Bu kitapçık, evrim teorisinin hiçbir bilimsel değeri olmadığını ve bir aldatmacadan ibaret olduğunu gösteren kapsamlı bir çalışmaydı. Bu çalışmayı okuyan ve Sayın Adnan Oktar'la konuşan birçok kişi evrim teorisinin bilimsel bir geçerliliği olmadığını açıkça anlıyordu. Sonuç olarak, hiçbir canlının tesadüfler sonucu var olamayacağı, kainatı ve içindeki tüm canlıları Yüce Allah'ın yarattığı bilimsel, açık ve anlaşılır bir üslupla ispat ediliyordu. Yine de, materyalist düşünceye körü körüne bağlı bazı öğrenciler -gerçeği net olarak görmelerine rağmen- inkardaki kararlılıklarını açıkça ifade ediyorlardı.
|
Az sonra güzel süprizlerim var...
Alıntı:
|
Dahası üniversitedeki bazı militan öğrenciler, faaliyetlerini durdurmadığı takdirde hayatını riske atacağını söyleyerek Sayın Oktar'ı açıkça tehdit ediyorlardı. Tüm bu baskı ve tehditler, Sayın Oktar'ın Allah'a olan bağlılığını ve kararlığını daha da artırdı. Materyalist ve ateist çevrelerin sert reaksiyonları ve endişeleri Sayın Adnan Oktar'ın doğru yolda olduğunun en önemli delillerinden biriydi.
|
Hadi ya, kimmiş onlar? Belge?
Alıntı:
Terörün hüküm sürdüğü, ateist ve materyalist akımların hakimiyeti altındaki bir üniversitede dindar bir insanın istediği şekilde fikrini anlatması ve inançlarını savunması şüphesiz son derece zordu. O yıllarda Türkiye'de pek çok genç insan, ideolojik gerilimler yüzünden acımasızca katledilmekteydi. Bu şartlar altında Sayın Adnan Oktar, Allah'ın varlığını, birliğini ve Kuran'ın doğruluğunu açıkça tebliğ ediyordu. Hiç kimsenin inançlarını açıklamaya dahi cesaret edemediği bir okulda, karşılaştığı tepkiler ve tehditlerden asla yılmadan, düzenli olarak Molla Camii'ne giderek namaz kılmaya devam ediyordu.
MİMAR SİNAN ÜNİVERSİTESİ'NDE DİN AHLAKININ YAYILMAYA BAŞLAMASI
Sayın Adnan Oktar Mimar Sinan Üniversitesi'nde İslam ahlakını anlatmaya başladığında yalnızdı. Üç yıldan fazla bir süre görüşlerini destekleyen kimse olmadı. Ancak bu durum onun kararlılığını değiştirmedi. Tek dostunun Allah olduğunu biliyor ve tüm bunları sadece Allah'ın rızasını kazanmak için yapıyordu.
Tüm zamanını, enerjisini ve imkanlarını sadece tek bir amaca vakfetti: Allah'ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanabilmek ve din ahlakını tüm insanlığa anlatmak...
1982 yılında, ilk kez, yine Mimar Sinan Üniversitesi'nde okuyan birkaç genç, Sayın Adnan Oktar'ı fikri mücadelesinde onun yanında yer almaya karar verdiler. Aradan aylar, yıllar geçtikçe, bu fikirleri benimseyen gençlerin sayısı arttı. Adnan Oktar'ın bu gençlerle yaptığı sohbetlerin konuları arasında vatan ve millet sevgisi, büyük önder Atatürk'ün izinde yürümenin önemi, yaratılışın delilleri, Peygamber Efendimiz (sav)'in örnek ahlakı, Kuran'da Rabbimiz'in bildirdiği ahlaki değerler ve materyalizmin, ateizmin ve Darwinizm'in geçersizliği yer alıyordu. Bu dönemde ve bundan sonraki hayatı boyunca da Sayın Adnan Oktar pek çok insanın iman etmesine ve din ahlakına uygun yaşamasına vesile oldu.
ve daha çok şimdi hepsini buraya yazarsam olmaz eğer isterseniz yazarım tabi ama bence bunlar yeter sanırım. Umarım düşüncenizi değiştirir bunlar .
S A Y G I L A R I M L A
|
Mimar Sinan cidden ilginç bir yerdir; burası bir dönem İslamcıların ciddi bir baskı kurduğu bir okul olmuştur.
Son olarak Harun Yahya'nın çarpıtmalarından bazılarına bilimsel cevaplar gösterelim:
Harun Yahya Çarpıtmaları 1,2,3,4 Harun Yahya’nın Çarpıtmaları | Evrim Teorisi Sitesi

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:05 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|