anarşistim; çünkü
Ben her hangi birilerinden Nifak; Anarşistim.
Çünkü;
Anarşizm; sadece ona, tarihin ve benim kattığım anlamlar ile bile ”İyi”nin yolunda, kelle koltukta, –kelimenin her manası ile- savaşın en kişilikli ismidir.
Anarşizm;yine –en azından- aynı sebepler ile ontoloji,ideoloji ve felsefenin hemen her boyutunda gördüğüm en be en anlamlı,nitel ve nicel,ironik ve lirik ve tüm bunlar ve daha fazlası ile tamamı ile eko-sistematik, olumlu gerçekliktir.
Anarşizm; Aşktır, bu değer ile palazlanan nefrettir.
İstektir; her hangi bir şey istemediğini bilerek… Ne istediğini bilerek…
Yaşamın herhangi bir alanında böyledir. Herhangi bir isimle,herhangi bir hareket ile böyledir.
Tüm yalanları görmek ve her ne pahasına olursa olsun göstermektir. Bilmek ve bildirmektir. Dingin bir olgunluğun okuludur. Her kez ve her şey içindir. Temel yasaya; Sevgi ve saygı yasasına sonuna dek sahiptir, koruyucusudur. Tamahkar değil mutmaindir. Şiirseldir…
Ben anarşistim; tüm bu yüksek değerlerin öğrencisiyim, uzlaşmacı değil mukavemetçiyim. Bugün ya da yarın, kendimle ya da diğerleriyle birlikte…
Ben bu değerlere olan sonsuz sadakatim ile sadece somut sistemin aleyhtarı değilim; gölgesi ile birlikte tüm cenahlarına düşmanım.
Sistem hiçbir şeyi uzaktan kumanda etmez. Bizzat içe sızar ve her türlü maske ile kendini dayatır. Ben “küçük burjuvazi”den bu –sosyal- hastalık halini anlarım. Bu öyle bir haldir ki, az ya da çok hepimize bulaşmıştır. Kimse bir isim ya da durum sayesinde bu vartayı atlatmış değildir. Hiç bir öğreti de bu halden kurtuluşu vaat etme yetkinliğine sahip değildir. Hulasa; sonuç, kişinin kendi iç mücadelesinin sonucudur. Hatta daha doğrusu (en doğrusu), bu tamamı ile kişinin kendi mayasıyla ilintili bir tercihidir. ”Tarafsızlar” dahil, her kez bir taraf seçer.
Benim tarafım, şüphesiz; her türden (küçük ya da büyük, genel ya da anlık) faşist öğe ile kanlı-bıçaklı olan mert insanların yanıdır. Sistem, ”sokaktan geçen her hangi bir insan” öğesi dahil tüm birimleri ile kesinkes suçludur. Ben, bu suçluya taşı atarım; günahsız olduğum için değil, -günahlarım ile birlikte- bunu hak ettiğim için. Onu yıkmak ve layığını inşa etmek için yaptığım her türlü eylemi, öyle ya da böyle, meşru görüyorum.
|