Facebook gündelik hayatta olduğundan tamamen farklı davranan, kafasının içi bomboş, okumaktan aciz ve duyarsız insanların kulak dolma bilgilerle ‘bilinçli ve ülkesini çok seven’ insan imajını zihinlerde yaratmak amacıyla her önüne gelen videoyu paylaştığı kolpa olarak nitelendirdiğim bir sosyalliktir. Bir çeşit egosal tatmin için başvurdukları sanal mesire yeride diyebiliriz.
Amacı olarak ortaya atılan ‘ilkokul arkadaşlarımı buldum, ne kadar güzel’ düşüncesi bana hiç samimi ve içten gelmiyor. Daha önce düşünmediğin, hatrına bile gelmeyen birisini orada bulup da sevinmek çok saçma. Gerçekten o derece mutlu etseydi bu gelişme insanı, ilkokul arkadaşını bulma isteği ile yanıp tutuşsaydı zaten kaybetmezdi. Hadi biz kaybetmiş varsayalım, birlikteliği biraz daha çaba harcayarak facebook olmadan da sağlayabilirdi bence.
Dolayısıyla facebook account edinmenin bir arkadaşını bulmakla, merak etmekle uzaktan yakından alakası olduğuna inanmıyorum. Sosyal bir virüs gibi yayılıyor her yerde, hatta insanlar kendilerini bu oluşuma katılmak zorunda olduğu hissiyatına bile kapılabilir sürü psikolojisi ile. Temelde görmenin değil göstermenin, izlemenin değil gözetlenmenin amaç olduğu ve alttan alta sosyal yönden teşhir olma duygusunun sonucu insanları cezbettiğine, kendine çektiğine inanıyorum. Oraya hangi zihniyetle resim atılır, hayatın tüm çıplaklığı ile gözler önünde olmasının kime ne getirisi olabilir, bunun neresi doğru ve güzel. Olukça enteresan bir durum doğrusu.
