Türkiye'de kadın hakları Osmanlı Devleti'nde 1843 yılında ebelik eğitimiyle başladı ve daha sonra 1847 yılında eşit miras hakkı ve 1856 yılında kadın kölelerin alınıp satılmasının yasaklanmasıyla devam etti.
Türkiye Cumhuriyetinde ise 1924'te eşit eğitim hakkı tanındı. 1930'da belediye meclisinde, 1934'te mecliste seçme ve seçilme hakkının tanınmasıyla siyasal haklar da verilmiş oldu. 1935 yılında 17 kadın milletvekili meclise girdi. 1936'da kadınların çalışma hayatına düzenlemeler getirildi. 1930'da doğum izni verildi. Bu süreç içerisinde kadınlara sosyal, kültürel, siyasal alanlarda tanınan haklarla kadın-erkek eşitliği büyük ölçüde sağlanmış oldu. Günümüze kadar yapılan değişikliklerle de kadın-erkek eşitliği pekiştirildi ve eksikleri tamamlandı.
Sorun yasalardan ziyade insanların zihinlerinde. Yüzyıllarca erkek egemenliğinde geçen Osmanlı'dan sonra toplumun ataerkil toplumdan çağdaş topluma geçiş süreci sancılı oluyor.
Günümüzde doğuda şiddete maruz kalan kadınlar için birçok çalışma yapılıyor ayrıca kız çocuklarının okuması, okuma-yazma bilmeyen kadınlara okuma-yazma öğretilmesi ve kadınlara şiddet uygulayanlara ağır cezalar verilmesi gibi. Fakat bu kronik sorunu kökten çözmek için daha çok zamana ve eğitime ihtiyaç olduğu açık.
If you'd like to learn more about woman rights and sexual revolution in Turkey, i suggest you to read this page:
Türkiye'de kadın hakları - Vikipedi
Finally, despite you've said that you can understand turkish texts, i'd like to offer a turkish to english translation if there're phrases you couldn't understand.

"Moda o kadar çirkin bir şeydir ki, altı ayda bir değiştirmek zorunda kalırlar."
"Bu dünyada sadece iki çeşit felaket vardır, biri amacına ulaşamamak, diğeri ise ulaşmak."
Oscar Wilde