Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü


Aşklar da ayakkabılar gibidir...

Serbest Kürsü içerisinde Aşklar da ayakkabılar gibidir... konusu: Asklar da ayakkabilar gibidir... Bazilari çamur yagmur, toz toprak kar buz gibi her türlü "kötü hava" kosullarina dayaniklidir.Bazilari ise ummadiginiz kadar kisa zamanda çabucak "yamulur" ilk yagmurlu havada "alti açilir" ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 21-08-2008, 14:00
dramcatcher - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2008
Yaş: 22
Mesajlar: 11
Question Aşklar da ayakkabılar gibidir...

Asklar da ayakkabilar gibidir...

Bazilari çamur yagmur, toz toprak kar buz gibi her türlü "kötü hava" kosullarina dayaniklidir.Bazilari ise ummadiginiz kadar kisa zamanda çabucak "yamulur" ilk yagmurlu havada "alti açilir" veya güzel havalarda bile "iki günde bozulup" gider.

Asklari da ayakkabilar kadar "itinayla" seçmezseniz, tipki ayaginizda oldugu gibi yüreginizde NASIR olusabilir.

Dar gelen bir ayakkabiyi sadece tarzini begendiginiz için "zamanla açilir" diyen saticiya inanarak alirsaniz, zaman içinde ayak kemiklerinizde "deformasyon" baslar.

Ruhunuzu daraltan bir ask içinde yalnizca fiziksel begeniye kapilip "zamanla düzelir" diyenlere kanarsaniz, yine zamanla içinizdeki olumlu duygularin "çarpildigini" görebilirsiniz.

Asik olabileceginiz insan türü, tipki ayakkabilar kadar degisik stillerde, farkli kalitelerde ve sayisiz "renktedir".... Aski bir çesit serüven olarak "spor" gibi yasayanlar, aynen "spor ayakkabi" gibi dikkat çekici ve rahat kisileri bulurlar.

Tersine askta tutucu ve istikrarli olmayi benimseyenler "klasik ayakkabi" gibi muhafazakar çizgiler tasiyanlara tutulurlar.

Dekolte ayakkabilar gibi sadece cinsellik ve eglence zevkleriyle ateslenen asklar vardir.

"Bez" ayakkabilar gibi kisa ömürlü "tatil asklari" ise hemen herkesin kisisel tarihinde mevcuttur.

"Marka" ayakkabi alir gibi, sevgilinin kariyerine ve maddi durumuna "tutulan" asiklar görürsünüz.

Kati plastikten "yagmur çizmesi" edinir gibi mantik süzgecinden geçirip "ise yarar" biçimde yasamak isteyenleri de bilirsiniz.

Ayrica ne tuhaf ki, psikolojik testlerde "zaafi"olup evine sayisiz çesitte ayakkabilar yigan insanlarin ayni zamanda "degisik" türde asklara da zaafi oldugu söylenir.
Evet ask "ayakkabidir".

Aynen ayakkabiniza bakim yapmayip "hor" kullandigniz zaman kolayca eskittiginiz gibi, askiniza da dikkatli davranmayip özen göstermediginiz zaman kisa sürede "eskitirsiniz".

Ve nasil ki "delik" bir ayakkabiyi tamir ettirdiginizde yalnizca "bir miktar" ömrünü uzatmis olursaniz; "delik" bir aski onarmaya kalkistiginizda da "asla eskisi gibi olmayacaktir"!
[alıntıdır ''Can YÜCEL'']

doğruluk payı var ama ...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 22-08-2008, 01:41
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
Bunu okuduğunda kafa sallayan, katılan ne çok olgun (ya da bilge, ne bileyim?) taklidi vardır kimbilir... (E, kimbilir tabi; mesela ben de onlardan biriyim çok muhtemelen...) Ne güzel yazmış şaiiirr! der, sonra da geçer gider, unutur... Olay gelip dayandığında "o başka" der, "amaaa..." der...

Ve geçişli işteş fiillerden yaratır, yakın dostum ve de edebiyat hocamın, yine yakın bir zamanda, aslında olmadığını ve olamayacağını teyid ettiği o ucubeliklerden...

Evet, güzel yazmış şimdi şair allah için...

Altına imza atmak yetmiyor ama. Fiili taşımak lazım...

Babayiğit miyiz biz peki o kadar??

Bilmem...? Herkes kendisine yapmalı bunun itirafını sanırım...


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 22-08-2008, 13:15
Erdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 31-12-2007
Mesajlar: 210
Şimdi yazdıklarım Can YÜCEL üstadın tesbitleri üzerine veya bu yazılardan esinlenerek ortaya çıkan düşünceler değildir. Her ne kadar paragraf paragraf bir şeyler anlaşılıyorsa da, yazının bütünüden değerlendirebileceğim bir sonuç çıkaramadım. Kimi insanları anlayabilmek için onların derdi ile dertlenmiş olmak gerek.

Ben bu"Aşk-meşk" işlerinin anlık olduğunu, "Cins-i lâtif" in bu husus da daha dürüst ve "Saf" ça (Aptal değil) yaklaşım sergilediklerini düşünüyorum. Sahip olduğumuz kültüre göre bir genç kız bir erkeğe güvenip aşık olduğunda, evlendiğinde ona en değerli kabul edilen hazinesini sunar. Yani bekâretini...

Ancak işler ters gidip de ayrılık veya boşanma olduğunda erkek hiç birşey olmamış, yaşanmamış veya bir insanın hayatını karartmamış gibi umursamaz bir tavır ile kaldığı yerden yaşantısına devam eder. Ama kadın için, içinde bulunduğumuz şartlarda eskisine nisbetle zor bir hayat başlar. Maalesef erkekler olarak bizim aklımızın önemli bir bölümü uçkurumuzdadır. Aslında böyle olması yanlış değil. Cinsellik, erkek ve kadın hayatında önemli bir yere sahiptir. Bura da önemli olan bu isteğin tâbir caizse "Zapt-u rapt" altına alınabilmesi, yani insana yakışacak biçimde kontollü kullanılmasıdır ki, bizler her gördüğü güzel karşısında mayışıp aklı donuna düşen bireyler olmuşuz.

Anlatırlar ki, ulu Zeus adamın birine gazaplanmış. Ona büyükçe bir taşı, Olimpos dağının tepesine çıkarma cezası vermiş. Adamcağız uğraşa didine bu taşı tam bir gün içinde dağın tepsine çıkarıyor, tam "Başardım" deyip dinleneceği zaman taş Zeus'un tekmesi ile yeniden aşağıya iniyormuş. Eski Yunan mitine göre o adam hâlâ her gün taşı yukarı çıkarıyor, Zeus da sallıyor tekmeyi.

Bizim kültürümüzde yetişmiş, ayıp/günah gibi kavramlarla cinselliği bastırlmış kimi insanlar, -hattâ bastırmak şöyle dursun normal cinsel istekler bilgi ve meşru yollardan tatmin edilmedikçe- "Terbiyeli" gibi görünen riyakâr tavırlar sergiliyor, süreç içerisinde karakterlerine işlenen sapık davranışları da gizleme gayreti gösteriyorlar. İçlerinde bu durumlarının farkında olan, sapık davranışların kişiliğinde yer bulmasına müsaade etmek istemeyen, kendisini kurtarmak için büyük çaba sarfedenleri de var. Ancak, caddede, sokakta ne zaman çok alımlı/bakımlı/güzel bir bayan görseler, Zeus'un tekmesini yemiş gibi mayışıyor, "tehlike" (!) geçip aklını başına devşirdiğinde, yeni baştan bir oto kontrol için uğraşıyorlar.

Ben gerçek aşkı İngilter kralı VIII. Edwar'da gördüm. Adam, sevdiği kadınla evlenmek için krallıktan ferâgat etti, tâcı/tahtı terk etti.

Var mı günümüzde böyle bir babayiğit ?

Gerisi hikâye.!


İnsanı parantez içine alarak gelişen her sistem, çökmeye mahkûmdur.

Konu Erdoğan tarafından (22-08-2008 Saat 13:43 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 16-10-2008, 22:20
kabrero - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evvel-ahir arıza
 
Üyelik Tarihi: 13-08-2008
Mesajlar: 61
“denizde yüzen bi gemi var
ve gemi olabildiğince yüklü
ama benim duyduğum sevgi kadar değil
bu sevgiyle batar mıyım bilmiyorum

su çok geniş
karşıya geçemiyorum
ve uçmamı sağlayacak kanatlarım da yok
iki kişiyi taşıyabilecek bi tekne verin
bu tekne aşkımla beni götürsün

aşk nezakettir
aşk iyiliktir
çiçekler ilk açtığında güzeldir
ama aşklar da eskir
ve balmumu soğur
sabah çiği gibi kaybolur gider”

alıntı:Jassy James Yön: Andrew Dominik
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 15-07-2009, 02:07
shit hole - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
mawi anarchy
 
Üyelik Tarihi: 29-06-2009
Nerden: kanalizasyon
Mesajlar: 137
kronik şizofrenim galiba
ayakkabımı kendim yırttım eskidi
yağmur yağdı
kar düştü
güneş doğdu ve
takıntımdı
o ayakkabı
artık ayakkabı deildi benim
için
lanet
boktan
giyinmem gereken
ne kadar kullanırsam kullanıyım
eskitsemde
gözümde
hep aynı
yeniliği
olan
ayakkabıydı...


I hATe PeoPlE anD tHE WOrlD!!!!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 18-07-2009, 17:18
Sunasu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 07-05-2009
Mesajlar: 349
Aşk biter, çünkü idealize eder, bu da ilüzyondan başka birşey değildir.
Hayallerin etkisi altında aşık oluruz; zaman aşkın düşmanıdır, çünkü gerçekliği günışığına çıkarır ve ilüzyonun geçmesine neden olur.
Bu nedenle aşk ya tutkusuz, çıplak bir saygıya ya da acı bir hayal kırıklığına dönüşür.
Ya da biz ya karşımızdaki sadakat kayığını kayalıklara çarpıp parçalar.


Ben def ettikçe alçak virüsler ürüyor. Ben doğrumu deştikçe onlar komikmiş gibi gülüyor. Bilmiyorlar aslında onlar karşımda yavaşça ölüyor....
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
ayakkabılar, aşklar, gibidir...


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Devlete Karşı Toplum kaos Anarşizm 0 10-08-2008 20:37
Milliyetçiliğin Bitmeyen Çekiciliği kaos Güncel Mevzular 0 06-08-2008 13:50
Doris Lessing 'den 'Pek Sevimli Olmayan Bir Hikaye kaos Edebi Mevzular 0 13-07-2008 13:00
Kısa Oyun... gulfiros Tiyatro Dünyası 0 11-07-2008 03:00
Siborg Manifestosu kurtulush Köşe Yazıları 2 06-07-2008 22:11


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:44 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info