|
|
totaliter sosyalizmSerbest Kürsü içerisinde totaliter sosyalizm konusu: Dönüp dolaşıp aynı yere geleceğiz belli ki... Sen bir mayısta işçi sınıfıyla alanlarda mıydın kardeşim? Yaşatılan vahşeti gözlerinle gördün mü? Ben o alanlarda işçi sınıfıyla saf tutan anarşistleri gördüm ama. ...

10-05-2009, 22:32
|
 |
Dispossessed
|
|
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
|
|
|
Dönüp dolaşıp aynı yere geleceğiz belli ki... Sen bir mayısta işçi sınıfıyla alanlarda mıydın kardeşim? Yaşatılan vahşeti gözlerinle gördün mü? Ben o alanlarda işçi sınıfıyla saf tutan anarşistleri gördüm ama. Ne yani, senin onca çabaya, bedele ve emeğe hiçbir şey yapmadan sahip çıkmana kafa mı sallayalım ?
Peki senin O LİBERALLİĞİNİ neremize sokacağız affedersin?
(albatros'tan alıntıdır)
Neyi nerene ne istiyorsan yap, o senin tercihin. Tartışmayı ne boyutlara çektin be kardeşim, kişisel saldırıda bulunmadan tartışmaktan aciz miyiz bu kadar? Sen beni tanıyormusun ki ne zaman nerde ne yaptığımdan, düşüncelerim adına nelerden fedakarlık ettiğimden haberdarmısın ki bu şekilde atıp tutabiliyorsun şahsıma karşı, burada fikirleri tartışıyoruz, bulandırmaya gerek yok.
Sosyalizmi teorik/pratik düzeyde tartışıp ortak bir zemin/payda arayışına girilmesi çabasını sonuna kadar destekliyeceğim ki Marks'ın da beklentisinin bu yönde olduğunu düşünüyorum; ancak, her modelin mutlaka ve mutlaka gerçek orjinalinin yani pratiğin birebir aynısı olmıyacağını da artık anlamanızın zamanı gelmiştir. (albatros'tan alıntıdır)
Arkadaşlar burada eleştirilen "totaliter" sosyalizmdir, yalnızca otorite değil.
Bu başlangıcın amacı da tartışmanın ortak payda bulma amacından uzaklaştığını düşünmemdir, toplumsal anarşiyi çıkar yol gören hiçkimsenin daha sosyal, daha özgür, daha insani bir yaşam sağlayan bir sisteme şu an yaşananları tercih edeceğini sanmıyorm ancak, ola ki "hasbel kader" sosyalistler iktidarı ele geçirdi, ne yapacağız yani eninde sonunda seve seve iktidarı ellerinden bırakacaklarına inanıp tahakkümcü bir sistemi mi destekleyeceğiz,
İnsan doğası %100 saf ve iyi midir? Buna emin misin? Psikologlar dahi böyle bir genelleme yapamazken tarihsel süreçleri incelediğimizde karşımıza kapitalizm çıkmış mı? (albatros'tan alıntıdır)
Peki bu insan doğasından mı bekleyeceğiz iktidar sahiplerinin tahakkümü ortadan kaldırıp otonomiye geçiş için halkların bireyleşmesini desteklemelerini?
Yazında bir nokta var -sonuna kadar destekliyeceğim ki Marks'ın beklentisinin bu yönde olduğunu düşünüyorum- diyorsun ayrıştığımız temel nokta da budur bnce, bn marksın yada başka bir liderin beklentilerini hiç umursamıyorum ne kollektivizm dindir nede marks peygamber, ki saptırılmış yazılı tarihten çok daha uzun bir süreç olan ilkel kominal dönemden beri insanlığın sahip olduğu kollektivizmi kişilere mal etmektir sovyet ve çin devrimlerini asıl sekteye uğratan da, latin amerikadaki sosyalizm örnekleri de bundan kurtulabildiği ve yerel halkın özgürlüklerine alan bıraktığı ölçüde başarılıdır, chavez venezüellada tüm baskılara rağmen kişisel kullanım amaçlı koka ekimini serbest bırakmıştır, önceki sosyalist iktidarlarda bu tip maddelere nasıl yaklaşıldığı malumdur.
Sen iktidarı devirip ne yapacağını bilmez halde ''kutsal ittfaklar''a girersen birileri -bunlar komünist olur,kapitalist olur- de o iktidarı senden alır. Belki de tarihteki ilk başarılı anarşist kalkışma gerçekleşti ve iktidar tasfiye edildiğinde bir yol haritası yoktu. Şayet o anarşist önderliğindeki isyanın başarısı sürseydi, anarşistler iktidar olacaktı Çelişkili bir durum; ancak, en azından bir süre, iktidar mekanizmaları ve kurumlar devam edecekti; zira, karşı devrim her zaman bir seçenektir. (albatros'tan alıntıdır)
Bu tarihi daha iyi incelemen gerektiğini tekrarlıyorm, yanlış bilgilerle yorum yapıyorsun, bir yol haritası da vardı alt yapı da üst yapıda. Gerçek anlamda katılımcı demokasinin tek örneği yaşanıyordu, yaşanacaktı ve bu savaşarak ele geçirilmişti "öyle haspel kader değil" taki cephede birlikte çarpıştıkları insanlar tarafından sırtlarından vurulana dek. Kaybedilen nokta emperyal güçlerle o ittifaklara girilmemesiydi asıl, girenlerin de sonu malum.
En berbat örnekleri o dönemin tarihsel konjonktüründen soyutlayarak cımbızlamayı bırakın artık. Önümüze somut projeleriniz koyun, somut yöntemlerinizi, somut mücadele araçlarınızı görmek istiyorum... (albatrostan alınıtıdır)
Olguları tarihsel konjonktürden soyutlamanın tarihi saptırmak ve çarpıtmak olduğunu söylemiştim önceki yazımda da, ama türkiye dahil ortadoğudaki tüm iktidarların topu jeopolitik konuma atması gibi bizde konjonktür böyleydi bu yüzden milyonlarca insan öldü, aç kaldı hapislerde yaptı napalm mı diyeceğiz yani? Somut örnekleri istiyorsan proudhon, kropotkin vs oku, gerek süreç gerekse gündelik yaşam hakkında pek çok tez var öne sürülen hangi birinden bahsedelim burada, birde savunduklarına bak başarısızda olsa, kıyımlara da yol açsa, özgürlük derken tarihte görülmemiş diktalara zemin de hazırlasa yöntem yöntemdir mi diyeceğiz, insanlıktan çıkıp silah haline gelmiş, kişiliklerini kaybetmiş günümüz militanlarının varlığını yadsıyacakmıyız yani senin bakış açına göre, anarşizme bakış açınızı alaycı ve saldırgan tavırlarınızdan arındırmadığınız ve tartışmaları kişisel boyutlara, bnm fedakarlığım senin fedakarlığından üstün noktasına getirdiğiniz sürece ortak bir payda bulmamız imkansız...
|

10-05-2009, 23:34
|
 |
Rütbesiz anarşik
|
|
Üyelik Tarihi: 02-06-2008
Nerden: heryerland
Yaş: 20
Mesajlar: 472
|
|
Sn Albatross belirttiğim ifadeler için belge, isteğin üzerine :misal Ukrayna kıtlığına tanık olan Henry Chamberlain in-Rusya Muamması ve diğer kitaplarından öğrenebilirsin ya da BM ve Uluslararası Çalışma Bürosu tarafından yayınlanmış -zorla çalıştırılan işçi konusunda Ad Hoc Komite raporu da vardır.Tatmin olmazsan diğer belge niteliği taşıyan şeyleri de belirtirim.Ve şu belirttiğin nokta: Sosyalizm sovyet bürokrasisinden mi ibarettir yahut sovyet büroksasisi sosyalizm midir?Burada haklısın ama belli başlı bir uygulamadan konuşuyoruz.Sosyalizmin,komünizmin,Marksın düşüncelerinin v.s şeylerin iyi olup olmaması değil,uygulamaya geçilince olan olayları konuşuyoruz.Komünizmin başka uyarlamalarını da konuşabilirdik lakin büyük bir güç elde etmiş olan sovyetleri somut verilere dayandırarak konuşuyoruz.
Doğu bloku ülkelerinde asıl sefalet sosyalizm yıkıldıktan sonra yaşanmıştır. Yüzbinlerce kadın mafyanın, uluslar arası çetelerin pençesine düşmüştür. Sovyetler yıkıldıktan sonra Tek Kutuplu dünyada kapitalizm yaygınlaşmış ve sömürü daha da derinleşmiştir. Bugün kapitalizmin beşiği olan ve refah düzeyinin en fazla olduğu ingiltere de dahi yüzbinlerce çocuk işçi vardır.
Sovyetlerde ,çalışma kamplarını sorumluluğu altında toplayan şube GULAG,avrupanın en büyük imparatorluğunu idare etmiştir.Emrinde çalıştırdığı esir işçilerin sayısı üç milyon veya daha fazla tahmin edilmeltedir.(belge isteğin üzerine:Anatole Shub-Sovyet Peklerinde İşçi-)Demem o ki sovyetler zamanında da durum pek değişmiyordu.
Ve Yuruyusten yaptığın alıntıya gelince...Dumanı gözüne kaçırarak tütün çekmişe benziyor muyum?Bu yazdıkların bir ara yapmış olduğum "kapitalizm" adlı kolajımı hatırlattı. Kapitalizm on Vimeo istersen izleyebilirsin ,bunu içimden geldiği için yaptım altında başka bir şey aramanı istemem(: Ve son olarak "şiddet" karşıtlığımı yanlış değerlendiriyorsun ya da anlamak istediğin gibi anladın.Ben sadece "anarşizm"deki şiddet anlayışı ile "komünizm" deki şiddet anlayışının farklı olduğunu söyledim.Savunmadaki şiddet anlayışını yersiz bulduğumu dile getirmedim.şunu da söylemem gerekiyor konuyu çok fazla dağıtıyorsun .Ben o saydığın insanların yerinde olamayabilirim ama ben benim.Ya da 1MAYIS'ta taksimde olup olmamamız önemli değil.Herkes kendince ,kendi düşüncesi doğrultusunda,ideolojileri doğrultusunda birşeyler yapıyordur.Bizim burada eylemlerde polislerden yediğimiz dayakları ya da işsizlik eyleminde bir çok sendikayla beraber olduğumuzu dile getirmemiz mi gerekiyor?Ya da bundaki lüzum nedir,ya da sürekli senin "1mayısta,orda mıydınız?" demenin mantığı ne?Anket açabilirsin mesela bu konuda " 1 Mayısta Taksimde miydiniz,sokak aralarında kara bayrak altında mıydınız?" falan diye daha uygun olur sanırsam.Neyse ukalalık yapmak istemedim,istemem de dile getirmek zorundaydım,çünkü can sıkıcı.Esen kal Albatross!
Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak ...
Konu lo-fi tarafından (10-05-2009 Saat 23:35 ) değiştirilmiştir..
Sebep: uygunsuz ifadelerin çıkması:)
|

11-05-2009, 13:32
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
|
|
Alıntı:
|
Neyi nerene ne istiyorsan yap, o senin tercihin. Tartışmayı ne boyutlara çektin be kardeşim, kişisel saldırıda bulunmadan tartışmaktan aciz miyiz bu kadar? Sen beni tanıyormusun ki ne zaman nerde ne yaptığımdan, düşüncelerim adına nelerden fedakarlık ettiğimden haberdarmısın ki bu şekilde atıp tutabiliyorsun şahsıma karşı, burada fikirleri tartışıyoruz, bulandırmaya gerek yok.
|
Senin şahsınla ilgilenen kim? Bu kısımda cidden saçmalamışsın. Bunlara cevap bile vermiyeceğim. Yazdıklarımın bütünlüğü içerisinde söylenmek istenenler gayet açık...
Alıntı:
|
Arkadaşlar burada eleştirilen "totaliter" sosyalizmdir, yalnızca otorite değil.
|
Güncele ilişkin tonlarca sorun, kapitalizmin yarattığı onca tahribat ve gündemi meşgul eden yakıcı gelişmeleri bir yana bırakıp bunu bulduk tartışacak?
Alıntı:
|
Bu başlangıcın amacı da tartışmanın ortak payda bulma amacından uzaklaştığını düşünmemdir, toplumsal anarşiyi çıkar yol gören hiçkimsenin daha sosyal, daha özgür, daha insani bir yaşam sağlayan bir sisteme şu an yaşananları tercih edeceğini sanmıyorm ancak, ola ki "hasbel kader" sosyalistler iktidarı ele geçirdi, ne yapacağız yani eninde sonunda seve seve iktidarı ellerinden bırakacaklarına inanıp tahakkümcü bir sistemi mi destekleyeceğiz,
|
Daha önce de sordum şimdi de soruyorum: Sizin somut öneriniz ve somut projeniz nedir? Bu projelere ulaşmak için kullanacağınız mücadele araçları ve yöntemler nelerdir?
Alıntı:
|
Peki bu insan doğasından mı bekleyeceğiz iktidar sahiplerinin tahakkümü ortadan kaldırıp otonomiye geçiş için halkların bireyleşmesini desteklemelerini?
|
Senin yöntemin ne? Hep bizler konuştuk, eğrisiyle doğrusuyla mücadele verdik, kazandık, kaybettik vs vs. Buyrun siz anlatın, somut hedefler gösterin bu halka? Günde 15 saat sigortasız haksız, güvencesiz çalışan insanlara siz yol gösterin? Ama lütfen somut olsun?
Alıntı:
|
Yazında bir nokta var -sonuna kadar destekliyeceğim ki Marks'ın beklentisinin bu yönde olduğunu düşünüyorum- diyorsun ayrıştığımız temel nokta da budur bnce, bn marksın yada başka bir liderin beklentilerini hiç umursamıyorum ne kollektivizm dindir nede marks peygamber, ki saptırılmış yazılı tarihten çok daha uzun bir süreç olan ilkel kominal dönemden beri insanlığın sahip olduğu kollektivizmi kişilere mal etmektir sovyet ve çin devrimlerini asıl sekteye uğratan da, latin amerikadaki sosyalizm örnekleri de bundan kurtulabildiği ve yerel halkın özgürlüklerine alan bıraktığı ölçüde başarılıdır, chavez venezüellada tüm baskılara rağmen kişisel kullanım amaçlı koka ekimini serbest bırakmıştır, önceki sosyalist iktidarlarda bu tip maddelere nasıl yaklaşıldığı malumdur.
|
Benim de zaten ifade ettiğim şey budur; sosyalizm sovyet bürokrasisinden ve çinden ibaret değildir. Küçük üreticilerin desteklenmesi olgusu marksistler içinde de çok yaygın bir tartışma konusudur ki gittikçe hakim görüş olmaya başlamıştır.
İnsanlık aynı ilkel komünal yaşamdan sınıflı toplumlara geçiş yapmıştır. Mardinde 45 kişiyi öldüren, atom bombası atan, otoriteyi reddedip askere gitmeyen yada onca zenginliği ve rahat yaşamı bırakıp kendini kapitalizmle savaşa adayanlar da aynı insanlığın içinden çıkmıştır. Hiçkimse salt iyi yada kötü değildir elbette. Bu bağlamda insanlık tarihinde belirli aşamaları ifade eden birçok düşünürün görüşleri refarans olmakta, insanlık kültürünün birikimini yansıtmaktadır. Marks bir lider değildir bu arada, o sadece bir filozof ve tenkitçidir.
İnsanlık tarihinin bugüne kadar getirdiği olumlu kazanımları ''birey'' adına çöpe mi atalım? Dayanışma kültürü anarşistlere lazım değil mi? Kollektiften kasıt toplumsal mücadelede birlik değilse nedir sencE?
Alıntı:
|
Bu tarihi daha iyi incelemen gerektiğini tekrarlıyorm, yanlış bilgilerle yorum yapıyorsun, bir yol haritası da vardı alt yapı da üst yapıda. Gerçek anlamda katılımcı demokasinin tek örneği yaşanıyordu, yaşanacaktı ve bu savaşarak ele geçirilmişti "öyle haspel kader değil" taki cephede birlikte çarpıştıkları insanlar tarafından sırtlarından vurulana dek. Kaybedilen nokta emperyal güçlerle o ittifaklara girilmemesiydi asıl, girenlerin de sonu malum.
|
Kaynak?
Alıntı:
|
Olguları tarihsel konjonktürden soyutlamanın tarihi saptırmak ve çarpıtmak olduğunu söylemiştim önceki yazımda da, ama türkiye dahil ortadoğudaki tüm iktidarların topu jeopolitik konuma atması gibi bizde konjonktür böyleydi bu yüzden milyonlarca insan öldü, aç kaldı hapislerde yaptı napalm mı diyeceğiz yani?
|
Şimdi insanlar aç değil mi? Sovyetlerin yıkılmasından sonra daha mı iyi oldu tek kutuplu bu düzende insanlık? Hala aynı noktayageliyoruz, sosyalizm sovyetlerden ibaret mi?
Kaldı ki bizim konumuz sosyalist ülkeler? Bu konuda seçeceğin örnek sosyalist olmayan ülkelerden olamaz. Kapitalizmin yarattığı vahşeti somut örnekleriyle hergün anlatıyoruz zaten.
Alıntı:
|
Somut örnekleri istiyorsan proudhon, kropotkin vs oku
|
Marks'tan bana ne diyen adam bana şahıs ismi mi veriyor? Senin söyleyebileceklerin yok mu? Konuyu proudhon mu açtı burada ki ben ona sorayım?
,
Alıntı:
|
gerek süreç gerekse gündelik yaşam hakkında pek çok tez var öne sürülen hangi birinden bahsedelim burada,
|
Konuyu açan sen olduğuna göre inandığın modelin somut projelerini getirecek olan da sensin...
Alıntı:
|
birde savunduklarına bak başarısızda olsa, kıyımlara da yol açsa, özgürlük derken tarihte görülmemiş diktalara zemin de hazırlasa yöntem yöntemdir mi diyeceğiz
|
,
Ben böyle mi dedim?
Alıntı:
|
insanlıktan çıkıp silah haline gelmiş, kişiliklerini kaybetmiş günümüz militanlarının varlığını yadsıyacakmıyız yani senin bakış açına göre, anarşizme bakış açınızı alaycı ve saldırgan tavırlarınızdan arındırmadığınız ve tartışmaları kişisel boyutlara, bnm fedakarlığım senin fedakarlığından üstün noktasına getirdiğiniz sürece ortak bir payda bulmamız imkansız...
|
Toplumsal mücadelenin bilfiil içine gireceksiniz önce. Şayet aynı yolun yolcusuysak ve düşman ortaksa ya ortak bir proje hazırlayacağız yada kafanıza göre takılacaksınız. Kapitalizmin yarattığı örgütlü şiddet ve vahşet ortamında buna karşı kullanılan şiddet meşru müdafanın kendisidir. Burada yöntemler değişebilir, sen daha farklı mücadele araçlarını kullanmak isteyebilirsin ki her dönemin, bölgenin ve ortamın mücadelesini yönlendiren şey senin kazandığın mevzilerdir. Kürt sorununda en somut olarak yaşadık bunu.
Lütfen artık somut önermelerle gelin. Derdiniz kapitalizm ve militarizmse onu konuşalım; bunlarla derdiniz yoksa söylediğin hiçbir şeyin kıymeti yoktur gözümde zaten. Neoliberalizmin yeni dalga saldırıları varken kusura bakma ama totaliter sosyalizmi tartışmak çok da manalı gelmiyor. Eğitim hakkı, sağlık hakkı, barınma hakkı gibi konularda sömürü derinleşiyor ve bunu yapan totaliter sosyalizm değil ''vahşi kapitalizm''dir.
Devam edeceksen somut önermelerle ve somut yöntem ve mücadele araçlarını görmek istiyorum...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

11-05-2009, 15:50
|
 |
Dispossessed
|
|
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
|
|
|
Şurdamıydın, bunu mu yaptın, onu neremize soksak diyorsun sonra da şahsınla ilgisi yok diyorsun,
Madem konu saçma neden geldin de açtığım konuya yorum yaptın be adam,bulandırdın da bulandırdın konuyu, en baştaki yazıyı bir oku ortaya atılmadan önce, ne istersem tartışırım isteyen ilgilenir tartışırız istemeyen ilgilenmez. Kaynak da kaynak diyorsun, peki senin kaynakların nerede?
Şu an için seninle bir ortak payda bulma umudumuz yok, zira amacın saldırı, bu tartışmanın nereye bağlanacağı da önceki tecrübelerden malum. Bir gün ortak bir payda bulabilmemiz umuduyla, çirkinleşmeden kapatalım konuyu bnce ...
|

11-05-2009, 18:36
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
|
|
Alıntı:
|
Sn Albatross belirttiğim ifadeler için belge, isteğin üzerine :misal Ukrayna kıtlığına tanık olan Henry Chamberlain in-Rusya Muamması ve diğer kitaplarından öğrenebilirsin ya da BM ve Uluslararası Çalışma Bürosu tarafından yayınlanmış -zorla çalıştırılan işçi konusunda Ad Hoc Komite raporu da vardır.Tatmin olmazsan diğer belge niteliği taşıyan şeyleri de belirtirim.Ve şu belirttiğin nokta: Sosyalizm sovyet bürokrasisinden mi ibarettir yahut sovyet büroksasisi sosyalizm midir?Burada haklısın ama belli başlı bir uygulamadan konuşuyoruz.Sosyalizmin,komünizmin,Marksın düşüncelerinin v.s şeylerin iyi olup olmaması değil,uygulamaya geçilince olan olayları konuşuyoruz.Komünizmin başka uyarlamalarını da konuşabilirdik lakin büyük bir güç elde etmiş olan sovyetleri somut verilere dayandırarak konuşuyoruz.
|
Kapitalizmin derinleştiği koşullarda konuşmamız gereken bu mudur? Sana da bunu sormak istiyorum...
İkinci bir olgu her modelin sıkıntıları olduğunu ve pratikte her modelde sorunlar çıktığını söylemiş; sosyalizmin birkaç örnekten ibaret olmadığını da belirtmiştim. Bu noktada, bu konuyu kapitalizmin mevcut koşulları karşısına koyacağımız alternatifler noktasında düşünebiliriz. Eleştiri egemen sistemden başladığı zaman öz eleştiri de kendini dayatacaktır.
Sovyet muhalifi pekçok yazar bir süre sonra kendini kapitalizmin kucağında bulmuştur ki Soljenitsin de bunlardan biridir. Ancak, bir süre sonra O da kapitalist batının ne olduğunu anlamıştır.
John Henry Chamberlain,Kaynaklarından biri bu adam ise, Onun verdiği bilgilerin doğruluğundan şüpheliyim ki adamın doğrum tarihi 1831. Ölüm tarihi ise 1881, yani adam sovyet devrimini dahi görememiş  Bunun dışında aynı soyadı taşıyan birkaç isim daha var, kaynağını doğru yazarsan bakabilirim onlara da...
Alıntı:
Doğu bloku ülkelerinde asıl sefalet sosyalizm yıkıldıktan sonra yaşanmıştır. Yüzbinlerce kadın mafyanın, uluslar arası çetelerin pençesine düşmüştür. Sovyetler yıkıldıktan sonra Tek Kutuplu dünyada kapitalizm yaygınlaşmış ve sömürü daha da derinleşmiştir. Bugün kapitalizmin beşiği olan ve refah düzeyinin en fazla olduğu ingiltere de dahi yüzbinlerce çocuk işçi vardır.
Sovyetlerde ,çalışma kamplarını sorumluluğu altında toplayan şube GULAG,avrupanın en büyük imparatorluğunu idare etmiştir.Emrinde çalıştırdığı esir işçilerin sayısı üç milyon veya daha fazla tahmin edilmeltedir.(belge isteğin üzerine:Anatole Shub-Sovyet Peklerinde İşçi-)
|
Gulag çalışma kampları ile bilgiler anti-komünist propaganda merkezlerinin kurbanı olmuş tartışmalı bilgilerdir. Bu konudaki veriler ve sayıların abartılması bir yana kaynakların birçoğu anti-komünist propaganda merkezlerinden öğütülen abartılı bilgilere dayanmaktadır. Bizzat Gorbaçov döneminde bazı tarihçilere yaptırılan arşiv çalışmalarında hapihane yoğunluğunun en fazla olduğu tarihteki mahkum sayısı 2.7 milyondur. ABD adalet bakanlığının verilerine göre 30 haziran 2007'de ABDdeki mahkum sayısı ise 2.3 milyona yakın ve barış döneminde olduğumuzu hatırlatırım! ABD 750bin kişi günlüğü 40 cent civarında ucuz ücretlerle çalıştırılmakta ve ABD'deki asgari ücret 5 dolar civarında
GULAG Efsanesi ve Gerçekler CANDAN BADEM (Rusya) - Candan Badem ,soL Haber Portalı
Bir şeyi eleştirmek için öncelikle bilgi kaynaklarının güvenilirliğini sorgulayacak ve efsaneler ile gerçekleri ayırt edeceğiz. Anarşistler bu noktada batının anti-komünist propaganda merkezlerinin sözcüsü gibi davranmaktan imtina etmeliler. Aynı BM verilerine göre Hindistan'da ekonomik büyüme ''harika, süper'' vs sıfatlarla anlatılırken bu ülkede neden her sene 16bin çiftçinin intihar ettiği söz konusu bile olmaz.
Alıntı:
Demem o ki sovyetler zamanında da durum pek değişmiyordu.
Ve Yuruyusten yaptığın alıntıya gelince...Dumanı gözüne kaçırarak tütün çekmişe benziyor muyum?Bu yazdıkların bir ara yapmış olduğum "kapitalizm" adlı kolajımı hatırlattı.Kapitalizm on Vimeo istersen izleyebilirsin ,bunu içimden geldiği için yaptım altında başka bir şey aramanı istemem(: Ve son olarak "şiddet" karşıtlığımı yanlış değerlendiriyorsun ya da anlamak istediğin gibi anladın.Ben sadece "anarşizm"deki şiddet anlayışı ile "komünizm" deki şiddet anlayışının farklı olduğunu söyledim.Savunmadaki şiddet anlayışını yersiz bulduğumu dile getirmedim.şunu da söylemem gerekiyor konuyu çok fazla dağıtıyorsun .
|
Konunun dağılması gayet doğal; zira konu çok boyutlu ve fazlasıyla tarihsel çarpıtmalara uğrayan bir mecra. Stalin dünya tarihinin en fazla çarpıtılmış politik figürlerinden biridir sanırım. Maalesef bu konudaki bilgiler ideolojik manipülasyonların yoğun taarruzuna maruz kalmakta. Evet, bu adam birçok hata yapmıştır; ancak, bu adamın Hitlerle bir tutulması da fazlasıyla çarpıtmadır. En nihayetinde Sovyetler 2. dünya savaşının hasarlarını atlatıp güçlü bir ülke olmayı başarmıştır ve son derece sağlam bir alt yapı oluşturmuşlardır. Bu kadar geniş bir coğrafyaya yayılan, bu kadar büyük ve kapitalizmle çetin mücadeleler verildiği bir zamanda ciddi hatalar da yapıldı elbet. Bu konudaki kaynaklarda ciddi bir sıkıntı olduğunu bilmeniz gerekmektedir. Doğru olanla çarpıtmalar ve tahrifatları ayıralım öncelikle...
Alıntı:
|
Ben o saydığın insanların yerinde olamayabilirim ama ben benim.Ya da 1MAYIS'ta taksimde olup olmamamız önemli değil.Herkes kendince ,kendi düşüncesi doğrultusunda,ideolojileri doğrultusunda birşeyler yapıyordur.Bizim burada eylemlerde polislerden yediğimiz dayakları ya da işsizlik eyleminde bir çok sendikayla beraber olduğumuzu dile getirmemiz mi gerekiyor?Ya da bundaki lüzum nedir,ya da sürekli senin "1mayısta,orda mıydınız?" demenin mantığı ne?Anket açabilirsin mesela bu konuda " 1 Mayısta Taksimde miydiniz,sokak aralarında kara bayrak altında mıydınız?" falan diye daha uygun olur sanırsam.Neyse ukalalık yapmak istemedim,istemem de dile getirmek zorundaydım,çünkü can sıkıcı.Esen kal Albatros!
|
1MAYIS örneğinin verilmesinin temel sebebi toplumsal mücadelede karşılaşılan zorluklardır. Sen herhangi bir şekilde hakkını aramaya başladığın anda karşında her adımında bir müdahale ki bu çoğu zaman örgütlü devlet cinnetine kadar varıyor, çıkmaktadır. Bu biraz da hiçbir politik örgütlenmeye girmeyen insanların 1mayısta polisle çatışan, taksimi zorlayan grupları çatışmalardaki bazı görüntülerden dolayı(kaldırım taşları, kırılan camlar vs) eleştirmesine benziyor; ancak, aynı kişiler polisin uyguladığı organize ve örgütlü şiddet görmezden gelmekteler. Benim üste çıkmak gibi bir kaygım yok, sovyetlerde yaşanmış muhtemel sıkıntılardan da ben sorumlu değilim, dahası sovyet tipi bürokratik mekanizma arzu ettiğim/savunduğum bir şey de değil. Herkes benzer şeylerden şikayetçi; ancak kimimiz öfkesini doğrudan sisteme yöneltirken kimileri de pek de yerinde bulmadığım hatta şu aşamada gerekli olmayan bir tartışma/ifade metadolojisinde...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

11-05-2009, 18:46
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
|
|
Alıntı:
|
üŞurdamıydın, bunu mu yaptın, onu neremize soksak diyorsun sonra da şahsınla ilgisi yok diyorsun,
|
Anlama güçlüğü mü çekiyorsun her cümleyi tek tek izah etmek zorunda mıyım?
Alıntı:
|
Madem konu saçma neden geldin de açtığım konuya yorum yaptın be adam,bulandırdın da bulandırdın konuyu, en baştaki yazıyı bir oku ortaya atılmadan önce, ne istersem tartışırım isteyen ilgilenir tartışırız istemeyen ilgilenmez. Kaynak da kaynak diyorsun, peki senin kaynakların nerede?
|
Forumda yazdığın her şey herkesi ilgilendirir. Senin bunu tartışmaya hakkın olduğu kadar benim de bunun gereksiz olduğunu ifade etme hakkım var ki bu noktada gerekçelerimi sundum. Sanki sosyalist bir model kurulmuş da biz devletli mi olsun devletsiz mi olsun tartışıcağız? Kaldıki konu üzerinde bahsi geçen örneklerin manipülatif bilgiler olduğunu da ifade etmekteyim, bunun da dayanaklarını sunmaktayım.
Alıntı:
|
Şu an için seninle bir ortak payda bulma umudumuz yok, zira amacın saldırı, bu tartışmanın nereye bağlanacağı da önceki tecrübelerden malum. Bir gün ortak bir payda bulabilmemiz umuduyla, çirkinleşmeden kapatalım konuyu bnce ...
|
Kimseye saldırdığım yok, farklı anlaşılmalar olabilir sadece. Saldırgan bir tutum arıyorsan başlıktaki ideolojik manipülasyonda ara ki bu noktada müdahale etme gereği duyarak düşüncelerimi ifade etmeye çalıştım.
Öfkelenen sensin ben değil; zira ben polemikten kaçınmam  Sana hakaret de etmedim; ancak, tek bir sözcükteki hitabımdan dolayı herşeyi bulandıracaksan sen bilirsin. Bazen forumda olduğumuz unutuluyor sanki...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

11-05-2009, 20:24
|
 |
Rütbesiz anarşik
|
|
Üyelik Tarihi: 02-06-2008
Nerden: heryerland
Yaş: 20
Mesajlar: 472
|
|
|
John Henry Chamberlain,Kaynaklarından biri bu adam ise, Onun verdiği bilgilerin doğruluğundan şüpheliyim ki adamın doğrum tarihi 1831. Ölüm tarihi ise 1881, yani adam sovyet devrimini dahi görememiş(:Yok anam bu William Henry Chamberlain...Gulag ile ilgili belgelerin çoğu açıklanmamıştır yani bu yüzden seninde bu kadar kesin konuşman mantıklı olmaz ki bir çok veriler vardır dediğimi doğrular nitelikte,össden sonra istediğin şekilde belge sunabilirim...Konunun dağılması da derken,burada seninle (göründüğü kadarıyla)nadir olan ortak noktalarımızdan biri de kapitalizme karşı mücadele vermemizdir.Amma ve lakin mamafih kapitalistmişiz,pijamalı kahramanlarmışız gibi tepki vermeneydi lafım.Oysa tartışırız,bişeyler öğreniriz,ya da bişeyler öğretirsin ne bileyim işte...Yani sürekli dünyanın dört bir yanındaki kapitalizm kurbanlarından bahsetmen gereksiz.Zaten buradaki oluş amacımız o değil midir?Benim üste çıkmak gibi bir kaygım yok, sovyetlerde yaşanmış muhtemel sıkıntılardan da ben sorumlu değilimÜste çıkmak gb bir kaygının olmadığının farkındayım ve haklısın sovyetlerdeki olaylardan sen sorumlu değilsin,öyle de bişey dile getirmedik.Burada somut olayları örnek vererek eleştiriyoruz,konuşuyoruz kendimizce.İdeolojik terimleri bir tarafa bırakıp bir birimizi anlasak daha makul olur sanırım.Çünkü herkes bir saldırı iç güdüsüyle hareket ediyor ama ortada neye saldırıyorsunuz,saldırıyoruz o muallak.
Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak ...
|

12-05-2009, 13:08
|
 |
Dispossessed
|
|
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
|
|
|
Albatros arkadaş,
Sen bir mayısta işçi sınıfıyla alanlarda mıydın kardeşim? Yaşatılan vahşeti gözlerinle gördün mü? Ben o alanlarda işçi sınıfıyla saf tutan anarşistleri gördüm ama. Ne yani, senin onca çabaya, bedele ve emeğe hiçbir şey yapmadan sahip çıkmana kafa mı sallayalım ?
Peki senin O LİBERALLİĞİNİ neremize sokacağız affedersin?
Anlama güçlüğü mü çekiyorsun her cümleyi tek tek izah etmek zorunda mıyım? (albatrostan alıntı)
Bunlar senin söylediklerin, tavrın karşısında sinirlendiğim doğrudur konuşmalar yüzyüze olmayınca kantarın topuzunun kaçması işten bile değil yazdıklarını da buna veriyorum kaldı ki kimsenin yüzüme karşı yattığı yerden büyük fedarkarlıklar gerektiren kazanımlara sahip çıkan, anlama güçlüğü çeken bir liberal demesine izin vermem. Biraz özeleştiri lütfen.
Kimseye saldırdığım yok, farklı anlaşılmalar olabilir sadece. Saldırgan bir tutum arıyorsan başlıktaki ideolojik manipülasyonda ara ki bu noktada müdahale etme gereği duyarak düşüncelerimi ifade etmeye çalıştım. (albatrostan alıntı)
Sosyalizmi “kısır döngü” kapsamı içine alırken yaptığımız eleştiri, aslında omu sorgulamadan kabul eden, dogmalaştıran anlayışın eleştirisidir. Araştırmayı ve düşünme sistemini yenilemeyi siyasi fikrinin bir parçası haline getirmiş olanlar tabii ki bu kapsamın dışındadırlar.
Bu da yazının girişi, polemikten kaçtığım yok ama bu tavrın devam edeceğini düşündüğüm ve bunun tartışmayı nerelere getireceğini tahmin ettiğim için konuyu uzatmak istemiyorum, bu tavırla tartışma olmaz karşılıklı kör çatışma olur ve bn artık bunlardan çok sıkıldım, fikirleri tartışmaya ise her zaman açığım.
Son olarak bu gereksiz dediğin konular aşılamadığı müddetçe aynı ufka bakan insanlar daima çatışmaya devam edecek, dünya belkide en umutsuz devirlerinden birinden geçiyor, verilen mücadeleler emperyalizmin maşası haline geliyor, kapitalizm alternatiflerini bile kendi yararına yeniden oluşturuyor, şimdi değilse ne zaman tartışacağız içimizdeki ikilemleri. Kollektif anarşiyi metodsuz, temelsiz, kayıpsız, kazanımsız bir düşünce, postmodern bir moda akımı gibi görmekten vazgeçmediğiniz sürece, anarşistlerden devrimin ilk yenen çocukları olacaklarını bile bile kayıtsız şartsız destek vermelerini nasıl bekleyebilirsiniz?...
|

12-05-2009, 14:19
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
|
|
Alıntı:
|
Bunlar senin söylediklerin, tavrın karşısında sinirlendiğim doğrudur konuşmalar yüzyüze olmayınca kantarın topuzunun kaçması işten bile değil yazdıklarını da buna veriyorum kaldı ki kimsenin yüzüme karşı yattığı yerden büyük fedarkarlıklar gerektiren kazanımlara sahip çıkan, anlama güçlüğü çeken bir liberal demesine izin vermem. Biraz özeleştiri lütfen.
|
Güçlü bir teori pratiği şekillendirir; ancak, pratik de süreç içerisinde mücadele yolunu/yöntemini belirler.İkinci bir olgu da, her model gerçek orjinalinin aynısı olmaz. Başlık totaliter sosyalizm... Totaliter sıfatı her ne kadar sınırlı bir alanı işaret etse de tartışma sıfatın nitelediği ismin/olgunun tartışılmasına doğru gidiyor. Varsın gitsin, buna da itirazımız yok elbette. Neticede olumsuzlukları ben de eleştiriyorum, hatta bu konudaki ciddi eleştirileri de önemsiyorum.
Alıntı:
|
Sosyalizmi “kısır döngü” kapsamı içine alırken yaptığımız eleştiri, aslında omu sorgulamadan kabul eden, dogmalaştıran anlayışın eleştirisidir. Araştırmayı ve düşünme sistemini yenilemeyi siyasi fikrinin bir parçası haline getirmiş olanlar tabii ki bu kapsamın dışındadırlar.
|
Sence benzer bir yapı ''anarşistler''de yok mu? Öz eleştiri yapmak zorunda olan sadece ''sosyalistler'' mi? Dünyada genelinde anarşistler pekçok toplumsal olayda belirleyici olup önderlik yaparken Türkiye'deki durum düşündürücü değil midir? Fransa 68 öğrenci hareketlerinde anarşist isyanlar hakimken Türkiyeli anarşistlerin birçoğu neden sürece dahil olamamıştır?
Şurası bir gerçek ki Türkiye bir geçiş toplumudur. Anarşist yada sosyalist hareket süreç içinde kendi özgün yapılanmasını oluşturmaya başlayacaktır, bundan öncekilerde ciddi bir paradigma yanılsamaları vuku bulmuştur.
Alıntı:
Bu da yazının girişi, polemikten kaçtığım yok ama bu tavrın devam edeceğini düşündüğüm ve bunun tartışmayı nerelere getireceğini tahmin ettiğim için konuyu uzatmak istemiyorum, bu tavırla tartışma olmaz karşılıklı kör çatışma olur ve bn artık bunlardan çok sıkıldım, fikirleri tartışmaya ise her zaman açığım.
Son olarak bu gereksiz dediğin konular aşılamadığı müddetçe aynı ufka bakan insanlar daima çatışmaya devam edecek, dünya belkide en umutsuz devirlerinden birinden geçiyor, verilen mücadeleler emperyalizmin maşası haline geliyor, kapitalizm alternatiflerini bile kendi yararına yeniden oluşturuyor, şimdi değilse ne zaman tartışacağız içimizdeki ikilemleri. Kollektif anarşiyi metodsuz, temelsiz, kayıpsız, kazanımsız bir düşünce, postmodern bir moda akımı gibi görmekten vazgeçmediğiniz sürece, anarşistlerden devrimin ilk yenen çocukları olacaklarını bile bile kayıtsız şartsız destek vermelerini nasıl bekleyebilirsiniz?...
|
Aynı şeyi eleştiriyoruz. Anarşizm adı altında AB'ciliği yahut Liberalliği burnumuza dayayan insanlardan bahsediyorum ben de. Kapitalizmin tartışılması üretim ilişkilerinden başlar; zira üretim ilişkileri sosyal ve politik ilişkileri belirler.
Kollektif anarşi kollektif örgütlenme ve eylemlerle olur. Ben burada dayanışma kültürünü dahi reddedenleri gördüm sayın yorumcu, kendi başına devrim yapanları da gördüm
Son paragrafta değindiğiniz durumun olmaması için iki şey gereklidir. Birincisi sivilleşme/normalleşme, diğeri de Avrupa merkezli oryantalist ideolojik yabancılaşmadan kurtulma.
Şimdilik bu kadar; ancak kavramların kendisini de tartışmak gerekiyor anlaşılan. ''Demokrasi, insan hakları, insani kalkınma, sürdürülebilirlik vb'' birçok kavramın tekrar tanımlanmasına ve izahına muhtaç var...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:03 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|