|
|
totaliter sosyalizmSerbest Kürsü içerisinde totaliter sosyalizm konusu: Sosyalizmi “kısır döngü” kapsamı içine alırke yaptığımız eleştiri, aslında omu sorgulamadan kabul eden, dogmalaştıran anlayışın eleştirisidir. Araştırmayı ve düşünme sistemini yenilemeyi siyasi fikrinin bir parçası haline getirmiş olanlar tabii ki ...

16-08-2008, 17:23
|
 |
Dispossessed
|
|
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
|
|
totaliter sosyalizm
Sosyalizmi “kısır döngü” kapsamı içine alırke yaptığımız eleştiri, aslında omu sorgulamadan kabul eden, dogmalaştıran anlayışın eleştirisidir. Araştırmayı ve düşünme sistemini yenilemeyi siyasi fikrinin bir parçası haline getirmiş olanlar tabii ki bu kapsamın dışındadırlar.
Başlangıç olarak sosyalist ideolojinin oluşum süreci gözden geçirilecek olursa, çok daha esnek, çok daha özgün fikirlerin varlığından söz edilebilir. Durumu daha iyi kavramak için, onu insancıl bir tepki ve çözüm arayışı olarak ele almak gerekir.
Dogmatik olmaktan uzak olan ve çeşitli şekillerde görülen sosyalist düşünce, Marx’ın düşünce dünyasında baskın bir yer edinmesiyle seyrini değiştirdi. Marx’ın baskın bir kişilik haline gelmesiyle insanlar kriter olarak olarak büyük oranda onu almaya başladı. O kadar ki sonunda Marx’ın “Ben Marxist değilim!” dediği bile söylenir.
Böylesi bir anlayışla eleştirel bakış engellenmiş oldu ya da bastırıldı doğal olarak. Yine aynı durumun bir sonucu olarak sosyalizmin bilimsel yönü de göz ardı edilmiş oldu. Düşünme etkinliğinin yalnızca Marxizm’in savunusuyla sınırlı kalması düşünce fanatizmini de beraberinde getirdi. Büyük oranda Marx’ın kriterlerine bağlı kalma gereği duyuldu. Düşünceleri sosyalist düşünceye yakın olanlar, alternatif görüşler bastırıldı.
“Hangi sosyalizm?” sorusu belki entellektüel düzeyde soruldu ve benimsendi ancak günlük yaşamda bu görüşlere karşı höşgörü ve sağduyudan yoksun tutumlara da rastlandı.
Bu ideoloji etrafında gruplaşılırken, ideolojinin kendisini daha da yıpratacak bir durum gözlendi grup içerisinde ideoloji hakkında anlattıklarını yeterli ve tartışılmaz bulan insanların, düşünceyi kaynağından öğrenmektense uzman gördükleri kişileri dinlemeyi yeterli bulanların yüzünden. Her düşüncede olduğu gibi sosyalizmde de körü körüne inanan, araştırmadan, sorgulamadan kabul eden bireylerin varlığına rastlandı kısacası.
Tarihsel süreçte ortaya çıkmış farklı sosyalizm anlayışlarına değinmek duruma daha geniş bir bakış açısıyla bakmamızı sağlar sanırım:
İlk olarak Özgürlükçü Sosyalizm-Otoriter Sosyalizm ayrımına bakalım; Özgürlükçü Sosyalizm’in savunucularından Proudhon’a göre-ki kendisi Marx’la aynı dönemde yaşamıştır- insan sosyal bir varlık olduğu, eşitliği sevdiği kadar özgürlüğüne de düşkündür. Onun kuramında sosyal adaleti ve eşitliği sağlarken kişi özgürlüğünü koruma ve geliştirme yolları da aranır.
Woodcock’a göre, Proudhon’un daha o zamanlar yapmış olduğu tespit, totaliter sosyalist rejimlerin ortaya çıkışıyla daha da anlamlanmıştır. Tek tip insan yaratma ve son derece merezi, güçlü devlet organizasyonu bu eleştiri kapsamında değerlendirilebilir.
Sözünü edebileceğimiz bir diğer ayrım reformculuk-devrimcilik ayrımıdır. Reformcu düşüncenin savunucuları olan revizyonistler, Marx’tan yola çıkarak başta Marx’ın kapitalizmin gelişimi ve devrimin kaçınılmazlığı savları olmak üzere doktrinin çeşitli boyutlarını sorgulamışlardır.
Sosyalizmi güncelleştirme ve uygulanabilir bir süreç haline getirmeye çalışan revizyonizmin başlıca ismi Bernstein’dır. Ona göre bir teoriyi ilerletmenin ön koşulu onu eleştirmektir. Bernstein’ın şu sözleri bakış açısını anlamamızda yardımcı olabilir;
“Marx ve Engels’in bir yanlışa bağlı kalmaları bu yanlışı devam ettirmeyi haklı kılmaz. Ve gerçek, sırf bir anti-sosyalist tarafından ya da tümüyle sosyalist ekonomiyi savunmayan biri tarafından ortaya konulduğu için gücünü yitirmez. Bilim alanında yanlılığa ayrıcalık tanınamaz.”
Bu görüş “ortodoks Marxistler” denilen ve Marx’ın prensiplerini değişmez kabul eden kitle tarafından pek hoş karşılanmadı ve çok da itibar görmedi belki ancak zaman içinde kendini kısmen de olsa anlatabildi.
Sosyalizmin, kendi içinden çıkan bu alternatif yaklaşımlara genel olarak nasıl bir tavır takındığını söyledik. İçte susturucu olan bu anlayış dışarıya karşı da dinlemez bir tutum takındı ve liberal, demokratik söylemleri uzun süre göz ardı etti. Bu tutum, kuşkusuz ki, nesnellik sorununu, sağduyu ve hoşgörüden yoksun yaklaşımları ve fikir etkileşiminden uzak kalışı da beraberinde getirdi.
Sosyalizmde dogmaların aşılamaması, sınırların belirginleşmesi, ve derinleşmesinden başka sonuç doğurmayacaktır oysa ki. Bu durum göz önünde bulundurularak, her düşünce sisteminde oldoğu gibi, onda da kısır döngülerden çıkmak için bilinçle hareket edilmelidir.
Sosyalizmin yenilenmesi ve günümüz şartlarına cevap verir hale gelmesi için özünde ne barındırdığına inilmeli, eleştirel bir yaklaşımla ve sağduyuyla karşıt görüşlere kulak verilmeli ve düşünce sistemi, kişinin kendisi tarafından sürekli gözden geçirilmelidir.
(alıntıdır)
|

16-08-2008, 17:23
|
 |
Dispossessed
|
|
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
|
|
|
insanı mülkiyet kavramından kurtarmayı ve zihni özgürleştirmeyi hedefliyor görünen totaliter sosyalist iktidarlar mülkiyet kavramını yok etmek yerine mülkiyeti devletin yani sahip oldukları iktidarın tek eline alarak insanları metalaştırmış ve mülkiyetlerini de kendi ellerine almışlardır. böylece devlet demirbaş envanterine kayıtlı eşyalardan bir farkı kalmamış olan halk değerlerini yitirerek yozlaşmış ve insanlıktan uzaklaşmıştır. proleter diktatoryasını savunan kesimin anarşizmden bu kadar nefret etmesinin sebebiyse varoluşu gereği totaliter olmaya mahkum liderlerin ve kahramanların peşinde koşarak aslında hayatı çözümlemekten kaçtıkları gerçekliğinin yüzlerine vuruluşu olmuştur, bunun adına büyük mücadeleler verdiklerini sanırlarken. Özgürleştiklerini sansalar da özgürlüğün temel gereği olan birey olabilmekten ne kadar uzak, sürü olmaya ise ne kadar yakın olduklarını farketmekten korkmalarıysa başka bir etkendir.
|

16-08-2008, 18:34
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 39
Mesajlar: 94
|
|
Alıntı:
autochaos´isimli arızadan alıntı
insanı mülkiyet kavramından kurtarmayı ve zihni özgürleştirmeyi hedefliyor görünen totaliter sosyalist iktidarlar .
|
Doğru
İnsanoğlunu mülkiyet kavramından kurtarmayı hedefler ama bunun sosyalizmle başarılamayacağı herkese ayandır. Adı üzerinde proleterya Diktatörlüğü. Diktatörlük ve özgürlük bağdaşmaz öyle değil mi? Sosyalizm, Komünizm hedefinde sürecin bir parçasıdır. Mülkiyetsizlik kavramıda komünizmde anlam bulur.
Ayrıca; Anarşizmle Sosyalizm karşılaştırması gereksiz değil mi? Söylemleri ve hedefleri tamamen farklı, sosyalizmde hala sınıf kavramı var mesela. Anarşizmse söylem olarak çok daha ileri pozisyonu hedefler.
Üstteki alıntı yazı gerçekten çok iyi. Umarım herkes, her alanda doğmatizme saplanmaktan kutulur.
BAZEN GERİ GELMEYİ UNUTAN, AVARE BİR BUMERANGTIN...ASİYDİN; BİR DUVARLA USLANDIN
|

16-08-2008, 18:49
|
 |
Dispossessed
|
|
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
|
|
|
[QUOTE=asibumerang;85959]Doğru
İnsanoğlunu mülkiyet kavramından kurtarmayı hedefler ama bunun sosyalizmle başarılamayacağı herkese ayandır. Adı üzerinde proleterya Diktatörlüğü. Diktatörlük ve özgürlük bağdaşmaz öyle değil mi? Sosyalizm, Komünizm hedefinde sürecin bir parçasıdır. Mülkiyetsizlik kavramıda komünizmde anlam bulur.
Ayrıca; Anarşizmle Sosyalizm karşılaştırması gereksiz değil mi? Söylemleri ve hedefleri tamamen farklı, sosyalizmde hala sınıf kavramı var mesela. Anarşizmse söylem olarak çok daha ileri pozisyonu hedefler.
totaliter sosyalizm totaliter komünizme giden yolda bir ara süreçtir aynı zamanda da mülkiyetsizliğe elbette, ancak çıkış yolu ve izlenen süreç hatalıysa sonuçtan başarı beklemek anlamsızdır fikrindeyim. yazıdaki kasıtta budur daha fazla kavram kargaşası yaratmamak için bu kadar detaya girmek istemedim.
ayrıca yazıdaki sosyalizm-anarşizm karşılaştırması sistremleri kıyaslamaktan çok totaliter sosyalist kesimin anarşizme karşı yürüttüğü saldırgan tavrı eleştirmek içindir...
|

16-08-2008, 18:53
|
 |
azılı anarşist
|
|
Üyelik Tarihi: 11-06-2008
Nerden: kronstadt
Yaş: 29
Mesajlar: 394
|
|
Alıntı:
asibumerang´isimli arızadan alıntı
Doğru
İnsanoğlunu mülkiyet kavramından kurtarmayı hedefler ama bunun sosyalizmle başarılamayacağı herkese ayandır. Adı üzerinde proleterya Diktatörlüğü. Diktatörlük ve özgürlük bağdaşmaz öyle değil mi? Sosyalizm, Komünizm hedefinde sürecin bir parçasıdır. Mülkiyetsizlik kavramıda komünizmde anlam bulur.
Ayrıca; Anarşizmle Sosyalizm karşılaştırması gereksiz değil mi? Söylemleri ve hedefleri tamamen farklı, sosyalizmde hala sınıf kavramı var mesela. Anarşizmse söylem olarak çok daha ileri pozisyonu hedefler.
Üstteki alıntı yazı gerçekten çok iyi. Umarım herkes, her alanda doğmatizme saplanmaktan kutulur.
|
Bunu başka bir yerde daha söylemiştim. Anarşizm habil ise sosyalizm/ komunizm kabildir. Aynı ortamda doğmuş düşman kardeşleridir. Temelde önemli konularda anlaşsalarda anlaşamadıkları noktalar ortalığı toza dumana katar. O yüzden bence karşılaştırılabilirler.

i destroy to make, i hate love, i live to die what an anarchy causes myself...
|

16-08-2008, 19:56
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 39
Mesajlar: 94
|
|
|
Totaliter kavramı ile sosyalizmi yanyana kullanabiliriz. Çünkü totaliter mantık devlet kavramını içerir.Sosyalizm bir devlet biçimidir doğru.
Ama teoride; dünya rejimi olarak anılan, sınıfsız, sınırsız ve devletin tasfiye edildiği bir düzen olan komünizmi, totaliter mantıkla birlikte ele almak bence yanlış
Kaldı ki, Komünizm şu an için tamamen ütopyadır. Ne şekilde yaşanacağı da, içinde çıkacak sorunlarıda tamamen teori üzerinedir.Durum böyleyken net tanımlar da yapılamaz.
Habil ile kabil benzetmesi anarşizm ile komünizm için olabilir. Hatta iyi bir benzetme bence de. Ama sosyalizm hem yaşanması hedeflenen çağ, hem de içerik olarak farklı.
Sosyalist kesimin anarşizme saldırısı ya da tam tersi saldırı pratiğini dünkü karataş konusunda gördüm. Ben de bir yorum yapmıştım. Ufakta olsa bana da cevap hakkı doğmuştu ama yaz(a)madım. Çünkü çift taraflı bayağı bi uçuşa geçildi. İki taraf içinde üzüldüm. Bunca konuya kafa yoruyor görünüyoruz, ama şiddetli derecede tahammülsüzüz. Neyse sağlıcakla...
BAZEN GERİ GELMEYİ UNUTAN, AVARE BİR BUMERANGTIN...ASİYDİN; BİR DUVARLA USLANDIN
|

16-08-2008, 20:04
|
 |
azılı anarşist
|
|
Üyelik Tarihi: 11-06-2008
Nerden: kronstadt
Yaş: 29
Mesajlar: 394
|
|
|
Bak o konuya gelirsek belki giriş için kötü bir mesaj yazmış olabilirim. Ama hakaret olayını kesinlikle başlatmadığımı söyleyebilirim. Neyse medeni şekilde tartışabilme dileğiyle...

i destroy to make, i hate love, i live to die what an anarchy causes myself...
|

16-08-2008, 22:13
|
 |
Hakkaten Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 48
Mesajlar: 399
|
|
|
Yazılanları okuyunca aklıma İspanya iç savaşı geldi... Anarşistlerin ve Komünistlerin omuz omuza savaştıkları ilk mücadele... Ayrıntılı olarak ilgilenenler bilir, Franco Almanlara Katalanları bombalatmadan çok önce devrimci cephede çözülme başlamıştı...Bunun sebebi de ideolojik temelde olduğu kadar pratikte de Komünistler ve Anarşistlerin asgari müşterekte buluşamamasıydı... Sonunda hepsini Faşist kurşunları buluşturdu, onlar için Komünist veya Anarşistin hiç bir farkı yoktu...
|

16-08-2008, 23:12
|
 |
Dispossessed
|
|
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
|
|
|
anarşistlerle kediler arasında tek bir fark vardır, kediler pisliklerinin üzerini örtmeyi bilirler
Çanlar kimin için çalıyor ERNEST HEMİNGWAY
Sovyetler destekli komünistlerin anarşistlere karşı tavrı pek de olumlu değildir ispanya iç savaşında, özellikle düzenli ordu kurulması aşamasında Paylaşılan asgari müştereklerden çok zorunluluklardır ve bu durumun ortadan kalkmasıyla paylaşım da çatışmaya dönmüştür
NB:dünki tartışmada taraflardan biri olarak kendi adıma ben de üzüldüm feveranı yitirince, bir daha yaşanmaması dileğiyle
|

05-05-2009, 18:40
|
 |
Rütbesiz anarşik
|
|
Üyelik Tarihi: 02-06-2008
Nerden: heryerland
Yaş: 20
Mesajlar: 472
|
|
|
Bugüne kadar uygulanan komünizm" "saltanat"la bağdaşmıştır.Mao'sundan Fideline kadar devrimi gerçekleştirenler, ölene kadar tahtı mesken tutuyorlar.Oysaki devrim halk için yapılmaz mı?Ya da yapılan devrime güven yoksunluğu mu bu? "özgürlük" kavramı ,"komünizm"le yeniden uyarlandı.Ama kim ne kadar özgürdü,şiddeti özgürlükle bağdaştıran düşünce birden,salt özgürlük olarak karşımıza çıktı.Ve bazı komünistler "komünizm" uygulamaya geçildiğinde,zamanla "devlet" terk edilecek tamamıyle özgür bir toplumun olacağından söz ediyorlar.Bir o kadarda "devletçilik" fikrine karşı olan anarşistlerden uzak görüyorlar kendilerini,bunu hiç bir zaman anlayamamışımdır.
Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak ...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:03 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|