Azcık düşündüren düşünürken eğlendiren yaşanmış diyaloglar...
Bu anlatacağımı 10. sınıftayken matematik hocası anlatmıştı sizlerle paylaşmak istedim.
20li yaşlarda iki genç ,bir köye giderler.Abinin birinin saçları uzundur ve kulağında küpesi vardır,diğeri ise kendi hâlinde bir tiptir.Köy otobüsünü, beklerler durakta.Otobüs gelir,arkalarına yaşlı bir teyze oturur.Az sonra yaşlı teyze ,bizim bu küpeli oğlanın omzuna vurur.Şoförü göstererek"Kızım şu parayı uzatır mısın?"der.Küpeli,tebessümle"Ben kız değilim teyzeciğim"der.Kadın bunun üzerine çocuğa "Ahh be kızım nereden bileyim dul olduğunu"diye yanıt verir.
(Bunu hocanın ağzından dinleyince ayrı bi şekilde kıvranmıştık sıralarda.Hey gidi günler efkarlandım şimdi.)Köy insanı,kadını olsun,adamı olsun suyundan mı havasından mı bilinmez ama her zaman verecekleri oturaklı cevapları vardır.Bunun üzerine yine köylü bir teyzenin türbanlı bir kızla duraktaktaki diyoloğunu anlatmak istedim.
Olay Artvin'de mi ne geçiyor tam hatırlamıyorum.Yaşlı kadının biri durakta oturmuş otobüs bekler.Yanına sıkma baş bir kız gelir.Kadın şöyle bir süzer kızı.Kızın altı fırıl fırıl ...etek diz altı.Kadın kıza seslenir.Kız kadına bakınca,yaşlı kadın kıza
-Kızım üstten değil alttan yapeyler...der.
Neyse bu kadar yeter yine başka bir zaman hoşuma giden yaşanmış hikayeleri sizlerle paylaşırım.şimdilik hoşçakalın...
Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak ...
|