Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü

''SOSYALİSTLERİN ETİK BİR TAVRI VARDI ,NE OLDU?''

Serbest Kürsü içerisinde ''SOSYALİSTLERİN ETİK BİR TAVRI VARDI ,NE OLDU?'' konusu: Süheyla Kaya, 12 Eylül darbesini içeride karşılamış. 1983 yılına dek, idam cezasıyla yargılanmış. Ülkemizin idamla yargılanan ilk kadın siyasi tutuklusu olma unvanını kazanmış böylece. Hapishane arkadaşları kararın mahkemede söylendiği gün, ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 10-08-2008, 15:40
perhaps... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
..
 
Üyelik Tarihi: 04-08-2008
Nerden: hatay
Yaş: 20
Mesajlar: 38
Standart ''SOSYALİSTLERİN ETİK BİR TAVRI VARDI ,NE OLDU?''

Süheyla Kaya, 12 Eylül darbesini içeride karşılamış. 1983 yılına dek, idam cezasıyla yargılanmış. Ülkemizin idamla yargılanan ilk kadın siyasi tutuklusu olma unvanını kazanmış böylece. Hapishane arkadaşları kararın mahkemede söylendiği gün, ona idam pastası yapmışlar; pastanın üzerine de kremadan bir ev, bir de yol çizmişler. Mahkeme dönüşü, alkışlar arasında idam pastasını bir güzel kesmiş; neşe içinde. O günden sonra idamı aklına her düştüğünde, son anda güzel ve anlamlı ne söyleyebileceğini düşünmüş. Yargıtay kararı 2 yıl sonra bozmuş... l yıl Selimiye, 7,5 yıl Metris, yaklaşık 2 yıl Çanakkale Cezaevi’nde Kalmış. Metris için, “Orası, benim evim,” diyor. 10 yılı aşkın tutukluluğunda yanında hep kız kardeşi varmış: Saliha Kaya... Aynı politik gruba mensup olan kız kardeşiyle aynı gün yakalanmış, aynı zulümlerden geçmişler ve yine aynı gün özgüllüğe kavuşmuşlar. 10. yılın sonunda hapishanedeki tüm arkadaşları, zaten kız kardeşleri olmuş. Süheyla Kaya, dışarı çıkmadan önce dışarıda kendisini bekleyen dünyanın hiç de aydınlık, umut dolu olmadığını, zaten tahmin ediyormuş. “Üç-beş adam kaldığımızı biliyordum. Ben içerdeyken tırnak içinde sosyalist sistemin çöküşünü yaşamıştım. Kendimi her şeye alıştırmıştım,” diyor. Ancak gördükleri, içerideki beklentilerini çok aşmış. Birçok arkadaşını reklamcılık sektöründe para kazanırken bulmuş. Bir devrimcinin, bir sosyalistin bu sektörde bulunması, dahası reklam metni, reklam sloganı üreterek kapitalist sistemi yeniden üretmelerini, güçlendirmelerini kabul edemiyor: “Dostlarım, reklam sloganlarına bizim tarihimizi taşıyorlar, birlikte yaşadıklarımızı, benim ruhumu taşıyorlar,” diyor.



“Biz içerideyken”, diyor, “dışarıda kalan arkadaşların bu anlamda bir ilkeleri olması ama bizimle birlikte hapishaneden çıkan arkadaşların da bu sektöre girmesi beni şaşırttı,” diyor ve ekliyor: “Tamam, arkadaşımızın eline silahı alması gerekmez ama bir SHP’nin, bir RP’nin kampanyasını hazırlamak, onlara düşünce taşımak da ne oluyor?”



Süheyla Kaya, baştan beri sosyalizm adına yaşanan bütün zaafların, eksikliklerin, sosyalistliğin bir bilim olarak değil de bir inanç olarak kavranmasından kaynaklandığını ve bunun da Şark toplumunun bir özelliği olduğunu söylüyor. Bilgi olarak kavramak, tamam ama ya teorik yetersizlik nasıl aşılacak? Yanlış ve sahte olan eski adresler, hayatlardan nasıl tasfiye edilecek? Yara alan silahı ve özü nasıl onaracağız? Tuttuğumuz sosyalizm elimizden kaçtı gitti; peki, onu başka bir yerden ve daha bir güçle nasıl tutacağız? Altımızdan kayan sosyalist zemini ve onun bozulan iklimini, nerede bulup, nerede düzelteceğiz? İşte, günde 15 saat romanlar, politik kitaplar çevirerek hayatını kazanan Süheyla Kaya, sabırla bu soruların yanıtını aramaya çalışıyor. Aramak zorunda. Kendisi gibi arkadaşlarının da doğru ve gerçek bir adreste bulunmaları gerekiyor. Ve kapitalist dünyaya tarihlerini, birikimlerini taşıyanlara şunu soruyor: “Biz sosyalistlerin etik bir tavrı vardı, ona ne oldu?”. Süheyla Kaya, “Biz sosyalistlerin, yeni, organik insanı yaratmamız ve dayanışma içine girmemiz gerekir,” diyor. Kendi adına, 3-5 kişiyle bu ortamı kurmuş o. Kazandığını paylaşmaya hazır. Kalp hastası olan bir arkadaşlarının ameliyatı için, bir anda 70-80 milyon lira para toplamışlar; insanların bunca acıdan sonra daha iyi, daha konforlu bir hayatı özlediklerini, bunu da doğal karşıladığını söylüyor. Ama iş etik tavrın dışına varınca, bunu kabul edemiyor. “Böyle olacaksa sürünmek daha iyidir,” diyor. Ve oradan oraya savrulan arkadaşlarına şöyle sesleniyor: “Gelin, birlikte çıkalım bu pisliğin içinden!”



Etik sorunlardan sosyalistlerin birlik olabilmesinin nasıl sağlanacağına geçiyoruz. Süheyla Kaya, hemen bu konuda çok çarpıcı bir örnek veriyor: “Birlik olmanın ne denli önemli olduğunu, bize hapishane çok iyi öğretti. Orada baskıya, zulme, hep birlikte karşı koyduk. Biz orada, 8 zeytini, 22 kişi paylaştık. Olay bu kadar basit. Dışarıda kalanlar yine eskisi gibiler ama biz içeride bunu çok iyi anladık,” diyor. İçeride operasyonlar sırasında koğuşa elektrikli coplarıyla giren askerlere hep birlikte direnirken, tek tek koridorda dövülen birçok kişinin yalnız kaldığından ötürü çözüldüğünü görüp yaşamış. Bir an, bu tip şeyleri ne kadar rahat konuştuğumuzu düşünüyorum. Sanki, bütün bu anlattıklarını başkasından dinlemiş, o da bana anlatıyormuş gibi geldi bana. Belki de konuştukça acılar hafifliyor, burukluklar azalıyor gibi oluyordu...



Dışarı çıktıktan sonra geçen iki yılı, kendisi için bir aydınlanma, aydınlatma dönemi olarak görüyor. Yeni insanın ipuçlarını arıyor. İktidarın her türlüsünü sorguluyor. “Nerede iktidar varsa, orada bozulma vardır. İktidardayken bile, iktidarın reddi içinde olmak gerekir. Demokrat olunmadan sosyalist olunmaz; iç demokrasileri içselleştirmemiz şarttır,” diyor. Yeni bir iklim yaratmaya çabalayanların içinde görüyor kendini. Yaşanan çöküşün sürecini kısaltmaya çalışanlardan.



Kürt sorununun, Kürt hareketinin geldiği yeri çok önemli buluyor ve hareketin ayağının bastığı zeminin, tamamen ulusal talep, ulusal zemin olduğunu vurguluyor. Ve bu hareketin kendi gündemini yarattığını ve iktidarın davranışlarını değiştirdiğini, daha 1980’lere kadar Kemalizmin etkisi altında kalan Türk solu üzerinde bu anlamda olumlu değişiklikler yarattığı söylüyor. “Ve artık, öyle ki” diyor, “bizim bu adamlara, bunu yapın, bunu da yapın, ya da bizi de aranıza katın deme hakkımız yok!” Ancak, şunu da eklemekten geri durmuyor: “PKK’nin, bölgeye istediğim sosyalizmi getireceğine inanmıyorum. Bunu da bu örgütün iç muhalefetine olan tulumuna göre söylüyorum. Onlar da sosyalist insanı (organik insan) yaratmalıdır. Ama yine de bu eleştirileri yaparken bilgi kaynakları tarafından manipüle edilmiş olabileceğimi de düşünüyorum.”



İdamla yargılanan ilk siyasi kadınımız Süheyla Kaya ile, kalabalık bir caddenin başında vedalaşıyorum. Gariptir, onca iç burkan, zaman zaman umutsuzluğu anımsatan yorumları ve saptamalarına rağmen, içimde garip bir direnç, bir iyimserlik duygusu yaratmıştı onunla konuşmak. Kendisine sadık ve hayata bütün cömertliğiyle kendisini adamış insanların içimde hep uyandırdıkları cinsten duygulardı bunlar...

CEZMİ ERSÖZ
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 14-08-2008, 22:37
lo-fi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Rütbesiz anarşik
 
Üyelik Tarihi: 02-06-2008
Nerden: heryerland
Yaş: 20
Mesajlar: 472
Blog Başlıkları: 1
Evet bu röportaj Cezmi Örsöz'ün "Haritanın Yırtılan Yeri " kitabından.Kitabı okumanızı tavsiye ederim.Kitapta buna benzer birçok röportaj var ve röportajların temelinde verilmek istenen "Hücrem daha iyiydi."msjı...


Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak ...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 26-08-2008, 23:22
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 22-08-2008
Mesajlar: 29
SÜHEYLA KAYA YOLDAŞIMIZA SELAMLAR.ÖZGÜRLÜK SADECE KUŞLARIN KANATLARINDA DEĞİLMİŞ.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 27-08-2008, 02:38
Charlie - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
biz hala Hrant Dink'iz..
 
Üyelik Tarihi: 26-08-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 23
Mesajlar: 187
Günümüzde Türkiye sosyalizminin hali içler acısı maalesef..Bu yüzden örgütsüz bir sosyalist olarak bireysel mücadele vermeye devam ediyorum..
12 Eylül darbesinden sonra sosyalistlerin savundukları değerlerden vazgeçip kapitalist düzene ayak uydurduğunu birçok örnekte görebiliriz yukarıdakide bunlardan birisi.Bunun haricinde hala siyasetin içinde olan ve kendisine sosyalist diyen ancak sosyalizmin ilkelerini kendi çıkarları ugruna kullanan o kadar çok insan ve örgüt varki.Türk ve Kürt faşizminin içinde boğulmakta bunlar..


Birbirimizin ötekisi olmadan farklılıklarımızla bir olabilsek...

I HAVE A DREAM... (Martin Luther King)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
''sosyalistlerin, etik, oldu?'', tavri, vardi


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:03 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info