|
|
kendimi öldürmek istiyorum...Serbest Kürsü içerisinde kendimi öldürmek istiyorum... konusu: führer tohumu...bizimkiler kızdıklarında,bize ,rus tohumu derlerdi.Atalarının 93 harbi ve 1.dünya savaşında, Doğu Anadolu'da Rus zulmünü gördükleri için.Führer tohumunu icat etmen karşısında diyeceğim şu ki;tohum sözünün ağırlığını hala hissettiğim için,ben diyemem ...

19-07-2008, 03:00
|
|
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-06-2008
Nerden: kendimde
Mesajlar: 256
|
|
|
führer tohumu...bizimkiler kızdıklarında,bize ,rus tohumu derlerdi.Atalarının 93 harbi ve 1.dünya savaşında, Doğu Anadolu'da Rus zulmünü gördükleri için.Führer tohumunu icat etmen karşısında diyeceğim şu ki;tohum sözünün ağırlığını hala hissettiğim için,ben diyemem onu kimselere.Führer'in supermanı derim.Buradan aşağılama çıkmasın,durum tanımlamasıdır bu,yapılan tespitlere.söylenen sözlere karşı.
Sevgili alchemy,
‘’Malzeme bulmak’’,acaba övünebilir miyim,benim imzadan alıntı yapmış olabilme(o sevilen) ihtimalinize karşı?
Hey Nietzsche!kalkta mezarından görüver, hayatlarında tek bir defa, Senin , o çok aşina olduğun‘’çıldırış’’ları yaşamadan,Sen gibi konuşanları.Ya da en iyisi,sakın kalkma yatağından,aksi takdirde,Seninle de dalga geçip tekme basarlardı, zaafa düştüğün için.Ve bunu da,senden aldıkları! öğreti ile yaptıklarını da söylemekten geri kalmazlardı.

Gerçek;kendi kanatlarıyla sonsuza uçan Hürr'lerindir,başkalarının malzemesiyle baraka yapan asalakların değil.
|

19-07-2008, 03:24
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
|
|
Alıntı:
Şey'ler´isimli arızadan alıntı
Hey Nietzsche!kalkta mezarından görüver, hayatlarında tek bir defa, Senin , o çok aşina olduğun‘’çıldırış’’ları yaşamadan,Sen gibi konuşanları.Ya da en iyisi,sakın kalkma yatağından,aksi takdirde,Seninle de dalga geçip tekme basarlardı, zaafa düştüğün için.Ve bunu da,senden aldıkları! öğreti ile yaptıklarını da söylemekten geri kalmazlardı.
|
Nietzsche gibi düşünmek için, Nietzsche'nin çıldırışlarını yaşamaya gerek yoktur.. Zaten onun gibi düşünmek her babayiğidin harcı da değildir.. Bu dünyaya onun gibi bir insan gelmedi, yakın zamanda gelemezde diye düşünüyorum..
Ben gerçeği gördüm Şey'ler, bunu yazmam neden bu kadar rahatsız etti.. Biliyorum ama yine de senin ağzından duymak istiyorum .. Sadece gerçekleri duymak istiyorum .. Bunun bana ne kadar haz verdiğini göremiyormusun?? Senden bunu istememin tek nedeninin bu olduğunu göremiyormusun?? Hepimiz aç varlıklarız.. Kendimizi doyurmalıyız.. Ben gerçekler ile doyurmayı tercih ediyorum, sizin ise benden farklı olduğunuzu görebiliyorum .. Aynı yüzlerin farklı yansımaları!? .. Ayrıca ben Nietzsche'nin öğretisini öğretmiyorum .. Nietzsche ''kardeşlik kültü'nün uzantısı bir öğretiye sahipti .. Bu öğretiyi, uzak doğu budizminde, anadolu tasavvufçularında, mayalarda, mısılılarda, roma kardeşliğinde, gül-haç kardeşliğinde, günümüz masonlarında görmek mümkün.. Ve şimdi ise tüm new age dinler .. Ben sizin dindar olmanızı istemiyorum, sadece gördüğünüz gerçeği yazmanızı istiyorum .. Bakın bu kelimeyi ne kadar tekrar ettiğimi görüyormusunuz?? Cioran'ın şu sözünü hatırlatmak istiyorum; '' Bütün duygular, mutlaklarını salgı bezlerinin sefilliğinden alırlar''.. Kimseyle dalga da geçmiyorum, alchemy'nin de dediği gibi bu sadece ironik ve şiirsel bir tiyatral .. Eğer biz tanrıyı oynamazsak, tanrının yerini nasıl doldurabiliriz sorarım .. Bir hiç'ken, tanrıyı oynamak.. Zaten sadece oynayabiliyoruz, gerçekliğin bu yönde olduğunu da iyi biliyoruz.. Bu yüzden kendimizi suçlamıyoruz..
Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *
_gölge'li/ *
|

19-07-2008, 03:27
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
Senin imzandan alıntı yapmam dolaylı şekilde bir noktada buluşturmuş sanıyorum senin ve benim tarafları sevgili Şey'ler: "bir şey ne ise odur, güneş balçıkla sıvanmaz, su mecrasında akar.." Ve de, dolayısıyla, "Gerçek;kendi kanatlarıyla sonsuza uçan Hür'lerindir, başkalarının malzemesiyle baraka yapan asalakların değil." Şüphesiz ki öyle...
Hem, barakalar yıkılır... Bak üç küçük domuzcuk varmış. Biri çok tembelmiş, samandan yapmış barakayı. Kurt üflemiş püflemiş, yıkmış... Diğeri, eh, daha az tembelmiş ama yine de çalı çırpıyla, odunla yapmış barakayı. Kurt üflemiş püflemiş, yıkmış...
Neyse, sadece biraz eğlenelim demiştim...  Velhasılı... Barakalar yıkılır...
Çok önemlidir bence insanın kendisine birşeyleri "maledebilme" yetisi. İster yaşadığını, ister dinlediğini, ister okuduğunu... Çok okuması, çok yaşaması, çok bilmesi de gerekmez... Bunları sandıktaki çeyiz dantelleri gibi tezgahlara sermesi de bir şey ifade etmez. Sadece özümsemesi yeter, zaten kapıları bu açar...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

19-07-2008, 03:30
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
Ya sevgili sangre... Sen sadece haklı çıkmaya çalışıyorsun. Haklı olma/haklı çıkma ihtiyacı örselenmiş adalet duygusuna işaret eder... Ama başka başlıktır bunun yeri, dedim sana...
Burası düşüş'ün konusu... Artık konuyu saptırmayalım... Senin her yaptığın kendince açılım, sadece kendine endeksli... Açalım o diğer başlığı, ben göstericem orada sana narsisiszmin doruklarını 

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

19-07-2008, 03:48
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
|
|
Alıntı:
|
Gerçek;kendi kanatlarıyla sonsuza uçan Hürr'lerindir,başkalarının malzemesiyle baraka yapan asalakların değil.
|
Eğer bu söz doğruysa, hepimiz birer asalağız, ki bence çok doğru bir söz.. Asalak olmak her zaman kötü birşey değildir .. Asalak olduğunu kabul ettiğimiz zaman, zaten bakış açımız bile değişir .. Evet ben maalesef bir asalağım, her insan gibi..
Gerçekten de bu konuyu çok meşgul ettik haklısınız.. Bugünlük iyi geceler 
Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *
_gölge'li/ *
|

19-07-2008, 03:52
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
|
Hayır, çoğumuz aslında asalak değiliz... Yanlış düşünüyorsun...
Yürümeye başlayan bir çocuk düşün. Denge bulmak için başkasına (büyüklere ya da bir sabit güçlü nesneye) tutunacaktır.
Asalak mı yani o şimdi?
Sevgili sangre, öfke herşeye perdedir... Şablonlarsa adamı felç eder... İşte bunlara tutunmaktır asıl asalaklık...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

19-07-2008, 06:48
|
|
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-06-2008
Nerden: kendimde
Mesajlar: 256
|
|
|
inanın sevgili alchemy,diyeceklerimi demişsiniz.
Kişinin kendi üretmediği ya da başkalarından alıp üzerine, biçip dikmeden kaba kumaş diye giydiğidir ''malzeme ''
Kişi üretti ise ve ya başlakarından alıp içselleştirdi ve azgınlaşmadan hayatına uyguladı ise,artık O, onun gerçeğidir,selam olsun kalbindeki/zihnindeki/ayağındaki prangalardan kurtulana.
‘’Nietzsche gibi düşünmek için, Nietzsche'nin çıldırışlarını yaşamaya gerek yoktur.. Zaten onun gibi düşünmek her babayiğidin harcı da değildir.. Bu dünyaya onun gibi bir insan gelmedi, yakın zamanda gelemezde diye düşünüyorum’’
İyi ki şu an burada değil.
Aslında Nietzsche’yi çağırmamın ilk amacı,O nun kelimelerinin nasılda içselleştirilmeden sakız gibi çiğnendiğini göstermekti.ama sonra vaz geçtim,çünkü Nietzsche burada olsaydı ve hayatının değişik dönemlerinde yaşadığı çıldırışları/zaafları yaşasaydı,hiç tahmin etmeme gerek yok,sayfadaki,kalan sağların toplayıcısı arkadaş tarafından ilk tekmeyi yiyecekti(ben mi sana düş dedim,doğal seleksiyon kurbanı deyip,O’nun söylemiyle ,O’nun sırtına basarak yükselirdi.düşenin dostu olmaz ha,hiç düşmeyen insan.)
Üretmek ve de içselleştirmek…evet zor, yalan yok.
Cioran'ın sözü,…sefalet .haklısın tam anlamıyla sefalet.

Gerçek;kendi kanatlarıyla sonsuza uçan Hürr'lerindir,başkalarının malzemesiyle baraka yapan asalakların değil.
Konu Şey'ler tarafından (19-07-2008 Saat 06:50 ) değiştirilmiştir..
|

19-07-2008, 10:53
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
|
|
|
Hiçbirimiz asalak değil miyiz?? Asalaklık nedir?? Kelime anlamına ihtiyacım yok, zaten tanımlamalar kelimelerin anlamları yeterince kısıtlıyorlar.. Ben asalaklığın ne olduğunu çok iyi biliyorum.. Peki neden var olduğumu hissetmek için, sizin malzemelerinizi kullanıyorum .. Neden kendimizi daha iyi hissetmek için, birbirimizin yazılarının açıklarını yakalama ihtiyacı duyuyoruz.. Çünkü senin düşüşün, benim yükselişime eşdeğerdir .. Hepimiz var olmak için birbirimizin eziyoruz, bunu görmek bu kadar mı zor!? Dikkatli okuyun, ben ezelim demiyorum .. Çünkü benim işim olması gerekeni yazmak değil, olanı yazmak.. Bu yüzden eziyoruz diyorum..
Şey’lerin son yazısı bu duruma çok güzel bir örnek!? .. Benden nefret ediyor.. Benim düşüşümü görmek istiyor .. Belki o çok sevdiği Nietzsche’yi benimle paylaşmak istemiyor .. Bu yüzden bir an önce ayağımı kaydırmak istiyor.. Ama cümlesine başlarken bile bir diğer arkadaşından destek almayı unutmuyor!? Destek alıyor ve kılıcını bana doğru sallıyor!? Amacımızın birbirimizi bilgilendirmek olduğunu sanmıyorum, amacımızın arkadaşlıklar kurmak olduğunu da, sadece birbirimizin açığını yakalıyoruz.. Ve bir kere de olsa yazarken var olduğumuzu hissetmek istiyoruz.. İşte bunun adı varoluş savaşıdır!? Ben sadece yazdıklarıma dikkat çekmek istemiştim ama yazının içeriğinden çok kimden etkilendiğim, kimin gibi yazdığım söz konusu yapılıyor.. Size ne, kimin gibi yazarsa yazsın sangre .. Önemli olan içeriği özümsemek .. Asıl, başkalarını tartışmaya malzeme yapanın kim olduğu soru işareti bu noktada???? Belki şu sözü çoktandır yazıyorum; Gerçeğin hangi yönde olduğunu bildiğiniz halde, ilk önce kendinizi daha sonra beni kandırıyorsunuz.. Haydi durmayın, tekrar açığımı yakalamak için bir yazı daha yazın.. Kendi fikrinizi, düşüşünüzü riske atacak şekilde savunmaya çalışın .. Çünkü bu sizin var oluş savaşınız.. Asla bu savaşta geride kalmak istemez insan.. Ama ben bu konuyu yeterince işgal ettiğimizi düşünüyorum .. Bu yüzden başka bir konu başlığında görüşmek üzere diyerekten, bu konu başlığından ayrılıyorum.
Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *
_gölge'li/ *
|

19-07-2008, 14:04
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-05-2008
Nerden: izmirin kavakları
Yaş: 21
Mesajlar: 365
|
|
|
ciddi olmaya çalışıp tek bir şey söyleyeceğim düşüş isimli arkadaşa: o ilk nefesini aldıktan sonra,artık ölmek o kadar kolay değildir düşüş...bir şeyleri arzulamak kolaydır arzularsın fakat ulaşması zordur inan bana şu dünyada ölmeyi bir kezcik olsun arzulamamış insan yoktur varsa bile pek azdır belki hiç birimiz senin kadar güçlü bir şekilde arzulamadık ama arzuladık işte hayatımızın her hangi bir noktasında her hangi bir sebeple...ama hayat ölümden güçlüdür zamanı gelemdiği sürece bırakmak istemez seni...ve sana nesnel bi öneri getireyim bu forumda sana yardım etmeye çalışan dostların içinde uzman olan varmı bilmiyorum ama eğer kendini ciddi bi karanlığın içinde görüyorsan psikoloğa gitmelisin bence...

la Beaute est Dans Larue...(güzellik sokaktadır)
Konu kafambozuk tarafından (19-07-2008 Saat 14:07 ) değiştirilmiştir..
|

19-07-2008, 14:50
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
|
Evet, mesela narsisistik kişilik konusunda devam edilebilir bu aradaki parazit sürtüşmeye. Eğer yoksa açalım o konuyu, ihtiyaç hasıl olmuş vaziyette ne de olsa... Eminim çokça da müşterisi çıkabilir...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:53 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|