Düşüş kardeşim adından da belli olduğu gibi düşüşe geçmişsin, ama emin ol herkes düşüşde zaman ilerliyor ve bir gün zaten istesende istemesende tam düşeceksin asla kalkamayacaksın. Ölümden daha ciddi bir şey yok o yüzden bunu fazla düşünmemeye bak çünkü çaresiz bir durum. Bir buda öğretisinde: Bizi kim neden niçin öldürür veya neden ölürüz, ölüme çare yokmu gibi sorular sormuşlar. Cevap: Bu konuyu kapatın ben size bir şeyi söylemiyorsam o şeyin size faydası olmayacağından demiş adam ama şunuda eklemiş; Biri sizin göğsünüze zehirli bir ok atsa siz o oku çıkarmayamı çalışırdınız yoksa bu oku kim nerden nicin atmış diye aramayamı kalkardınız. Yani eğer yanlış anlamadıysam burda oku çıkarın demek istiyor ok zaten zehirli durdukca zehiri artıcak yani ölümü düşünüp kafaya takmak zehirli bir ok misali sizi daha çabuk öldürür.Senin durumunda buna benziyor biraz bence hayatta ızdırap var ve sen ızdırap çekiyorsun resmen o zaman tutkularından bir kacını feda edeceksin başka türlü ızdıraba dayanamazsın.Bende senin gibiyim aşağı yukarı ama madem cahil kalmadım durmadan bişeyleri kurcaladım ve öğrendikçe çaresizliği, ızdırabımı artırdım cezamıda çekerim ama yinede son nefesime kadar ölümlede savaşırım. Değerli kardeşim kendince bir uyum ahenk yakalamaya çalış bu konuda yani ölümden ne çok kork nede ona kurtuluş yoluymuş gibi özen, ama bu hayatın tadı olmazdı emin ol ölüm olmasaydı. Düşünsene sen ölümsüzsün yani ölümlü hayatında bile bak ne kadar bunaldın kim bilir neler geldi başına yada nerde hata ettin yada hiç ummadığın halde bu kadar mutsuz ve karamsar oldun birde ölümsüz olsan bu ızdıraba devamlı katlanmak zorunda kalcakdın, ve neyi başarırsan başar ne olursan ol genede sıkılcakdın usancakdın bu dünyadan. Hepimiz öldük reel de tanıdıkların, ailen, torunların bile ölcek sen daha yaşıycaksın, herkesin arasında kalmış bir yabancı yalnız insan hiç ölmüyorsun ve bu işkence ızdıraba dayanıyorsun. Bunları yazarken seni ölüme özendirmek istemıyorum sadece bir anlamı oldunu ifade etmeye çalışıyorum, demekki normalde bilmeden bir insanın en çok çekindiği korktuğu en ciddi işin yani ölümün bile bir anlamı varsa bunu kardeşi sayılan hayatında bir anlamı olmalı.Belki diyceksin ki nedir madem benim hayatımın amacı orasını ben bilemem bende senin gibiyim dedimya henüz kendiminkini bulamadan sana ne söylesem boş, ama emin ol bu ızdıraba dayanmaya değicek bişeyler vardır. Sen eskiden böyle değildin belki böyle olcağın aklının ucundan bile geçmezdi ama bir şekilde bu duruma geldin, bu duruma gelmenin asıl sebebi senin yanlış veya doğru şu ana kadar gerçekleşdirdiğin tüm eylemlerdir. Belki çok tutkulu biriydin hayallerin vardı ve bir gün olcak diye düşünüyordun ( henüz olmasada inanıyordun) ama işde bu zamana gelince bazı şeyler olmadığı gibi eski günlerini arar bile oldun ve iyi şeyler olacağınada inancın kalmadı. Ama işde eğer bu saydıklarım biri veya bir kaçı doğruysa bile emin ol büyük yanılgıdasın. Senin meselen sadece kendinle kendi kendine ızdırap verdiğinin farkına var, kendine olan saygını ve güvenini toparlamaya çalış evet zordur yapmak çünkü her geçen saniye zamanın azalıyor ve sen yaşlanıyor, ölümüne biraz daha yaklaşıyorsun hem vücut olarak hemde beyin olarak varlığın ortadan kalkıyor. Zaten sen doğduğunda ölmeye başladın.Eeee ölüm bu kadar kaçınılmaz ama gerekli iken neden bundan endişe ediyorsun. Her şeyde olduğu gibi ölüm karşısında da uyumlu olmanı tavsiye ederim, bak insanoğlundan başka herşey bir uyum içersinde bir gece balkona çık koskoca gökyüzü yıldızlar ve ay da sessizlik içersinde bir ahenk ve uyum söz konusu değilmi haya etsen bile bu doğayı şimdi olduğundan daha gusel hayal edebilirmiydin , bu kadarını düşünebilirmiydin;insanlar, bitkiler,hayvanlar,dünya,ay,yıldızlar,güneş ve sonsuz uzay boşluğu gece olunca hepsi sessiz bir uyum içerisinde, uyuyormuş gibi yani ölüm gibi sessizlik.
Birde şunu eklemeliyim çokda bencil egoist olmamaya bak, gençliğini az çok yaşadınmı seni gençken ailen bakdımı birileri senin için yaşadımı, aynı şekilde artık sen başkaları için yaşamalısın yani insan bi yerden sonra yaşayabilmek için yaşatması gerekiyor. Şartların mükemmel olmasını bekleme ( hiç bi zaman olmaz) fırsatını buldun anda evlen cocukların olsun, onları yaşatki sende yaşayabilesin aksi halde bu ızdırap içersinde kıvranır durursun. Çünkü bu eylem birinci derecede önemlidir, senin bile dünyaya gelmene sebep olabilcek kadar. ( Dini, siyasi veya başka herhangi bi amacın dava yada hedefin yoksa bunu hedef edinebilirsin, buna deymez diye düşünme yaşamadan bilemezsin.
Çekdiğin ızdıraba çare: Hepimiz insanoğlu oldumuza göre aşağı yukarı benzer tutkularımız vardır mesela bir erkek olarak isterizki; En guzel kız benim olsun, en guzel araba, en guzel ev, en guzel olan ne varsa

bunların sonu gelmez, insanın gözünü bir avuç toprak doyurur.Belki diyceksinki benim o kadar büyük olmadı ama herneyse iyi birşeyler bekledin, yani tutkularının esiri oldun ve şimdi bunlar olmayınca dayanılmaz bir ızdırap vermeye başladı öyleki ölümü arzulamakdan yada düşünmekden bahsetmeye başladın. O zaman bu iyi bir şey değil bu tutkularından arınman lazım, isteme o kadar çok şey isteme hatta bazılarını hiç isteme her şey kafandaki düşünceden ibaret sana göre kücük yada elinde olanlarlada mutlu olabilir yetinebilirsin. Mesela şöyle bir örnek vereyim sen istiyorsunki çok gusel bi spor arabam olsun içinde de en guzelinden kız arkadaşım olsun ama olmuyor ve bu sana ızdırap veriyor, o zaman isteme işde onu soyutla bundan kendini varsın olmasın bi spor arabam yaw sanki bu olmasa yaşayamammı herşey bumu bunu samimi bi şekilde kendine söyle hisset. Ama bu demek değilki iyi gusel olan bir şeyi isteme yada alma sadece ızdırap verenlerden kurtul, dünyayı doğru algıla o zaman zaten kendiliğinden gündelik işlerini yapacaksın ve çok şeyide başaracaksın. Yaşamanın amacı kendi elinle ona son vermek olamaz eğer bu olsaydı sana onca emek veren anne ve baban sana zahmet vermez seni doğduğun anda öldürürlerdi. Halbuki atalarımız bizi kendi canları pahasına da olsa hep yaşatmaya çalışdı. Yaşam sevgisi şöyle bir şeydir; Bir insanın sadece oturcağı kadar bi yeri olsun ve orda otursun, etrafınıda sonsuz karanlık ve uçurumlar kaplasın emin ol o insan orda sonuna kadar durur, sonra ordan aşşağı düşse, bir dala takılsa ve dalın belli bir zaman sonra kopcağını bilsede dalın üstünde bir miktar bal olsa , dalın kopup birazdan düşeceğini bilsede ordaki balı yalar. İşde yaşam sevgisi bunun gibi bir şeydir. Elimden geldiğince sana yaşamı ve ölümü anlatmaya çalışdım umarım birşeyler kaparsın kendi iyiliğin için. Ama bu dünyada yanlız olduğunu sakın unutma. (doğarken ve ölürkende)