|
herkes kendince belli saptamalarda bulunuyor, dayanamayıp bir iki şey ben de söyleme ihtiyacı duydum.
ilk başta fotoğrafla doğrudan ve dolayısıyla ilgisi bulunduğunu düşündüğümden türkiye'nin siyasi ve toplumsal gelişimini anlayabilmek için Şerif Mardin'in merkez-çevre çözümlemesine ilişkin makalesinin okunmasını gerekli buluyorum. O zaman biz-siz basitliğine sığınmayıp daha temelli yorumlarda bulunulabiliriz. İkinci olarak kıyafetlerin o kişinin dünya görüşü ya da yaşamına dair izler taşıması mevzuu. evet bence de iz taşır, ama salt buna dayandırılamaz, bu anlamda bazılarının dile getirdiği iç/dış paralelliğinden öte salt düşüncelere daha çok önem veriyorum. muasır medeniyet seviyesi geyiklerinde yüzen yurdumuzda en azından o çokkültürlülük veya çeşitlilik dediğimiz olgu ilk başta düşünceler bakımından olamasa da dış görünüm olarak yansıyabilmeli diyorum. bu ülkede ben saç şeklinden karakter tahlili yapanları da gördüm. gülüyorum gene sadece. derinlikli bir mevzu aslında, bir iki cümleyle yargıda bulunmak sağlıksız, şu an benimde yaptığım gibi. kısacası benim istediğim şu güzel yurdumuzda insanların salt kıyafetleri dolayısıyla birbirlerine öcü gibi bakmaması (farklı şekillerde buna şahit oldum) ve düşünce alışverişlerinde bulunabilmeleridir. son olarak bence Dünya mersine gitmiyor, biz de tersine... görünenler kişilerin birikimleri doğrultusunda ters/düz saptamaları oluşturabilir ama bence asıl tarz düz gidenlere ters, ters gidenlere de düz gidilebileceğinin gösterilebilmesi, birçok ilke kapsamında.

Das macht uns arm bei allem Reichtum, daß wir nicht allein sein können, daß die Liebe in uns, solange wir leben, nicht erstirbt
İşte bu, dostum! Bu, bizi bütün zenginlikler içinde yoksul kılan: yalnız olamamamız: içimizdeki sevginin, yaşadığımız sürece, ölüp gitmemesi.
(Johann Christian Friedrich Hölderlin)
Konu loszeit tarafından (28-08-2008 Saat 12:27 ) değiştirilmiştir..
|