Arabesk kültürün başlangıcı ve popüler olması 1926'da konulan Alaturka müzik yasağına dayandırılıyor. Kaba kuvvetle sosyal mühendisliğe soyunan Reisicumhur Mustafa Kemal ve yeni rejimin bürokratları tarafından "alaturka" diye geçen Türk Müziği'nin eğitiminin ve radyolarda çalınması yasaklanınca halk Arap ülkelerinin radyolarını dinleyeme başlamış. Arap ezgileri ilk olarak böyle taban bulmuş ülkede. Akabinde özellikle Mısır'dan gelen filmler bu ilgiyi pekiştirmiş ve yerli müzisyenler bu ezgilerin üzerine Türkçe sözler yazmaya başlamışlar.
Milleti zorla "muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak" fikrinin uzun vadede ne kadar işe yaradığını gösteren bir örnek daha.
"kemal paşa bir emirle radyolardaki eski musıki saatlerini azaltabilir, hatta tamamen kaldırabilir. onun yerine batı musıkisini koyabilir. her kasaba meydanında batı musıkisi konserleri düzenletebilir. fakat bu müsbet bir iş olmaz. halk gizli bir mukavemetle kapalı perdeli odasında, yakın şark radyolarını dinler. bu direkt değişikliği de antipatik karşılar ve bir gün hiç umulmayan bir anda aksülamel başlar... yapılan emekler bir anda yıkılır gider. bu suretle türk operasının oynayacağı güzel temsiller snobismin tesiri ile, onu seyreder gibi görünen geçici ve mahdut bir kalabalıktan başka müşteri bulamamak tehlikesine maruz kalır."
Max Reinhardt
"istanbul belediyesi için hazırlanan rapordan"