|
|
| Lorem Ipsum Nereye yazsam dediğiniz konular için böyle buyrun. |
Din ve Ateizm Üzerine Genel TartışmaLorem Ipsum içerisinde Din ve Ateizm Üzerine Genel Tartışma konusu: Alıntı:
açıkçası sangreye katılıyordum son paragrafa kadar ama son paragrafa takıldım..şöyleki ruha sipinoza vücudu ısıtan der ruhçular vücudu ısıtanın olduğuna inanırlar..ama öyle de deildir..ruhla ilgili elimizde yeterli bilgi hiç bir ...

09-06-2008, 17:25
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Nerden: Son
Yaş: 20
Mesajlar: 1,149
|
|
Alıntı:
açıkçası sangreye katılıyordum son paragrafa kadar ama son paragrafa takıldım..şöyleki ruha sipinoza vücudu ısıtan der ruhçular vücudu ısıtanın olduğuna inanırlar..ama öyle de deildir..ruhla ilgili elimizde yeterli bilgi hiç bir zaman olmadı.hep yanıldık.islamda ruhun olduğuna inanılır ama maalesef islamdada çok fazla bilgi verilmemiştir.
Sana Ruh'tan sorarlar; de ki: "Ruh, Rabbimin emrindendir, size ilimden yalnızca az bir şey verilmiştir." (İsra Suresi, 85)
eğer sen ruhun insanı rahatlan bir yalan olduğunu düşünüyorsan ve yok olacağına inanıorsan bu senin düiüncendir.derimkiinsanlar inanmaya devam etsin.cahillik mutluluktur.yinede ben ruhun olduğuna inanlardanım.ruh ben çünkü.bana göre.ve bir çok felsefecide ruhun varlığına inanır materyalistler hariç.maneviyat nedir sana göre buna cevap verirsen sevinirim...yada soyut dünyaya inancın nedir.
|
Sonsuz,
Spinoza’nın yaptığı tek şey kelimelerle oynamak. Ruh dediği şey zaten yaşam enerjisidir. Spinoza’ya göre, tanrı=doğa/tabiattır… aslında tanrı diye bişey yoktur. Yine, ruh=enerjidir… aslında ruh diye bişey yoktur. Vücudu ısıtan şey enerjidir. Zaten doğada madde ve enerji vardır sadece. Enerji ise maddenin az yoğun halidir, enerji maddeye, madde enerjiye dönüştürülebilir. Ben, ruh diye bişeyin olmadığını söylüyorum, kesinlikle vücudu ısıtan ya da doğada kendiliğinden bulunan enerjinin varlığını yadsımıyorum.
Verdiğin yukarıdaki ayette ise, ya gerçekten bildiğimiz ruhtan bahsediyor, ya da ruh derken vahiy/bilgi anlamında kullanmış. Bu ayeti farklı yorumlayan insanlar mevcuttur.
Maneviyat dediğimiz şey ise; maddesel olan şeylerin yorumudur. Maddesel varlıkların, belli hareket veya tepkilerinin tümüne verdiğimiz genel isimdir. Ben böyle düşünüyorum.
Alıntı:
|
yani salgı bezleri hormonlar mı bizim üzülmemize sevinmemize binbir türlü duygusal durumlara girmemize yol açar? bizden üstün aklımızdan üstün müdür yani hormonlar onların verdiği kararla mı düşünür duygulanırız.hiç sanmıyoryum salgı ya da hormon dediğimiz şey sonuç itibariyle vücuta bulunan bir madde değilmidir.bunu böyle kabul etmek ruha inanmamak ve o ruhu yaratana inanmamak içindir sanırım.
|
Evet aynen öyle sakin. Bu hormonların salgıladığı sıvı sonucunda duygulanırız yada heyecanlanırız. Bu kimyasal reaksiyonların aklımıza üstün gelip gelmediğini sormuşsun; nasıl ki aldığımız alkol kana karıştığı anda, kendimizi kontrol edemiyorsak, bu hormonların salgıladığı sıvı sayesinde de çoğu zaman aklımıza değil de, hissettiklerimize boyun eğeriz.Tabii ki salgılanan sıvı alkol kadar şiddetli değildir, ama akıllıca olanı değil de hissettiklerimizin doğrultusunda gitmemize neden olan bu sıvının da bedeni farklı bişekilde yönlendirdiği açıktır.
Sakin, bunu sadece ben böyle kabul etmiyorum. Bu bilimsel olarak gerçekliktir. Yani senin kabul edip, etmemen bunu değiştirmez. Bu bir inanç değil kesinlikle, laboratuar ortamında deneyler yapılara kanıtlanmış bişey. Ve bu yeni bulunmuş bişey de değil, yıllardır bilinen bi mevzu. Kabul edip etmemen sana kalmış.
Alıntı:
sonsuz'un dediği gibi ruh hakkında sınrlı bilgiye sahibiz bunun böyle olması istenmiştir çünkü.ve sanırım inanmayanlar da bu boşluktan yararlanıp aleyhte kullanmak için ruhun yokluğunu ispata çalışırlar.ruhun yokluğu kanıtlanırsa yaratıcının yokluğu da kanıtlanır düşüncesiyle.ve evet ruhun yokluğunu savunmak kanıtlamak kendilerince kolaydır.zor olan varlığına inanmaktır.ama mantıklı olan da varlığına inanmakatır bence.
sonuç olarak bu tür tartışmalar kimsenin düşüncesini değişşltirmek için değildir bu mümkün de değildir ama konuşulup tartışılması yaralıdır yine de.
|
Ben ruhun yokluğunu kanıtlamaya çalışmıyorum kesinlikle. Olmayan bişeyin yokluğu ispatlanamaz zaten. Ben ruh dediğiniz şeyin, aslında vücutta ki kimyasal olaylardan başka bişey olmadığını söylemeye çalışıyorum. Ama dediğiniz şey vücuda etki etmeyen, cennete gidip/gelen değişik bişeyse, onunla ilgili zaten yorum yapamam. Bakıyorum etrafıma hani ruh mu yok!! Peki bu ruhta neyin nesi??
Ve son olarak şunu da belirtiyim, ruhun olmadığını söyleyerek yaratıcı denen şeyin de yokluğunu ispatlamıyorum. Eğer böyle yapsam, bu durum teistlerin durumuna benzer, ne diyolardı;’’ bakın etrafa düzen var, börtü böcek nasıl olur bunlar, o halde Allah var’’… Yaptığım şey kesinlikle Allahın yokluğunu göstermek değil, ilk yazıyı siz ruh ile başlayarak yaptınız bende bu konuda ki fikirlerimi yazdım. Ama sıra Allahın varlığı veya yokluğuna da gelecek, fikirlerimi orda da yazıcam hiç merak etmeyin.
Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *
_gölge'li/ *
|

09-06-2008, 21:15
|
 |
site sakin'i
|
|
Üyelik Tarihi: 01-05-2008
Nerden: adana
Yaş: 19
Mesajlar: 275
|
|
ya gerçekten anlamıyorum nedir bu hormonlara salgı bezlerine olan saplantı onları insanın manevi yönünü açıklamak için kullanmak bilimsel ya da değil hiç farketmez.sevmemiz hüzünlenmemiz sinirlenmemiz heycanlanmamız bunlar hormonların salgı bezlerinin işleyişiyle olan basit şeyler öylemi tıb bilim bunun açıklamasını yapıyor öylemi.bir yere kadar yapabilir ancak. bilim aşkı da kendince açıklıyor ama o kadar basit bir duygu mu aşk ya da herkeste aynı hormonlare varda nasıl herkes farklı şekiller de duygusal durumlardan geçiyor.madem tüm duygular hormonların işi o zaman tıb bu hormonları yok etsin ve biz sevmeyelim üzülmeyelim ya da hormonları kontrolaltına alalım da aklımız bir karış havada gezmeyelim duygusal yoğunluk yaşadığımız anlarda.
bu kadar basit mi maneviyatımız.tamamen hormonlarımızın işleyişiyle mi aşık olur ruhsal dengesizlikler yaşarız.kalb dediğimiz bir organın üstünde anlamlar yüklediğimiz şey yürek gönül bunlar hormonal bir işleyişin sonuçları ha.yok bu kadar basit değil insanın maneviyatı.bilimsel bulgular önemlidir bunlarından etkili olduğunu bilmek önemlidir ama herşeyi de bilimsel maddesel olarak açıklamak insan için geçerli değildir bence.insanın diğer acnlılardan farklılığını gören herkes bilir bunu insanı anlamak o kadar da kolay değil.hele manevi yönümüz üzerine yapılan deneyler çok da geçerli değil her insan ne kadar benzerse o kadar faklı çünkü birbirinden bunu sağlayanda işte ruh dediğimiz yönümüz ki bunun içine vicdanımız gönlümüz duygularımız da girer diye düşünüyorum.
şu bana inandırıcı gelmiyor; mesela çok iyi sevdiğimiz insanlar olur çok güzel bir kalbe yüreğe sahiptir iyi insandır nihayetinde şimdi bu onun hormonlarının salgı bezlerinin dengeli işleyişinden midir .bilimsel açıklamalarla karşınıza çıkmıyorum belki ama bunlar daha açıklayıcı geliyor bu konuyla ilgili olarak çünkü çok da bilimle ilgisi yok ruhun bence hissedersin inanırsın kanıtlayamazsın.ama kanıtlanmayan şey yoktur anlayışıda insanın kabul edeceği bir şey değildir bence. ben böyle düşünür böyle inanırım.

"kendi kimliğini ötekinin varlığına göre konumlandırmak hastalıktır. kimliğini yaşatman için sana bir düşman gerekiyorsa, senin kimliğin hastalıklıdır"
hrant dink
|

09-06-2008, 21:19
|
 |
site sakin'i
|
|
Üyelik Tarihi: 01-05-2008
Nerden: adana
Yaş: 19
Mesajlar: 275
|
|
allahın varlığı yokluğu konusuda paraleldir aslında kanıtlayamaz hissedersin.kanıtı olmadığı için hissetmek istemezsen yok sayarsın.ama günü gelir herkes bir şekilde yaratıcının varlığını hisseder bence. yeter ki bunu isteyelim korkmayalım görmediğmiz duymadığımız dokunamadığımız bir yaratıcının olmasını kabul etmekten.

"kendi kimliğini ötekinin varlığına göre konumlandırmak hastalıktır. kimliğini yaşatman için sana bir düşman gerekiyorsa, senin kimliğin hastalıklıdır"
hrant dink
|

09-06-2008, 21:47
|
 |
caotic evil
|
|
Üyelik Tarihi: 03-06-2008
Mesajlar: 166
|
|
hormonların yoğun etkisine inanıyorum.bu konuda sangre kesinlikle haklı ama sadece yoğn etkisine.tamamıyle etkili olduğunu düşünmüyorum...çunku hayvanlarda bol miktarda hormona sahip..onlarda birşeyleri sezebiliyolar ne bileyim bizi onlradan ayıran bişeyin olması lazım.ve bu akıl kadar basit olmamalı.cunku dunya alzeymır hatası beyinsel ozurle doğan binlerce insan var.ve onlarda insan olduğuna göre..bi fark olmalı..bi ayrım olmalı..insan muhteşem bi varlık ve bunu sağlayan bişey kesinlikle olmalı...
|

09-06-2008, 23:54
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Nerden: Son
Yaş: 20
Mesajlar: 1,149
|
|
Sakin,
Benim bu konuda yazabileceklerim bu kadar, çünkü yazmaya başladığım anda kendimi tekrar edeceğimi biliyorum… Ama bi kaç noktaya da değinmek istiyorum. Bu hormonların neden yok olmasını istediğinizi anlamadım. Hayattan tat almamızı, zevk almamızı sağlayan şey vücutta ki hormonal olaylardır.
Ben, hala neden ruhun olması gerektiğini de anlayamadım. Bilim bu konuda kesin konuşur ama insan öyle bi varlıktır ki, gerçeklerin arkasında farklı gerçekler arar, işte her şey gözümüzün önünde, bunun başka izahati yok malesef. Allahı ya da ruhu hissetmek diye bişey yoktur, eğer çocukluktan beri ruhun varlığına dair bir inanç ile yetiştirildiyseniz buna inanmanız kaçınılmazdır zaten. Önemli olan bilimin ışığında ilerlemektir bana göre, çünkü inançlarımız(her türlüsü) bizim gerçeği bilmemize engel olur.
İsterseniz ruh hakkında ki konuşmamız şimdilik bu kadar olsun. Dilerseniz hormonlar ile ilgili aşağıdaki linkte ki yazıyı okuyabilirsiniz. Başka konulara da geçmekte fayda var
hormonlar - bilim ile ilgili şeyler - Blogcu
Alıntı:
|
hormonların yoğun etkisine inanıyorum.bu konuda sangre kesinlikle haklı ama sadece yoğn etkisine.tamamıyle etkili olduğunu düşünmüyorum...çunku hayvanlarda bol miktarda hormona sahip..onlarda birşeyleri sezebiliyolar ne bileyim bizi onlradan ayıran bişeyin olması lazım.ve bu akıl kadar basit olmamalı.cunku dunya alzeymır hatası beyinsel ozurle doğan binlerce insan var.ve onlarda insan olduğuna göre..bi fark olmalı..bi ayrım olmalı..insan muhteşem bi varlık ve bunu sağlayan bişey kesinlikle olmalı...
|
Hayvanların da duyguları vardır, ve hatta hayvanlarda düşünürler, öğrenirler. Kargalar ve maymunlar çok zeki hayvanlardır, karşılaştıkları problemleri dahi çözme kabiliyetine sahiptirler. İnsanın o hayvanlardan tek farkı, düşünebilme kabiliyetinin daha çok gelişmiş olması. Bu ise evrimsel sürecin bir sonucudur. Her hayvan(insanda dahil), bir diğerine göre, farklı bi beceride gelişkinlik göstermiştir. Bazı hayvanlar çok hızlı koşarlar, bazıları iyi yüzerler, uçarlar kaçarlar ve daha bi çok şey.. Biz şanslıyız ki evrimsel süreçte zeka olarak gelişkinlik gösterdik ve diğer hayvanları dahi kontrol edebiliyoruz. Ama gün gelir diğer hayvanlarda yeterli derecede akıl sahibi olurlar, o zaman işimiz zor işte 
Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *
_gölge'li/ *
|

10-06-2008, 21:25
|
 |
site sakin'i
|
|
Üyelik Tarihi: 01-05-2008
Nerden: adana
Yaş: 19
Mesajlar: 275
|
|
hayvanlarda düşünür öğrenir kısmı yanlıştır. hayvanlar tamamen iç güdüsel olarak yaparlar herşeylerini bu derslerde de öğretilir ve böyledir. onlar bir programa göre yaşarlar ve bu yaratıcı tarafından belirlenmiştir.öyle olmasa neden kuşlar yavruları uçmayı öğrendikten sonra onları bırakır ki madem insan gibi düşünebiliyorsa. hayvanlar yaşamlarını tamamen iç güdüsel olarak sürüdürürler.hani bilim dışında bir dayanak tatmin edici değilse eğer bilim de bunu söylüyor hayvanlar kesinlikle insan gibi düşünemez, öğrenemez.
evet eğitilirek bazı şeyler yaptırılabiliyor ama bu da onların yapısına uygun olarak yani onların verdikleri tepkiler göz önüne alınarak öğretiliyor.yani psikolojide belirtildiği gibi edimsel yada klasik koşullanma yoluyla hayvanlar eğitiliyor.onlar sadece iç güdüsel olarak ypıyorlar hareketleri ne yaptıklarının bilincinde değiller koşullanmışlardır sadece.

"kendi kimliğini ötekinin varlığına göre konumlandırmak hastalıktır. kimliğini yaşatman için sana bir düşman gerekiyorsa, senin kimliğin hastalıklıdır"
hrant dink
|

11-06-2008, 09:49
|
 |
Gulyabani
|
|
Üyelik Tarihi: 12-04-2008
Nerden: istanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 172
|
|
bu siteye üye olduktan sonra dini inancımı kaybettim  teşekkürler sizlerin sayesinde araştırdım okudum öğrendim.Ama bir yaratıcıya olan inancımın kaybolması biraz zor gibi bilmiyorum bunu kaldırabilir miyim.Sonuç olarak tanrının varlığı da yokluğu da kanıtlanamıyor dolayısıyla seçim elimize kalıyor...Kusura bakmayın konuyla biraz alakasız oldu ama yazmak istedim
Ben bir yalancıyım ama sadece gerçekleri anlatıyorum...
|

11-06-2008, 15:07
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Nerden: Son
Yaş: 20
Mesajlar: 1,149
|
|
Alıntı:
sakin´isimli arızadan alıntı
hayvanlarda düşünür öğrenir kısmı yanlıştır. hayvanlar tamamen iç güdüsel olarak yaparlar herşeylerini bu derslerde de öğretilir ve böyledir. onlar bir programa göre yaşarlar ve bu yaratıcı tarafından belirlenmiştir.öyle olmasa neden kuşlar yavruları uçmayı öğrendikten sonra onları bırakır ki madem insan gibi düşünebiliyorsa. hayvanlar yaşamlarını tamamen iç güdüsel olarak sürüdürürler.hani bilim dışında bir dayanak tatmin edici değilse eğer bilim de bunu söylüyor hayvanlar kesinlikle insan gibi düşünemez, öğrenemez.
evet eğitilirek bazı şeyler yaptırılabiliyor ama bu da onların yapısına uygun olarak yani onların verdikleri tepkiler göz önüne alınarak öğretiliyor.yani psikolojide belirtildiği gibi edimsel yada klasik koşullanma yoluyla hayvanlar eğitiliyor.onlar sadece iç güdüsel olarak ypıyorlar hareketleri ne yaptıklarının bilincinde değiller koşullanmışlardır sadece.
|
Selam sakin,
Malesef bu konuda yanılıyosun. Çünkü hayvanların düşünebilme yeteneği insanlar kadar gelişkin olmasada, insana çok yakındır. Özellikle evrimsel süreçte insanın en yakın akrabası olan şempazelerde bu durum daha iyi gözlebilmektedir. Öncelikle düşünmekten kastımız nedir?? Ben düşünmeyi ikiye ayırıyorum. İlki hayatta kalma stratejidir. İkincisi ise yaratıcı olma/yaratma stratejisi. Evrimsel süreçte hayatta kalma stratejisinin, insanda dahil tüm hayvanlarda varlığı bilinmektedir. Hayvanların avlanırken plan kurduğu ve düşman tehditi altındayken bir plan dahilinde kaçtığı, saklandığı, yine bilim adamlarınca gözlemlenen ve bilinen bir gerçektir. Yalnız hayvanlar yaratma stratejilerinde içgüdülerine güvenirler. Bu yüzden, hayvanların yaratıcı olmasında içgüdüler önemlidir. İçgüdülerden kasıtımız, arının bal yapması, örümceğin ağ kurması gibi. Hayvanların düşünmelerine örnek vermek gerekirse, deney altında ki papağanların, kelimeleri taklit etmekten ziyade, iki kelimeyi birleştirip farklı bi kelime türettiği gözlemlenmiştir. Örneğin iki meyve adı öğretiliyor(kiraz ve portakal), papağan ise başka bi meyveyi isterken(kırmızı elma), öğretilen meyve adlarından şekil olarak portakala benzemesi ve renk olarak kiraz gibi olması nedeniyle. Bu iki sözcüğü birleştirip, kırmızı elmayı istiyor. Başka bir örnekte , bilim adamı christophe boesch, şempazeler üzerine yaptığı bi çalışmada, kurak bölgelerde yaşayan iki şempaze grubunda hayvanların, etrafta su çukurları olmasına rağmen bir çeşit kuyu kazdıklarnı ve böylece durgun suyun süzülmesini sağlayarak parazitleri engellediklerini gözlemlemiştir. Yine farklı bi araşırmada, şempazelerin yalan söyledikleri gözlemlenmiş, ve bu durum hayvanların düşündüklerine, kendilerine yararlı olanı isteyip karşı cinsi kandırdıklarına delil olmuştur. Charles Darwin'in dediği gibi, insan ile gelişmiş hayvanlar arasında ki akıl farkı, ne kadar büyük olursa olsun, kesinlikle temel bir fark değil, bir derece farkıdır.
Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *
_gölge'li/ *
|

11-06-2008, 15:48
|
 |
caotic evil
|
|
Üyelik Tarihi: 03-06-2008
Mesajlar: 166
|
|
evrim teorisinden bolca bahsediyorun.benim merak ettiğim evrim neden devam etmiyor..neden hala insanın bi üstü çıkmadı..yıllardır miilattan oncesinde bile insanlar var..yaşıyorlar bu ispatlanıyo.ama neden yüzyıllardırinsanınn bi ust kapasitedekisi insanı yonetecek bişey çıkmadı.cevap verirmisin..insan ile hayvan arasındaki fark sadece 1 derece farkıysa o dereceyi bi uste cıkaran bi yaratık neden yok..ve eğer maymundan geliyorsak neden butun şempazelerinsan olmadı..bi kısmı kaldı.hayvanlar yoksa tercihmi yaptı..ayrıca hayvanların içgudusel hareket ettiği noktasında sakine katılıyorum. papağanın kırmızı elma demesi ve şempazelere vucut olarak benzememiz..yoksa beynimizide papağanlardanmı alıyoruz..eğer oyleyse yani konuşma ve dusunme kabiliyetimiz papağandansa biz nasıl papağan ve maymunun karışımı olarak olrtaya çıktık...yani bu iki hayvan yıllar once çiftleşmiş olamaz oyle değilmi????hani benzerliklerimizden bahsediyorsun yainsandaki her ozellik farklı bi hayvanda az gelişmiş olarak ortaya çıkabiliyo..yani biz ortaya karışıkmıyız neyiz..hayvanların toplu seksi sonucu ortaya çıkan bi yaratıkmı????
|

11-06-2008, 15:53
|
 |
caotic evil
|
|
Üyelik Tarihi: 03-06-2008
Mesajlar: 166
|
|
sevgili piaaa
[QUOTE=piaaa;77311]bu siteye üye olduktan sonra dini inancımı kaybettim  teşekkürler sizlerin sayesinde araştırdım okudum öğrendim.Ama bir yaratıcıya olan inancımın kaybolması biraz zor gibi bilmiyorum bunu kaldırabilir miyim.Sonuç olarak tanrının varlığı da yokluğu da kanıtlanamıyor dolayısıyla seçim elimize kalıyor...Kusura bakmayın konuyla biraz alakasız oldu ama yazmak istedim[/QUOTE
tanrı manevi olarak vardır ve yoktur.bilimle veya araştırarak hiçbir sonuca varamazsın..eğer vardıysan araştırdıklarını bizimle paylaşırmısın bu sayfada
...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:06 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Khaos.info
|
|
|
|