Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Pano > Lorem Ipsum

Lorem Ipsum Nereye yazsam dediğiniz konular için böyle buyrun.


Kayıp Çocukların Anıları

Lorem Ipsum içerisinde Kayıp Çocukların Anıları konusu: Altı yaşıma basmak üzereydim ve sürekli dillendirdiğim gibi onlar postallarıyla altımıza basmışlardı. Darbe... Ben hep kayıp kuşağın 80'de 3-5-7-9 yaşlarında olduğunu düşünürüm. Çünkü en sağlamından bastırma ve sindirme politikasıyla sindirilip ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 31-03-2008, 21:56
...
 
Üyelik Tarihi: 16-07-2007
Nerden: izmir
Yaş: 36
Mesajlar: 840
Standart Kayıp Çocukların Anıları

Altı yaşıma basmak üzereydim ve sürekli dillendirdiğim gibi onlar postallarıyla altımıza basmışlardı. Darbe... Ben hep kayıp kuşağın 80'de 3-5-7-9 yaşlarında olduğunu düşünürüm. Çünkü en sağlamından bastırma ve sindirme politikasıyla sindirilip korkutulan anne-babaların çocuklarıyız bizler. Ağırlığından ezildikleri baskıyı en kralından bizlere çevirdiler. Ve sinen ebeveynlerin çocukları olarak sinekoyulduk. Baktılar ki biryerlerde patlak verecek -hani her onyılda bir patladı ya- engellemek için pop'u patlattılar. Sonrası zaten yaşadık, bir şekilde bilinçsizce oradan uzaklaşıp tepeden bakmaya başladığımızda farkedebildik.
Niyetim şu anda 30'lu yaşların başlangıcında ya da bir yerlerde olan merdivenin son basamaklarını çıkmakta ve sonrasında inişe geçecek biz yaşlılığa yüz tutan fanilerin anılarını paylaşmak. Ne uzun bir girizgah oldu (hiç yapmadığım birşeydir bu) yahu... Ben başlıyorum. Devamı gelmesi temennilerimle...

Clementine...


İlkokul sonu orta başı seneleri. Hayatın durduğu vakitlerdendi clementine'in başladığı saatler. Ve şarkısınada aşıktık tıpkı şeytan malmöt'le savaşan clementine'e aşık olduğumuz gibi. Ama bir sevgiliye aşık olma durumu değildi clementine'e hissiyatımız. Tekerlekli sandalyesinde bizim izlerken korktuğumuz malmöt iblisinden korkmayışına duyduğumuz hayranlıktı. Peri'si vardı birde ona yardım eden. Hala mırıldanırım.. clementiiiin...





Son Dakika Sorusu : Sil Baştan'da Kate Winslet'ın oynadığı karakterin esin kaynağı olabilir mi acaba diye düşündüm şimdi. Ya da bir saygı duruşu. Boşuna konmaz öylesi güzel bir karaktere Clementine ismi...


Kim dikti bu gökdelenleri
Ve neden en tepesindeyim sorgulamalarını bırakıp bir kenarı
Açıp kanatlarımı süzülüyorum şatoma doğru
Sakinliğime... Sakiliğime....

Konu ucuzfilm tarafından (31-03-2008 Saat 23:15 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 31-03-2008, 22:13
anarshe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
disconnectus erectus
 
Üyelik Tarihi: 28-03-2008
Mesajlar: 66
clementine, quand tu fermes les yeux | tu devines le merveilleux | clementine, prends nous dans ta bulle bleue | tant pis si c'est dangereux :) helix ve hemera... korkarak ama merakla izlerdim bende ve acikcasi kisiligimdeki en bozuk taraflari gelistirmisdir bu cizgi film :) butun bu basi bozuk dusunceler bundan dolayi olabilir


beyoglu'nda bir paragrafin içindeyim..senden önce bulurlarsa beni, süpheli bakislarimi kanima batirip imla edecekler beni...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 31-03-2008, 23:11
...
 
Üyelik Tarihi: 16-07-2007
Nerden: izmir
Yaş: 36
Mesajlar: 840
Captain Tsubasa...

Plastik toplarımızla yaptığımız taştan kaleli maçların ağa babasıydı kaptan Tsubasa. Ne Tanju ne Rıdvan ne Prekazi ne öteki ne beriki. Varsa yoksa Tsubasa. Acaip ahlaklı ve ağırbaşlı bir kardeşimizdi. İşte Japon naifliği. (Çok seviyorum ben bu adamları.) Misagi vardı kankası birde. En sevdiğimiz arkadaşımızla forveti oluşturup paylaşarak kullanılırdık Tsubasa ve Misagi'yi. Önce ufak sürtüşüp ardından Nankatsu da birlikte oynayan Wakabayashi asla unutulmaz. Takım kurarken iyi oynayanları değilde iyi anlaştıklarımızı seçmemizin sebebidir Kaptan Tsubasa. Ve asıl dert kazanmak değil oynamaktır dedirten bir keyif halini almasını sağlamıştır.
Koş koş bitmeyen bir sahaları vardı. Bitmezdi o saha ve bitmesini de istemezdik. Ceza sahasına yaklaşıldığı zaman o dehşet verici vuruş yapılsada şu manevrayı görebilsek derdik. Ve Tsubasa öyle bir vururdu ki top bütün fizik kurallarını alt üst ederdi. Önce göğe doğru yükselirdi kartal gibi... Ardından fiyuvvvvv diye aşağı inerdi, birde falso alırdı. Allahım o ne müthiş bir izlenceydi. Kaptan Tsubasa bir çizgi dizi değildi. Üzerine uzun konuşulması ve hatta incelenmesi gereken bir meseleydi. Çünkü sadece bir maça hazırlanma durumu yoktu. Arkada akan güzel ve naif öyküleri vardı. Yardımsever dostlardı her biri. Ne güzel arkadaşımızdın sen Tsubasa diyesim geldi. Yüzleri kızaran karakterleri olan çizgi diziler çağı.... Bak çok özledim şimdi eski arkadaşlarımı... Ben gidip bir Miyazaki izliyim en iyisi...





Kim dikti bu gökdelenleri
Ve neden en tepesindeyim sorgulamalarını bırakıp bir kenarı
Açıp kanatlarımı süzülüyorum şatoma doğru
Sakinliğime... Sakiliğime....
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 01-04-2008, 00:06
demkaçkını - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
....!
 
Üyelik Tarihi: 22-09-2007
Mesajlar: 337
clementine diyince aklıma kafasında pervane olan zat geliyor ...

tsubasa yı ise bir tek havuz da bacak çalışması yaparlarken hatırlıyorum o zamanlar sanırım türkiyede hiçbir külübün havuzu falan yoktu .. hatta birgün floryada galatasarayın antremanını izlerken bekçiye sormuştuk sonrada havuz çalışması o kadar iyi birşey olsaydı japonlar bizden daha iyi futbol oynarlardı diye bir fikir üretmiştik .. ya öyle işte


Ben Ben'im
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 01-04-2008, 01:01
Sosyopat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl arıza Багэр
Solitaire Champion
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 38
Mesajlar: 1,011



Şirinlerden sonra benim en favorilerimdendir...eternia ve şatosunu kötü karakter iskeletor'dan korumaya çalışırken...prens adam kimliğinden gölgelerin gücü adınaaaa diyerek sıyrılıp,sadık kaplanı titreğe kılıcıyla dokununarak atılgana çevirirdi He-man...iskeletorun gölge mağarası,hayvan adam vs vs bide bi kadın vardı kanatlı,kuş gibi bişi onun adını unuttum bak... ama en şirin karakter ayakları olmayan ama uçan ve sürekli korkan orko'ydu bana göre...saat 18:00 de başlardı,bittiğinde yarına kadar o kadar çok şey yaşayabilme ihtimalimi es geçer,bir sonraki 18:00 beklerdim...


Bazen diyorum atayım kendimi aşağıya....Bazen de diyorum niye atayım kendimi aşağıya!!
Кызыл Багэр
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 01-04-2008, 09:11
.
 
Üyelik Tarihi: 17-03-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 34
Mesajlar: 31
Çocukluğumun en önemli anılarındandır; pazar günleri annem odanın yarısını kaplıyor gibi görünen çamaşırlarla gelir,ütü masasını ve ütüyü hazırlar,sonra beyaz bir tülü ıslatıp getirirdi.Tül;o dönem buharlı ütüler ya çıkmadığından ya da bizim alacak kadar paramız olmadığı için alınmadığından,giysilerin üzerine konur ve giysinin yanmamasını sağlardı.Annemin ütü yaptığı bu saatlerde televizyonda Pazar Konseri başlardı.Hikmet Şimşek çıkar,az biraz konuşur ve sonra ardı ardına senfoniler çalınmaya başlardı.Televizyonun karşısına geçip bir yandan annemin ütü yaparken hareketlerini izler,bir yandan müziğin ritmine kendimi kaptırıp öne ve arkaya doğru sallanırken (hiçbir zaman sallanışlarım ve müziğin ritmi birbirini tutmamıştır ve bu yüzden evdekilerin deliliğim üzerine teoriler üretmesine neden olmuştur),bir yandan da ütülenen giysilerin odaya yaydığı nefes kesici kokularını çekerdim.Anne-Hikmet Şimşek ve koku tanrısal bir gizin kapısının eşiğine geldiğime inandırırdı beni.


Hicbir sey hayat kadar sasirtici olamaz. Yazi haric. Evet tabii, tek teselli yazi haric.. (Orhan Pamuk-Kara Kitap)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 01-04-2008, 09:46
...
 
Üyelik Tarihi: 16-07-2007
Nerden: izmir
Yaş: 36
Mesajlar: 840
Unutulur mu o güzelim pazar sabahları. Kolalı yakalarımızın ve siyah podyelerimizin canım analarımız tarafından ütülenişi. Ütü meselesini sevme durumum oralara dayanıyor demek ki. Vay be. Teşekkürler Sevgili Empedokles. Hikmet Abi'yi zevkle asla dinleyemeyen takımdanım maalesef. He-man ve ekürileri birde elbette. Bana her zaman yaz tatillerimizin vazgeçilmez durağı Adana'yı anımsatır. Orhan isimli arkadaşlarımızın değişmez lakabıdır Orko... "Güüüüüçççç Beeennnnnddddeeee Aaaaarrrttttııııııııııııık" Hi Men....


Kim dikti bu gökdelenleri
Ve neden en tepesindeyim sorgulamalarını bırakıp bir kenarı
Açıp kanatlarımı süzülüyorum şatoma doğru
Sakinliğime... Sakiliğime....
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 01-04-2008, 13:21
...
 
Üyelik Tarihi: 16-07-2007
Nerden: izmir
Yaş: 36
Mesajlar: 840
Çok yadetme durumunda hissettim kendimi... 13-15 li yaşlara geldiğimizde beyaz ekrandan uzaklaşıp zorunlu dinletilere başladığımızda (aylak aylak gezmeyelim diye gönderildiğimiz bir akrabamızın konfeksiyon atelyelerinde) her ay bir kaset çıkartan müslüm gürses'li dönemlerimize geliyoruz. Adamcağzın karısı hastaymış ve paraya ihtiyacı varmış sonradan öğrendik tabi. Ama o ne verimlilik öyle kardeşim. Herşey yalannnnn herşey yalan var mı beni beniiii bir annnlayaaaaannnn.... E tabi pop öncesi patlatılan arabesk ile bir de taverna durağı var. Ordada Ümit abiler, Cengiz Kurtoğlu'lar, Arif Susam'lar ve gelip geçen türevlerinin dönemi... Çok acıklı abilerdi onlar. Bir de eğlencelilerdi. Müthiş bir tezatlıkla... Ferdi Tayfur'un ağlamaktan şiş gözlü gezdiği dönemler. Leyllaaa, Leylaaaa Sende mi Leyllllaaaaa.... O dönem tabi küçücüküz. Ne sigara ne alkol... Hak getire. Harbi ayyaş olurmuşuz zaten. Abilerimizin hepside ayyaştı zaten. Köşebaşlarında çöküp gecelere kadar oturan abilerimiz vardı. Biraz efeydiler birde. Çok özenmedik allahtan kendilerine. Arkadaşların evlerinde verilen küçük çaplı doğumgünü partileri ve ilk danslar... Vay vay vay...


Kim dikti bu gökdelenleri
Ve neden en tepesindeyim sorgulamalarını bırakıp bir kenarı
Açıp kanatlarımı süzülüyorum şatoma doğru
Sakinliğime... Sakiliğime....
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 01-04-2008, 13:35
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 33
Mesajlar: 3,878
o nefis pazar sabahları geldi aklıma..sıra sıra banyoya gidişlerimiz.... bir de kanal altıda çocuklar kuşağında filmler olurdu ne keyiflenirdik ne çabuk biterdi güm..


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 01-04-2008, 16:36
anarshe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
disconnectus erectus
 
Üyelik Tarihi: 28-03-2008
Mesajlar: 66
bense hikmet simsek ten ve isitme engelliler haber bulteninden nefret eden cocuklardandim... en cok kislari animsarim, sobanin ustunde ekmek kizartilir, cay sobanin uzerindedir babam pazar sinemasini beklerken biz ucan kaz ve nills izlerdik.. norton du yanilmiyorsam adi ucan kazin ... ve aklima neler getirdi yaziniz bilseniz ne cok canimi yakti, benim utum yok da ondan sanirim.. pantolununu gomlegini utuleyecegim kimse yok evimde, bendenizde utulenecek seyler pek giymemekteyim, ee haliyle bu sekilde yasayan bir insaninda sakiz gibi carsaflari utulenmis perdeleri olmaz :) bu durumda evde de utu olmaz, evet ya utuleri ve utu masalari vardir degil mi insanlarin? cogu evde bulunur bu, bir cok kadin nefret eder hatta utuden, bir utu edinmeliyim hemen, belki hayatimin kirisikliklari bu yuzdendir, evime bir utu alirsam soyle guzelde bir utu masasi, hatta kendime bir kac gomlek filan alayim, yikadigim carsaflari perdeleride utulerim, guzel sirin bir hayatim olur. evet evet utu almaliyim. hatta dikis kutusuda alayim, igne iplikde yok evde simdi dusundumde. benim evimin isigina bakildiginda uzaktan neler dusunurler acaba, oysa hayatimin ne cok eksigi gedigi sokugu kirisikligi var, utunun, utu masasinin, igne ve ipligin olmadigi bir ev, sicakcik trt1 seyredilen evlere benzemiyor iste, ne yaparsam yapayim benzemiyor, bir kalip hacisakirde bulabilsem keske, eger birseyler degiscekse, kirilan hayaller yamalanacak, yirtilan dusler dikilebilicek, kirisan umutlarim duzelebilicek ve kahrolasi dimagim o bir kalip haci sakirle yikanip tertemiz olacak ve unutmami saglayacaksa, bunlari hemen edinmeliyim... hayatimi onaracak eksiklikler listesi yapmaliyim ben,hani herkesin alis veris listesi vardir ki benim hic olamadi :) bari boyle bir listem olsun... hayatimi onaracaklar listesi...


beyoglu'nda bir paragrafin içindeyim..senden önce bulurlarsa beni, süpheli bakislarimi kanima batirip imla edecekler beni...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
kayip, cocuklarin, anilari


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kayıp Nişanlı (A Very Long Engagement) siberian Film Arşivi 5 19-01-2008 13:20
küresel ısınma ve kayıp arılar...(2) ucuzfilm Serbest Kürsü 7 07-10-2007 00:00
Can baba anıları Lilith Şiirler 8 14-09-2007 21:02
kayıp sea4ever Komik Çizgiler 0 02-08-2007 03:44
Kayıp Otoban (Lost Highway) 1997 HattoriHanzO Film Arşivi 3 20-06-2007 02:10


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:28 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info