Alıntı:
Dostoyevski´isimli arızadan alıntı
sayın fenasi bey siteye koyduğunuz yazı/yazınız edebi olarak söze gerek bırakmıyor. öykü tarzında yazılması alttan alta yaptığınız tatlı su milliyetçiliğini gölgeliyor. lakin ben bir kürt olarak elimde olmadan yazıdaki kürtlerle ilgili kötü yazılara takılıyorum. önce güzelcene bir yerden yere vuruyorsunuz(anlamadığım garip dili konuşan çocuklar?) sonra ya sanırım fazla gittim birazda iyi şeyler söyleyeyim bu garip dilli garip yaşamlı insanlar hakkında. iyi şeyler bahsederken bile buna bile tahammülünüz yokki kiracınız olan amcayı bir kürt amcası değilde kendin gibi bir göçmen olarak tanıtıyorsun. belki yazarken böyle düşünmediniz lakin o güzel edebiyat dilinizin altında ince damarlı milliyetçilik kanı taşıyan bir tarzınız var. iyi günler
|
Sn. Dostoyevski, siz diye başlayıp sen diye bitirdiğiniz beni ırkçılık ile suçladığınız mesajınızı okudum, daha sonra entellerin gittiği bir bara gidip rakı içip bahsi geçen iddianızı düşündüm. Acaba ben ırkçı bir kişiyimde yanlışlıkla 30 yıldır kendi adamlarımlamı mücadele ettim diye kendimi sorguladım, masada TİP kurucu üyesi bir abimiz vardı onada sordum hatta bu hicap içinde düşündüğüm konuyu, o bilmeyecekte kim bilecektiki bence, neticede Kürt olgusunu siyasi anlamda ilk dillendiren kişilerden birisiydi. Sayenizde uzun uzun güldük vesselam size ne kadar teşekkür etsem azdır.
Gelelim sizin söylediklerinize, Dikkat ettiğiniz üzere kırmızı ile sizin sözlerinizi özellikle belirttim, ben insanım ilk önce benim bir milliyetim yok, siz kendinizi bir ırk olarak ısrarla tanımlıyorsunuz ki ben buna karşıyım, ırkçı benim için ırkçıdır kendini hangi ırktan tanımlaması değil benim için önemli olan ırkçı olmasıdır. İşte bu yüzdende bahsi geçen hikayemde insanları, ırklarına yada etnik kökenlerine göre değilde salt insan olmalarına göre anlattım, neticede onlarda göçmendi ve bu sözde bana ait değildir aslında kendini kürt olarak gören ve sık sık bende göçmenim diye espiri yapan bir arkadaşıma aittir. Ne kadar tuhaf bir ironidir, evet bence onlar bir yerlerden tıpkı benim ailem gibi göç etmiş insanlardır. Üstelik o dönemde salt ekonomik nedenlerle yada kan davası/töre cinayetleri nedeniyle göç ediliyordu. Benim ailem ise ırkçı yunanlardan kaçarak göç ettirilmişti bahsi geçen mahalleye. Şimdi niye bir insana, sadece ailesini geçindirmek için başka bir şehre göç etmiş insana ve üstelik sevdiğim bir insana bir ırk yakıştırayımki ben?
Ben kendimi insan olarak tanımlıyorum sizde Kürt, acaba hangimiz ırkçı?
Çamur atayım izi kalsın demekle olmuyor malesef, bilgi sahibi olmadan fikir sahibide olunmuyor, umarım bir gün insan olduğunuzunda farkına varırsınız. Hikayede geri kalanlar siyasi mesajdır ve kabulümdür. Halkların kardeşliği ise sadece bir göndermedir oda edebiyattan ve siyasetten anlayana.