1-)Bir çift zeytin gözlere bakmak bana mutluluk katar.
- Ama o zeytin gözler herşeyden önce masumiyet taşımalıdır. Taşımıyorsa bana mutluluk katmaz ve çirkindir.
2-) Dolgun bir dudak görseniz hoşunuza gider temas etmek geçer bazen içinizden.
- Ama o dolgun dudakların arasından bazen öyle sözler dökülür ki karşınızdakinden tiksinirsiniz.
3-)O simsiyah kaşlara saçlara bakmaya doyum olmaz
- Ama o kaşlar sık sık çatıksa o saçlar rüzgarda savrulmuyorsa anlamsız kalır.
4-) Uzun fidan gibi bir boy gördüğünüzde hoşunuza gider.
- Ama o uzun boya kısa boylu bir sevgili bulursa insan sırıtır çirkin olur.
Arkadaşlar demek istediğim insanın içi dışı anlamlı bir bütündür aslında. Her tipin kendine göre bir yakışanı vardır. Dıştan kiminin gözü kiminin gözünden daha güzeldir ama bakışları boştur anlamsızdır.
İç güzellik dış güzellik ayırımı çok saçmadır. Bu lafı çirkinler ve ahmaklar çıkarmıştır kanımca

Tanrının her insana aynı genleri vermemesi kimsenin suçu değildir. Sonuçta güzellik dediğimiz olay etten ve kemikten yapılıdır. Birgün bozulma ihtimali kaçınılmazdır.
Bana gelince ne yalan söliyim bakarım kendime. Yani kendimi beğeniyorum ama kendimi beğenmişlik yoktur.

Alçak gönüllü erdem sahibi olmayı insan olabilmenin temel şartı olarak görüyorum ve iyi bir insan olmanın iç huzurunu yaşamak istiyorum. Okumanın öğrenmenin sonu olmasada kendimi, kendi kendimi yönetecek kadar bilgili ve akıllı bir insan olarak görüyorum.
Duygudan yoksun insanları sevemem. Tüm samimiyetimle söylüyorum ki karşımda ki insan dünyanın en bakımlı en güzel insanı olsun eğer gözlerinde masumiyet, kafasında bilgi, dudaklarından çıkan kelimelerde samimiyet göremez isem o insan benim için bir süs köpeğinden farklı olamaz. Tabi bir süs köpeği olabilse o da iyi. Onuda olamaz. Köpeklerin ne kadar sadık içi dışı bir hayvanlar olduğunu bilirsiniz.
Aslında daha çok şey söylemek geliyor içimden ama anlatmak istediklerimi anlatabildiğimi düşündüğümden lafı fazla uzatmak istemiyorum.
