Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Pano > Lorem Ipsum

Lorem Ipsum Nereye yazsam dediğiniz konular için böyle buyrun.


Absürdün Bir Felsefesi Vardır

Lorem Ipsum içerisinde Absürdün Bir Felsefesi Vardır konusu: Aslında fobilerin çoğu ruhsal hastalıklar minvalinde araştırılması gereken bir mevzu -bencesi- Lilith. Elbette ki, uzmanlık alanımda olmadığı için tamamen öznel fikrimdir, kalıtımsal genler fikrin de yerli yerinde, ona da katıldım ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11 (permalink)  
Alt 25-11-2007, 19:30
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Aslında fobilerin çoğu ruhsal hastalıklar minvalinde araştırılması gereken bir mevzu -bencesi- Lilith. Elbette ki, uzmanlık alanımda olmadığı için tamamen öznel fikrimdir, kalıtımsal genler fikrin de yerli yerinde, ona da katıldım bak şimdi...) Genlerimizden gelen bir hastalık diyelim mi orta yolu bulup...)

Bir başka absürd dahi olmayacak mevzuyu aktarayım yenice dikkatimi çeken.
Şimdi efenim şu meşhur Kuzey Irak'a "elekturuk" verme meselesi gündemdedir bilirsiniz. Yenice ekonomi sayfalarında yatlarını dünya çapında yüzbinlerce avroya kiralayan Karadeniz Holding başkanı Doğan Karadeniz (bu snopların hep mi adında soy adında "doğan" olur yahu:P); açıklamışlar efenim, elektiriği Kuzey Irak'tan yurt içinde daha pahalıya satın aldığımızı, şimdi yanlış olmasın da aklımda kalan kadarıyla bizler 9 sentten alırken yurt içinde, Kuzey Iraklı 7 sentten alıyormuş kilovatını. İmdi bir de Doğan efendi buyurmuşlar ki, zaten elektirik stoklanabilir bir ürün değildir, o yüzden de satmayalım da ne yapalım demiş. Hani bir anlamda mantıklı gibi görünse de, benim tasarruf ederek biriktirdiğim elektirik rezervini neden elin ülkesi benden ucuza satın alabiliyor deme hakkım da doğmuyor mu tam da burada...? Bir de pek kıymetli enerji bakanımız çıkıp "yoh öyle bir şey" diye bas bas bağırmıştı mevzu ayyuka çıkınca; e varmış işte bizzat satan firma başkanı açıkladı.
Özetle ben ülkemde üretilen elektiriğe daha fazla para ödüyorum Kuzey Iraklıdan, bunu da absürd bile olamayan bir mevzu olarak not düşüyorum sayfama.
Haberin linki aşağıdadır, ilgilenenlere...

Radikal-çevrimiçi / Ekonomi / Irak'a 7 cent'ten elektrik satıp, sosyeteyi 100 bin avroya Karayipler'e götürüyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #12 (permalink)  
Alt 25-11-2007, 23:53
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 20-11-2007
Yaş: 45
Mesajlar: 7
Şimdi efenim bir diğer saçma dahi bulamadığım mevzuyu zerk edeyim hemen bünyenize. Mungan'ın belediye başkanlığına adaylığının sonrasında gelişen kimi lakırdırlar. Yeşiller partisi eş başkanı zat, Türkiye'nin eşcinsel bir başkana hazır olmasını salık verdikten sonra, Mungan aday olabileceğini açıklamış, Ufuk Uras ve Dtp'nin kimi isimleri, Mungan'ın açıklamasına "ölümüne" destek vermişler,
Maria
--------------------------------------------------------------

"bir kürt turnasıdır uzak dağlarda bozgun Murathan"
M. MUNGAN, SAHTİYAN, SAYFA 25
Sevgili Murathan'ın yukarıdaki dizesi "seçim sloganı" olmaya müsait. Etnik kimlikle, eşcinsellik tek dizede vurgulanmış. Dizeyi aldığım şiiri " Ahmet ile Murathan"da
destansı bir dille eşcinsel ilişkinin şiire dönüştüğünü görüyoruz. "teorisi henüz yazılmamış bir ilişkinin /erken acılarından / kanamaya başladılar zamansız / kanamaya başladılar / Ahmet ile Murathan...bir kürt turnasıdır uzak dağlarda bozgun Murathan/ unutulmuş azabını bir uçuk destanın sahifelerinde arar/ ve gözlerinden devrilirken bir şehvetin zelzelesi / bir sevda muhasarası altındaki kalbinde / hala yaşar / bir gecelik günahın /gizli mütarekesi "

Herneyse belki konu başlığıyla ilgisiz oldu ancak ben de mevzuya maydonoz olmak istedim. Bi tarafından tutup daldık bakalım. İzlemedeyim Maria.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #13 (permalink)  
Alt 26-11-2007, 03:33
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Hemen hemen aynı gündeme saplanıp kaldığımız bugünlerde, şairlerin bile etnik köken ve/veya cinsel tercihleriyle ön-adlar alması acıtıcı. Mungan'ın adaylığını "ölümüne" desteklemiyorum, sebebim de şairlerden politikacı olamayacağına dair kemikleşmiş fikirlerim. Olamayacak kadar duruşları sağlamdır lakin, politika bir dehliz, giren bin pişman. Mungan'ın adaylığını yalnızca "sembolik" görüyorum, kazanamayacağı aşikar, kazanamaması da yirmi kusur yıllık ciddi yazın çalışmalarındaki pozitif itibarının yanına iliştirilecek olan negatif intiba olacak; Eşcinsel 'Kürtçü' şair...Burada bu şair ibaresi ne kadar zavallı, cılız duruyor değil mi?
Yukarıda da bunu belgelemiş oluyorsunuz sanıyorum...)
Hem "aydınlardan" ülkeyi kurtarmaları adına medet umarız, hem de buna dair aktif bir eyleşlerindeyse anında ekarte ederiz, bazen hakikaten beşerin çok acımasız olduğunu düşünüyorum. Hiçbir şey için değilse de, Türkçeye -dilime- kattığı büyük şiirlerinden ötürü Mungan'a minnettarım.

Aslında bu forumu açarken hiç aklıma gelmemişti Selimcem ama şimdi farkettim ki, sizin köşenize özenmişim gibi oldu...)
Merak etmeyiniz sizi tahtınızdan henüz indirebilecek biri çıkabilmiş değildir...)
Arada uğrayınız, selam ola...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #14 (permalink)  
Alt 26-11-2007, 09:59
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 33
Mesajlar: 3,878
Şairlerin ve yazarların politikaya girmemesi gerektiğine ben de katılıyorum. Çünkü politika içinde eriyemeyecek kadar hassas ve bir o kadar da öngörülü olduklarını düşünüyorum. O çark onları ezer, onları kendi leri olmaktan bizi de iyi yazarları okumaktan alıkoyar düşüncesindeyim..
Ama yine de aday olarak görüyor olmak sevindiriyor, bi umut doğmuyor değil hani insanın içine..


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #15 (permalink)  
Alt 27-11-2007, 19:56
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Standart Kadın...

«Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Haftası»yla ilgili değil yazacaklarım. Kadın sığınma evlerinin Türkiye genelinde 700 kişilik kapasitesine karşılık bir yıl içinde 72 bin kûsür fiziksel şiddete maruz kalan kadının polise başvurduğundan da söz etmeyeceğim uzun uzun. Suidi Arabistan, Afganistan, Pakistan, İran vs gibi ülkelerde «recm» (legal olarak taşlayarak öldürme cezası) var da, bizim kanunlarımızın nesi eksik diyenlere takdim ederim utançla:

"Yargıtay, seks teklifi eşi tarafından reddedilen kocanın işlediği cinayette tahrik indirimi istedi."

Kaynak: Sekse ''hayır'' diyen kadın suçlu bulundu ! / HABER 3

Tabii ya...!
Nasıl unuturuz; bir zamanlar yasalarda hayat kadınlarına tecavüz suçunun üçte iki oranında indirime tabi tutulduğu bir ülkede, hangi «eşitlik ilkesi»nden söz edeceğiz. «İffetsiz» kadının yasalar önünde «iffetli» kadınlarla eşit sayılamayacağı gibi demokrasinin taban yaptığı zihniyetlerle; bir kadının da erkekle yasalar önünde eşit sayılmasına pek imkan yok gibi. (Hoş 1990'da Anayasa bu hükmü kaldırdı)

Şimdiyse Kocaeli'nde Yargıtay, cinsel teklifini reddettiği için maktul'ü öldüren kocası "tahrik" olduğu iddiasıyla cezaî indirime tabii tutulabiliyor; yorumsuz...!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #16 (permalink)  
Alt 28-11-2007, 10:31
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 33
Mesajlar: 3,878
"cinsine çeker cinsini s..." diye bir söz vardır..
tam da bu konu için söylenmiş olmalı.
bu habere çok sinirlendim
hatta gazetemi okuduğum cafede kalemle nerdeyse masayı deşiyormuşum........

ayrıca tecavüzcü tecavüz ettiği kişiyle evlenirse ceza da almayacakmiş
Yıldırım Türker demiş zaten
"artık kadınlar tecavüzcüleriyle mutlu mesut yaşasınlar"

bu memleketi terkedesim var..


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #17 (permalink)  
Alt 29-11-2007, 07:44
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Açıkçası Lilith «eşitsizliğin» her hali beni de ilkelleştiriyor.
Memleketi terk etmekle halledemeyeceğimiz aşikar, beşerin yaşadığı her yerde bu tür «hakkaniyetsizlikler» hep yanıbaşımızda olacaktır. Türker'in o makalesini ben de okumuştum, işte belki de tam da bu yüzden demokrasinin canı yananların haklarını öncelemesi gerektiğini düşünenlerdenim.
Burada böyle tadsızlıklardan bahsetmek istemezdim ama hakikaten bazen güldüren bazen de insanı çileden çıkartan bu kadarına da "yuh" diyebileceğimiz saçmalıklardan söz etmeye devam edeceğim. Sen de en sadık okurum olarak burayı takip etmeye devam edersen beni sevidirirsin, gel hep beraber Küçük İskender'in Türkiye şiirinde dediği gibi, kızdığımız alay ettiğimiz bu kadarına da pes dediğimiz "eşşek şakası" şeylere buradan da olsa "ekmek teknemizi açıp" tepki koyalım.

Şiiri alıntılamak istedim, bu şiiri hangi dönemde okursam okuyayım keyif alıyorum...

Alıntı:
türkiye / küçük iskender

allen ginsberg'e

oğlanlardan ve alkolden vaktim arttıkça seni düşü-
nüyorum türkiye, inan doğru bu kere yanılsamam
ve ruhumun yavşak zıpırlığı, hiç değilse ayık
dolaşamayacak kadar dürüstüm,

türkiye, tarkan öleli çok oldu, artık onu unut; bu-
nadı kurt. playboy'a annemin çıplak resimlerini
satarak beyaz saray'a sırnaşmayı düşlüyorum
spermi biraz fazla kaçırdığımda,

beş parasız paraladığım sokaklarında embesillerini
ve taşak kalpli aydınlarının sidik yarışlarını
görüp bol bol osuruyorum, başbakanı dinlerken
televizyon karşısında ekrana ekmek teknemi aç-
mak ya da esrar içmek, geğirmek en büyük mutlu-
luk bana verdiğin,

otuz bir çekmediğim gecelerde düşler kuruyorum se-
nin hakkında, hür hülyalarımda sana zerre kadar
yer vermiyorum ama, maalesef ayakta kalıyorsun,

sosyal demokrat idiotlarını, orospu tavukların
uğrak yeri sanat galerilerini, festival sar-
kaçlarını, ölüsevici kültürünün uyanık tez-
gâhtarlarını ve tezgâhın altında neler dön-
düğünü farkedecek kadar sosyalistim,

hapsine düşmedim henüz, o yüzden tam solcu sa-
yılmam köle pazarı piyasanda, kıçına cop
girdiği için şair olanlardan da değilim; eli
kulağındadır tımarhanelerinden birinde tes-
cilli manyak olmamın ve koynuna girmediğim-
den dorukta sıçanların, o yüzden ibneliğim
de test edilip onaylanmadı,

uyuşukluklarıyla iktidara peşkeş çekip çaktır-
madan, sonnet'leriyle, balad'larıyla köçek-
leşen, raconları kıyak geçme üzerine kurulu
mason-ulema tayfanı da tanırım, sen de bilir-
sin ki havlayan it ısırmaz türkiye, bak, biz-
bizeyiz, çekinme, şu azınlıkları ne zaman ke-
sip kızartacağız, çok acıktım türkiye,

nâzım'ını severim, buna kızabilirsin, ama bazı
-ne demekse- naif şairlerinin, devlet sanat-
çısı olmasına ve adının iktidar şakşakçısı
starlarla bir anılmasına dair çabalarına izin
verdiğinden, sana korkunç müteşekkirim, inti-
harımı hızlandırıyorsun böylelikle, böylelik-
le artıyor kirim ve seninle kirimiz, ne gam?
iyi akşamlar. persil supra.

mustafa suphi, artık hamsi mi türkiye, dikkat et,
balıkları örgütlemesin,

allah'a inanmıyorum, osmanlı'yım velhasıl, akın
edip avrupa'ya, toplayıp getiremesem de cil-
lop gibi veletleri, n'apalım, buradaki lüm-
pen teen-ager'larla idare ediyorum,

türkiye, ayıptır sorması ne zaman akıllanacağız;
türkiye, kıbrıs'ın yakasını ne zaman bıraka-
cağız ve ne zaman yaraşır olacağız binlerce
devrim şehidimize,

türkiye, hiç terbiye edinemedim, yeteneğim bu ka-
dar; çük kadarken okudum sabahattin ali'yi,
kafka'yı, dostoyevski'yi, london'ı; kapital'e
başlayışım babamla aramızda çıkan küçük bir
harçlık sorununa dayanır,

iq'larımızın düşük olduğunu sanmıyorum, peki
bir eşek şakası mı bu; köy enstitüleri,
halk eğitimler, halkevleri ne ayak; behice
boran, iyi ki unutuldu; iyi oldu, eline
sağlık türkiye,

hasbelkader bir önerim var: cia, eurovision'u
kazanmamızı, aet'na girmemizi sağlayamaz
mı acaba, şüphesiz, eh benimki de salaklık,
haklısın türkiye,

bizi milletçe sevmeyenlere ayar oluyorum; ağız-
larını burunlarını kırarak onlara medeniyet
öğretmek istiyorum türkiye,

ben, sex-shop'ların, komünist partinin, müslü-
man demokrat partinin, rock partinin,
çeşit çeşit gay barların açılmasını, askerliğin
kaldırılmasını istiyorum türkiye; bu top-
raklarda nobel, oscar, lsd, özgürlük ve sik
anıtları görmek istiyorum: kişi başına düşen
milli gelirden bana ait payı iade ediyorum
bütün bu harcalamalar adına sana; hapishane-
ler, hayvanat bahçeleri, kamplar, tımarhane-
ler boşaltılsın derhal; ben bütün kentlerin-
den barışla, erdemle, insanlık haklarımla ke-
yiften gebere gebere, ıslık çalarak dolaşan
bir seyyah olmak istiyorum; mandela kötü a-
dam, döv onu türkiye,

`uzak asya'dan gelip akdeniz'e bir kısrak ba-
şı gibi uzanan bu memleket... sizin! afiyet
olsun efendiler' demekten bıktım, bıktık,
anlıyor musun, orada mısın türkiye,

ama yine de memnun olmuyorsan bu tavırdan ve
kızıyorsan ve sinirleniyorsan, olsun, biz
yine geliriz; yine yazar, söyleriz; ölürüz;
biz yine gideriz; sen, rahatını bozma o za-
man, güzel bir çocuk gibi bu şık dünya ya-
tağında, böyle masum böyle mazlum uyu tür-
kiye
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #18 (permalink)  
Alt 03-12-2007, 18:08
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Standart Meslekler, Suçlar ve Haber(!) Başlıkları

Bugün Milliyette okuduğum bir haber üzerine düşündüm.
"Emniyette gay polis skandalı! Çarpık ilişki itirafı şoke etti".
Büyükanıt söylemişti sanırım, bizim halkımız gazete okurken başlık okur, içerik okuma alışkanlığı pek yoktur diye. Bu başlığa bakıp geçseydim usumda yalnızca kurum içinde -yani devlet dairesi hudutlarında- seks yapıldığını düşünecektim, üstelik haberi hazırlayanlar(!) gaylıkla: çarpık ilişkiyi bir tutmuşlar; yani homoseksüellik onlara göre "çarpıklık".
Buna benzer çarpıcı olma saikiyle haber yazıcılarının içerikle taban tabana zıt başlıklar attıklarını düşünmüşümdür hep; bu habercilik için belli oranda muhakkak şarttır, amenna; peki ya abartıldığı durumlarda...?

Yukarıdaki haber de, adamın internette tanışıp da evine çağırdığı erkeklerle ilgili bir haber, adamın kusuru görev silahını çaldırması, gay olması değil...! Ama mesela eve çağırdığı bir hayat kadını olsaydı (birden fazla da olsa) önemli bir haber niteliği olmayacaktı; ne var polisin cinsel hayatı olamaz mı özelinde deyip geçilecekti, ama cinsel partnerleri değişirse bu da toplum tarafından pek de hoş görülmeyen cinsler arasıysa haber niteliği taşıyor işte; yorumun minumum, haber verme ilkesinin maksimum ûslupla yapılması gereken haber metinlerinde, farkına varmadan ya da bile isteye "homofobik" bir dil hakim.
Bazen de edilgen fiiller kullanılır bir de bu tür metinlerde.
«Bildirildi», «yapıldı», «belirtildi», «öne sürüldü» vs türü öznesi belli belirsiz ifadeler kullanılır. Kim belirtti, kim bildirdi belli değil; açık açık yazı-işlerinin hakim dilidir aslında. «Çarpık ilişki» tamlaması da genel bir gerçeklik gibi haberin başlığına konabiliyor. Pek saçma...!
Mesleklerin, işlenen/işlenmemiş suçlarda dikkat çekici olmasıysa ayrı bir yazımın konusu olsun.

İlgilenenler için haberin linki:
Emniyette gay polis skandalı! Çarpık ilişki itirafı şoke etti / Türkiye / Milliyet İnternet
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #19 (permalink)  
Alt 10-12-2007, 07:59
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Geçen hafta Radikal Cumartesi ekinde bir yazı okuyorum. Köşekadılarının gittikçe derinleşen ve pek (!) mühim ateizm tartışmalarının son ayağını. Anthony Flew'in seksen bir yaşında "dine dönüşünü"n ardılını merak etmemiş kimse. ('Teoloji ve Yanlışlama' metnini bir arkadaşa verdim Türkçeleştiriyor, kendime güvenemedim çeviri konusunda, yollayınca eklerim siteye.)
Yıllardır makalesi her tür ateist metinde yer alan İngiliz felsefecinin 2004'teki ropörtajından bahsediyor, nasıl tanrının varlığına inandığından, yeni bir bilgi değil birkaç yıldır bilinen bir şey söyleşisi, yeni olansa nihayet adamı ziyarete gitmeyi akıl etmeleri;
"New York Times Magazine'de geçen ay Flew hakkında bir yazı yayımlandı. Bir ateistin dönüşümünün öyküsünü yazmak üzere İngiltere'ye giden Mark Oppenheimer, karşısında beyin kapasitesini kaybetmeye başlamış bir ihtiyar bulmuştu.
Flew sadece isimleri hatırlamamakla kalmıyor, konuların ve hatta kendi ortaya attığı kavramların içeriğini de unutuyordu. "

İlgilenenler için makalenin linki:
Radikal-çevrimiçi / Cumartesi / Dönüşü hararetli oldu

Yukarıdaki haydi normal bir şey -diyelim-; ya netten biraz araştırmaya kalkıştığımda sayfalarca dolusu adam hakkında karşılaştıklarıma ne demeli ; "ünlü ateist profösür dine döndü", "ateizmin en sıkı savunucusu sonunda doğru yolu buldu" ya da "ateizmin savunucusu pardon tanrı varmış dedi ve itirafta bulundu" vs vb vd. En çok da Harun Yahya sahiplenmiş ademceize; uzun uzun savlarında bu adamı referans göstermeleri de cabası, tabii Akıllı Tasarım'a biraz jelatin gerek.
Bana saçma gelen ise; ne vakit teist şöhretli isimlerden biri ateist olsa hiç itibar edilmez de, mesela ateistler şahlandırmaz da, tanrıya inanan birine sahiplenilir, yüceltilir, din onun inancıyla sanki dayanak bulur. Bunu Atatürk'ten, Kaptan Kusto'ya, Yusuf İslam'a ve hatta Tolsoy'a kadar da uzatabilmişlerdir. Din bir markaya mı ihtiyaç duyar sıklıkla...?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #20 (permalink)  
Alt 10-12-2007, 12:51
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 33
Mesajlar: 3,878
Duymasalardı bu kadar çığırtkanlıklarını da duymazdık galiba..
adam sanki 80 yaşında değilde sanki
10 yaşında ateist olmuş 30 yaşında vazgeçmiş gibi..

yazıyı bende okudum..
hatta gülmek için ağzımı dahi kullanamadım desem yeridir..
absürdden ziyade
daha makamsal bir haber olduğunu düşündüm
ipin yanındakilere bakamayan
sadece önünde uzanan yola endekslenmiş bir garip guruh bunlar..


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
absurdun, bir, felsefesi, vardir


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Schelling felsefesi üzerine possible_outside Felsefe 1 26-02-2011 20:39
Marquis De Sade 'in Ahlak Felsefesi possible_outside Felsefe 14 10-10-2009 16:43
İyi giden bir ilişkide, neden hep "büyünün bozulması" ihtimali de vardır? High Hopes Tartışmak İstiyorum 47 26-08-2009 16:10
Go Oyunu ve Felsefesi titania Felsefe 7 02-03-2008 03:04
Uzlasma Felsefesi.. KemalistGNC Köşe Yazıları 0 02-05-2007 20:38


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:00 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info