Alıntı:
|
Makineler tasarımsal oldukları için doğal değildirler. Farklı koşullar farklı sonuçlar verir o yüzden diye bir şey yok saçmalama bunun konuyla alakası da yok. Makineler koşul farkından hareketle açıklanamaz, belli bir işleve indirgenmiş belli bir amaca yönelik tasarımdırlar. Buradan hareketle de sonuç cümlesine nasıl ulaştın öyle kestirmeden, çünkü doğa deterministiktir diye? Ayrıca ne dediğin belli değil laf olsun diye konuşuyorsun gibime gelmeye başladı. Lakin biraz evvel de ben doğa deterministiktir demedim uydurma diyordun şimdi bu cümleyi de ben uydurdum değil mi? : ))
|
"seviye" up
Orgoncuğum canım benim...
Güzel kardeşim gözlerinden öperim...
"seviye" down
Hemen dalıp parmakların hangi tuşa basıyorsa rastgele yazıyorsun. Biraz kafanı kullan. Her kurduğun 2 cümleden birinda sallama, saçmalama, uydurma sözcükleri geçiyor. Bunlar tartışma yöntemleri arasında olmaması gereken sözcükler.
"Rastgele" yazıyorsun. Ne de olsa bir indeterministtin başka da bir şey beklenemezdi zaten

Sırf yazmak için yazma. Sana sürekli ne kadar saçmaladığını ispatlayıp duruyorum. (Sen anlamıyorsun o ayrı mesele) Taa en başından beri.
Girme cahille tartışmaya fıttırırsın
Alma camla taharet yırttırırsın demiş atalarımız.
Neyse atışmayı ve öfkelenmeyi bi kenara bırakayım da tartışmaya döneyim. Önce bi derin nefes alayım şöyle bi rahatlayayım.
Önce son cümlenden başlayayım. ""Doğa deterministiktir" demedim" demedim ya ne dedim? ""Doğayı determine ediyorum" demedim" dedim. (oha çok karışık bi cümle oldu lan nasıl anlayacaksın şimdi bunu) Neyse kavram kargaşasıyla uğraşmayalım. Eğer her ikisinden de aynı şeyi anlıyorsan benim için farketmez.
İndeterminizmi bilimsel olarak, (bilim dışı var tabi ki) atom üstüne uygulamaya çalışan yok hatırlatırım (veya bilmiyorsan öğren).
Çünkü bilim determinizm sayesinde vardır.
Bilim doğadaki determinizmi bulmaya çalışmanın adıdır.
Öyle şeyler yazıyorsun ki inan neresinden başlayayım şaşırıyorum. Bi umut belki anlarsın diye başlayalım bakalım bi yerinden.
Alıntı:
|
Makineler tasarımsal oldukları için doğal değildirler.
|
İnsan, insan zekası, insan bilinci vs. vs. insana ait herşey doğadandır ve doğaldır. İnsan ve onun tüm nitelikleri doğa-dışı değildir. İnsan doğanın dışına çıkamaz. İnsan tasarımı da doğa dışına çıkamaz. Doğa-dışı bir tasarım yapamaz insan.
Alıntı:
|
Farklı koşullar farklı sonuçlar verir o yüzden diye bir şey yok saçmalama bunun konuyla alakası da yok.
|
Farklı koşullar farklı sonuçları verir, aynı koşullar aynı sonuçları verir.
Bunun mu konuyla alakası yok. Sahi biz neden bahsediyorduk?
Alıntı:
|
Makineler koşul farkından hareketle açıklanamaz, belli bir işleve indirgenmiş belli bir amaca yönelik tasarımdırlar.
|
Belli bir bilmemne bilmeme... laf ola beri gele. boş laf...
Makineler "koşul farkından" hareketle açıklanır. Başka türlü de açıklanmaz.
Alıntı:
|
Buradan hareketle de sonuç cümlesine nasıl ulaştın öyle kestirmeden, çünkü doğa deterministiktir diye?
|
Nasıl ulaştım... Hımmm dur bi düşüniyim:
Makineler neden sınırlandırılmış koşullarda yapılır?
Önce böyle bi soru sormuşum. Makineler sınırlandırılmış koşullarda yapılırlar değil mi? Örneğin şuradaki tork şu olacak, akım bu olacak, sıcaklık bu olacak vs. vs.
Sonra kendi cevabımı vermişim:
Alıntı:
|
Cevabı çok basit. Çünkü farklı koşullar farklı sonuçlar verir, aynı koşullar aynı sonuçları verir.
|
Yani istediğimiz sonucu vermesi için, o sonuca etki eden koşullar bellidir. Hani diyorsun ya, belli bir işleve indirgeme, belli bir amaca yöneltme... heh o işte.
Biz makinenin rastgele sonuçlar vermesini istemiyoruz, o halde makineye etki eden koşulları sınırlandırıyoruz.
Ve o koşulların istediğimiz sonucu vereceğini düşünüyoruz ve hakikaten de veriyor.
Eğer koşullar farklı olsa, sınırlandırılmamış olsa, istediğimiz sonucu alamayız.
Bu da makinelerin neden sınırlandırılmış koşullarda yapıldığını açıklıyor:
Farklı koşullar farklı sonuçlar üretir, aynı koşullar aynı sonucu üretir.
Eee işte determinizm kabaca budur.
Sonuç cümlesine de işte öyle ulaştım canım... gözlerinden öperim.
Yoruyorsun beni Orgon... Geri kalanına cevap yetiştirmek için uğraşamıyacak kusura bakma.
Ben yazdıklarımın yöntemini anlattım sana. Geri kalanlar için de cevap istiyorsan, cevap sensin. Dön başa tekrar oku.
Şimdi şu seviye borazanlarına, zeka fışkırtayım biraz. hele bi tanesi var ele verir talkımı kendi yutar salkımı cinsinden...
Am, sik, göt, yarrak... Bunlar da bedenimizin organları değiller mi? Neden bunlar seviyesizliğin sembolü oluyor da mesela kalp, ciğer, yürek seviyeli organlar oluyorlar.
sikim kalktı
ayağa ve şöyle dedi:
nedir benim seviyesizlik sembolü olmamın sebebi
kalp, ciğer, dalak, böbrek gibi
ben de bir organım bedeninizde görevli
ben olmasaydım nasıl çıkarırdınız içinizdeki çişi
ya da nasıl devam ettirirdiniz neslinizi?
am ve göt de sike katıldılar
ve hep birlikte ayaklandılar
Organlara eşitlik! diye haykırdılar.