Alıntı:
Camiye gittim kimbilir niye
Ne namaz kılmaya , ne dua etmeye
Eskiden bir kilim yurutmustum
O eskidi, gittim yenisini yurutmeye
|
Camiye gitmişsin bilmiyorsun niye,
Zaten belli aklıyon yok yürütmeye,
Lakin olsa idi zerrece aklın,
Belli ki mecalin yok düşünmeye.
Alıntı:
Irmaklarından şaraplar akacak diyorsun
Cenneti ala meyhane midir?
Her kuluna iki huri vereceğim diyorsun
Cenneti ala kerhane midir?
|
Meyhanede belli ki çok kalmış, arkadaş olmuşsun keşlerle,
Kafalar tütsülü hülya ile, dolaşıyorsun akılsız leşlerle,
Fahişelerle yatıyorsun lakin onları karıştırıyorsun eşlerle,
Tabiî; eviyle kerhaneyi karıştıran, şarabı karıştırır kevserle.
Şa
Ra
B,
Şu
Ru
B, me
ŞRu
Bat,
Şe
RBet, aynı mastar, lakin;
Şurub ile şarabı, mayi ile maviyi, sülük ile suluğu anlamaz, cahil,
Al eline kalemi, yaz başına geleni geleni, amma,
Önce cevherine bak, sonra kaleme, öyle hemen davranma.
Alıntı:
Cennette huriler varmış, kara gözlü
İçkinin de ordaymış en güzeli
Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
Bak bir yanda şarap, bir yanda sevgili
|
Dünya,senin cennetin, bol bol iç sarhoş ol,
Aklın boş, kafa loş, cehennem nahoş,
Bekleme ayyaşlarla, keşlerle birleş kol kol,
Dursun huri şurada, bekleme fahişeye koş.
Alıntı:
Sarhoş ve sevenler yanacakmış, hadi boşver;
Sanmam ki bu söz doğru,bırak söylesin eller
Sarhoşları, aşıkları Tanrım yakacaksa,
Cennet için avcum kadar ayrılmalı bir yer
|
Sevenler yanacakmış, evet gönülden birbirlerine,
Sen sevdikten sonra, kimin gönlü kimde kime ne?
Anlamadın hâlâ nikah ile olur helal sevdiğin,
Yoksa ne farkı vardı fâhişe ile sevdiceğinin.
Allah sevenleri yakacağım dese idi eğer,
Habibine verir miydi hiç bu kadar değer,
Cehennem ehli sevenler değil anlamadın,
Yoksa bir katre mayiden damlayamazdın,
Alıntı:
Dünyada akla değer veren yok madem,
Aklı az olanın parası çok madem,
Getir şu şarabı, alın aklımızı:
Belki böyle beğenir bizi el alem!
|
Akla değer veren çok, akıl maden;
Diyorsun: para etmiyor aklım zaten,
Olsa idi akıl vermek için almazdın şarap,
Bekle, beğenirler! varken sizde bu akl-ı harap.
6
Alıntı:
Kim senin yasalarını çiğnemedi ki söyle
Günahsız bir ömrün tadı ne ki söyle
Yaptığım kötülüğü, kötülükle ödersen sen
Sen ile ben aramda ne fark kalır ki söyle
|
Mülkünden yedin, içtin, doydun, soludun,
Evet, yokluk içindeki, işte sen oydun,
Zannetme ki dünyaya seni sen koydun,
Daha ufaktın, hayatta daha çok toydun,
Sonra karga gibi iyiliğin gözünü oydun,
Hâlâ da ne biraz akıllandın ne de doydun.
Yasalarını çiğnemek değil mesele,
Kullar değildir hatasız,
Âmalini övünçle anlatıyor kefere,
Ömr-ü temadisi izzetsiz.
Ceza demek karşılıktır, yapmak değildir kötülük,
Ey ebleh, asıl odur ki kendine yaptığın kötülük.
Alıntı:
Kim görmüş o cenneti, cehennemi?
Kim gitmiş de getirmiş haberini?
Kimselerin bilmediği bir dünya
Özlenmeye, korkulmaya değer mi?
Dert içinde sevinci bul da yaşa;
Haksız düzende haklı ol da yaşa;
Sonu nasıl olsa yokluk dünyanın,
Varından, yoğundan kurtul da yaşa
Bulut geldi; lalede bir renk bir renk
Şimdi kızıl şarap içmemiz gerek
Şu seyrettiğin serin yeşillikler
Yarın senin toprağında bitecek
|
Siz, ey yazımı okuyanlar! Ben yok muyum?
Yoksa bir heyüla için misiniz, yokluk muyum?
Görülmezse bir kişi demek değildir yok,
Anlayana değil davul sivrisinek bile çok.
Anlaşılmaz mı eserinden sahibi, sani'si, ustası eserin,
Bak! Koca kainat kitabı oku! Gör, işit, tat ve anla,
Başını boş bırakmamış, daha anlamadın mı serin.
Sahibini, sanatkârını gör! Coş bütün hissiyatınla.
Getirenler binlerce sadık elçi haberi,
Ama yok gidip de gelince yok diyeni,
Gezdin, dolaştın, gördün de bütün evreni sanki,
Yokluğun ademi Âdem'e sanki olmamış vaki.
Haksız düzen!miş!!!
Düzen mi haksız, düzensizlik mi Hakk?
Hiç (H)hakk düzensizlik olur mu (H)hakk?
Hiç Hakk olur mu batıla ilhak.
Şu eblehin zırvaladığı saçmalığa bak.
Haksızlık olması için bir kerre,
Teriyle kazanmalı, verilmemeli zerre,
Ancak sayamayacak kadar çok ikram,
Dağıtılmamışsa eşit değildir bu haram,
Çünkü ikramdır yediğin hakkın değil,
Yediğin nimete şükretmesini bil.
Alıntı:
Bu dünyadan başka bir dünya yok, arama;
Senden benden başka düşünen yok, arama!
Vaz geç ötelerden, yorma kendini:
O var sandığın şey yok mu, o yok arama!
|
Akıllı insan sonsuzu düşünür önce,
Adem-i kabulle bakarsan hayata öyle olmazsın,
Serap ile vahada gezmeyi bir mi sanırsın,
Aklını kaybetmiş mecnun misali yanılırsın.
Gördüğün herkesi Leyla, her yeri çöl sanırsın.
Alıntı:
Sevgiyle yoğurulmamışsa yüreğin,
Tekkede manastırda eremezsin
Bir kez gerçekten sevdin mi bu dünyada,
Cennetin, Cehennemin üstündesin
|
Hakîki sevgiyle yoğurulmuşsa yüreğin,
Mahbub-u hakîkiye yönelir kalbin,
Ermek için hele yanarsın önce,
Sanma ki sevgi kayıtsız kalır derde.
Alıntı:
Yoğurulurken çamurum, sence de belliydi özüm,
Ne günah işleyeceksem, biliyordun onu tüm
Yargın olmazsa eğer, işleyemez kimse suç ;
Neden öyleyse kıyamette yakarsın a gözüm?
|
Hamurunu hüda yoğurdu çamurdan hüda,
Sonra bir de ruh üfledi, idrak et bunu da
Akıl verdi sonra, yükledi sorumluluğu onunla,
Olmasa idi ortak nefs, beraber şeytanla,
Melekten ne farkın kalırdı söyle insafınla.
Sen robot musun? Değil misin kendine mâlik?
İradesiz, iktidarsız mısın? Kendine hükmün geçmez mi?
Tabi ki sorumluluk verecekse akıl da verecek Hâlik.
Okumaz mısın kitab-ı kainatı? Gözlerin sani'i görmez mi?