Alıntı:
RoNiNeX´isimli arızadan alıntı
Kaydedeceğim öznotlar için "önyargı" içermeyen-ki hiç sahip olmadım-sorunsallarım
|
Uyansana pinekleyen heyecan, bak buldu karga sürünen bir solucan
Bak birisi gelmiş buyurmuş, adamın külliyâtında hiç "önyargı" yokmuş.
Hani tepeden bakan üslubu olmasa belki uyandırmayacak, 5000 yıllık ilerleyişe 'hiç' diyen,
Ve sadist gibi "Günümüz toplumlarının sancı çektiği mesellerin etrafında dans etmeyi seven"
Birinin lâflarına inanmak zaten zor, üstüne "hiç yok ki!" diye 'mutlak ifade' sayılır lâflar edince
"Git, bir bak" dedi şeytan, oturup "önyargı içermeyen" sorunsallarına zaman harcamadan önce
Zor olmadı geçen yazdan arta kalmış 1-2 "önyargı" bulmak:
Alıntı:
RoNiNeX´isimli arızadan alıntı
Vejetaryenliği yeryüzünün büyük ikiyüzlülüklerinden biri olarak görmüşümdür...İnsan ve onun kötücül evrenidir bu evren...bu ışıltılı cilanın altında sorunlara radikal yaklaşımdan ürken, korkak ve şey’lerin yüzeyselliğinden ileri gidemeyen zihinler barınmakta…
|
Alıntı:
RoNiNeX´isimli arızadan alıntı
Siz, yaratıcı bir varlığın olmadığına inandığını savunan canlılar sahi komik yaratıklarsınız...Ve beni oldukça eğlendiriyorsunuz... artık kendinizi küçültmeyi bırakında..__..konusunda kendinizi geliştirmeye bakın!..
|
İnanırsan aklın osuruklarına,bir bir dizersin ipe, dönersin şaşkına
Sende daha neler var akıldan başka, inanma şu yargılayan aklına
Bir elin var kalbine koyacak, belki birgün önyargısız bir insan olacak
Ama, gel-gör ki O, sen değilsin. Sanki O, Çetin Altan'dan başlık çalacak...
Afedersin ama ben Çetin Altan'ın köşe yazıları ile büyüdüğümden olacak, "Şeytanın Gör Dediği..." betimlemesinin Çetin Altan'a ait olduğuna inanmışım...
İlk sorunsalını ve "önyargıyı öteleme"yi geçince...
"Kadına uygulanan şiddetinin temeli bölünerek çoğalan bir canlı olması mıdır?" sorusundaki gözlemlemeye katılan birçok görüş var, özellikle feminist edebiyetta çok işlenmiş bir konudur. Neo-Freudian psikiyatrist Karen Horney'in öne sürdüğü
"rahim hasedi"nden, Camille Paglia'nın muhteşem kitabı
"cinsel kimlikler -nefertiti'den emily dickinson'a sanat ve dekadans" a kadar irdelenmiş, ataerkilliğin kadın düşmanlığını açıklayan faktörlerden biridir bu...
Kadına uygulanan şiddetin "temeli" mi, destekleyicisi mi, bilemem ama kadınların bu 'mucizevi' yeteneklerine olan tepkilerin 'kadın düşmanlığının' psikolojisinde bir rol oynadığı kesin...
Bu cümle ise kendi başına uzun ince anlamsız bir yolda kaybolup gidiyor:
"Eee! Hanımlar ne zaman üremekten başka yeteneğiniz de olduğunu kanıtlayarak BİREY olma yolunda ilerleyeceksiniz?" ....say w0t?
Alıntı:
RoNiNeX´isimli arızadan alıntı
hastalıklı toplumlarda annesinin dizinin dibinden 18-25 yıl ayrılmadığı yetmiyormuş gibi ölene dek koca aile safsatası altında saadet yuvaları kuranlar...
|
Bunların "
taşlanmış kot giyen anarşistler ve sosyalistler" ile bir bağlantıları var mı acaba?
