Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Pano > Lorem Ipsum

Lorem Ipsum Nereye yazsam dediğiniz konular için böyle buyrun.

Şeytanın Gör Dediği...

Lorem Ipsum içerisinde Şeytanın Gör Dediği... konusu: Epeyce zaman oldu uğramayalı... Uğraşlarının biçareliğini kavradığında söylenenlerin, yazılıp çizilenlerin dahi toplumların ilerleyişinde HİÇ etkisi olmadığını anladığında iştahını yitiriveriyorsun zaman zaman... Gerçekten şöyle kendi içtenliğinizle geriye yaslanıp 5000 yıllık ilerleyişe ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 25-02-2011, 16:18
RoNiNeX - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ebedî Arıza...
 
Üyelik Tarihi: 04-10-2008
Nerden: Şehr-i Şirin İstanbul
Yaş: 32
Mesajlar: 138
Blog Başlıkları: 17
Standart Şeytanın Gör Dediği...

Epeyce zaman oldu uğramayalı...
Uğraşlarının biçareliğini kavradığında söylenenlerin, yazılıp çizilenlerin dahi toplumların ilerleyişinde HİÇ etkisi olmadığını anladığında iştahını yitiriveriyorsun zaman zaman...
Gerçekten şöyle kendi içtenliğinizle geriye yaslanıp 5000 yıllık ilerleyişe bir göz atın ve uğraşların ve keşfedilen çarpıcı gerçeklerin etkilerini tartıverin; HİÇ... Koca bir...
Kederci yaklaşımı benimsememek için yoğun çaba sarf eden bir zihne ne büyük eziyet...

Kaydedeceğim öznotlar için "önyargı" içermeyen-ki hiç sahip olmadım-sorunsallarım diyebilirim...
Günümüz toplumlarının sancı çektiği mesellerin etrafında dans etmeyi sevdiğimden zaman zaman bu başlık altında bir şeyler sıralamak istiyorum; tekrar yitip gideceğim güne dek...
Sizlerde anlamayı seçer önyargıyı ötelerseniz bir kaç olumlu adım olur insanlık adına belki

1- Kürtler neden kültürsüzlük kültüründe ısrarcı?

30 yıllık yaşantımın çoğunluğu Kürtler içerisinde geçti ve geçiyor; doğudan batıya yolculuğumda gelir seviyelerinin de nasıl yaşamlar yarattığını deneyimleme imkânına sahip oldum böylece... Sorun maddi yeterliliğe her açıdan sahip olunmasına rağmen neden kendilerini geliştirmemekte ısrarcı olmaları... Sayısız örnek ile bu sonuca katlanmak ve kabullenmek zorunda kaldım...
Şu an yakın iş ilişkilerimden biri böyle bir örnek ile: BMW+Her hafta farklı bir marka takım ancak davranış, hitap ve en önemlisi insana saygıyı içselleştirememiş zihinler...

2- Kadına uygulanan şiddetinin temeli bölünerek çoğalan bir canlı olması mıdır?

Bu şaka değildi!
Gerçekçi olalım doğurabilen bir canlı var karşımızda: dişi...
Bu öyle bir gerçeklik şokudur ki o mide bulantısı geleneksel kabullenmelerinizi olurda başarıp aşabilir ve o gözle bunu yargılayabilirseniz-ki bu en büyük mucize olur herhalde- sizler de fark edeceksinizdir doğurganlık yetisinin tüm kötülüklerin öznesi olduğunu...
Batı, Rönesans öncesinde bırakıp unuttuğu şimdi üremeden duramayan Doğu sayesinde yeniden keşfettiği "Kuluçka Makinesi" kavramına daha bir önem verir oldu; bir öngörü: söyleyeyim bu hiç hayırlı bir gelecek vaat etmiyor...
Konuya dönersek Türkiye dahil tüm doğu toplumlarının dişiye yaklaşımı kuluçka makinesi yaklaşımından öteye geçmiyor; bu da aile içi şiddeti, cinayetleri gayet net açıklar görebilene...
Eee! Hanımlar ne zaman üremekten başka yeteneğiniz de olduğunu kanıtlayarak BİREY olma yolunda ilerleyeceksiniz?

3- 3. dünya ülkelerinde anarşizmin önkoşulu aile kurumu değerleri midir?

Sahi yaa... Blog köşesinde de bir şeyler karalayıp dem vurmuştum bu konudan ama pek kimse üstüne alınmadı...
Midemi ağrıtan deli dertlerimden biridir bu bizim gibi hastalıklı toplumlarda annesinin dizinin dibinden 18-25 yıl ayrılmadığı yetmiyormuş gibi ölene dek koca aile safsatası altında saadet yuvaları kuranlar...
Gelişmemiş kişiliğin önkoşulu olan aile üçgeninde mutlu mesut anarşistler ülkesi bizimkiler...
Anarşist duruşunuzun temeli nedir? Sağlam aile temelleri üstünde yükselen kurumların hükümdarlığı mı?
Ahh! Savunduğumuz HİÇ ve BOŞ şeyler...
Çıldırının anaforunda-selam sana Gog!...

3'er madde gidelim...
Siz dellendikçe ben devamını getiririm...


Schopenhauer, Nietzsche, Cioren, Pavese ve envai çeşit kötümserleri benim gelişime hazırlık yapan müritler olarak görüyorum...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 25-02-2011, 18:23
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Alıntı:
Epeyce zaman oldu uğramayalı...
Uğraşlarının biçareliğini kavradığında söylenenlerin, yazılıp çizilenlerin dahi toplumların ilerleyişinde HİÇ etkisi olmadığını anladığında iştahını yitiriveriyorsun zaman zaman...
Gerçekten şöyle kendi içtenliğinizle geriye yaslanıp 5000 yıllık ilerleyişe bir göz atın ve uğraşların ve keşfedilen çarpıcı gerçeklerin etkilerini tartıverin; HİÇ... Koca bir...
Kederci yaklaşımı benimsememek için yoğun çaba sarf eden bir zihne ne büyük eziyet...

Kaydedeceğim öznotlar için "önyargı" içermeyen-ki hiç sahip olmadım-sorunsallarım diyebilirim...
Günümüz toplumlarının sancı çektiği mesellerin etrafında dans etmeyi sevdiğimden zaman zaman bu başlık altında bir şeyler sıralamak istiyorum; tekrar yitip gideceğim güne dek...
Sizlerde anlamayı seçer önyargıyı ötelerseniz bir kaç olumlu adım olur insanlık adına belki
şu boldlu cmleyi kurup kendi ''şahsi'' gözlemlerine varman oldukça fuzuli bir genelleme olmamış mı?

Alıntı:
1- Kürtler neden kültürsüzlük kültüründe ısrarcı?

30 yıllık yaşantımın çoğunluğu Kürtler içerisinde geçti ve geçiyor; doğudan batıya yolculuğumda gelir seviyelerinin de nasıl yaşamlar yarattığını deneyimleme imkânına sahip oldum böylece... Sorun maddi yeterliliğe her açıdan sahip olunmasına rağmen neden kendilerini geliştirmemekte ısrarcı olmaları... Sayısız örnek ile bu sonuca katlanmak ve kabullenmek zorunda kaldım...
Şu an yakın iş ilişkilerimden biri böyle bir örnek ile: BMW+Her hafta farklı bir marka takım ancak davranış, hitap ve en önemlisi insana saygıyı içselleştirememiş zihinler...
bu paragraf neresinden tutsak elimizde kalır... hani modern folklor kuramları ve kültüre bakışları ile değerlendirsek ''taliban''ın da ''aborjinlerin'' de ''abd''ninki de son tahlilde bir kültürdür.

adap, gelenek, nezaket gibi mevzular kastolunmuşsa nasıl oluyor da kendi şahsi gözlemlerin kıstas olabiliyor? ben de bu mevzularda, kürtler dışında üstelik tonla insan tanıyorum... yeterli midir?

bireysel hak ve özgürlükler iç anadoluyla doğu anadolunun farkı ne ola misal? izmirli süzme faşist bir ulusalcıyla urfalı aşiret ağası özünde daha mı farklıdır?

yok birbirimizden farkımız, asıl önyargısız olmakla birlikte bakış açımız yatay/dikey yönde genişlerse rahatlıkla fark ederiz...

Alıntı:
2- Kadına uygulanan şiddetinin temeli bölünerek çoğalan bir canlı olması mıdır?

Bu şaka değildi!
Gerçekçi olalım doğurabilen bir canlı var karşımızda: dişi...
Bu öyle bir gerçeklik şokudur ki o mide bulantısı geleneksel kabullenmelerinizi olurda başarıp aşabilir ve o gözle bunu yargılayabilirseniz-ki bu en büyük mucize olur herhalde- sizler de fark edeceksinizdir doğurganlık yetisinin tüm kötülüklerin öznesi olduğunu...
Batı, Rönesans öncesinde bırakıp unuttuğu şimdi üremeden duramayan Doğu sayesinde yeniden keşfettiği "Kuluçka Makinesi" kavramına daha bir önem verir oldu; bir öngörü: söyleyeyim bu hiç hayırlı bir gelecek vaat etmiyor...
Konuya dönersek Türkiye dahil tüm doğu toplumlarının dişiye yaklaşımı kuluçka makinesi yaklaşımından öteye geçmiyor; bu da aile içi şiddeti, cinayetleri gayet net açıklar görebilene...
Eee! Hanımlar ne zaman üremekten başka yeteneğiniz de olduğunu kanıtlayarak BİREY olma yolunda ilerleyeceksiniz?

3- 3. dünya ülkelerinde anarşizmin önkoşulu aile kurumu değerleri midir?
sanayi öncesi tarım toplumlarında doğurganlık ve yoğun nüfus yüksek işgücü=sigorta demektir. bu haliyle , evet, doğrudur. feodal toplumla sosyal statü arasında gözümüze direk bir etkileşim çarpıyor fark ettiysen. sanayi toplumu uzmanlaşma+çalışma/işçileşme+mesleki de olsa eğitim demektir. bu da = ortalama bir statü sıçrayışı. demek oluyorki sorunun özünde daha çelişik bir mevzu var, sanki bir parça sınıfsal m'ola acep???


Alıntı:
Sahi yaa... Blog köşesinde de bir şeyler karalayıp dem vurmuştum bu konudan ama pek kimse üstüne alınmadı...
Midemi ağrıtan deli dertlerimden biridir bu bizim gibi hastalıklı toplumlarda annesinin dizinin dibinden 18-25 yıl ayrılmadığı yetmiyormuş gibi ölene dek koca aile safsatası altında saadet yuvaları kuranlar...
Gelişmemiş kişiliğin önkoşulu olan aile üçgeninde mutlu mesut anarşistler ülkesi bizimkiler...
Anarşist duruşunuzun temeli nedir? Sağlam aile temelleri üstünde yükselen kurumların hükümdarlığı mı?
Ahh! Savunduğumuz HİÇ ve BOŞ şeyler...
Çıldırının anaforunda-selam sana Gog!...

3'er madde gidelim...
Siz dellendikçe ben devamını getiririm...
[/SIZE][/FONT]
işte bu sahici bir gözlemleme olmuş


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 25-02-2011, 22:39
kizilirmak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Mesajlar: 302
1-sen bir ırkçısın..ne maddi yeterliliğinden bahsediyosun.maddiyatla ne alakası var.ortada bir ezen ezilen ulus ilişkisi var. osmanlı dan beri devlet yüzlerce yıldır kürt halkı üzerine çökmüş durumda.ayrıca gelişmişlikten kastın nedir.yoksa sende mi kürt halkını dağlı , kaba olarak tanımlıyosun. mesela kültür sanat bu gelişmişliğin bir koşulu mu eğer öyleyse kürt kültürü bir çok doğu kültürünün üstündedir. kendini geliştirmek nedir ?sanki t.c. izin verdi de kendilerini geliştirmediler.daha düne kadar bu adamlar kendi dillerinde şarkı türkü söyliyemiyodu .

2- kadının ezilmesinin nedeni erkeklerin kadına bakış açısıyla alakalı değil aksine sınıflı toplumun kendisiyle ilgilidir.insanlık sınıflı toplumun başlangıç itibaren kadınların ezilmesi durumuna tanıklık eder.bu bağlamda yaklaşımın cinsiyetçidir.

3-üslubun provakatif. buraya bizi kışkırtıp eğlenmeye geldiysen seninle tartışacak değilim. ha gerçekten tartışmak istiyorsan tartışalım..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 25-02-2011, 22:46
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
RoNiNeX´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Kaydedeceğim öznotlar için "önyargı" içermeyen-ki hiç sahip olmadım-sorunsallarım
Uyansana pinekleyen heyecan, bak buldu karga sürünen bir solucan
Bak birisi gelmiş buyurmuş, adamın külliyâtında hiç "önyargı" yokmuş.
Hani tepeden bakan üslubu olmasa belki uyandırmayacak, 5000 yıllık ilerleyişe 'hiç' diyen,
Ve sadist gibi "Günümüz toplumlarının sancı çektiği mesellerin etrafında dans etmeyi seven"
Birinin lâflarına inanmak zaten zor, üstüne "hiç yok ki!" diye 'mutlak ifade' sayılır lâflar edince
"Git, bir bak" dedi şeytan, oturup "önyargı içermeyen" sorunsallarına zaman harcamadan önce

Zor olmadı geçen yazdan arta kalmış 1-2 "önyargı" bulmak:
Alıntı:
RoNiNeX´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Vejetaryenliği yeryüzünün büyük ikiyüzlülüklerinden biri olarak görmüşümdür...İnsan ve onun kötücül evrenidir bu evren...bu ışıltılı cilanın altında sorunlara radikal yaklaşımdan ürken, korkak ve şey’lerin yüzeyselliğinden ileri gidemeyen zihinler barınmakta…
Alıntı:
RoNiNeX´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Siz, yaratıcı bir varlığın olmadığına inandığını savunan canlılar sahi komik yaratıklarsınız...Ve beni oldukça eğlendiriyorsunuz... artık kendinizi küçültmeyi bırakında..__..konusunda kendinizi geliştirmeye bakın!..
İnanırsan aklın osuruklarına,bir bir dizersin ipe, dönersin şaşkına
Sende daha neler var akıldan başka, inanma şu yargılayan aklına
Bir elin var kalbine koyacak, belki birgün önyargısız bir insan olacak
Ama, gel-gör ki O, sen değilsin. Sanki O, Çetin Altan'dan başlık çalacak...

Afedersin ama ben Çetin Altan'ın köşe yazıları ile büyüdüğümden olacak, "Şeytanın Gör Dediği..." betimlemesinin Çetin Altan'a ait olduğuna inanmışım...

İlk sorunsalını ve "önyargıyı öteleme"yi geçince...
"Kadına uygulanan şiddetinin temeli bölünerek çoğalan bir canlı olması mıdır?" sorusundaki gözlemlemeye katılan birçok görüş var, özellikle feminist edebiyetta çok işlenmiş bir konudur. Neo-Freudian psikiyatrist Karen Horney'in öne sürdüğü "rahim hasedi"nden, Camille Paglia'nın muhteşem kitabı "cinsel kimlikler -nefertiti'den emily dickinson'a sanat ve dekadans" a kadar irdelenmiş, ataerkilliğin kadın düşmanlığını açıklayan faktörlerden biridir bu...
Kadına uygulanan şiddetin "temeli" mi, destekleyicisi mi, bilemem ama kadınların bu 'mucizevi' yeteneklerine olan tepkilerin 'kadın düşmanlığının' psikolojisinde bir rol oynadığı kesin...

Bu cümle ise kendi başına uzun ince anlamsız bir yolda kaybolup gidiyor:
"Eee! Hanımlar ne zaman üremekten başka yeteneğiniz de olduğunu kanıtlayarak BİREY olma yolunda ilerleyeceksiniz?" ....say w0t?


Alıntı:
RoNiNeX´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
hastalıklı toplumlarda annesinin dizinin dibinden 18-25 yıl ayrılmadığı yetmiyormuş gibi ölene dek koca aile safsatası altında saadet yuvaları kuranlar...
Bunların "taşlanmış kot giyen anarşistler ve sosyalistler" ile bir bağlantıları var mı acaba?

Konu Kali tarafından (25-02-2011 Saat 22:56 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 25-02-2011, 23:55
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 16-02-2010
Mesajlar: 648
Alıntı:
1- Kürtler neden kültürsüzlük kültüründe ısrarcı?

30 yıllık yaşantımın çoğunluğu Kürtler içerisinde geçti ve geçiyor; doğudan batıya yolculuğumda gelir seviyelerinin de nasıl yaşamlar yarattığını deneyimleme imkânına sahip oldum böylece... Sorun maddi yeterliliğe her açıdan sahip olunmasına rağmen neden kendilerini geliştirmemekte ısrarcı olmaları... Sayısız örnek ile bu sonuca katlanmak ve kabullenmek zorunda kaldım...
Şu an yakın iş ilişkilerimden biri böyle bir örnek ile: BMW+Her hafta farklı bir marka takım ancak davranış, hitap ve en önemlisi insana saygıyı içselleştirememiş zihinler...
başlığa baktığımda değişik, ilginç ve soruna farklı yönden bakılan bir yazı okuyacağımı sanmıştım ama hayal kırıklığına uğradım.
He kürtler BMW'ye binerler ve her hafta farklı bir marka takım alırlar, davranış ve hitapları da bozuktur. he he öyledir hasiktir.
Sorun "kürt" olmakta değil sonradan görme olmakta. öztürk olma ihtimali yüksek bi türk gördüm, dört kapılı mı öyle büyük bi buzdolabı almış mutfağa sığdıramamış yatak odasına koymuş.
sorun sonradan görme olmak. köyden çıkıp eli biraz para göründe böyle şeyleri türk de yapar kürt de yapar finli de yapar.
ayrıca kürtlerin bazıları bırak BMW almayı iki otobüse binip daha fazla masraf yapmamak için km'lerce yol yürür. ,
sen demek ki hep zengin ve sonradan görme kürtleri görmüşsün.
sonradan "kürt görme"sin demek ki..
Alıntı:
2- Kadına uygulanan şiddetinin temeli bölünerek çoğalan bir canlı olması mıdır?

Bu şaka değildi!
Gerçekçi olalım doğurabilen bir canlı var karşımızda: dişi...
Bu öyle bir gerçeklik şokudur ki o mide bulantısı geleneksel kabullenmelerinizi olurda başarıp aşabilir ve o gözle bunu yargılayabilirseniz-ki bu en büyük mucize olur herhalde- sizler de fark edeceksinizdir doğurganlık yetisinin tüm kötülüklerin öznesi olduğunu...
Batı, Rönesans öncesinde bırakıp unuttuğu şimdi üremeden duramayan Doğu sayesinde yeniden keşfettiği "Kuluçka Makinesi" kavramına daha bir önem verir oldu; bir öngörü: söyleyeyim bu hiç hayırlı bir gelecek vaat etmiyor...
Konuya dönersek Türkiye dahil tüm doğu toplumlarının dişiye yaklaşımı kuluçka makinesi yaklaşımından öteye geçmiyor; bu da aile içi şiddeti, cinayetleri gayet net açıklar görebilene...
Eee! Hanımlar ne zaman üremekten başka yeteneğiniz de olduğunu kanıtlayarak BİREY olma yolunda ilerleyeceksiniz?
velev ki kadınlar salt kuluçka makinesi olarak görülsün. peki bu algılayış biçimi neden kadına şiddet olarak ortaya çıksın ki?
ben hiç çamaşır makinesini döven adam görmedim. tv iyi göstermeyince tepesinden yumruklayanlar var ama o da iyi göstermediği içindir. o halde sadece doğurgan olmayan kadınların şiddete maruz kalması gerekmiyor muı?

özet geçiyorum: çok saçma yazıya çok saçma bir cevap

Alıntı:
3- 3. dünya ülkelerinde anarşizmin önkoşulu aile kurumu değerleri midir?

Sahi yaa... Blog köşesinde de bir şeyler karalayıp dem vurmuştum bu konudan ama pek kimse üstüne alınmadı...
Midemi ağrıtan deli dertlerimden biridir bu bizim gibi hastalıklı toplumlarda annesinin dizinin dibinden 18-25 yıl ayrılmadığı yetmiyormuş gibi ölene dek koca aile safsatası altında saadet yuvaları kuranlar...
Gelişmemiş kişiliğin önkoşulu olan aile üçgeninde mutlu mesut anarşistler ülkesi bizimkiler...
Anarşist duruşunuzun temeli nedir? Sağlam aile temelleri üstünde yükselen kurumların hükümdarlığı mı?
Ahh! Savunduğumuz HİÇ ve BOŞ şeyler...
Çıldırının anaforunda-selam sana Gog!...
Şahsen aileden nefret ederim. kendi babamdan da nefret ediyorum, annemi ve kardeşlerimi seviyorum ama. bunlar haricindeki tüm akrabalarımdan da nefret ediyorum ve yüzlerini görmek bile istemiyorum. Pederle çoktandır görüşmüyorum. Pedere maddi manevi hiçbir bağım yok. bağım olsa bile onun bana faydası hiç olmadı ve olmaz da.
Aile kurumundan da nefret ediyorum.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 26-02-2011, 02:52
chAos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ruimte
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2009
Mesajlar: 431
Alıntı:
RoNiNeX;125962][FONT="Comic Sans MS"][SIZE="3"]
Alıntı:
1- Kürtler neden kültürsüzlük kültüründe ısrarcı?
insanların götüne tıkaç tıkayıp sıçmalarını önlersen tabiki kültürsüz olur. kültür rahatça osurup sıçtığın zaman gelişir.


Alıntı:
2- Kadına uygulanan şiddetinin temeli bölünerek çoğalan bir canlı olması mıdır?
şiddetin bir temeli olduğunu nerden neye dayanarak çıkarıyorsun çok merak ediyorum. sakın kıçımdan çıkarıyorum deme, o zaman bende kıçımla gülerim sana


Alıntı:
3- 3. dünya ülkelerinde anarşizmin önkoşulu aile kurumu değerleri midir?
ön yada arka koşul da nedir?
toplum hastalıklı toplumsallığın bokundan çıkan kişi yada bireyler yani bizler sizler onlar sağlıklı öylemi , tuhaf bir çelişki
heyyy kimse birşey savunmuyor savunamazda sadece rolunu oynuyor senin gibi benim gibi onun gibi. boş da var boşda yok yokda var varda yok herşey var ne kadar çok çeşitlilik o kadar çok olasılık olasılıklar artırılır cosmic çorbaya tad vermek için.

bizim duruş anarşik devrimci değil bok gibi duruyoruz mis gibi kokuyoruz.

boka batmadan ayrılıyorum konudan.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 26-02-2011, 12:57
Kendiolog
 
Üyelik Tarihi: 20-04-2009
Yaş: 24
Mesajlar: 42
Alıntı:
RoNiNeX´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Epeyce zaman oldu uğramayalı...
Uğraşlarının biçareliğini kavradığında söylenenlerin, yazılıp çizilenlerin dahi toplumların ilerleyişinde HİÇ etkisi olmadığını anladığında iştahını yitiriveriyorsun zaman zaman...
Gerçekten şöyle kendi içtenliğinizle geriye yaslanıp 5000 yıllık ilerleyişe bir göz atın ve uğraşların ve keşfedilen çarpıcı gerçeklerin etkilerini tartıverin; HİÇ... Koca bir...
Kederci yaklaşımı benimsememek için yoğun çaba sarf eden bir zihne ne büyük eziyet...

Bu nasıl bir ahlaki şizofrenidir ?
İnsanlar hadlerini bilecek önce.. Neye göre ilericilik? Kime göre ilericilik? Kürtler kaderci olsalardı bugün onları tartışma konusu haline getirmezdin seni başka birşeyle rahatsız etmişler anlaşılan...Tipik bir yaftacı olmaktan öteye gidememişsin OTUZ yıldır..


Kaydedeceğim öznotlar için "önyargı" içermeyen-ki hiç sahip olmadım-sorunsallarım diyebilirim...
Günümüz toplumlarının sancı çektiği mesellerin etrafında dans etmeyi sevdiğimden zaman zaman bu başlık altında bir şeyler sıralamak istiyorum; tekrar yitip gideceğim güne dek...
Sizlerde anlamayı seçer önyargıyı ötelerseniz bir kaç olumlu adım olur insanlık adına belki

İyi bir koruma kalkanı.. Cümlelerle dans ederek özünü çivi gibi gözümüze sokmaya çalışmışsın.Bu sanatçılık değil fırsatçılıktır!
Bakın ön yargılı değilim sizde öyle olmayın.Bırak ta biz anlayalım seni.Sen anlatma ki konu kişiselleşmek yerine ''^gerçekten^'' insanlık adına yazmak olsun..


1- Kürtler neden kültürsüzlük kültüründe ısrarcı?

Öncelikle bu soruyu sorma şeklinde hata var.Bir milleti böyle itam etmek senin otuz yıllık ömrünün harcı değil..Bu özgürlik değil.

30 yıllık yaşantımın çoğunluğu Kürtler içerisinde geçti ve geçiyor; doğudan batıya yolculuğumda gelir seviyelerinin de nasıl yaşamlar yarattığını deneyimleme imkânına sahip oldum böylece... Sorun maddi yeterliliğe her açıdan sahip olunmasına rağmen neden kendilerini geliştirmemekte ısrarcı olmaları... Sayısız örnek ile bu sonuca katlanmak ve kabullenmek zorunda kaldım...
Şu an yakın iş ilişkilerimden biri böyle bir örnek ile: BMW+Her hafta farklı bir marka takım ancak davranış, hitap ve en önemlisi insana saygıyı içselleştirememiş zihinler...

Bu Osmanlı ve t.c nin aybıdır,kürtlerin değil.Yıllarca yok sayılmış,sindirilmiş ve mühim her konuda es geçilmiş bir milletin maddi tabiileri geç bulmasından kaynaklanmaktadır.
BU GÖRGÜSÜZLÜK DEĞİLDİR.gelişmemişlik değildir.mesele zamanın onlara olan gaddarlığıdır.insan olmanın bilincine sen varmış mısın ki? Bugün çatıları olmayan bir milletten bunu bekliyorsun.Davranışlarının hür,hitaplarının sempatik ve insana saygının en temiz ve en saf halinde görüyorum Kürtleri.Bunlar kültürsüzlükle bağdaştırılamaz.



2- Kadına uygulanan şiddetinin temeli bölünerek çoğalan bir canlı olması mıdır?

Bu şaka değildi!
Gerçekçi olalım doğurabilen bir canlı var karşımızda: dişi...
Bu öyle bir gerçeklik şokudur ki o mide bulantısı geleneksel kabullenmelerinizi olurda başarıp aşabilir ve o gözle bunu yargılayabilirseniz-ki bu en büyük mucize olur herhalde- sizler de fark edeceksinizdir doğurganlık yetisinin tüm kötülüklerin öznesi olduğunu...
Batı, Rönesans öncesinde bırakıp unuttuğu şimdi üremeden duramayan Doğu sayesinde yeniden keşfettiği "Kuluçka Makinesi" kavramına daha bir önem verir oldu; bir öngörü: söyleyeyim bu hiç hayırlı bir gelecek vaat etmiyor...
Konuya dönersek Türkiye dahil tüm doğu toplumlarının dişiye yaklaşımı kuluçka makinesi yaklaşımından öteye geçmiyor; bu da aile içi şiddeti, cinayetleri gayet net açıklar görebilene...
Eee! Hanımlar ne zaman üremekten başka yeteneğiniz de olduğunu kanıtlayarak BİREY olma yolunda ilerleyeceksiniz?

Bu sınıfsal bir sorundur.Anarşist kulvardakilerle tartışılmaya açılması mantıksız değilmi? Seni Komün hayatı destekleyen arkadaşlara paslıyorum.. .


3- 3. dünya ülkelerinde anarşizmin önkoşulu aile kurumu değerleri midir?

Sahi yaa... Blog köşesinde de bir şeyler karalayıp dem vurmuştum bu konudan ama pek kimse üstüne alınmadı...
Midemi ağrıtan deli dertlerimden biridir bu bizim gibi hastalıklı toplumlarda annesinin dizinin dibinden 18-25 yıl ayrılmadığı yetmiyormuş gibi ölene dek koca aile safsatası altında saadet yuvaları kuranlar...
Gelişmemiş kişiliğin önkoşulu olan aile üçgeninde mutlu mesut anarşistler ülkesi bizimkiler...
Anarşist duruşunuzun temeli nedir? Sağlam aile temelleri üstünde yükselen kurumların hükümdarlığı mı?
Ahh! Savunduğumuz HİÇ ve BOŞ şeyler...
Çıldırının anaforunda-selam sana Gog!...

3'er madde gidelim...
Siz dellendikçe ben devamını getiririm...
Ne dürüst ne de adilsin.
HİÇ DİYE GÖRÜDÜĞÜN BOŞ DİYE NİTELENDİRDİĞİN ŞEYLERİN SENİN VARSAYIMLARIN OLDUĞUNU ANLAMAN DİLEĞİYLE...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 28-02-2011, 12:09
elif_depres - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 14-04-2009
Nerden: nevşehir
Yaş: 23
Mesajlar: 179
üüfffffffff kötü ötesi bir yazı...eleştirim ancak bu kadar olur,devamına gerek bile yok...


dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
dediği..., Şeytanın


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Şeytanın Fısıldadıkları 1majezik Edebi Mevzular 3 21-12-2009 14:21
Şeytanın Müslümanlığı Cabir Tartışmak İstiyorum 0 07-10-2007 18:45


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:03 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info