Değiştirmek zorunda mıyız
sanırım ben zorundayım. çünkü o narin, savunmasız kişiliğimle yapamadım. insanları düşünürken sorunlarını çözerken kendimi unuttum. şimdi elimde kendimden başka bir şey yok. insanlar ve sorunları yok. Boşluk.
ama neden artık hissedemiyorum?
neden gülemiyorum ?
neden yediğim yemekten bile tat almıyorum? en acısı da artık insanları izleyememenin verdiği huzur. bundan zevk alırdım. insanları izlemeyi. sanki karıncaların büyük bir uğraşla yemek toplamalarını izler gibi izlerdim. ve onları severdim. duyguları sanırım benim için her şeydi. o küçük çocuğun yüzündeki gülümseme her şeydi. geri dönmek istiyorum. ama aklımı kaçırıcak gibi oluyorum. duvar üstüme geliyor, gözüme perde iniyor ve kontrolümü kaybedebileceğimi düşünüyorum. artık yolda yürürken yüzlerine bakmıyorum. yaptıklarına bakıyorum. şekil verdiklerine, izlerine. belki kendi üzerimde hakimiyet sağladığım zaman özüme geri dönebilirim.
ya da bütün bu olanlar yorgunluğun ve uzun süredir saçma bir görevle yükümlü olmanın eseri.
bilmiyorum yazdığım her saniye duygularım değişiyor. koşullara uyum sağlamak zorundayım gibi hissetmekteyim.
|