Alıntı:
dilary95´isimli arızadan alıntı
geçen gün arabayla yolculuk ederken dışarı bakıp dalmışım. bir teyzeyi samanlarla uğraşırken görünce duygulandım ve ne sıradanlaşmış olduğumu fark ettim. uzun zamandır kendimi düşünüuormuşum meğersem. çıkarlarımın kurbanı olmuşum. ve bunu ne yaziktır ki bana ancak uzun bir yolculuk anlatabildi. bilirsiniz eğer yolculuk yanınızda kitap, mp3 çalar vs yoksa camdan dışarı bakmakla yada bir yere dalmakla geçer. ve iş de böyle olunca içimde yaşatmaya çalıştığım o duyarlı insanı kaybetmeye başladığımı anladım. duruma bakınca kendime zaman bile ayıramıyormuşum. bu konuyu anneme açtım. ve bana dedi ki
''bunlar büyümenin etkisi zamanla sende hayatın bir parçası olacaksın''
bu söz üzerine ben tüm yolculuk boyunca ağladım ve mola yerine geldiğimizde otlu alana gittim ve ilerideki inekleri iteleyen çobanı seyretmeye başladım. ama ilerlerken toprağın üzerinde ip gibi dizilmiş karıncalar gördüm. yiyecek kaynağı bulmuşlardı anlaşılan. bir metre kadar takip ettikten sonra kraliçe karıncayı gördüm ( o olduğundan eminim çünkü karıncalrı 1 sene önce ayrıntılı bir şekilde araştırmıştım). ve sonra o kraliçe karıncayı ezmenin ne kadar kolay olabileceğini hissettim. o gücü hissettim. bir karınca kolonsini yok edebilecek olmanın verdiği gücü damarlarımda hissettim. başka bir an olsa sadece kendimi iyi hissetmek için öldürürdüm o karıncayı. zaten böcek. ama yapmadım. kendime karşı koydum ve o saçma gücün o kadar önemli bir şey olmadığı söyledim kendime. 1 yıl önce güç saçmalıktır diye etrefta dolaşan ben nasıl şimdi ona tapan bir şey haline dönüşmüştüm ? lise mi yaptı bunu ? sanmam, popülerite derdine düşen biri değilim ve az dost un çok arkadaştan önemli olduğunu düşünrüm.
e o zaman nedir bu ? büyümek mi ? sonuçta ben sadece 15 yaşındayım ve burdaki herkes benden büyük. siz de 15 yaşınızdayken böyle miydiniz ? yoksa ben mi sıradanlaştım?
|
Senin yaşında olup o koloniyi görseydim sadece izler, bakardım. Kraliçeyi tanıyacak kadar uzmansam ona uygun bir kral var mı yok mu onu araştırırdım

Daha sonra mahrem yaşamlarına girer,gizlice çektiğim bir kasetle kraliçeye şantaj yapardım

Uzun sözün kısası arkadaşım, öğrenmeye ve eğlenmeye bakar, hoplar zıplardım...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...