|
bu konuyu açalı tam 11 ay 2 gün olmuş..
şimdi bakıyorum da bu kadar süre zarfında içimde küçültmeye çalıştığım şeyler ne kadar da değişmiş,
hatta o zaman filizlenen küçük şeyler bugün çınar olmuş, bedenimi aşmaya çalışıp sınırlarımı zorluyor olmuş, dayanılmazlık haline gelip tahammül sınırlarımı zorlamış..
böyle devam ettikçe yara bere içinde kaldığımı farkedip, çözümler üretmeye çalışılmış..
ne gariptir ki şimdi bakınca farkediyorum, çözüm de içimde küçültmeye çalıştığım düşüncelerimden yalnızca biriymiş..
mutlu olmanın sırrı, hatta büyük görkemle aradığımı zannettiğim gerçek nedir sorusu bile, içimde küçültmeye çalıştıklarımda gizliymiş
hep eksik olmanın verdiği iğrenç his, hiçbir zamanın parçaları bütünleştiremeyeceğini anlayınca büyük hazza dönüyormuş..
giden kişiler, geçen zaman dilimleri, yaşanılan yerler, yaşam kaynağın aldığın oksijen her daim değişirken..içindekilerle kendimin gerçek olduğunu, herkesin kendi küçük hücresinde birer gerçek olduğunu görmekmiş güzellik..
umursanmamak ya da umursamamak..
giden ya da kalan..
beklenen ya da bekleyen..
özlenen ya da özleyen..
hangi kişi olduğunun birbirinden farklı olmadığını anlamakmış..
türlü türlü şeyleri içimde küçültmeye çalışırken ne kadar mazoşistçe davrandığımı farketmekmiş..
bir deveyi fare deliğine girmesini zorlamaya ne luzum var ki?
içimde büyüttüğüm çocukların oynaşmasını izleyerek keyif almakmış hayat ve gerçeğim..
•۰µừﮐҜừﺎρέﮐέŋţ ₣ìζìҜçì, µìҜяøρìҜ µέςζυв ξđέвì, ραяαﮐìďìҜ Ңαγαţì۰•
|