Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Pano > Lorem Ipsum

Lorem Ipsum Nereye yazsam dediğiniz konular için böyle buyrun.

Tesadüfler ?

Lorem Ipsum içerisinde Tesadüfler ? konusu: soruna cevap veriyorum ucuk tesadüf falan değil.. herşey insanın kendi elinde.. secret kitabı tamamen doğrudur ve pozitif düşünce her zaman kazanır.. şey gibi mesela ımm uzun zamandır görüşmediğin bi arkadasını ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #31 (permalink)  
Alt 01-12-2009, 02:39
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-12-2009
Yaş: 21
Mesajlar: 1
soruna cevap veriyorum ucuk tesadüf falan değil.. herşey insanın kendi elinde.. secret kitabı tamamen doğrudur ve pozitif düşünce her zaman kazanır.. şey gibi mesela ımm uzun zamandır görüşmediğin bi arkadasını düşünürsün neler yapıyor acaba falan diye.. bi bakarsın bir mesaj yada telefon açar.. tesadüf değil bu.. çünkü sen onu düşündün ve mıknatıs gibi çektin.. evrene böyle bi düşünce yaydın.. düşündüğün kişiye gitti bu sinyaller de.. ve o da seni düşündü.. bu her zaman böyledir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #32 (permalink)  
Alt 01-12-2009, 14:33
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-12-2009
Mesajlar: 34
tesadüf dediğimiz sadece aynı anda iki insanın birbirini düşünmesi gibi basit bir ayrıntı mı yoksa birini düşndüğünüzde onun sizinle iletişime geçmesi mi?

Öncelikle tesadüfü düşünmeliyiz.Nedir ne değildir ?
Sonra şunu düşünmeliyiz bir tesadüf kaç adımdan oluşur?
Ya da dilerseniz "ölümsüz" isimli kitabı da ekleyebilirisiniz listenize, tesadüf neden midir yoksa sonuç mudur anlayabilirsiniz biraz.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #33 (permalink)  
Alt 02-12-2009, 00:37
ucuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sinqci
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2009
Nerden: viyana/avusturya
Yaş: 23
Mesajlar: 141
Alıntı:
punkerella´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
soruna cevap veriyorum ucuk tesadüf falan değil.. herşey insanın kendi elinde.. secret kitabı tamamen doğrudur ve pozitif düşünce her zaman kazanır.. şey gibi mesela ımm uzun zamandır görüşmediğin bi arkadasını düşünürsün neler yapıyor acaba falan diye.. bi bakarsın bir mesaj yada telefon açar.. tesadüf değil bu.. çünkü sen onu düşündün ve mıknatıs gibi çektin.. evrene böyle bi düşünce yaydın.. düşündüğün kişiye gitti bu sinyaller de.. ve o da seni düşündü.. bu her zaman böyledir..
Bugünlerde bende aynen buna inaniyorum. Umarim öyledir, o zaman cok büyük bir güc bulunduruyoruz elimizde, dünyayi ele gecirebuliriz
Alıntı:
susanna´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Öncelikle tesadüfü düşünmeliyiz.Nedir ne değildir ?
Sonra şunu düşünmeliyiz bir tesadüf kaç adımdan oluşur?
Ya da dilerseniz "ölümsüz" isimli kitabı da ekleyebilirisiniz listenize, tesadüf neden midir yoksa sonuç mudur anlayabilirsiniz biraz.
tesadüf, gerceklesme orani düsük olan ihtimall diye nitelendiriyorum ben.
Tesadüfün adimi mi olur ?
Burasini anlamadim ?
Tesadüf hem sonuctur aslinda hemde neden.
Sen icinde bulundugun durumdan ötürü, öyle bi tesadüf gerceklesir, ve bu tesadüfte hayatinda yeni bi sayfa acarsa, ozaman hem sebeb hem sonuctur ?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #34 (permalink)  
Alt 02-12-2009, 13:52
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-12-2009
Mesajlar: 34
[quotetesadüf, gerceklesme orani düsük olan ihtimall diye nitelendiriyorum ben.
Tesadüfün adimi mi olur ?
Burasini anlamadim ?
][/quote]

şimdi bazı gerçekler var,tanrıya inanmıyorsunuz ama bilime de çok aşina değilsiniz anladığım kadarıyla, bir hastalık düşünelim çok yaygın olmayan sizin açıklamanızla düşük ihtimalli.Mesela bir erkeğin meme kanseri olması gibi.çok düşük bir olasılık olsa bile bir erkeğin meme kanseri olması tesadüf değildir.Adımlardan kastım da burada başlıyor zaten.Bu düşük riskin gerçekleşmesi kişinin beslenmesi (adım1) alışkanlıkları(adım2) en sonunda genetik mirasına bağlıdır(adım3) .bu adımları çoğaltabiliriz.Bir de bu kişinin genetik mirasını aldığı soy ağacına bakalım,bunun sonunu getirebilir miyiz? Elbette hayır, hiç bir tesadüf sonuç değildir çünkü.Hayatın ta kendisi nedendir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #35 (permalink)  
Alt 03-12-2009, 11:58
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
'bilime de çok aşina değilsiniz anladığım kadarıyla'

sizin de çok aşina olduğunuz söylenemez... kanser vakalarına ilk ne zaman ve neden rastlandığı konusunda bir araştırma öneriyorum size...

kanser ve tesadüf yanyana gelmez...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #36 (permalink)  
Alt 03-12-2009, 12:43
sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
_b/s/en s/b/enim *
Bloody Pingu Champion
 
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,288
Tesadüf değil de, bilimsel literatürde daha çok kullanılan bir kelime öneriyorum; Rastlantısallık.

Bu konuıyla ilgili Ateistforum'dan Deicide'nin güzel bir yazısı var.. Merak edenler, yararlanabilir;


Rastlantı kavramını iki farklı kategoriye ayırabiliriz: Nedensel Rastlantı ve Ereksel Rastlantı. Bu ikisi birbirinden gece ve gündüz kadar ayrı. Birisi nedensel rastlantıyı kastedip bir şey söylediğinde ikincisi ereksel rastlantı anlayıp yanıt veriyorsa, çok ciddi bir hata yapılıyor demektir.

Nedensel rastlantı

Nedensel rastlantı, ortaya çıkmasında belirli bir neden olmayan ya da bu neden her neyse tespit edilemeyen, bazı durumlarda tespit edilmesine pratik amaçlarla bir gerek görülmeyen olay demek. Bu durumda, nedensel rastlantıdan söz ettiğimizde de iki ayrı şeyden söz ediyoruz: birincisi, epistemik anlamda, yani bizim bilgimizin yetersizliği ya da ilgisizliği anlamıyla rastlantı ve mutlak olarak hiçbir nedeni olmayan bir olayın ortaya çıkması anlamında ontik (varoluşsal) rastlantı.

Nedenselliğe göre olaylar birbirlerini zincirleme olarak belirler. Parayı havaya attığımızda paranın başlangıç konumu, verdiğimiz ilk hız, havanın direnci... bir sürü etmen, düştüğünde yazı ya da tura gelmesini belirler. Dolayısıyla, atılan paranın yazı ya da tura gelmesi mutlak anlamıyla rastlantı değil, önceki koşulların belirlediği kesin bir sonuçtur. Ancak pratik olarak bu önceki koşulların hepsini birden eksiksiz olarak bilmemiz mümkün değildir. Her şeyi bilmeye çalışmanıza rağmen en ufak bir ayrıntının eksik kalması sonucu tamamen değiştirebilir. Dolayısıyla belirli bir atılışta paranın yazı ya da tura gelmesine rastlantı deriz. Bu ontik anlamda değil, bizim bilgimizin sınırlılığı, eksikli olması yüzünden bizim rastlantı diye adlandırdığımız bir sonuçtur. Yazı tura atılması gibi, sonucu çok sayıda etmene bağlı olan ve başlangıç koşullarındaki çok küçük bir farkın sonucu büyük ölçüde değiştirdiği olaylara da kaotik deriz. Kaotik olayları kesin olarak öngöremeyiz, ancak uzun vadede istatistiksel olarak yaklaşık kestirimlerde bulunabiliriz.

Uzun vadede yazı tura atılışı yapıldığında yaklaşık olarak yarı yarıya yazı ve tura sonuçlarının elde edileceği, böyle bir istatistiksel kestirimdir. Paranın başlangıç konumu, atışta uygulanan kuvvet, para dönerken havanın direnci gibi etmenlerdeki belirsizlikler uzun vadede birbirini götürecek ve paranın geometrisi daha doğrusu simetrisi uzun vadede belirleyici olacaktır. Sonuçta ne kadar çok atış yapılırsa, %50 oranına o kadar yaklaşılacaktır.

Birbiri ile nedensel olarak ilgisiz iki olayın aynı anda ve aynı yerde bir arada ortaya çıkması da epistemik anlamıyla rastlantıdır. Dünyaya bir meteorun çarpması ile dinozorların soyunun tükenmesi böyle bir olaydır. Meteor çarptığında dünyada dinozorlar olmasaydı böyle bir sonuç ortaya çıkmayacaktı. Oysa meteorun o tarihte dünyaya çarpmasını belirleyen nedenler ve o tarihte dünyada dinozorların olmasını belirleyen ayrı nedenler vardı. Her iki olay da ayrı ayrı kendi nedensellik zincirinin sonucu olarak uzay-zamanda bir araya geldiler. Nedensellik zincirlerini geriye doğru izleyebilseydik, bunların Güneş Sistemi'nin oluşumunda birleştiğini görürdük. Ya da eğer göktaşı Güneş Sistemi dışından geldiyse bile olayların zincirleri, bölgedeki bir süpernova patlamasında, Samanyolu'nun oluşumunda, o da olmazsa mutlaka büyük patlamada kesişecekti. Demek ki bu iki olayın biraraya gelmesi mutlak olarak bir rastlantı değil, bizim doğrudan ilgisini kuramadığımız için rastlantı olarak adlandırdığımız bir şey.

Ontik rastlantı ise, mutlak anlamda rastlantı demektir. Olayın neden sonuç zinciri sonucunda değil, ortada belirli hiçbir neden yokken ortaya çıkması durumundaki rastlantı gerçek anlamda ontik rastlantıdır. Gündelik sağduyumuz böyle bir şeyin olmadığı yönünde ısrarcıdır. Ama eğer kuantum kuramı doğruysa, böyle olaylar vardır. Örneğin radyoaktif bir elementin tek bir atomunun belirli bir anda bozunmasının bir nedeni yoktur. Atom, ortada hiçbir şey yokken bir anda bozunur. Neden on saniye önce değil de şimdi bozunduğunu gösterecek hiçbir şey yoktur. Belirli bir atomun belirli bir anda bozunması tamamen ve mutlak olarak rastlantıdır. Bu bilgi veya ölçüm eksikliğinin değil kuantum kuramının doğrudan gerektirdiği bir olgudur. Kuantum kuramı ise bütün gözlem ve deneylerimizle uyumlu olan çok güçlü bir kuramdır ve bu kuram doğru ise mutlak anlamda rastlantı vardır. Yine de kuantum kuramının bir son olmadığı, daha temel bir kuramın bulunduğunda bu gibi belirsizliklerin ortadan kalkabileceği öne sürülebilir. Bu yönde hiçbir kanıt elde olmamasına karşın, bu da bir olasılıktır. Böyle bir olasılık dile getirilebilir belki ama elde hiçbir kanıt olmadan bunun mutlaka böyle olduğunu öne sürmek dogmatizmdir. Yani olgulardan değil, önyargılardan sonuca ulaşmaya çalışmak demektir.

Ereksel Rastlantı

"Hiçbir şey tesadüf değil" derken mistiklerin ve teistlerin kullandığı ve kastettiği rastlantı ereksel rastlantıdır. Nedensellikle ereksellik, kimi zaman bilinçli olarak çoğu zaman da farkedilmeden birbiriyle karıştırılır. Nedensellik, önceki olayların sonraki olayları belirlemesi, ereksellik ise, bilinçli niyet ve amaçlarımızın davranışlarımızı belirlemesidir. Su içmek için elimi bardağa uzatırım. Elimi bardağa uzatmamın nedeni, beynimde başlayan elektrokimyasal süreçler sonucu sinirlerimden kol kaslarıma sinyallerin gitmesi, kol kaslarımın da gerektiği şekilde kasılıp gevşeyerek sonuçta elimin bardağa uzanmasıdır. Amacı ise, su içmek istemem. Günlük hayatta sık sık bu ikisini birbirine karıştırırız. Aslında dilimizde bunu ayırdetmek için gerekli sözcükler var. Örneğin amaç, neden ile değil, niçin ile sorulmalıdır. "Neden İstanbul'a gidiyorsun?" değil "Niçin İstanbul'a gidiyorsun?" gibi.

Amaç ve niyet, bilinçli ve iradeli eylemler için geçerlidir. Bir ölçüde hayvanların da bilince ve iradeye sahip oldukları öne sürülebilir. Ama esas olan insan eylemleridir. Bir olayın ortaya çıkması için belirli bir amaç veya niyet olmadığı zaman da rastlantı sözcüğünü kullanırız. Yıllardır görmediğim bir arkadaşıma Beşiktaş çarşısında rastlamama rastlantı derim, çünkü oraya onunla karşılaşmak için değil, başka bir şey için gitmiştim. Oysa beni ve arkadaşımı oraya götüren bağımsız nedenler ve amaçlar vardı. Ortaya çıkan sonuç önceden amaçlanan bir sonuç olmadığı için rastlantı deriz. Ama bu, nedensel anlamıyla değil, ereksel anlamıyla rastlantıdır.

Doğadaki olaylarda amaç, niyet ve hikmet aramak mistisizme ve dine özgüdür. Oysa bilim olaylarda öznel amaçlar aramaz, nesnel nedenlerini ortaya çıkarmaya çalışır. Bilimsel bakış açısıyla, ereksellik bağlamında, bilinçli insan eylemleri dışındaki her olay bir rastlantıdır; çünkü insan ve bir ölçüde yüksek memeli hayvan- eylemleri dışında hiçbir olayın amacı, niyeti, hikmeti yoktur, olayın nedeni ve sonucu ne olursa olsun.. DNA kopyalanırken çeşitli nedenlerle zaman zaman kopyalama hataları olur. Kopyalanan DNA, orijinalinden farklıdır, buna mutasyon denir, nedensel bir sonuçtur ve nedensel anlamıyla bir rastlantı değildir. Ama bunun böyle olmasının herhangi bir amacı veya hikmeti olsa bile nesnel olarak ortaya konamaz; Occam'ın usturası ilkesi gereği hiçbir dayanağı olmayan böyle bir varsayım yok sayılmalıdır. Dolayısıyla ortaya çıkan mutasyon nedensel olarak bir gereklilik olmasına karşın, ortaya çıkaracağı sonuç bir kasıt olmadığı için ereksel anlamıyla bir rastlantıdır. (Evrimin, tesadüf/rastlantı kavramı bir önceki örnekte görüldüğü gibidir) Yağmur, yerler ıslansın, bitkiler sulansın diye yağmaz. Yağmur yağması sonucu yerler ıslanır, bitkiler sulanır.


Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *

_gölge'li/ *
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #37 (permalink)  
Alt 11-12-2009, 10:33
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-12-2009
Mesajlar: 34
Alıntı:
kanser ve tesadüf yanyana gelmez...
bunu öğrettiğiniz için teşekkür ederim yoksa büyük bir hata yapacaktım


Alıntı:
bir hastalık düşünelim çok yaygın olmayan sizin açıklamanızla düşük ihtimalli.
konuşulan konu tesadüf,tesadüfün tanımında arkadaş gerçekleşmesi güç olan olaylardan söz ettiği için bir kişinin yaşaması güç olanı örnek gösterdim.yoksa kanser tek başına hem karşılaşılması çok sık hem de zaten tesadüf olmayacak birşey.tesadüfe inanmıyorum ki zaten kanseri tesadüfe bağlayarak anlatayım zaten.

her neyse konu oldukça ilerlemiş zaten böyle olunca keyif vermiyor hiç bir konu hakkında görüş bildirmek.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #38 (permalink)  
Alt 13-12-2009, 22:29
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
kanser ve tesadüf yanyana gelmez...
'bunu öğrettiğiniz için teşekkür ederim yoksa büyük bir hata yapacaktım'

alınganızda... bu cümle size yönelik değildi... size yönelen kanserle ilgili 'Bu düşük riskin gerçekleşmesi kişinin beslenmesi (adım1) alışkanlıkları(adım2) en sonunda genetik mirasına bağlıdır(adım3) .bu adımları çoğaltabiliriz.' söyleminizdi... kanserle ilgili yapmanızı önerdiğim araştırma buna dairdi... saydıklarınız kanserin nedenleri değil kanserin yaratılmasının sonuçlarıdır...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
tesadüfler


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
tesadüfler asmara Lorem Ipsum 5 29-09-2008 15:22


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:00 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info