Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Pano > Lorem Ipsum

Lorem Ipsum Nereye yazsam dediğiniz konular için böyle buyrun.

M. Fatih ÇITLAK

Lorem Ipsum içerisinde M. Fatih ÇITLAK konusu: Dünyalı ! Ben dostum... Yanlış bir şey mi yazdım acaba? Ağzım biraz bozuktur ama zülfü yare dokunmadım zannediyorum. Seyreden yanlış seyretmiş, anlatılanı anlamamış dedim. Menkıbeler önemlidir. Uçup kaçma hikayeleri de ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11 (permalink)  
Alt 20-05-2010, 13:34
Ekrem
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart didem hanıma

Dünyalı ! Ben dostum...
Yanlış bir şey mi yazdım acaba? Ağzım biraz bozuktur ama zülfü yare dokunmadım zannediyorum.
Seyreden yanlış seyretmiş, anlatılanı anlamamış dedim. Menkıbeler önemlidir. Uçup kaçma hikayeleri de garipsenmemelidir, onların amacı uçup kaçmayı anlatmak değildir dedim. Dedim de, ne yapayım sizin gibi Bragolin tablosu çizemiyorum, ağzım bozuk. Dalga geçmek ne haddime.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #12 (permalink)  
Alt 15-08-2010, 04:02
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart müsvedde

ya niye bu kadar yoruyosunuz ki kendinizi beğenen dinler beğenmeyen dinlemez ama görüyorum ki 2 tarafta dinlemiş bence beğenmeyen dinlemesin fatih beyi. ben beğeniyorum sempatik tevazu sahibi.istemeyenlerde gitsin aşkı memnu seyretsin çok gerçekçi bi hikayeydi erenler evliyalardan uzak gerçi orda da şeytanilik vardı ama onlar sizden olduğu için çok problem yapmazsınız heralde şimdiden ii seyirler realist abideleri sizi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #13 (permalink)  
Alt 07-02-2011, 02:04
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart ortada buluşabilmek

millet öle yada böle bir gayret için ugraşıyor sahurda bir şeyler vereyim millete bende ne varsa diye ama sizin işiniz başka şeyler amma muhalif bir milletiz biz hibç bir zaman tartışmadan biribirimizi anlayamayacakmıyız sizce. işte sorun burda biz bundan dolayı üklemizi geliştiremiyoruz bütün gayretimizi kendi aramızda ugraşarak tartışarak kavga ederek zayi ediyoruz. yanyana gelip omuz omuza verdigimiz zaman emin olun bizi kimse tutamaz. avrupalıda amerikalıda bunu biliyor bu olmasın diye dinsizle dine inananımızı alevi ile sunnimizi sagcı ile solcumuz aynı düşünmeyenle aynı düşünmeyenimizi hep güreştiriyor. ama ne yazıkki her iki tarafta hep tuş oluyor düşmanlarımız kazanıyor umarım bir şeyler anlatabilmişimdir
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #14 (permalink)  
Alt 03-08-2011, 12:20
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart KAMİLİN SÖZÜNDEN ANLARMI HAM..LAFI KISA KESMEK LAZIM VESSELAM

KAMİLİN SÖZÜNDEN ANLARMI HAM LAFI KISA KESMEK LAZIM VESSELAM...HELE BİDE ARIZAYSA HİÇ UĞRAŞMAYIN...BU SÖZ ONA YATER
Alıntı:
Ahbap´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Efendim zat-ı muhterem, ATV'nin Ramazan aylarında kiraladığı bir "İslami Meddah"tır. Her gece programına bir değerli(!) konuk alır, İbn-i'lerden, Hazret'lerden, Bin El'lerden bahsederek İslamın ne de güzel bir din olduğundan beraberce dem vururlar. Bunun için de lafı birbirlerinin ağzından almak suretiyle izleyenlere Binbir Gece Masalları'nı kıskandıracak masallar anlatır eğleşirler. Programı sabah saat 3 gibi başlar, uykusuzlar için birebirdir. Bu masalları dinlerken mışıl mışıl uyuyabilirsiniz; ancak programın sit-com etkisi yaparak uykunuzu tamamen kaçırma ihtimali de vardır (müessesemiz bu konuda sorumluluk kabul etmez).

Bir örnek olması bakımından, 27 Eylül 2008 tarihinde (geçen ramazan) anlattığı kıssaya bakmak yerinde olur. M. Fatih Çıtlak şöyle anlatır (konu aynı olsa da kelimeler farklılık gösterebilir):

“Şimdi size bir kıssa anlatacağım. Ama bu kıssayı, bir hikaye gibi dinlemeyiniz. Bu kıssayı bana anlatan da bana, bunu hikaye gibi dinlemememi söylemişti. Bu müthiş bir kıssadır, o nedenle de ben size bunu, bu kadir gecesinde anlatıyorum. Vaktiyle memleketin birinde bir adam varmış. Bu adam ulu bir kişiymiş ve kalbi İslam’a sonuna dek açıkmış. Çok okurmuş, çok bilirmiş. Ama üç şey kafasına takılmış. Bunları sormak için, döneminin en ünlü İslam âlimlerinden olan Hallac-ı Mansur Efendi Hazretleri’ne danışmaya karar vermiş. Bu uğurda dünyanın yolunu aşarak, efendi hazretlerinin yaşadığı şehre varmış. İnsanlardan Hallac-ı Mansur’un yerini sormuş fakat sorduğu kişiler bu adamın yanından hemen uzaklaşıyorlarmış. Adam bu duruma çok şaşırmış. Derken kenardan bir adam ona seslenip, neden Hallac-ı Mansur’u aradığını sormuş. Adam da bazı cevaplar aradığını söylemiş. Oralı adam, Hallac-ı Mansur’u aramamasını, çünkü onu hapse attıklarını, muhtemelen bir daha hapisten çıkamayacağını ve kimseyle görüştürmediklerini söylemiş. Cevap arayan adam çok şaşırmış, böyle ulu bir zatı nasıl hapse atarlar diye kalakalmış. Sonra bir şekilde, bu cevap arayan adam, Hallac-ı Mansur’a ulaşmış (bu şeklin nasıl bir şekil olduğu anlatılmıyor). Mansur’a “Ey efendi hazretleri! Sana üç sorum var, beni aydınlatmanı dilerim” demiş. Mansur da ona “Buyur sor” demiş. Bunun üzerine adam şöyle demiş: “Ben çok okudum, çok gezdim. Aslında sana soracağım soruların cevaplarını da biliyorum. Ama senden bana bunların ne olduğunu söylemeni değil, göstermeni istiyorum. Bana gösterebilir misin sabır, kanaat ve mürüvvet nedir?” Bunun üzerine, ayaklarından ve ellerinden zincirli olarak zindanda bulunan Hallac-ı Mansur ayağa kalkmış ve besmele çekmiş. Besmele çekmesiyle ellerindeki ve ayaklarındaki zincirler paramparça olmuş. “İşte” demiş Hallac-ı Mansur, “Ben burada böyle bir ortamda bulunmama rağmen, Allah’a inancımı bırakmıyor ve ona ibadet ediyorum. Buna sabır derler.” Cevapları arayan adam, gördükleri karşısında ağlamaya başlamış. O ağlarken, Hallac-ı Mansur adama öteki zindanlara bakmasını söylemiş. Adam baksın ve bir de ne görsün? Diğer zindanlardaki mahkûmların önünde tepsilerle kebaplar, tatlılar, meyveler… “Nasıl olur böyle şey?” demiş adam, “Bunların zindanda işi ne?” Hallac-ı Mansur, “O gördüğün yiyecekler, sevenlerim tarafından bana gönderildi. Ben de onları bu mahkûmlara dağıttım. Bak, burada benim yiyeceğim bir kuru ekmek ve bir tas su var. O da Allah yolunda bana yeter. İşte bu da kanaattir” deyince, cevap arayan adam artık ağlamaktan perişan olmuş. Hallac-ı Mansur, cevap arayan adamın üçüncü sorusunu yarın yanıtlayacağını söyleyerek gitmesini istemiş. Cevap arayan adamın hemen söylemesi ricasına karşılık “Hayır, yarın gel” demiş. Adam gitmiş. Ertesi gün olmuş, adam büyük bir sabırsızlık içinde zindana koşmuş ki, bir de ne görsün? Zindanın önünde müthiş bir kalabalık! Neler olduğunu sorunca, çevredekiler Hallac-ı Mansur’un az önce öldürüldüğünü söylemişler. Adam, üçüncü sorunun cevabını alamadığından ve Mansur’a duyduğu sevgiden dolayı üzüntüsünden oraya yığılmış. Derken bir gece bu adam, rüyasında melekler içindeki Mansur’u görmüş. Bazı melekler de, Mansur’u hapsettirenleri, öldürenleri ve ölümüne hüküm veren kişiyi cehenneme götürüyorlarmış. Mansur meleklere seslenerek, ölümüne hükmeden kişinin kendisine verilmesini istemiş. Melekler de bunun mümkün olamayacağını, aldıkları emri yerine getirmek zorunda kaldıklarını söylüyorlarmış ama Mansur ısrarla aynı şeyi söylüyormuş. Bunun üzerine melekler, daha büyük meleklere danışmaya karar vermişler. Daha büyük melekler oraya gelmişler ve onlar da bunun mümkün olmadığını söylemişler. Ancak Mansur şöyle demiş, “Allah, bu adamı sana vereceğim, diye bana söz verdi, bu adam benimdir” deyince yücelerden bir ses gelmiş, “Mansur doğru söylüyor, o adamı Mansur’a verin”. Bunun üzerine melekler adamı Mansur’a vermişler. Mansur, o adamı cennetin kapısına götürmüş, kendisi girmeden ilk olarak o adamı cennete sokmuş. Oradaki melek (veya melekler) ona neden böyle bir şey yaptığını sormuşlar, “Bu adam senin ölümüne neden oldu, neden onu cennete soktun?” demişler. Mansur da demiş ki, “Eğer bu adam bana bunları yaşatmasaydı, ben bu ibadetlerimi belki de yapamayacaktım. Onun bana yaptıkları, benim için hayırlı olmuştur”. Sonra Mansur, cennetin kapısından bir ayağını içeri atmış, öylece durmuş, sonra arkasına dönüp o rüyayı gören “cevap arayan adama” dönmüş ve şöyle demiş: “İşte, buna da mürüvvet derler”.”

Programın yapımcısı ve sunucusu Çıtlak, başta da ifade edildiği gibi, bu olayın hikâye olarak dinlenmemesini söyleyerek bu kıssayı anlatmıştır. Yani, büyük ihtimalle, “Ben size bunu anlatmak için, hususi olarak kadir gecesini bekledim ve anlattım. Bunu hikâye olarak dinlemeyin, alacağınız ibreti alın” demeye getirmiştir.

Bu ve benzeri o kadar fazla kıssa ve teşbihler vardır ki, insanların inancı artık bu kanaldan yürütülmeye çalışılmaktadır. Acı olan, bunu dinleyen insanların, dinlediklerinin etkisiyle iman tazelemeleridir. Her türlü mantık ve akıl örgüsünden yoksun bu gibi şeyler, insanların psikolojik değerlendirme sistemlerini bozmakta, “Bakın görün, sizinki de ibadet mi ey acizler? Bakın da dünyada nasıl ibadet eden insanlar var!” diyerek, o kişileri huzursuzluğun, korkunun pençesine itmektedirler. Programa telefonla bağlanıp, “Allah sizlerden razı olsun! Sayenizde nasıl iman etmemiz gerektiğini öğreniyoruz” diyerek bu insanlar, üstüne bir de teşekkür etmektedirler. Bazı insanlar, hiçbir mantığa dayanmayan hikâyeler anlatıp, bir de bunların hikâye gibi değerlendirilmemesini dayatıp diğer insanlara büyük zarar vermektedirler. Hangi insanın rüyası, hangi insanın anlattıkları, bu kadar büyük bir şeye delil teşkil eder ve doğruluğu nasıl ispat edilir? Kuran’ın ve hadislerin incelenmesi yerine neden böyle akıl yoksunu hikâyelere yer verilir?

Bu soruların yanıtını da yaklaşık bir yıl sonra bu sabah (26.08.2009) aldığımı sanıyorum. Kendileri bu gecenin masallarını anlattıktan sonra, genel olarak bu masalların nasıl dinlenmesi gerektiğini, taşaklı bir yerden referans göstererek belirtiyorlar. Hz. M. bin Fatih-ül Çıtlak şöyle buyuruyorlar:

"Lütfen bunları hikaye diyerek dinlemeyiniz! Bu hususta Hz. Mevlana Efendimiz şöyle buyuruyorlar, 'Anlattıklarımı aklınızla değil kalbinizle dinleyin. Çünkü kalp, topraktan yaratılmıştır, ona ne ekersen bir gün mutlaka filizlenir. Ama akıl, sudan yaratılmıştır, üstüne ne yazarsan anında silinir gider'."

Götüyle dinleyenler için acaba nasıl bir sonuç oluşuyor, onu da öğrenince sizlere bildiririm ey acizler!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #15 (permalink)  
Alt 11-08-2011, 04:12
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart allah allah diyenler

ulan sanki siz bir haltmışsınız gibi.. yüce varlıklarmışsınız gibi ona buna püskürüyorsunuz...

bi tarafımla gülüyorum..

diyor ki.. siz allaan adamına şöyle böyle dediğiniz için yerin dibine girin..

sen... allaaan adamı olan zat... bu kadar mı ulan senin allaan adamlığın? söyleneni mantıksız bulduğunu söyleyen birini allahsız, kafir edecek kadar özürlü müsün sen??

allah allah diyen insan sabırlı insandır.. anlayışın kralıdır.. suratına tükürsen yarabbi şükür diyendir.. anana bacına söven değil..

samimiyetinizi becereyim... allah bin belanızı versin.. (bu lafların üzerine de gerçekten allahı olan kişi ses etmez)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #16 (permalink)  
Alt 26-02-2012, 20:59
Ahbap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
The Man In Me
 
Üyelik Tarihi: 11-08-2008
Yaş: 35
Mesajlar: 254
Çok uzun bir süredir bu siteye uğramıyordum. N'olmuş lan bu başlık?


Ahbabın tek istediği halısıydı.
Kahrolası halı odayı dolu gösteriyordu.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
Çitlak, fatih, fatih Çıtlak, m. fatih Çıtlak


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Fatih Sultan Mehmed Abrek Biyografiler 1 05-08-2008 08:11
fatih terim... kafambozuk Güncel Mevzular 2 01-07-2008 14:59
Fatih Erkoç-Ellerim Bomboş patis Video Klipler 1 09-02-2008 19:57
Fatih Kısaparmak - Senden Sonra Cy Video Klipler 3 17-01-2008 17:12
Fatih Erkoç-Gitme patis Video Klipler 0 06-03-2007 17:19


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:59 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info