Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Pano > Lorem Ipsum

Lorem Ipsum Nereye yazsam dediğiniz konular için böyle buyrun.

NEDEN YAZIYORSUNUZ?

Lorem Ipsum içerisinde NEDEN YAZIYORSUNUZ? konusu: Hani uzatmayayım diyorum ama bu eğlenceye nasıl 'hayır' denilir...Discovery kanalından bile eğlendirici....anlaşılmak için yazılıp anlayamayanlara dokunuyor yazılanlar. İnciler...inciler. Alıntı: AlbatrosS ´isimli arızadan alıntı sadece koyulaştırdığım kısım için söylüyorum: vayy canına!!!!!!!! ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #71 (permalink)  
Alt 27-07-2010, 17:28
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Hani uzatmayayım diyorum ama bu eğlenceye nasıl 'hayır' denilir...Discovery kanalından bile eğlendirici....anlaşılmak için yazılıp anlayamayanlara dokunuyor yazılanlar. İnciler...inciler.
Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
sadece koyulaştırdığım kısım için söylüyorum: vayy canına!!!!!!!! demekki varoluşçu düşünürlerin ontolojik kaygılar ve eleştirileri sonrası toptan harakiri yapması gerekiyor buna göre. sen kalk bir yandan insanın temel ontolojik sorunlarını eleştir, sonra hala yaşıyacağım de! ne kadar nankörce? ya sev ya terket, ne hoş
İlahi, sadece koyulaştırdığın kısım bir nesne, eleştirilerini cümlenin fiiline kadar tutabilseydin, cümle "alıp veremediğim yok benim, severim bile" ile bitiyor. 'Bir derdim yok, yerine göre takdir de ederim' demek istedim yani. Sanki ontolojik sorunlara odontolojik çözümler getirmek istiyor, sağlam dişi çekmeye çalışıyorsun. Belki de şartlanmış reflekslerinin arkasında bir burukluk var gibi.

Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
yaşadığın coğrafyanın ''yaşam tarzı'' üstüne fazlasıyla sinmiş ve eleştirilerinde hep bir oryantalizm seziliyor. post modern bir kutsal ''görecelik'' almış başını gidiyor. bu insan yaşamı denen şey her şeyin üstü ve ötesinde ulvi bir belirlenemezliğe endeksli ya(!); hiçbir şeyin ''doğru''su olamaz otoriterce dayatılmadığı sürece(?) neymiş: smith de marks da insan tabiatını anlayamamışlar; çünkü ne diyor post modern dünyanın vaizleri : subjektivite! ''ben'' ne yapıyorsa ''doğru, kutsal, iyi, güzel'' odur. bu arada tarihsel süreç içinde belirlenmiş, verili koşullar mı dediniz? sınırlar, kurallar mı dediniz? üretim ilişkilerinden siyasal organizasyona açılan/dayatılanlar mı dediniz? ne önemi var: herkes reddederse masivaya erişiriz(!) bu arada örgütlenmeyin, sürüleşmeyin(!)
Tekrarladığın "oryantalizm" eleştirin "göçebelikten yerleşik düzene geçmekte hala zorluk çekiyorum" gibi gelmeye başladı kulağıma. Severim göçebeliği, tasavvufi yaklaşımda "hayat üzerinden geçtiğimiz bir köprü, üzerine ev kurma" derler.. Daha önce "Herkesin birbirini sevip, mutlu mutlu yaşaması için gereken istek, özveri ve ihtiyattır." demiştim. Aynı fikri şu dizelerle yazmıştır Mevlana Divan-i Kebir'de.
Akıl, ask ve can.
Bu üçü üçgendir
Her derde çare,
her yaraya merhemdir

Bu arada, sakız yaptığın " smith de marks da insan tabiatını anlayamamışlar" lafının benimle alakası yok. Ben, "Marks'a, Adam Smith'e çakılan selamlarla, sosyo-iktisadi dinamik, burjuva-işci-komprador-sosyalist-kapitalismolarla dolu kafalar var olan tek cevheri, insanın insanlığını zor anlarlar." dedim. Marks, Adam Smith kendilerine göre anlamışlar, ruhlarına fatiha. Benim bahsettiğim sensin koç: 'verili koşullar', 'sınırlar', ve 'kurallar' ile masivada yaşayan bir insan. Çünkü yaşam denen şey her şeyin üstünde gerçekten!

Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
komünizm öcü, canavar ve sürü! saddam tu kaka! taliban ezelden cehennemlik! eğlenelim dostlar, kurudan/suludan gidelim: aşk-ı yar ile hemhal olalım! sentetik mi olur naturel mi olur o da sizin tercihiniz: varsın biraz da dil öğrenelim! arada çalışanın cebine üçbeş dolar sıkıştırıp vicdanları da cilalayalım!
Maviagac "yeni üye olduğun zamanlar bir tartışma geçti aramızda" dedi ya, o tartışmada ben Saddamı savununca siz yerden yere vurmuştunuz Irak'ı emperyalizmden koruyup en medeni arap ülkesi yapan Saddam'ı. Komünizm totaliter bir sistem, ona şüphe yok. Khmer Rouge ve Taliban gibi öcüleri savunacağıma etrafta çalışanın cebine üçbeş dolar sıkıştırmak cennetlik benim için.
Ama sen istersen hala 'oryantalizm' şarkıları söyle, istersen örgütlen, istersen sürüleş. İstemesen de eğlendiriyorsun, var gel biraz da kendin eğlen. Dil öğren, çünkü :
"Her dil, gönlün perdesidir.
Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.
Eşekten şeker esirgenmez ama eşek
yaratılışı bakımından otu beğenir." (Rumi)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #72 (permalink)  
Alt 27-07-2010, 17:57
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
maviagac´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
sözün anlamsızlaştığı yerde en son

...

kalıyor.
Oturup bunu yazmak pil bitmesin diye slow müzik dinlemek gibi.
Pilin bitmesin hewal, energizer tavşanı senin elini tutsun sevgili gibi.
Noktadan sonra büyük harf istersek eğer,
Bir bakarız ...'dan sonra bu şiir gelirmiş meğer.

Gülümsemeye Devam Et Hayat bizden Yana
yaşamak korkutmasın seni
çünkü sen okumayı en iyi bilensin
ve bir o kadar katlanmayı
hangi sövgü küstürebilir güneşi yer yüzüne
hangi nefret aciz bir yıldızı
cesaret ve güç verir sahibine her umut
yorgun başını avucuna yaslamış her usta
yeni bir koşunun hayalindedir bunun için.
düşün! biraz da hüzündür besleyen sevinci
ve öfke nedir bilmeyen tadamaz aşkı
gülümse, kazanacak olan biziz
çünkü biz en iyi kaybedeniz
ölmeyi bilmeyen bilemez yaşamayı
bü yüzden gülümse bebeğim
çünkü bizden yana gökyüzü ve yeryüzü

- E. İbrahim-
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #73 (permalink)  
Alt 27-07-2010, 21:01
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Alıntı:
Hani uzatmayayım diyorum ama bu eğlenceye nasıl 'hayır' denilir...Discovery kanalından bile eğlendirici....anlaşılmak için yazılıp anlayamayanlara dokunuyor yazılanlar. İnciler...inciler.
İlahi, sadece koyulaştırdığın kısım bir nesne, eleştirilerini cümlenin fiiline kadar tutabilseydin, cümle "alıp veremediğim yok benim, severim bile" ile bitiyor. 'Bir derdim yok, yerine göre takdir de ederim' demek istedim yani. Sanki ontolojik sorunlara odontolojik çözümler getirmek istiyor, sağlam dişi çekmeye çalışıyorsun. Belki de şartlanmış reflekslerinin arkasında bir burukluk var gibi.
... eleştirip hala orada yaşayan... kapitalizmi eleştirip hala kapitalist bir ülkede yaşayan... komünizmi sevmeyip hala komünist ülkede yaşayan... dinleri sevmeyip hala şeriatçı rejimde yaşamak... ''onlarla bir derdim yok... severim bile! ''. hani bunu ''sevmeyip terkeden'' biri söylemese ''hala'' kelimesinden ''zaman'' anlamı çıkarıp bunu düşünmüyeceğim. burada yaşamamıza rağmen' mealinde gelen bir cümleden sonra ''severim bile''nin işaret ettiği şey sevgiden ziyade küçümsemedir

Alıntı:
Tekrarladığın "oryantalizm" eleştirin "göçebelikten yerleşik düzene geçmekte hala zorluk çekiyorum" gibi gelmeye başladı kulağıma. Severim göçebeliği, tasavvufi yaklaşımda "hayat üzerinden geçtiğimiz bir köprü, üzerine ev kurma" derler.. Daha önce "Herkesin birbirini sevip, mutlu mutlu yaşaması için gereken istek, özveri ve ihtiyattır." demiştim. Aynı fikri şu dizelerle yazmıştır Mevlana Divan-i Kebir'de.
Akıl, ask ve can.
Bu üçü üçgendir
Her derde çare,
her yaraya merhemdir
batının getirdiği demokrasi kavramının özünde batının kendi özgün ahlaki sistemleri ve din karşıtı mücadelelerinin getirdiği koca bir süreç yatar. batının değerler sistemi, hristiyanlık mitolojisi ve skolastizminin özgün yapı ve kast sistemine karşın o bölgenin özgün şartlarının eleştirisidir. her şablon, her şart ve bölgede çözüm üretmez. bu bağlamda, örneğin doğu ülkelerindeki islam olgusunu değerlendirdiğimiz bir analizde ''dinler afyondur, öcüdür, kakadır'' şeklinde basma kalıp ifadeler izaha muktedir değildir. islam olgusu, batının hegeomonik ve kolonyalist rejimlerinin siyasi/askeri/politik dayatmaları/işgalleri/müdahaleleri karşısında bir varolabilme mücadelesinin adıdır aynı zamanda. modern batının ''özgürlük, demokrasi, insan hakları'' söylemlerinin arkasına gizlenerek yarattığı kıyım ve tahribatlar; dayatmalar ve işgaller karşısında islami yönelimler bu bağlamın bir sonucu radikelleşmelerdir. örneğin ben müslüman toplumlardaki toplumsal yaşamın kadın ve erkek katında bu derece ayrıştırıcı/kısıtlayıcı/denetleyici dönüşümleri karşısında modernist batının kolonyalist politikalarının açık bir etkisi olduğunu görürüm. düne kadar laik ve ulusalcı bir özgürlük alanı olan filistin sorununda, cephenin islamcı hamas'a kalmasının başlıca sebeplerinden biri abd/israil ittifakının ''böl/parçala/yönet'' taktiğiyle ulusal/laik örgütleri cendereye alırken islamcıları el altından destelekmesi vardır.



Alıntı:
Bu arada, sakız yaptığın " smith de marks da insan tabiatını anlayamamışlar" lafının benimle alakası yok. Ben, "Marks'a, Adam Smith'e çakılan selamlarla, sosyo-iktisadi dinamik, burjuva-işci-komprador-sosyalist-kapitalismolarla dolu kafalar var olan tek cevheri, insanın insanlığını zor anlarlar." dedim. Marks, Adam Smith kendilerine göre anlamışlar, ruhlarına fatiha. Benim bahsettiğim sensin koç: 'verili koşullar', 'sınırlar', ve 'kurallar' ile masivada yaşayan bir insan. Çünkü yaşam denen şey her şeyin üstünde gerçekten!
insan denen şey de toplumsal koşulların bir mahsülü gerçekten! yerleşik yaşama geçiş ve üretim ilişkilerinin gelişmesiyle yaşam biçimlerimiz değişmiş. günümüzde avcı/toplayıcı geleneksel kabile toplumlarının bir tanesinde kölelik var mıdır? ha keza, göçebe yaşayan boyların hiçbirinde de kölelik yoktur. kölelik ancak, yerleşik yaşama geçip şehirler kuran, toprağı eken ve ticaret yapan medeniyetlerle tarih sahnesine çıkıyor. be adam, bunun adı üretim ilişkilerinin toplumsal belirlenimciliği değil midir? diyelim ki kölelik olgusuna karşı çıkarken bu temel gerçeği yok mu sayacağız? kadının tarihsel geri kalmışlığı ve kimliği üzerindeki baskıları izah ederken ve buna çözüm ararken kapitalizm öncesi feodal tarım toplumlarının alışkanlıklarını yok mu sayacağız? sen hiç hem kapitalistleşip, hem çalışma yaşamına katılım, hem üretip hem de toplumun genelinde rezalet derece bir kadın nüfusu gördün mü mesela? yahut, göçebe hayat sürüp de yerleşik feodal islam toplumları derecesinde ezilen bir kadın öznesi? afrika yerlilerinde kadın erkek toplumsallığında evlilik/akraba evliliği gibi kimi kısıtlamalar dışında, kadınlara geniş yaptırımlar olduğunu anlatan tek bir örnek araştırma var mıdır?

Alıntı:
Maviagac "yeni üye olduğun zamanlar bir tartışma geçti aramızda" dedi ya, o tartışmada ben Saddamı savununca siz yerden yere vurmuştunuz Irak'ı emperyalizmden koruyup en medeni arap ülkesi yapan Saddam'ı. Komünizm totaliter bir sistem, ona şüphe yok. Khmer Rouge ve Taliban gibi öcüleri savunacağıma etrafta çalışanın cebine üçbeş dolar sıkıştırmak cennetlik benim için.
komünizmi sen kadar ben de eleştiriyorum be koç; stalin sevdalısı bir psikopat değilim. khmerlerin kendi halkına yaşattığını dünyanın en uygar ülkesi ''abd'de de yaşatmıştır; ne farkı var? khmer katliamcılığının ve psikopatlığının abd'nin aperteid geçmişinden sayısal oranlar dışında ne farkı var? eleştiriyi hangi bağlamda ve ne tarz yaptığına bakarım ben...

Alıntı:
Ama sen istersen hala 'oryantalizm' şarkıları söyle, istersen örgütlen, istersen sürüleş. İstemesen de eğlendiriyorsun, var gel biraz da kendin eğlen. Dil öğren, çünkü :
"Her dil, gönlün perdesidir.
Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.
Eşekten şeker esirgenmez ama eşek
yaratılışı bakımından otu beğenir." (Rumi)
bu arada orada ''dilin'' aynı zamanda ''gönül'' anlamı vardır. mevlana basit bir kelime oyunu yaparak iki anlamı birden kastetmiştir. hasılı mevlana ''gönül perdesini gönlün sırlarını bilerek arala'' diyor. ancak mevlana 12-13 yy kaotik bir coğrafya bilgesidir. savaşlar ve moğol istilacılığından sonra halkı teskin ve telkin edecek görüşlerle ortaya çıkmış; devrinin kaotik yapısından kaçmıştır. tıpkı 1950 kuşak sanatkarları ile absürdçüleri gibi. milyonlarca ölünün arkasından duyarlı sanatkar aklın saçmalığından başka bir şey düşünemezdi; çünkü ''modern'' olanın savaş, kaos ve kurallarla eşitlendiğini görmüştü. fakat, bu, o anki tarihsel bağlamın bir doğrusudur.


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #74 (permalink)  
Alt 27-07-2010, 22:00
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Ben " 'Bir derdim yok, yerine göre takdir de ederim' demek istedim" dedikten sonra sen "'severim bile''nin işaret ettiği şey sevgiden ziyade küçümsemedir" diye ısrar edersen, cümlelik fikirleri paragraflara yayıp kelimeler arasında kaybolursan seni bulmak zor oluyor. Tekrarlayayım: "Ahlaki sistemlere ,skolastizme çakılan selamlarla, hegemonya-köle-mücadele, kapitalizm öncesi feodal-aparteid ve tarihsel bağlamlarla dolu kafalar var olan tek cevheri, insanın insanlığını zor anlarlar." Kendince değiştir mavi bölümü(o sözler anlamsız çünkü), bu aynı kafayla yazacağın her cevaba cevap olacaktır. Belli ki hastalıklar binbir çeşit ama sağlık bir. Akıllar uyuşmaz ama kalp bir. Beni oryantalist biliyorsan güvenmeyebilirsin, Rumi zamana ve mekana kısıtlı zannedebilirsin ama zamanı gelince anlayacaksın: milyonlarca kelimenin içinde aynı sukunet vardır. Anladığın zaman sana afiyet olsun.


Ne zaman bu addan sandan geçeceğiz, ne zaman?
Can meclisinin halkasına ne zaman hep birden girip oturacağız?
Dudağımıza bir tek kadeh dokundurmadan
ne zaman içeceğiz büyük dostumuzun huzurunda can şarabını,
ne zaman içeceğiz, ne zaman

Ne zaman diyeceğiz can sâkisine, uzat elini.
biz bu yana göçtük artık, armağanlar getirdik sana.

Ne zaman diyeceğiz can sâkisine, ne duruyorsun?,
tutulduk bikere, düştük ocağına senin, gurbet elde üşüdük,donduk kaldık,
selâm ver, hatırımızı sor, kucakla, ısıt bizi, bize kırmızı şarap sun.

Ne zaman bize cevap verecek o, ne zaman?
Ne zaman diyecek, nem varsa sizin, buyurun, âfiyetler olsun?

Mevlana Celaleddin Rumi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #75 (permalink)  
Alt 27-07-2010, 22:26
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Alıntı:
Ben " 'Bir derdim yok, yerine göre takdir de ederim' demek istedim" dedikten sonra sen "'severim bile''nin işaret ettiği şey sevgiden ziyade küçümsemedir" diye ısrar edersen, cümlelik fikirleri paragraflara yayıp kelimeler arasında kaybolursan seni bulmak zor oluyor. Tekrarlayayım: "Ahlaki sistemlere ,skolastizme çakılan selamlarla, hegemonya-köle-mücadele, kapitalizm öncesi feodal-aparteid ve tarihsel bağlamlarla dolu kafalar var olan tek cevheri, insanın insanlığını zor anlarlar." Kendince değiştir mavi bölümü(o sözler anlamsız çünkü), bu aynı kafayla yazacağın her cevaba cevap olacaktır. Belli ki hastalıklar binbir çeşit ama sağlık bir. Akıllar uyuşmaz ama kalp bir. Beni oryantalist biliyorsan güvenmeyebilirsin, Rumi zamana ve mekana kısıtlı zannedebilirsin ama zamanı gelince anlayacaksın: milyonlarca kelimenin içinde aynı sukunet vardır. Anladığın zaman sana afiyet olsun.
bana islam mistisizmini örnekleyip durma; tasavvufu, mistisizmi ve onun semantik bağlamını senden iyi biliyorum; zaten, bunun eğitimini aldım. mevlana'dan kuru kuru alıntılar yaparken onun cümleleri arasında saklı kelime ve anlam oyunlarını biliyor musun mesela? tasavvuf-benlik-kemaliyet-vahdet ilişkileri ve tahlilleriyle geçti benim ömrüm dilersen sana uhreviden beşeriyete soyutlanan mistik ''aşk'' olgusu ile bunun diyelim ki maslow pramidi ve kendini gerçekleştiren insan arasındaki benzerlikleri de anlatayım. mevlana ve benzerleri ''benlik ve kemaliyet'' arasında özgün bir yol/yordamın temsilcisi olmuşlardır. elbete söylediklerinin gündelik yaşamımızda bugün de karşılıkları hatta benzerlikleri mevcuttur. mevlana'yı mevlana yapan da bu evrensel yönüdür. batının ''hümanizm'' ile tanımladığını ondan 500 yıl önce mevlana başka bir tarzda anlatmıştır; ancak vurgu farklıdır: aşkın benliğin uhrevi bir tekilliğin temsiliyetinde kendini gerçekleştirmesi. tek kelime: aşk!

20 yy psikolog ve düşünürleriyse hümanizmin etkisi altında o coğrafyaya göre yeni bir kişilik inşa sürecini izah etmişlerdir: her birey özgün yetiler ve gizil güçlere sahiptir; ve uygun ortamda uygun teşvikler yapıldığında her bireyin amacı kendini gerçekleştirmektir.

mevlana ve maslow işte bu noktada, yani kendini gerçekleştirme zirvesinde kesişir. gerek kemale erişen bireyde gerekse kendini gerçekleştiren bireyde aşkın bir adanmışlık, olduğu gibi kabullenme ve feda vardır.




Alıntı:
Ne zaman bu addan sandan geçeceğiz, ne zaman?
Can meclisinin halkasına ne zaman hep birden girip oturacağız?
Dudağımıza bir tek kadeh dokundurmadan
ne zaman içeceğiz büyük dostumuzun huzurunda can şarabını,
ne zaman içeceğiz, ne zaman

Ne zaman diyeceğiz can sâkisine, uzat elini.
biz bu yana göçtük artık, armağanlar getirdik sana.

Ne zaman diyeceğiz can sâkisine, ne duruyorsun?,
tutulduk bikere, düştük ocağına senin, gurbet elde üşüdük,donduk kaldık,
selâm ver, hatırımızı sor, kucakla, ısıt bizi, bize kırmızı şarap sun.

Ne zaman bize cevap verecek o, ne zaman?
Ne zaman diyecek, nem varsa sizin, buyurun, âfiyetler olsun?

Mevlana Celaleddin Rumi
buradaki ''can, saki, meclis, kadeh, şarap'' gibi mazmunların kültürel kontextlerini biliyor musun? bir tane ''mazmunlar sözlüğü'' al ve oku güzelce. o zaman bak bakalım neler çıkıyor o şiirlerde


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #76 (permalink)  
Alt 28-07-2010, 07:28
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Okey, aferin. Şimdi mavi bölümü "islam mistisizmi", "semantik bağlam", "uhrevi", "kültürel kontextler" ile değiştir. Zannetmeki zekâvet eğitim ile, kavramlar arası ilişkiler ve tahlillerle geçen bir ömürle keskinleşir. Bana birşey anlatmana gerek yok, sen devamlı kendini ispatlamak uğruna bin dereden binbir laf ve kavram getirmekten yorulmuyor olabilirsin, ama benim amacım sidik yarışı olmadığından mesanem boş, başım serin. Sen dikkat et de tevazunun fazilet olduğu orada o ülkenin mahçup insanlarına, baldırı çıplaklarına pek sevimsiz görünme o kibirinle.
Zaten:

Yine gel sen dinle benden
Yerli yerli yerli yerli
Hep Çalarım ten ten tenen
Yerli yerli yerli yerli

Yerla ve yerlem yerlela
Yerla ve terlem terlela
Bir söz söyle sessiz durma
Yerli yerli yerli yerli

İçki sunan sun içkiyi
Çalgı çalan çal şu neyi
Söyle telala talela
Yerli yerli yerli yerli

Ten ten tenen ten ten tenen
Söylenirsin kuş gibi sen
Uveys gibi ender Karen
Yerli yerli yerli yerli

Şems gibi kendini sustur
Git kinden kibirden kurtul
Şems-i Tebrizi'yle otur
Yerli yerli yerli yerli
(Rumi)

Konu Kali tarafından (28-07-2010 Saat 07:46 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #77 (permalink)  
Alt 28-07-2010, 10:49
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Alıntı:
Kali´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Okey, aferin. Şimdi mavi bölümü "islam mistisizmi", "semantik bağlam", "uhrevi", "kültürel kontextler" ile değiştir. Zannetmeki zekâvet eğitim ile, kavramlar arası ilişkiler ve tahlillerle geçen bir ömürle keskinleşir. Bana birşey anlatmana gerek yok, sen devamlı kendini ispatlamak uğruna bin dereden binbir laf ve kavram getirmekten yorulmuyor olabilirsin, ama benim amacım sidik yarışı olmadığından mesanem boş, başım serin. Sen dikkat et de tevazunun fazilet olduğu orada o ülkenin mahçup insanlarına, baldırı çıplaklarına pek sevimsiz görünme o kibirinle.
Zaten:

Yine gel sen dinle benden
Yerli yerli yerli yerli
Hep Çalarım ten ten tenen
Yerli yerli yerli yerli

Yerla ve yerlem yerlela
Yerla ve terlem terlela
Bir söz söyle sessiz durma
Yerli yerli yerli yerli

İçki sunan sun içkiyi
Çalgı çalan çal şu neyi
Söyle telala talela
Yerli yerli yerli yerli

Ten ten tenen ten ten tenen
Söylenirsin kuş gibi sen
Uveys gibi ender Karen
Yerli yerli yerli yerli

Şems gibi kendini sustur
Git kinden kibirden kurtul
Şems-i Tebrizi'yle otur
Yerli yerli yerli yerli
(Rumi)
tevazu fazilettir; fazlası, rezalet... bildiğin kadar konuşabilir, anlayabilir, anlatabilirsin... bu arada sen sıkma canını, sevenlerimiz de boldur sevmeyenlerimiz de... sen eğlenmene ''ot''lanmana takıl; arada iki mesnevi falan oku, ciltler arasında dolan, ilginç/güzel hikayeler bulacaksın. hatta erotik hikayeler bile var(ciddiyim bak)

ha, ingilizce biliyorsun, şeyi de araştır: elif şafak'ın ''mevlevilikte kadın'' üzerine bir tezi var. muhtemelen bir yerlerde bulabilirsin...

Alıntı:
Zannetmeki zekâvet eğitim ile, kavramlar arası ilişkiler ve tahlillerle geçen bir ömürle keskinleşir.
aynen öyle gelişir... basittir: işleyen demir ışıldar. bu yüzden mevlana'yı da anlamıyorsun muhtemelen, ha ben ''kalp gözümle okurum'' diyorsan valla helal olsun derim sana


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #78 (permalink)  
Alt 27-08-2010, 01:18
maviagac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
hiperuyuşuk
 
Üyelik Tarihi: 26-03-2009
Mesajlar: 695
Blog Başlıkları: 1
kişiden-yazardan başka bir şeye ihtiyaç olmadığı için...düşünme'den sonra yapılabilecek en bencil ikinci eylem olduğu için...

ama yazan elimiz aslında hangisi?
olduğumuz kişi mi,olmak istediğimiz kişi mi?

ne kadar samimiyiz?ve ne kadar kendimiziz yazarken?
bana göre sorulması gerekenler bunlar...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
neden, yaziyorsunuz?


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
İyi ama Neden? paralax Geyik Mevzular 33 19-06-2009 01:11
neden??? kyklop Felsefe 10 15-10-2008 23:46
İyi ama Neden ? /2 paralax Geyik Mevzular 8 07-08-2008 17:11
Neden? mernes Hayata Dair.. 1 18-12-2007 00:15
Neden Detays !!! STaTiC-X Geyik Mevzular 7 02-09-2007 01:06


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:26 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info