krishnamurti / Işık Menderes
Heyecan doruk noktasındaydı. Genç ve yakışıklı adam telaşsız adımlarla salona girdi. Şefkatle parlayan gözleri onu sabırsızlıkla bekleyen topluluğu kucakladı.Ve eşsiz bir zarafetle şunları söyledi:
"Gerçek, yolu da, sınırları da, koşulları da olmayan bir ülkedir. Gerçeğe götüren hiçbir yol, hiçbir din, hiçbir mezhep yoktur. Gerçek örgütlenemez ve örgütlenmemelidir de... Ben mürit istemiyorum ve bunda ısrarlıyım. Bir insanın peşinden gittiğiniz zaman gerçeğin yolunda ilerleyemezsiniz. Sizler on sekiz yıldan beri dünyayı kurtaracak, sizin yüreklerinizi şenlendirecek, sizi esaretten kurtaracak bir öğretmen bekliyordunuz. Bunun için örgütlendiniz. Böyle bir inanç yaşamınızdaki yararsız şeyleri silip götürdü mü? Sizi daha ergin ve daha özgür yaptı mı? Şimdi başka bir örgüt kurup bir başkasının gelip sizi kurtarmasını bekleyebilirsiniz. Kendinizi içine kapatmak için yeni kafesler örmeniz beni ilgilendirmez. Benim tek istediğim insanların mutlak ve koşulsuz bir özgürlüğe ulaşmalarına yardımcı olmaktır."
Dünyalar altüst oldu birden. Kopan fırtına, 60 bin üyesi, bol parası ve sayısız arazisiyle meşhur Teosofi cemiyetinin seçip, yetiştirip, mesih ilan ettiği Jiddu Krishnamurti'yi uluslararası platforma taşıyacak Doğu Yıldızı örgütünü darmadağın etti. Yıl 1929'du. Kendi kanatlarıyla uçmaya karar veren 34 yaşındaki isteksiz mürşit, ondan beklenileni beklenmedik bir şekilde yerine getirmişti bile...
Sade bir mutlulukla geçen çocukluğunda da yüreğini elinde taşımıştı, Krishnamurti. Hindistan gibi bir ülkede, ailesinin hizmetinde çalışanlarla kendisi arasında bulunması gereken aşılmaz uçurumun farkında değildi. Exupery'nin Küçük Prens'ini andıran bir hali vardı. Tamamen kendisine ait bir evrende yaşıyordu. Saatlerce meraklı bakışlarıyla incelediği kuşlar, böcekler ve çiçekler arkadaşlık etmekteydiler ona. Onları hiç incitmeyip, hep sevdiği için.
13 yaşındayken deniz kenarında oyun oynadığı bir gün, Teosofi Cemiyeti'nin kurucusu Madame Blavatsky'nin 20 sene önce yaptığı kehanet gerçekleşti. Çocuğun bencillikten yoksun enerjisine kapılan Bishop Leadbeater, vakit kaybetmeden yeni çağın İsa adayını cemiyetin yeni başkanı Annie Besant'a tanıştırdı. Etkilenen Besant, Krishnamurti'yle küçük kardeşinin öğrenimini üstlendi. İki kardeşin iki ayrı kaderi onları Londra'da beklemekteydi artık.
"K" olarak çağrılmayı tercih eden bilgelerin bilgesi, ilk kitabını yazdığında 14 yaşındaydı. Bir sene sonra Teosofinin prensiplerini öğretmeye
başladı. Geçen zaman içinde git gide derinleşen mistik tecrübeleri ve 1922 yılında vecd halindeyken yaşadığı aydınlanma, öğretisinin özünü açıklayan fesih konuşmasını hazırladı.
Bahsettiği, "mutlak ve koşulsuz özgürlük" kendini tanımaktı. Zihni boşaltarak, her an, her şeyin farkında olmaktı. Sevgiyi boğan tüm koşullanmalardan kurtulmaktı. Kimseye bel bağlamadan yaşamaktı.
Spiritüel felsefeleri anlatmadı. Çünkü onların da üstündeydi Krishnamurti. Kutsalın içine yerleştirdiği insanoğlunun durumunu analiz ederek, günlük yaşamda karşılaştığımız problemleri çözmenin yollarını gösterdi. Başbakanlardan, bilim adamlarına, işçilerden çocuklara varıncaya kadar herkese.
60 yıl boyunca durmadan dünyayı gezdi ve konuştu... Yazılı tarihte hiçbir insanın konuşmadığı kadar. Belki yorulmuştu ama, onu da kimse bilmedi. 91 yaşında sessizce öldü.
Tevazunun tarifi bu ulvî insan, 100 bin sayfalık irfan bıraktı geride. Toplu eserleri Türkçe de dahil olmak üzere yaklaşık 50 lisana çevrildi. Kitaplarından birinde, bugün bize şöyle sesleniyor Krishnamurti:
"Bir kimseyi sevmenin ne demek olduğunu biliyor musunuz?
Bir ağacı, bir kuşu ya da bakıp gözettiğiniz bir evcil hayvanı sevebilir misiniz? Size hiçbir karşılık vermese, gölgesinden de yararlanamasanız, arkanızdan da gelmese, size bağımlılık da duymasa gene de sevebilir misiniz?"

Das macht uns arm bei allem Reichtum, daß wir nicht allein sein können, daß die Liebe in uns, solange wir leben, nicht erstirbt
İşte bu, dostum! Bu, bizi bütün zenginlikler içinde yoksul kılan: yalnız olamamamız: içimizdeki sevginin, yaşadığımız sürece, ölüp gitmemesi.
(Johann Christian Friedrich Hölderlin)
|