|
Özgürlük kısıtlamaz, çünkü özgürlükten kasıt, beşeroğlunun yeni doğan bilinçsiz bebeğe tanıdığı hak misali falan değildir. Nedense bunu birileri inatla o sanmak istiyor. Özgürlük, tıpkı dünyevi yaşam ve üzerindeki her olay, her canlı ve her diğer her ne var ise aynen onlar gibi, başı ve sonu olan birşeydir. Özgürlüğü bu derece bir tanrısallaştırmayı ve herşeyden muaf kılmayı ben şahsen anlamıyorum...
Aşırı vulgar olmakla beraber... Misal, bir belediye otobüsünde iseniz, oturma özgürlüğünüz, bedeninizin MAKUL ölçülerde sığabileceği yerdir... Börek yemekten obezleşmiş kalçalarınız ya da erkeklere has yayılmacı stille bacağınızı üzerime uzatmak şahsi isteğiniz beni hiç de bağlamaz. En az sizin kadar o otobüste oturmak benim de hakkımdır, ve ben varolduğum sürece sizin manevra alanınız da elbette size ait olacak şekilde kısıtlanır, tıpkı siz varolduğunuzda benimkinin de aynı şekilde kısıtlandığı gibi...
Ne vardır yani bunda, ben oldum olası bunu anlayamadım... Bir bardak fırtına kopuyor bu iş üzerinde, ama gerçek uygulamalara gelince "tık" yok... Ya oy kullanılmaz, ya ses yükseltilmez, ya hak aranmaz, diş sıkılır, susulur ve hatta lahavle çekilir...
Yazıp yazıp mastürbasyon yapıyordur belki de herkes... Fazlaca düşünmeye gerek falan görmeden... "Yeter ki BENim de sözüm olsun!!" ne de olsa...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|