Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Pano > Lorem Ipsum

Lorem Ipsum Nereye yazsam dediğiniz konular için böyle buyrun.

Ahlak Kavramına Evrimsel Yaklaşım

Lorem Ipsum içerisinde Ahlak Kavramına Evrimsel Yaklaşım konusu: 'Ahlak', bilincin yeterli olmadığı durumlarda davranışların düzenlenmesi(kontrolu) için gelişen (ve bireylerin özelliklerine ters) bir zorlamadır. Hayvanlardaki doğallığı yitirmiş ama doğal bir bilgeliğe erişememişlerin ihtiyaç olduğunu iddia ettikleri ama hayatın akışında ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #41 (permalink)  
Alt 10-04-2011, 20:28
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
'Ahlak', bilincin yeterli olmadığı durumlarda davranışların düzenlenmesi(kontrolu) için gelişen (ve bireylerin özelliklerine ters) bir zorlamadır. Hayvanlardaki doğallığı yitirmiş ama doğal bir bilgeliğe erişememişlerin ihtiyaç olduğunu iddia ettikleri ama hayatın akışında abes kalan bir ikâmedir.

Meselâ aşkı zaptetmeye (norm haline getirmeğe) çalışan insan-aklı 'evlilik kurumunu' geliştirir: Evlilik aşka zıttır. 'Kontrol etme-sahip olma' hırslı insan-aklının bunun gibi "çözüm"lerle hayatı piç etmesi normaldir. Aynı şekilde (bilincin dışavurumu) vicdanı zaptetmeye çalışan insan-aklı içinde bulunduğu şartlara göre 'ahlak kuralları' geliştirir, bu bireyleri ezip-büzüp bir kutuya sokan 'ahlak' ise empati/vicdan oluşturan bilinci körletir.
Ne kadar bilinç eksikliği...o kadar ahlak-örf-anane vs.

Konu Kali tarafından (10-04-2011 Saat 20:52 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #42 (permalink)  
Alt 10-04-2011, 20:42
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Üzgünüm ama tam da istemediğin şekilde görülme nedenin zaten inanç odaklı bir şekilde şimdiden baktığın insan dünyasının doğal olarak böyle olmaktan başka çaresi yok şeklinde düşünmenden ötürüdür. Ortaçağda feodal düzenin en katı halinde yaşayan cumhuriyetçiler krallığın hala varolmasından ve hiç de yıkılacak görülmemesinden hareketle doğal bir zorunluluk olduğunu düşünmeye devam etselerdi sanırım fransız ihtilali diye bir şeyi okumazdık dünya tarihinde. Ki zaten toplumun çoğunun inancı ve ahlakı böyle olması gerektiği yöbnündeydi ta ki bu artık işe yaramaz olup öbür fikirlere gerek duyulana kadar.

Evrim ile ilgili bilinmesi gereken en önemli şey, sonraki evrimin ne olacağını hangi bilgi ve olanağın olursa olsun tasarlayamayacağın gerçeğidir. Tasarlanamazlık yani şu aptal tasarımın mümkün olmadığını bize gösteren ve tersine akla indirgenemez olanın doğanın karmaşası değil, doğanın akıla indirgenemez olduğunu kanıtlayan emergence süreçlerden henüz yeni haberdar olduk da kuantumdur, göreceliliktir ,kaos tur gidiyor ama hala bunlara alışamadık hala mekanik düşünmeye, sebep sonuç ardışıklığı olan determinist fikirlere alışkınız.


İnsanın doğasından tam olarak bahsedemesek bile doğanın böyle olmadığını istemeden de olsa yeni farkettik idealizm çöktü yani ve hem pisagor hem de Platon sonunda gerçekten öldüler. (geberesiceler) Senin argümanların onları hala yaşatan süreçleri anımsatıyor bana. Ya da şuna dönüşüyor ki bu en berbatıdır. E zaten nesnellik dediğimizde doğa dediğimizde de gene kendi tasarımlarımız ve modellerimizden bahsediyoruz işte ne farkeder bildiğimiz kadarıyla durum böyle ve bundan sonra değişeceğini düşündürecek işaret yok demek ki en doğrusu ve mümkünü budur. Öyle değil, bu aslında hiç olmadı. Uygarlık dahilinde bile çok şey değişti. Evrimin kendisi tesadüfi bir sistemler bütünü olarak zaten yeterince açıklıyor bir çok şeyi ve salt biyolojik evrim değildir evrim. Bu noktada ahlak tasarımcı ekolün bir iddiası olarak kalıyor ne kadar olumlu taraftan bakılırsa bakılsın.

İnsan zihni her şeyi bilemez, algılayamaz o nedenle de modeller. Eskiden bu modellerin doğa olduğunu düşünürdü artık sadece modeli araç olarak düşünmeye başladı ki bu bir sıçramadır. Ve bu sıçramanın ortaya çıkışı 10 yıl civarı oldu o yüzden hala fizik evren için big bang e inanan adamlar var işin içinde olanların gülümseyip kamuya da açıklayamadıkları biçimde.

Olanaksız dediğin şey daha yeni başlamakta bunun dışında insan o kadar da zeki sayılmazdı doğa karşısında lakin zekası dert oldu başına daha çok. Bir pençe çok daha işine yarardı bugüne dek. Zaten son felaketlerden ucu ucuna kurtulmuştu bu rakiplerine göre faydasız zihni yüzünden
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #43 (permalink)  
Alt 10-04-2011, 20:51
Kale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2010
Mesajlar: 105
Kafamdaki ahlak tanımı konuşma boyunca epey bi esnedi, 'sündü'. Benim burada yaptığım tanım, bütün bu anlattıklarımı temellendiriyor esasında. Ama bütün bu ısrarlı vurgularına bakarak; bilinçli bir üretim olan, ve daha ilkel biçimde oluşmuş uyumlanma mekanizmaları hakkında biraz daha kafa yorup, daha net kavramlar elde etmek gerektiğine ikna olduğumu söyleyebilirim.
Şimdi yarın sabahki sınavıma çalışmak üzere ayrılmam lazım, size kolay gelsin :
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #44 (permalink)  
Alt 10-04-2011, 21:46
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Standart Orgone Özgürlük Şiiri


Doğa, "tüm zekânın ve yaratıcılığın meydana geldiği bir bütün" ise eğer...
Nasıl 'zeki' sayılır karşısında bir parçası olan insan? 'Ben' aptalmış meğer.
Neandertal mızrak kullanmayı beceremedi-gitti, ama öteki barut gibiydi
Hayat bilinmez bir macera dostum, istersen 'kader' de, istersen 'artı değer'

Einstein demiş :"Sorunlar üretildikleri seviyeden gelen çözüm'lerle çözülemezler"
Çözülen, birtek 'kendini varsayan' kişilikler, gerçekler diyârında pek gözükmezler
En büyük özgürlük, en büyük mağlubiyetin ötesinde, sanki 'ölüm-kalım' gibiydi
"Ulu" önderleri, "kutsal" birşeyleri olan sürüler, kitaplarından gayrısını bilmezler.

Uzaya gittik, dibini oyduk, ama yaşamın sebebini bulmak değil öyle kolay
Zaman prefrontal korteks zamanı, karıncadan file insanın önünde hepsi kobay
'Zaman ve mekân'ın ötesine düşünce, bildiğimiz gerçekler rüyâ gibiydi...
Pençe attı ufak kedim..alnımda kanayan bir delik, şevkât bahsedilecek tek olay.


Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #45 (permalink)  
Alt 10-04-2011, 22:34
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Alıntı:
Orgon´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Hah bak işte albatross da benzer konuştu şimdi oldu mu sana dincinin tanrının bir olgu olarak varoluşunun ve belli kriterler belirleme açısından varolan etkinliğinin zıttına konuşmak bile tartışılan bir şey olarak tanrının varlığının delilidir tamamen reddedemezsin şeklindeki savunma? Yani çoğul olarak sayısız etkenden temellenip ortaya çıkan davranışlara, kısmi düzenlere bir isim veriyorsunuz sonra da o isimin varlığını tartışıyorsunuz yok demek işe yaramıyor çünkü her şeyi o isme dayanarak açıklamaktasınız burada kullandığınız isim de ahlak. Ben ahlak denilen kavramın tanrı kadar tekil ve tekdüze, doğa ile ilgisiz uydurma soyut bir şey olduğunu düşünüyorum. Köken açısından mistik tekil dinlerden daha başka bir temeli de yok çünkü kural olarak ortaya çıkıyor. İnsan öldürülmesine karşı isen sen de ahlak sahibisin diyemezsiniz çünkü insan öldürme karşıtı olmanın nedenini ahlaka bağlamadım hiç bir söylemimde. O iddia ahlakın kesin gerçekliğine ve her olumlu davranışın kökeninde ahlaki duruşun temel olduğuna inananların iddiası. Ben o pencereden bakmıyorum lakin bence gerçekte öyle bir pencere yok çünkü.

Bu tartışmada hep gözlemlediğim bir gariplik ile karşılaşıtyorum. Olağan olan durumu kabul etmiyorsunuz da, uydurduğunuz stabil sistem açısından yansıma şekilde olağandışılığı engellemenin tek yolu olarak zihni tasarımı temel olarak ortaya sürüyorsunuz.

Örnekle anlatmam gerekirse bir canlıyı incitme düşüncesinin insanda varolmama sebebi ahlakı değildir, çünkü bunu söyleyen kişi olağanın incitmek olduğuna inanıyordur. Yani bu dünya dönüyorsa döndüren nedir diye sormak, hareket varsa hareket ettiren nedir diye sormak benzeri mekanist yani stabilizasyonu her tür durumda temel alıp kendi tasarımını doğalın yerine geçiren insan ahmaklığıdır bana göre. Olağan olan amaçsız şiddet veya durgun bir evren değil ki ona engel olan gizil bir mekanizmaya gerek olsun.

Ben diyorum ki insanın doğası bozuldukça şiddete meyilli olur doğasında şiddet olduğu için değil, siz diyorsunuz insanın olumlu davranışlarının temeline ahlakı koymaz ise şiddete meyilli acımasız bir robot elde ederiz.

Tam ters düşünüyoruz yani. Çoğunluk da öyle düşünüyor zaten şaşırmıyorum.



Ahan da bu dogma işte. Hem hayvanlarda ahlaka gerek olmadığı halde iki yüzlülük yok, amaçsız şekilde saldıran acımasızlık yok, hemde sen de hayvansın hem de güya zekisin ama biri kanun koymadan beceremiyorsun uyumlu ilişkiyi. Nerede senin üstün zekan nerede hani duygusal varlığın. Saçma geliyor bana her şekilde bu yargı.
benim anlamadığım şu: senin anladığın manada ''ahlak''la yaşayan sürüyle insan belki senden benden çok daha dengeli, tutarlı ve düzgün bir yaşantıya sahip olabilir. yaygın ve genel geçer ahlakın insan doğasını bozduğunu ve dolayısıyla insanı şiddete yönlendirdiğini iddia eden biri şiddete yönelmeyen onbinlerce ''ahlaklı'' adama ne diyecek?

ben pekala ahlaklı, eğitimsiz ve kamyon şöförü adamlar tanıyorum ki gerek kendi psikolojik bütünlüğü gerekse ailesinin/çocuklarının gayet sağlıklı ve dengeli. herife benim benimsediğim prensipleri benimsemiyor diye psikopat muamelesi yapamam ki.

örneğin şiddeti, inançları gereği dışlayan, askerlik yapmayı reddeden bir sürü insan var; ve pekala ahlaklı'lar. gerçekten, gündelik yaşamlarında da naif bir karakterleri var. dolayısıyla insanlara genel geçer bir doğa atfetmek pek de mümkün görünmüyor. elbette sana katıldığım pekçok nokta var; ancak, senden şu bağlamda ayrılıyorum : insan bebeklik döneminden itibaren ne denli takdir/onay görüp sosyal/psikolojik doyuma ulaşıyorsa o derece sağlıklı bir benlik saygısına sahip oluyor. saldırgan insanların genellikle öz saygılarının olmadığını görüyorum. iğdiş edilmişler ve sorunlu bir iletişime sahipler. ancak, ahlaklı hatta muhafazakar değerler sistemine sahip ailelerde de yetişse; birçok insanın yüksek bir öz saygıya ve dengeli bir psikolojik yapıya sahip olduğunu da biliyoruz. o halde insan doğasına yahut psikolojik bütünlüğüne verilen zararların doğrudan ahlakla yahut ahlaksızlıkla alakalı olduğunu söyleyemeyiz.

mevzu yalnızca saldırganlık ve şiddet değil... o sadece bir örnekti. şahıs isterse dünyanın en barışçıl ve antimilitarist adamı olsun; öyle bir vak'ayla karşılaşırız ki adam cinnet derecesinde şiddete başvurur. bu açıdan haklısın: mesele ''ben şiddete karşıyım'' demekle bitmiyor...


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #46 (permalink)  
Alt 11-04-2011, 03:26
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Alıntı:
benim anlamadığım şu: senin anladığın manada ''ahlak''la yaşayan sürüyle insan belki senden benden çok daha dengeli, tutarlı ve düzgün bir yaşantıya sahip olabilir. yaygın ve genel geçer ahlakın insan doğasını bozduğunu ve dolayısıyla insanı şiddete yönlendirdiğini iddia eden biri şiddete yönelmeyen onbinlerce ''ahlaklı'' adama ne diyecek?
Bu daha dengeli, düzgün ve tutarlı yaşam ile neyi kast ettiğini anlayamadım açıkçası gene içeriğinde bir mana bulunamayacak üstünkörü laflar etmişsin. Şiddete yönelmediğini iddia ettiğin onbinlerce insandan kitleyi anlıyorsan gene yazdıklarımdan hiç bir şey anlamadan yazmışsın. İlle de soru sordum cevap alyım diyorsan, 10 binlerce insanın ahlaklı olduğu için saldırgan olmayıp, şiddete meyil gösterenlerin ahlaksızlıklarından ötürü böyle davrandığı iddiasına karşı bu adam bir şey diyemez çünkü buradaki etkenin ahlak olmadığını, ahlakın böyle durumlarda belirleyicilikten uzak zorlama bir kavram olduğunu düşünüyordur.

Alıntı:
ben pekala ahlaklı, eğitimsiz ve kamyon şöförü adamlar tanıyorum ki gerek kendi psikolojik bütünlüğü gerekse ailesinin/çocuklarının gayet sağlıklı ve dengeli. herife benim benimsediğim prensipleri benimsemiyor diye psikopat muamelesi yapamam ki.
kamyon şöförü psikopat olur veya eğitim iyidir diye bir tespitte bulunduğumu anımsamıyorum. Sanırım entelektüel olanın,eğitimli olanın daha ahlaklı,diğerinin şiddete meyilli olacağıo yargısından hareket eden sen olmalısın ki kamyoncu örneği vererek psikopat olmayan kamyoncu da var o nolcak diye sormaktasın. Demek ki sen öyle düşünüyorsun o yüzden bu lüzumsuz bir veri olmuş benim açımdan. Dolayısıyla bu durum sende şüphe uyandırıyor ise onu yani ahlakın belirleyiciliği noktasındaki genel geçer kriterleri de düşünerek bu kısmı da sen düşün. Ben demedim böyle şeyler çünkü.

Alıntı:
örneğin şiddeti, inançları gereği dışlayan, askerlik yapmayı reddeden bir sürü insan var; ve pekala ahlaklı'lar. gerçekten, gündelik yaşamlarında da naif bir karakterleri var. dolayısıyla insanlara genel geçer bir doğa atfetmek pek de mümkün görünmüyor. elbette sana katıldığım pekçok nokta var; ancak, senden şu bağlamda ayrılıyorum : insan bebeklik döneminden itibaren ne denli takdir/onay görüp sosyal/psikolojik doyuma ulaşıyorsa o derece sağlıklı bir benlik saygısına sahip oluyor. saldırgan insanların genellikle öz saygılarının olmadığını görüyorum. iğdiş edilmişler ve sorunlu bir iletişime sahipler. ancak, ahlaklı hatta muhafazakar değerler sistemine sahip ailelerde de yetişse; birçok insanın yüksek bir öz saygıya ve dengeli bir psikolojik yapıya sahip olduğunu da biliyoruz. o halde insan doğasına yahut psikolojik bütünlüğüne verilen zararların doğrudan ahlakla yahut ahlaksızlıkla alakalı olduğunu söyleyemeyiz.
Sen öyle sanıyorsun, bu dediğin gerçek olsaydı uluslar ve inançlar arası savaşlar olmayacaktı. Sen onları kudretli gördükleri güç gaza getirdiği zaman gör bir de. İç savaşlarda dünkü komşular bugün nasıl birbirini kesiyor diye de şaşırma sonra yugoslavya dağılırken olduğu gibi. Yani insanın ahlaklı olduğu,ahlaklı olabileceği, ahlakın varolduğu tezi o denli saçmadır ki bu yüzden çoğu entelektüel de dahil bireysel veya toplumsal cinnet ortaya çıkana dek anlayamaz, çıktığı zaman hala anlayamaz anlık olduğunu, akut delilik bir anlık göz kararması olduğunu falan sanır. Öyle değil işte.

Bir de anlamadığım son cümlende bu tür durumların ahlaklılık veya ahlaksızlık ile alakasız olduğunu belirttiğin halde neye itiraz ediyorsun? Çelişik yazıyorsun yine tabi. Neye itiraz ettiğini bir anlasam ifade edebilsende? İtiraz ettiğin şeyin sonuna da sonuç cümlesi olarak benim dile getirdiğim sonucu yazarak itiraz etmen enteresan olmuş. Senin nasıl düşündüğünü anlayamadığım için nerede ayrıldın veya nerede hak vermiştin hiç anlayamıyorum, özür dilerim.

Alıntı:
mevzu yalnızca saldırganlık ve şiddet değil... o sadece bir örnekti. şahıs isterse dünyanın en barışçıl ve antimilitarist adamı olsun; öyle bir vak'ayla karşılaşırız ki adam cinnet derecesinde şiddete başvurur. bu açıdan haklısın: mesele ''ben şiddete karşıyım'' demekle bitmiyor...
Ben şiddete karşıyım demek tek başına ahlaktır zaten. Şiddet niyedir diye sorup durduk yere ortaya çıkmadığını sorgulamak değil. Birincisi işe yaramaz kriterler üzerinden etiketler ve durum değişmez. İkincisi hangi koşullarda, nelerin yoksunluğunda şiddet veya diğer yıkıcı eylemlerin oluşup kişilikte baskın hale gelebildiğini sorguladığı için çözüm üretme potansiyeline sahiptir. Çözüm üretmeyen yani işlevsel olmayan salt idea dan ibaret etiketler ise zarardan başka bir şey getirmez insanlığa, iyi niyet veya arzular bu noktada önemsizdir, evdeki hesap çarşıya,yani teorik fikir pratiğe uygulanamaz çünkü. Bende onu söylüyorum.

Konu Orgon tarafından (11-04-2011 Saat 03:30 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #47 (permalink)  
Alt 11-04-2011, 13:30
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Alıntı:
Doğa, "tüm zekânın ve yaratıcılığın meydana geldiği bir bütün" ise eğer...
Nasıl 'zeki' sayılır karşısında bir parçası olan insan? 'Ben' aptalmış meğer.
Neandertal mızrak kullanmayı beceremedi-gitti, ama öteki barut gibiydi
Hayat bilinmez bir macera dostum, istersen 'kader' de, istersen 'artı değer'

Einstein demiş :"Sorunlar üretildikleri seviyeden gelen çözüm'lerle çözülemezler"
Çözülen, birtek 'kendini varsayan' kişilikler, gerçekler diyârında pek gözükmezler
En büyük özgürlük, en büyük mağlubiyetin ötesinde, sanki 'ölüm-kalım' gibiydi
"Ulu" önderleri, "kutsal" birşeyleri olan sürüler, kitaplarından gayrısını bilmezler.

Uzaya gittik, dibini oyduk, ama yaşamın sebebini bulmak değil öyle kolay
Zaman prefrontal korteks zamanı, karıncadan file insanın önünde hepsi kobay
'Zaman ve mekân'ın ötesine düşünce, bildiğimiz gerçekler rüyâ gibiydi...
Pençe attı ufak kedim..alnımda kanayan bir delik, şevkât bahsedilecek tek olay.
İyimiş bu şiir,bana mı laf attın yoksa düşünmek istediğim gibi insan kibirine mi yazılmış ya da sonuç olarak ikiside aynı şey zaten o işte mi dedin anlayamadım tam ama güzel.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
ahlak, evrimsel, kavramina, yaklasim


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:25 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info