|
|
Hedefleri kaç Türk kaç Kürt...Köşe Yazıları içerisinde Hedefleri kaç Türk kaç Kürt... konusu: Hedefleri kaç Türk kaç Kürt...
DTP’nin yayınladığı "Siyasi Tutum Belgesi"ni defalarca okudum. Satır aralarında dolaştım. İz sürdüm.
Ulus devletten çıkışı, bölgesel bayrak tanımlaması ve özerk demokratik bölge uygulamasını istemesi her ...

12-11-2007, 11:07
|
 |
Yitikmavi
|
|
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
|
|
Hedefleri kaç Türk kaç Kürt...
Hedefleri kaç Türk kaç Kürt...
DTP’nin yayınladığı "Siyasi Tutum Belgesi"ni defalarca okudum. Satır aralarında dolaştım. İz sürdüm.
Ulus devletten çıkışı, bölgesel bayrak tanımlaması ve özerk demokratik bölge uygulamasını istemesi her şeyi gösteriyor.
Bu bir siyasi öneri.
Kapatma gerekçesi olabilir mi?
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın nasıl değerlendireceğine bağlı.
Ben hukukun öteki yakasından, yani siyasetten bakıyorum.
Ve öyle bakınca satır aralarına gizlenmiş bu cümleyi gün ışığına çıkartıyorum:
- Türkiye’nin demografik yapısının belirlenmesi.
DTP’nin söylediğinin özet cümlesi bu. Yani örneğin nüfus sayımında etnik kökenin de sorulması.
İşte vahim olan budur.
Türkiye’deki Türk-Kürt oranının sorgulanmaya çalışılmasıdır bu...
Dikkat edin, PKK’nın silahsızlandırılma süreciyle DTP’nin tutum belgesini yayınlaması aynı zaman dilimine rastlamıştır.
Türkiye bu konuda "silahların ötesi"nde bir siyaset çizgisi ve kararlılığı oluşturmalıdır.
Türkiye’nin uydulardan alınacak istihbarata değil, vatandaşının gönlünde ne olduğunun istihbaratına ihtiyacı vardır.
GÜNLERDİR hem yazıyorum, hem TV’lerde söylüyorum.
ABD’nin "istihbarat paylaşımı" adı altında söylediği şeyin özeti şudur:
- Tamam ben PKK’yı silahsızlandıracağım, ama sen de hem Kuzey Irak’taki Kürt devleti oluşumunu kabul et, hem de PKK’nın siyasallaşmasına izin ver.
Demokratik bir PKK yani!!!
Sakın ABD’ye kızmayın. O kendi menfaat rotasına göre dümen tutuyor. Ve işte dün Akşam Gazetesi’nde yayınlanan DTP "Milletvekili" Fatma Kurtulan’ın elinde silah PKK kampındaki fotoğrafı bu rotadaki her şeyi açıkladı.
Kurtulan "siyasallaşma süreci" nedeniyle dağdan şehre gönderilmiş. İşte o süreç içinde aday gösterildi ve TBMM’ye girdi.
Bu gelişme DTP’de Ahmet Türk’ün tasfiyesi ve keskinleşmeyle eşitleniyor.
Dağ, şehre tam anlamıyla hákim olmuştur. Dağ, şehre inme operasyonunun siyasallaşma aşamasını başlatmıştır.
İşte ABD’nin sözünü ettiği şey de budur.
PKK’nın silahtan arındırılması ve siyasallaşması.
Peki bu durumda Türkiye ne yapacak?
Asıl soru bu?
Fatma Kurtulan yalnızca bir örnektir.
Turgut Özal vizyonunu hatırlatıyor
DÜNYADA iki ülke var ki, iki insanı yalnızca onlar bir araya getirebilir. Yalnız o iki ülke, o iki "tarihsel düşmanı" aynı çatı altına alabilir. O iki ezeli düşman İsrail Cumhurbaşkanı ile Filistin Devlet Başkanı’dır. O iki ülke ise ABD ve Türkiye’dir.
Evet yarın, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, TBMM’de bir oturuma katılacaklar. Aynı sıralarda oturacaklar ve birbirlerini dinleyecekler.
Bu çok önemli bir açılımdır. Türkiye’nin bu bölgede bir "uzlaştırıcı merkez" olma potansiyelini göstermektedir.Laik bir devlet modelinde Müslümanların, demokrasi içinde yaşayabileceğinin örneği olan Türkiye ne yazık ki bu "uzlaştırıcı zemini" fazla kullanamıyor.
Sınır ötesi harekát tartışmaları içinde sıkışıp kalıyor. Oysa Türkiye’nin Beyaz Saray’daki konusu, "Bize istihbarat verir misiniz" olmamalıydı.
Bunun yerine, "Filistin sorununun, İran meselesinin çözüm merkezi benim. Barzani’yi de, Kuzey Irak’ı da benim zeminimde konuşmalıyız" diyen bir Türkiye olmalıydı.
Ben, Kandil Dağı’na sıkışıp "istihbarat paylaşımı"nın içine düşen bir Türkiye değil...
Bir zamanlar "Adriyatik’ten Çin Seddi"ne diyen, Karadeniz Ekonomik İşbirliği’ni kuran, "Irak’ın kuzeyindeki Kürtler de benim tarih akrabam, Kerkük’teki Türkler de. Orada kimin canı acısa benim de acır" diyen bir Türkiye’yi özlüyorum.
Salı günü TBMM’de gerçekleşecek buluşma, Özal’la yeniden bulup sonra kaybettiğimiz o vizyonu hatırlatıyor. Peres’in Türkiye’ye gelmesi, Abbas’la TBMM’de konuşmayı kabul etmesi önemli bir jesttir. Türkiye, İsrail’in bu jestini mutlak iyi değerlendirmelidir.
Operasyon başka bahara!
GENELKURMAY Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, gazetecilere, "Biz hazırız, direktif bekliyoruz" dedi. Hatta hükümet ile Genelkurmay arasındaki yazışmaların tarihlerini de verdi.
Neden?
Neden bir Genelkurmay Başkanı, basın toplantısı düzenleyip bu detayları açıklama gereği duyar?
Neden böyle hassas bilgileri verir ve Başbakan’a söyleyeceği, "Sizden direktif bekliyoruz, hazırız. Hadi artık" anlamına gelecek sözü, neden gazeteciler aracılığıyla kamuoyuna duyurur?
Ben işte bu cevapların peşindeyim. Birlikte iz sürelim:
- Hatırlayacaksınız, Org. Büyükanıt ilk kez 12 Nisan’da "Kuzey Irak’a harekát yapmalıyız" demişti. Bir ay sonra Harp Akademileri’ndeki bir toplantıda tekrar etti: "Direktif bekliyoruz. Hedefin belirlenmesini bekliyoruz. Çünkü orada karşımıza peşmerge ya da bir ABD askeri çıkarsa ne yapacağımızın belirlenmesi gerek."
ARADAN 7 AY GEÇTİ
Ve aradan 7 ay geçti. O zaman bahardı. Harekát için uygun bir mevsimdi. O sarp dağlarda, keskin ovalarda gerilla eğitimi almış teröristlere karşı mağara mağara arayarak harekát yapmak kolay değildi. Org. Büyakanıt oraya iki kez yapılan harekátı yönetmişti. O arazideki mevsim şartlarını biliyordu. Bu yüzden 12 Nisan’da "yapalım" dedi. Bu sözün üzerinden 7 ay geçti. Şimdi dağlar zirvelerinden eteklerine doğru beyazlanmaya, geceleri sert rüzgárlar zirvelerden ovalara doğru inmeye başladı. Kış geldi yani.
Oraların kışı, küresel ısınma dinlemiyor. Şehrin elektrik şebekesi de yok.
Kar var, sis var, çetin rüzgárlar var. Ve işte böyle bir coğrafyada 2 bin metre yükseklerde başkasından aldığınız istihbaratla mağara mağara terörist arayacaksınız.
Peki böyle bir ortamda kapsamlı bir kara harekátı yapılabilir mi? Elbette yaparsınız. Ama ne kadar etkili olursunuz? Ne kadar zorlanırsınız?
Benzetmek gibi olmasın ama Enver Paşa, Allahuekber Dağları’nda kışla inatlaşınca on binlerce asker düşmana tek kurşun atamadan donarak ölmüştü. Böyle olur demiyorum, ama eğer yapılacaksa asıl kara harekátı, kış şartlarına göre olacaktır.
Bunun bahara göre riski vardır. Sanıyorum Paşa birçok şeyle birlikte bunu da hatırlatmak istiyor.
Şeref madalyası mecburen verildi
SORU şuydu: "Anıtkabir’i ziyaret etmeyen Suudi Arabistan Kralı Abdullah Bin Abdülaziz El Suud’a neden Devlet Şeref Madalyası verildi? Gerekçesi neydi? Ne yapmıştı?"
Bu soru kısa sürede büyüdü, Çankaya Köşkü’nden kulislere düştü.
Olay şu:
Suudi Kralı’nın Saray Nazırı, bir süre önce Ankara’ya bir haber gönderdi:
"Kral Hazretleri Sayın Gül’ü tebrik ziyareti yapmak istiyor."
"Buyursun gelsin" cevabı verildi. Ardından nazır, Riyad Büyükelçimizi aradı: "Kral Hazretleri, Sayın Gül’e bir nişan hediye etmek istemektedir."
Bilgi, Ankara’ya gider ve "Tabii şeref duyarız" cevabı verilir. Aradan biraz daha zaman geçer. Nazır bir daha arar:
"Kral Hazretleri nişan verecekler. Siz bu konuda mukabil bir şey yapmayı düşünmez misiniz?"
Ankara düşünmeye başlar. Nedir bunun karşılığı...
Devlet Şeref Madalyası.
Verilir. Ve böylece Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez birisine "mecburi olarak şeref madalyası" verilmiş olur.
Fatih Çekirge
|

01-06-2011, 01:09
|
 |
CoSmiC VoiCe
|
|
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
|
|
La güncelleyip durmasanıza şu salak muhabbetleri  Ben bu tipleri görsem üye olmazdım sanırım buraya, ne lan bu biri necdet sezer büyük adam der öbürü kemalizmi över vs.
|

01-06-2011, 01:57
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Alıntı:
DevletDusmani´isimli arızadan alıntı
Forumun amına koyam da şu "Zana'nın söylediklerinden milliyteçilik devşireyim" özenli incelemesinin yarısı bunlara gösterilse hiç olmazdı bile bunlar ya neyse.
Ama yine de isabet olmuş konuyu güncellemen hocam. Hani hala uzaktan uzaktan "cemaatçi" "aidiyet" diyenler de okusun. Nerelerden gelmişler.
Şölee bi nostalji yaşasınlar... 
|
ya ne devşirecektik pardon? marksizm mi anarşizm mi?
aha bak, kemalizm hayranı yalnızca türkler değilmiş:
Açıklamasında Mustafa Kemal’e de övgüler düzen Abdullah Öcalan, “Mustafa Kemal Türk ve Kürt halklarının menfaatini çok iyi bilen, ö zgürlüğe en yakın duran liderdi” dedi. Mustafa Kemal’in Türk milliyetçisi olmadığını söyleyen Öcalan, “ Mustafa Kemal ne Türk milliyetçisi, ne solcudur ne de başka bir şeydir. Mustafa Kemal öyle söyledikleri gibi çılgın bir Türk de değildir. Son derece akılcıdır” ifadelerine yer verdi. (oy oy)
Öcalan'dan Atatürk'e övgü - ÖZEL HABER / Belge Haber
yetmemiş dtp dışı kürt örgütleri demediğini bırakmamış ve bu konuda benzer alıntılar yapmış :
DTK’nın taslağı Öcalan’ın kafa karışıklıklarının tezahürüdür
Rizgari - DTK’nın taslağı Öcalan’ın kafa karışıklıklarının tezahürü
'Pankürdist bir proje olarak tamamen ütopya'
- Ne demek bu?
Müthiş bir toplumsal tasarım çiziyor. Soru şu; peki bu “müthiş” sistemleri nerede yeşerecek, büyüyecek ve kök salacak? Onlar da Türkiye gibi sorunlu bir devletin içinde özerk bir parçanın kusursuz işlemeyeceğinin farkındalar ki, “Demokratik Türkiye Cumhuriyeti” gibi bir ibareye yer vermişler. İddiaları şu ki, bu tasarım demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nde işleyecek. Burada ya bir lapsus (dil sürçmesi) olmuş ya da akla şöyle bir şey geliyor: Hani Kemal Kılıçdaroğlu, “Kürt meselesinde şu atılımları yapacağız” dediğinde “Nasıl yapacaksınız bunları?” diye soruyorsunuz. O da cevap veriyor: “İktidara geldiğimizde görürsünüz.” Taslaktaki “Demokratik Türkiye Cumhuriyet’inde özerklik yürüyecektir” kaydı da bana bunu hatırlattı. Yani Kürt projesinin işlemesi, gerçekleşmesi zor bir başka şarta bağlanmış. Bir garip nokta daha var; “diplomatik ilişkiler” başlığını düşmüşler. Hedef ülkeler belli; Irak, İran, Suriye… Şimdi o zaman bu aynı zamanda Pankürdist bir proje demektir. O halde tümüyle ütopya
hele ''nasname'' adlı sitede yer alan şu eleştiri çok ilginç:
HAK-PAR, KADEP ve TDŞK’nin “birlik” adı altında Öcalan’a,
dolayısıyla Kemalizm’e biat etme kararı, bu yapılar içinde yer alan
yurtsever/devrimci insanlar tarafından sindirilmedi ve bu yanlış karara
hayır denilerek Kürdistani bir tepki gösterildi.
hadi sıkıysa öcalan'a ''utangaç kemalist'' de. ''beyaz kürd''e de razıyım
bak, senin gibi söylem tarihi amme memurluğu yapsak ne kadar kolay oluyor.
anlaşılıyor ki bu durumda şu soru olası: hangi kemalizm? hangi pkk?
sağ, dinci kemalizm... seküler laik kemalizm... demokrat laik ve sol kemalizm...
yahut hangi pkk? marksist-alevi kanat? sunni-ulusal-milliyetçi kanat? ulusalcı-feodal kanat?
hep derim: olgulara sosyolojik bir gözlükle değil de salt taraflık/mağduriyet/nefret gözüyle bakılacak olunursa birbiriyle benzeşen, aslında epey ortak paydası olan ancak birbirine ''düşman'' taraflar analiz edilemez.
laikçi beyaz türklerin ''feodal-geri-ilkel'' güzellemeleriyle öteleştirdiği bir toplum gerçeğine karşın ''söylemlerdeki barbarlığın moderniteyle ne alakası olduğunu bir zeusun kemalisti izah edemez...
es keza, fedai kültüründen, lider kült'üne, oradan da doğum günü güzellemelerine değin onlarca hamasi nutuk ve söylemin dilsel üslubunun kemalizm'den özünde/olgusal düzeyde yani bir tarz/üslup olarak nasıl farklı olmadığını da kimse izaha yeltenemez.
liste uzar: devrim şehitleri(?), öncülerimiz/önderimiz apo, bacılar, devrimci ahlak, pavyonlar aile değerlerimizi yozlaştırıyor, kahramanlık güzellemeleri...
biz yüzlerimizi görünmek için kapatıyoruz... bir kült'ün, tapınma üslubunun sofistike reddiyesini 20 sene önce ilan etmiş marcos'un diliyle öcalan'ın epey narsisistik üslubunu karşılaştırmak bile enteresandır... (bol bol ''ben'' konuşur orada... ben yaptım, ben düşündüm, ben aştım... bunu yurtsever kürtler de kabul eder )
üslup... içeriğini bir an göz ardı edip düşünelim: m. kemal'in nutuk'taki narsisistik üslubuyla öcalan'ın ''ben dili'' birbirinden farklı mıdır?
öcalan'dan bize ne? öcalan'ı kayıtsız şartsız ''önder'' bilen zana ve siyaset arkadaşlarından size ne... oluyor mu?
bu kadar derine inmek isteyip bazılarını incitmek istemedim; ancak, zorluyorsunuz insanı...
x şahsının kullandığı dil ve üslubu olgusal düzeyde eleştirirken ''beyaz türk'' muamelesi görüp kör bir tarafgirlik hevesine giriliyor; ısrarla, şahıslar üstünden etiketleme gayreti gösteriliyorsa orada usulca ''bir saniye dememiz gerekiyor...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

01-06-2011, 14:00
|
 |
CoSmiC VoiCe
|
|
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
|
|
Alıntı:
|
bol bol ''ben'' konuşur orada... ben yaptım, ben düşündüm, ben aştım... bunu yurtsever kürtler de kabul eder
|
Konuyla doğrudan ilgisi yok ama şu kısımla ilgili bir şey geldi aklıma onu söyleyeyim.
Bir rivayet e göre, Maya dilinde "ben" kavramını ifade eden bir kelinme yani ben kavramsallaştırması yokmuş. Doğru mudur bilmiyorum elimde kaynak yok konuyla ilgili. 
|

02-06-2011, 04:41
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Alıntı:
DevletDusmani´isimli arızadan alıntı
Aha iki Beyaz Türk bulmuş birbirini, başlamışlar Karagöz-Hacivat oynamaya gene.
Alchemgöz -Ben feministim bıyyy bıyyy bıyyy.
Albatrovat -Ben de modern, aydın, bir Türk genciyim, o kadar aydınım ki hiç içinde bulumadığım siyasal haraketler için bile ahkam keserim bıy bıy bıyy..
Ulen cevap yazmadıysak daha fazla mahçup olmayın diye yazmadık. Ne şımarıyosunuz?
|
marifet dad-ı haktır her kula olmaz nasip/sad hezar terbiyye etsen bi-edeb olmaz edib
ziya paşa.
saldırganlık ''anlamazlığın'' katsayısıyla orantılıdır. ve tabi okumazlığın. okuyup anlayabilmek için de belirli bir alt yapın olması da gerekebilir.
şu forumda yazdıklarımdan yola çıkıp benden bir ''kemalist'' post çıkarabilmek için ya sahiden okuduğunu anlamamak yahut ciddi bir art niyet gerekiyor.
söylediğimiz gayet basit oysa : ''nefret''in dili ''sürü''nün dilidir.sürünün dilinin rengi/ezilmişliği/mağduriyeti vs aranmaz... sürü yalnızca sürüdür... lafımız sokaktaki ortalama gence değil; sözüm, dile hakim olan'a. kanaati dinlenene ve sorumluluk sahibi akil adamlara. sokaktaki adam, esnaf vs... yani ''vasat'' olan bu gerçeği idrak etmemiş olabilir; sözümüz ''düşünen'' adama'! düşünmeye meyl eden!
sürünün dilinin üslubu, tarzı, hamaseti evrenseldir; rengi değişir... talepler, haklar, beklentiler'den bağımsız bir mevzudur ''üslup ve dil''... aslında daha bir ''öz''e dairdir, tinseldir... zapataların talepleri de ortadadır. eşitliği, meşruiyeti isterler. fark ''üslup''tadır. fark zapataları zapata yapan sosyo-kültürel formasyondadır. biri boy boy resimlerini asarken, önderliği dibine kadar yüceltirken diğeri inatla/ısrarla yüzlerini kapatır. zapatalar konseylerde her türden yetkin edebiyat eserini tartışır, okur ve okuturlar... sanatkar dehasına saygı duyar, bunu da tavrıyla belli eder.
egoların yerine az gevşe de ''zihnin'' konuşsun ve bir zahmet daha dikkatli oku yazılanı...bir dil, üslup ve söylem tarzıyla harekete eklemlenmiş sosyolojik davranış modlarını eleştiren herkes kemalist değildir.
eleştirdiğim şeyi üslubunla doğrulamaktan başka da bir şey yapabilmiş değilsin henüz. taraf'sın; ama taraf'ın sahici ve aşkın bir özgürlüğün tarafı mı? devlet'e düşmansın; ama bu devlet ''kemalist devletle'' sınırlı...kanaatim gittikçe bu yönde...devlet olgusuyla sahici ve hesaplaşılmış bir sorunun var mı yoksa nefretin kemalist dediğine has mı?

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

02-06-2011, 05:16
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Alıntı:
DevletDusmani´isimli arızadan alıntı
Ulen ne yazdın ki dişe dokunur Beyaz Türk?
"Apo şöyle demiş böyle demiş"....
"Siyaset bu çocuğum der" diyorum ayrıca "bana ne?"
Hala cemaattir, aidiyettir, taraftır saçmalıyosun. Kurtul şu ezber argümanlarından azıcık.
Mesele gayet net;
Yanlış yerden milliyetçilik evrilmeye çalışıyosun. Bu özel çaban boşa, çıkmaz ordan.
|
biz de o siyasetin dili ve üslubunu eleştiriyoruz zaten ya... çıkarıldığı mahkemede ''sizi tanımıyorum, yasalarınızı hukukunuzu tanımıyorum'' diyecek kadar ''siyaset yapanlar'' da gördü bu dünya... ya siz neyin siyasetini yapıyorsunuz? düşündüklerinin ardılını getirmeyen siyaset mi?
önderliği, liderliği; kusura bakma ama ''putçuluğu'' tersinden okuyan, cesareti olsa onun heykelini dikecek bir siyaset mi?
mhp cizre teşkilatını tam kadro içine alıp sindirecek denli ''şahsiyetli'' bir siyaset mi?
zapatalar siyaset yapamıyor mu? meksika yerlileri moderniteyi 1400'lerde yaşadı da 2000'lerde putlara inat yüzlerini mi kapatıyorlar?
milliyetçilik dediğin nedir: sürülük; kör gözüne şaşı bir fanatizm... bunun dili de, üslubu da, siyaseti de yordamı da bellidir...
neonazi alman dazlakları dahi üstün ırk... üzerinden faşizm yapmıyor belki... ama her ulusçu hareket kendine tarihsel mitler, kökenler, destan arayışları/ritüelleri yaratıyor...egemen olan bunu daha aleni yaptı, ama tarzı, gidişatı aynıydı...türkiye uluslaşma tarihini incele, modern kürt uluslaşmasının konjonktürel ve özgün farkları kayıtlı olmakla birlikte benzer bir yolu izlediğini göreceksin. uluslaşmanın dili ve yolu aşağı yukarı evrenseldir çünkü:
önce kurgusal, idealize edilmiş monoblok bir üst kimlik yaratırsın; sonra bu kimliğe ilişkin tarihsel kökler, gelenekler hatta gerekirse efsaneler üretirsin(demirci kawa neyin nesi? )
her ulusal hareket sağlamasını kaynak/köken arayışları üstünden kurgulayıp kendine özgün bir meşruiyet alanı yaratmak ister. modern uluslaşma tarihine yakınen göz atarsan arkasında yoğun antropolojik, kültürel disiplinler; arayışlar; üretimler görürsün...
90'lardan itibaren marksist-leninist perspektiften ulusal perspektife doğrudan bir dönüşüm yaşamış; 2000'lerde bunu yerleştirmiş bir hareket bu! orak-çekiç'ten sarı-yeşil-kırmızıya geçiş neyin sembolü? neye gönderme yapıyor sence?
bugünün kürt muhalefetinin önceliği de ulusal demokratik talepler ve siyasal iktidar değil mi?
milliyetçi olan'ın ''üstünlük'' ideali saplantısıyla malul/sınırlı olduğunu mu sanıyorsun? bilakis o dediğinin adına literatür'de ırkçılık diyorlar... ve evet, kürt muhalefeti monoblok olmasa da, içlerinde birçok farklı ton ve çeşit de barındırsa hakim ton ve talepleriyle hatta amaçlarıyla dibine kadar ''ulusal''dır, dibine kadar ''milliyetçi''dir... o yüzden bir kısım kürtler pkk ve öcalan'ı ''kemalizmle'' suçluyor ya 

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

02-06-2011, 05:34
|
 |
CoSmiC VoiCe
|
|
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
|
|
Alıntı:
|
evet, kürt muhalefeti monoblok olmasa da, içlerinde birçok farklı ton ve çeşit de barındırsa hakim ton ve talepleriyle hatta amaçlarıyla dibine kadar ''ulusal''dır, dibine kadar ''milliyetçi''dir... o yüzden bir kısım kürtler pkk ve öcalan'ı ''kemalizmle'' suçluyor ya
|
Ben olsam buradan birtakım kürtlerin öcalan ı kemalizm ile suçladığını duyunca kürt hareketinin ulusalcılığı benimsemediği sonucunu çıkarırdım, sen nasıl ordan öyle bir kanıya vardın ilginç olmuş. Heralde sen gerçekten öyle zannettin öcalan ı, türk ırkçısı öcalan yani sana göre heralde eleştiren kürtler de ondan eleştirmişler  Anlamak zor. Senin sorunun ırkçılığı siyasal/ekonomik altyapılı bir ideoloji zannetmende bence ırkçılıkta şeklen ilişki kuramazsın öyle, kemal ırkçıydı o zaman ırkçı baskıya hayır diyip yok ben başka bir kültürüm diyenler de ulusalcıdır ırkçıdır falan. Öyle olmaz o iş, anlamamışsın. Oldu o zaman Hitlere direnen yahudiler olabilseydi, savaş açmış olsalar yahudilere de nazi derdin sen varsa liderleri ona da derdin nazici bunlar. Zaten Hitlere direnen ülkelerin insanları da ulusalcı faşistti hiç utanmadan öyle devletlker kurdular üstüne zaten belli değil mi?  Çok acaip düz mantık hastalığı denen durum.  Ayrıca Öcalanı her konuda örnek vermek de saçma, bütün kürtler öcalancı falan da değil senin kemalistin ölçüsünde.
Konu Orgon tarafından (02-06-2011 Saat 05:45 ) değiştirilmiştir..
|

02-06-2011, 11:33
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Alıntı:
Orgon´isimli arızadan alıntı
Ben olsam buradan birtakım kürtlerin öcalan ı kemalizm ile suçladığını duyunca kürt hareketinin ulusalcılığı benimsemediği sonucunu çıkarırdım, sen nasıl ordan öyle bir kanıya vardın ilginç olmuş. Heralde sen gerçekten öyle zannettin öcalan ı, türk ırkçısı öcalan yani sana göre heralde eleştiren kürtler de ondan eleştirmişler  Anlamak zor. Senin sorunun ırkçılığı siyasal/ekonomik altyapılı bir ideoloji zannetmende bence ırkçılıkta şeklen ilişki kuramazsın öyle, kemal ırkçıydı o zaman ırkçı baskıya hayır diyip yok ben başka bir kültürüm diyenler de ulusalcıdır ırkçıdır falan. Öyle olmaz o iş, anlamamışsın. Oldu o zaman Hitlere direnen yahudiler olabilseydi, savaş açmış olsalar yahudilere de nazi derdin sen varsa liderleri ona da derdin nazici bunlar. Zaten Hitlere direnen ülkelerin insanları da ulusalcı faşistti hiç utanmadan öyle devletlker kurdular üstüne zaten belli değil mi?  Çok acaip düz mantık hastalığı denen durum.  Ayrıca Öcalanı her konuda örnek vermek de saçma, bütün kürtler öcalancı falan da değil senin kemalistin ölçüsünde.
|
görünüşte evet, yeterince ''kürt'' olmadıklarını düşünüyorlar belki...
tc tarihi neden ve nasıl modernist uluslaşma tarihidir? uluslaşma süreçlerinde kültürel disiplinlerin rolü nedir mesela? örneğin ''fin uluslaşması''nın nirengi noktasının tek bir destan olduğunu biliyor musun: kalevela destanı. fin uluslaşma tarihinde bu destana yüklenen misyon? yoğun kültür bilim çalışmaları?
özgün şartlar elbette olacak. kürt uluslaşması meşruiyet/var olma sürecinde. egemen bir devlete sahip değil. bu anlamıyla türk modernist uluslaşmasıyla farklı retoriklere sahiptir, gayet doğal.
ırkçılık ideolojik bir formasyondur: ardında antropolojik tarih ve kültür ideaları/disiplinleri vardır. alman üstün ırk ideolojisinin ardında antropolojik kültürbilim disiplini çalışmaları vardır. ''ilk kaynak/köken''e dayalı perspektif. (fin-tarih okulu, antropolojik kuram... kültür bilim çalışmalarında bu ekoller 18yy kuramları olup ırkçı/faşizan düşünceleri palazlandırmıştır. fin uluslaşmasıyla yine kendi adlarıyla anılan bu ''ekol''ü düşün mesela?)
mevcut kürt muhalefetini ulusal diye nitelerken söylemek istediğimiz faşist yahut ırkçı oluşu değildir. ulusallıkla ırkçılık birbirinin yerine kullanılabilse de farklı kavramlardır. ben hala buna neden karşı çıkılmış anlamıyorum ki.

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

02-06-2011, 14:41
|
 |
CoSmiC VoiCe
|
|
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
|
|
Ne sayıklıyon bilader oo hoo, fin uluslaşma destanı falan işin gücün kafa bulandırmak. Ona bakarsan türkler kendini oğuzlara oğuzu meteye falan bağlar 16 devlet destanı iddia ederler t.c de devamıdır diye. ergenekonu var bilmemnesi var, her kültürde var öyle destanlar ne yani şimdi bu örnekler, neyi kanıtladın şimdi?
Şunu soruyorum ben konuyu çarpıtma buna cevabın ne? Senin iddian sebep oldu çünkü bunu sormama, kendimizden de alıntı yaptırıyorsun yani ya.
Alıntı:
Heralde sen gerçekten öyle zannettin öcalan ı, türk ırkçısı öcalan yani sana göre heralde eleştiren kürtler de ondan eleştirmişler
o zaman Hitlere direnen yahudiler olabilseydi, savaş açmış olsalar yahudilere de nazi derdin sen varsa liderleri ona da derdin nazici bunlar. Zaten Hitlere direnen ülkelerin insanları da ulusalcı faşistti hiç utanmadan öyle devletlker kurdular üstüne zaten belli değil mi?
|
Nerden çıktı şimdi fin ulusal tarihi falan ne ilgisi var bir de soruyo kalavera destanını biliyor musun diye. KüRtlerinde var bir sürü destanı demirci kawa var falan. Devleti kurunca dayandırır elbet bir destana konumuz bu değil, ne saçmalıyon anlaşılmıyor da.
Alıntı:
|
tc tarihi neden ve nasıl modernist uluslaşma tarihidir? uluslaşma süreçlerinde kültürel disiplinlerin rolü nedir mesela? örneğin ''fin uluslaşması''nın nirengi noktasının tek bir destan olduğunu biliyor musun: kalevela destanı. fin uluslaşma tarihinde bu destana yüklenen misyon? yoğun kültür bilim çalışmaları?
|
Neyin yoğun kültür bilim çalışması yoğunu nasılmış onun, önüne gelen iddiaya otoritelerce resmiyet kazanınca kültürel gerçek, bilimsel etkinlik adı mı veriyoruz? Ne zamandan beridir?
Hangi modernist uluslaşmada ulus varlığını askeri bir lidere ve onun koyduğu değişmez ilkelere dayandırır sanayi devriminden sonra? Resmen ortaçağ imparatorluk, sultanlık mantığı bu hala ergenekonda herifler, Yok öyle bir şey türk uluslaşma tarihi modernisttir falan, hikaye bunlar. Finlilerin bir destanının olması da fin ulusunu aynı kategoriye sokmaz sen sonuca bak, destan mestan kovalama fin ulusalcılığında boşuna tek dayanak buymuş şeklinde, saçmalamışsın yine. Yani utanmasan kemalizm olağan bir modernist uluslaşma sürecidir diyeceksin ki klasik resmi ezberlerden biridir bu ve dallama türk sosyalistlerinin icadıdır, yok öyle bir şey.
Alıntı:
|
özgün şartlar elbette olacak. kürt uluslaşması meşruiyet/var olma sürecinde. egemen bir devlete sahip değil. bu anlamıyla türk modernist uluslaşmasıyla farklı retoriklere sahiptir, gayet doğal.
|
retoriğine edeyim senin.  Farklı değil diyen sensin zaten bunlar aynı kapıya çıkar diye şimdi de diyosun bazı farklarının olması, retoriklerinin farklı olması doğal. Doğal ne demek burada doğal ama eşit kabul etmek zorunluluğumuz yok. Türkiye devleti var kemaslizm var kürt sorunu var doğal bunu biliyoruz, doğal diyerek açıklama yapılmaz, siyasi tartışma olmaz. Her şey doğal ona bakarsan. Sen bi de egemenliği ve erk i de eleştiriyorsun güya. Doğal diyorsun sonra. Doğal işte kürtlerin doğal talepleri var öbürü diyor olmaz öyle bir de savaş açıyor, kuzey ırakta kuracağı devlete bile karşı çıkmaya kalkışıyor, kürt milliyetçi olamaz diyor bi kendi olacak milliyetçi ünitermiş bölünmezmiş bi de. Bu da doğal sana göre de, doğal ne ya böyle bir konuda? Yani senin şu saöma mantık şöyle acaip konuşmakta. Evet erk sorunudur bu şudur budur eli sopalı kadınlar var ne kadınlar var. Eee? İşte fin tarihi var, gerçek cadılar varmış biliyon mu tarihde kadın kadın içiyormuş. Eeee? İşte evet bazı erkekler dövmüş kesmiş kadınların farklı yaklaşımı olması erkeğin de farklı yaklaşması doğal. Eeeeeee? Böyle gidiyor senin sayıklamalar durmadan, bir türlü gelemiyoruz sadede şiddetin ve baskının olduğu, buna karşı direnişin olmasının asıl doğal olduğu, insani bir hak olduğu kısmına.
Alıntı:
|
ırkçılık ideolojik bir formasyondur: ardında antropolojik tarih ve kültür ideaları/disiplinleri vardır. alman üstün ırk ideolojisinin ardında antropolojik kültürbilim disiplini çalışmaları vardır. ''ilk kaynak/köken''e dayalı perspektif. (fin-tarih okulu, antropolojik kuram... kültür bilim çalışmalarında bu ekoller 18yy kuramları olup ırkçı/faşizan düşünceleri palazlandırmıştır. fin uluslaşmasıyla yine kendi adlarıyla anılan bu ''ekol''ü düşün mesela?)
|
Bak hele bak gene neler yumurtlamış bilmiş bilmiş. Neymiş, ırkçılık ideolojik bir formasyonmuş. Kemalizm de ideolojidir dersin sen şimdi ciddi ciddi, çünkü bilmiyorsun faşizm nedir. Ardında antropoloji tarih disiplinleri varmış. Batıl ile gerçeği de ayırd edemiyorsun sen heralde daha. Seninle ne tartışacaz ki her şey olağan senin için öyle konuşuyorsun antropolojiye tarihe bilimsel diye ırk kuramlarını da soktun afferim yani sana. Yav bay ters kafa ; faşizan kuramı palazlandırmak için antropolojiye, bilime lüzum yok, zaten ırkçılık var bazı salaklar da faşist devletten bilimsel ünvan alıp bu bilim, biz bilim yaptık diye çıkmış ortaya. Hitlerin kafatasçısını bilimsel çalışma olarak mı değerlendiriyorsun git bari takunyalıların o taraftan konuş oldu olacak. Sanki ırkçılık, ayrımcılık normalde yoktu, antropologlar icat etmiş bunu gibi saçmalamışsın. Güneş dil teorisini de mu kıtası saçmalıklarını da ciddiye alıp bunların arkasında yoğun bilimsel disiplinler vardır diyelim bari oldu olacak. Hala diyo fin antropolojisini düşün. Her ülkeye göre ayrı antropoloji kuramı var zaten ya bilimsel açıdan.
Alıntı:
|
mevcut kürt muhalefetini ulusal diye nitelerken söylemek istediğimiz faşist yahut ırkçı oluşu değildir. ulusallıkla ırkçılık birbirinin yerine kullanılabilse de farklı kavramlardır. ben hala buna neden karşı çıkılmış anlamıyorum ki.
|
Konu kürt hareketi olunca ama o da ulusal diyor, sanki bu olumsuz birşeymiş gibi oradan eleştirmeye çalışıyorsun, mağduriyet olgusu sakattır falan diye zırvalıyorsun, ordan eli sopalı kadınlar da var diye feminizm eleştirisine de giriyorsun, resmi devlet aygıtının objektiflikten uzak hatta faşizan megalo idealarının temeline bilimsellik atfediyorsun, ne dediğin belli değil. Anlaşılmayan asıl senin bu kemalizmden modernizm türetme, böyle bir tek lider, ata lider faşist doktrininden modernist ulusal kuramlar, bu modernizmden olağanlık doğallık çıkarıp kürt hareketini sakat bulma çabanı da ben anlamıyorum şahsen.
Alıntı:
|
görünüşte evet, yeterince ''kürt'' olmadıklarını düşünüyorlar belki...
|
Bu cümleden hele amiyane tabirle kaba olacak ama hiç bi sikim anlamadım ne demek bu belki yeterince kürt olmadıklarını düşünüyorlardır? Öyle bir dert var mı bakalım sandığın ölçüde yoksa asıl dert yeterince türk olduklarını düşünmemeleri ve bunun gerekli olduğunu da düşünmemeleridir? Hatta belki bir kısmı da atıyorum türk değilim buna mecbur değilim diyebilmek için kürt olduğunu düşünmeye başlamıştır? Al işte buna misal burada yazan devlet düşmanı yarı kürt yarı türk, ama türk olmak zorunda değilim dedikçe kürt olmak zorunda kalmış utanması da gerekmiyor bundan tabi, bu baskıya karşı da durmak hakkı insan çünkü? Ulusalcı mı oldu şimdi? Ne dersin? Binbir dereden su getirerek öyle bi karıştırıyorsun ki mevzuyu insaf yani.
|

02-06-2011, 22:05
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
[quote][QUOTE]
Alıntı:
|
Ne sayıklıyon bilader oo hoo, fin uluslaşma destanı falan işin gücün kafa bulandırmak. Ona bakarsan türkler kendini oğuzlara oğuzu meteye falan bağlar 16 devlet destanı iddia ederler t.c de devamıdır diye. ergenekonu var bilmemnesi var, her kültürde var öyle destanlar ne yani şimdi bu örnekler, neyi kanıtladın şimdi?
|
ee, biz her kültürde ''yok mu'' demişiz? oku bakalım tekrar ne yazmışız...
Alıntı:
|
Şunu soruyorum ben konuyu çarpıtma buna cevabın ne? Senin iddian sebep oldu çünkü bunu sormama, kendimizden de alıntı yaptırıyorsun yani ya.
|
anarşistler de devlete/baskıya direnir; bunun alternatifi olarak neyi koyup hangi dili kullanır? kürt ulusal hareketinden marksizm yahut anarşizm'i çıkarsayamıyorsak geriye ne kalır?
Alıntı:
|
Nerden çıktı şimdi fin ulusal tarihi falan ne ilgisi var bir de soruyo kalavera destanını biliyor musun diye. KüRtlerinde var bir sürü destanı demirci kawa var falan. Devleti kurunca dayandırır elbet bir destana konumuz bu değil, ne saçmalıyon anlaşılmıyor da.
|
kürtler ''geç kalmış modern uluslaşma'' dönemindeler... örnekler de bunun emareleri, yolu, yordamı, üslubu ve dili... uluslaşma süreçleri evrenseldir,kendine özgü şartları kayıtlı olmak kaydıyla... bu bağlamıyla kürt hareketi ''ulusal''dır, milliyetçidir...
Alıntı:
|
Neyin yoğun kültür bilim çalışması yoğunu nasılmış onun, önüne gelen iddiaya otoritelerce resmiyet kazanınca kültürel gerçek, bilimsel etkinlik adı mı veriyoruz? Ne zamandan beridir?
|
senin kültür bilim terminolojisinden, ekollerinden haberin var mı? uluslaşma süreçlerinde dil ve kültür bilim disiplinleri görünür düzeyde aktive edilir. bu hep böyle oldu.
Alıntı:
|
Hangi modernist uluslaşmada ulus varlığını askeri bir lidere ve onun koyduğu değişmez ilkelere dayandırır sanayi devriminden sonra? Resmen ortaçağ imparatorluk, sultanlık mantığı bu hala ergenekonda herifler, Yok öyle bir şey türk uluslaşma tarihi modernisttir falan, hikaye bunlar. Finlilerin bir destanının olması da fin ulusunu aynı kategoriye sokmaz sen sonuca bak, destan mestan kovalama fin ulusalcılığında boşuna tek dayanak buymuş şeklinde, saçmalamışsın yine. Yani utanmasan kemalizm olağan bir modernist uluslaşma sürecidir diyeceksin ki klasik resmi ezberlerden biridir bu ve dallama türk sosyalistlerinin icadıdır, yok öyle bir şey.
|
amerikan uluslaşmasında da askeri vesayete dayalı bir rejim bulamazdın; ama, makro-mikro tüm milliyetçilikler vardı.
magna carta'dan beri avrupa'nın en eski demokrasi kültürü ingilizler erken uluslaşma dönemini yaşadılarsa da irlanda sorununu 2000'lere değin çözemedi... sene 2011: britanya kraliçesi 100 yıldır ilk kez irlanda'ya ayak bastı...
Alıntı:
retoriğine edeyim senin. Farklı değil diyen sensin zaten bunlar aynı kapıya çıkar diye şimdi de diyosun bazı farklarının olması, retoriklerinin farklı olması doğal. Doğal ne demek burada doğal ama eşit kabul etmek zorunluluğumuz yok. Türkiye devleti var kemaslizm var kürt sorunu var doğal bunu biliyoruz, doğal diyerek açıklama yapılmaz, siyasi tartışma olmaz. Her şey doğal ona bakarsan. Sen bi de egemenliği ve erk i de eleştiriyorsun güya. Doğal diyorsun sonra. Doğal işte kürtlerin doğal talepleri var öbürü diyor olmaz öyle bir de savaş açıyor, kuzey ırakta kuracağı devlete bile karşı çıkmaya kalkışıyor, kürt milliyetçi olamaz diyor bi kendi olacak milliyetçi ünitermiş bölünmezmiş bi de. Bu da doğal sana göre de, doğal ne ya böyle bir konuda? Yani senin şu saöma mantık şöyle acaip konuşmakta. Evet erk sorunudur bu şudur budur eli sopalı kadınlar var ne kadınlar var. Eee? İşte fin tarihi var, gerçek cadılar varmış biliyon mu tarihde kadın kadın içiyormuş. Eeee? İşte evet bazı erkekler dövmüş kesmiş kadınların farklı yaklaşımı olması erkeğin de farklı yaklaşması doğal. Eeeeeee? Böyle gidiyor senin sayıklamalar durmadan, bir türlü gelemiyoruz sadede şiddetin ve baskının olduğu, buna karşı direnişin olmasının asıl doğal olduğu, insani bir hak olduğu kısmına.
|
kürtler modernist uluslaşma süreci yaşıyor mu yaşamıyor mu? bunun nesine karşı çıkıyorsunuz? biz sadece ''hak'' talep ediyoruz, demokrasi istiyoruz; milliyetçi değiliz ne demek yahu? ben ''hak'' olanı gayrı meşru mu bulmuşum?
Alıntı:
Bak hele bak gene neler yumurtlamış bilmiş bilmiş. Neymiş, ırkçılık ideolojik bir formasyonmuş. Kemalizm de ideolojidir dersin sen şimdi ciddi ciddi, çünkü bilmiyorsun faşizm nedir. Ardında antropoloji tarih disiplinleri varmış. Batıl ile gerçeği de ayırd edemiyorsun sen heralde daha. Seninle ne tartışacaz ki her şey olağan senin için öyle konuşuyorsun antropolojiye tarihe bilimsel diye ırk kuramlarını da soktun afferim yani sana. Yav bay ters kafa ; faşizan kuramı palazlandırmak için antropolojiye, bilime lüzum yok, zaten ırkçılık var bazı salaklar da faşist devletten bilimsel ünvan alıp bu bilim, biz bilim yaptık diye çıkmış ortaya. Hitlerin kafatasçısını bilimsel çalışma olarak mı değerlendiriyorsun git bari takunyalıların o taraftan konuş oldu olacak. Sanki ırkçılık, ayrımcılık normalde yoktu, antropologlar icat etmiş bunu gibi saçmalamışsın. Güneş dil teorisini de mu kıtası saçmalıklarını da ciddiye alıp bunların arkasında yoğun bilimsel disiplinler vardır diyelim bari oldu olacak. Hala diyo fin antropolojisini düşün. Her ülkeye göre ayrı antropoloji kuramı var zaten ya bilimsel açıdan.
|
antropolojik kuram tarihsel bir kayıttır, bir ekoldür... fin-tarih ekolüyle birlikte 18.yy kültürbilim yaklaşımlarında bir aşamadır ve modernist sömürge ideolojilerinin alt yapılarını hazırlamıştır. bunlar tespitten ibaret. bu kuramların bugün bilimsel gerçekliğe haiz olduğunu iddia eden kim? bu kuramlardan bize yadigar kalan, uluslaşma süreçlerinde ''fiktif'' kollektif kimlikler yaratmayı sağlama yöntemleridir. bilimsel ya da değil; ama yöntemleri bugün bile var.
özetle şunu ifade ediyoruz: tarihsel kayıtlara göz atıldığında eski kuramların yöntem ve araştırma tortuları bugün dahi işletiliyor. bilimsel yada değil; ama bu bir tespit...
Alıntı:
|
Konu kürt hareketi olunca ama o da ulusal diyor, sanki bu olumsuz birşeymiş gibi oradan eleştirmeye çalışıyorsun, mağduriyet olgusu sakattır falan diye zırvalıyorsun, ordan eli sopalı kadınlar da var diye feminizm eleştirisine de giriyorsun, resmi devlet aygıtının objektiflikten uzak hatta faşizan megalo idealarının temeline bilimsellik atfediyorsun, ne dediğin belli değil. Anlaşılmayan asıl senin bu kemalizmden modernizm türetme, böyle bir tek lider, ata lider faşist doktrininden modernist ulusal kuramlar, bu modernizmden olağanlık doğallık çıkarıp kürt hareketini sakat bulma çabanı da ben anlamıyorum şahsen.
|
kürt hareketi modernist bir uluslaşma sürecini işlettiği için bunun usul ve yöntemlerini kullanıyor diyorum...kollektif kimlik ve bilinç yaratma süreçleri tarih bize göstermiştir ki olumlu yanları olabildiği kadar olumsuz yanlara da sahiptir. bunu inkar mı edelim?
Alıntı:
|
Bu cümleden hele amiyane tabirle kaba olacak ama hiç bi sikim anlamadım ne demek bu belki yeterince kürt olmadıklarını düşünüyorlardır? Öyle bir dert var mı bakalım sandığın ölçüde yoksa asıl dert yeterince türk olduklarını düşünmemeleri ve bunun gerekli olduğunu da düşünmemeleridir? Hatta belki bir kısmı da atıyorum türk değilim buna mecbur değilim diyebilmek için kürt olduğunu düşünmeye başlamıştır? Al işte buna misal burada yazan devlet düşmanı yarı kürt yarı türk, ama türk olmak zorunda değilim dedikçe kürt olmak zorunda kalmış utanması da gerekmiyor bundan tabi, bu baskıya karşı da durmak hakkı insan çünkü? Ulusalcı mı oldu şimdi? Ne dersin? Binbir dereden su getirerek öyle bi karıştırıyorsun ki mevzuyu insaf yani.
|
yalnızca ironi yaptım ama epey ıskalamış
şahsiyetlere keyfi payeler biçmenin manası yok. leyla zana ve dili'ni hatırlarsan birlikte eleştirdik ve aldığımız cevap şuydu: kemalistler!
eleştiriye bu denli ''hassas'' ve kolay tahrik olan bir kafa sence ''demokrat'' olabilir mi? bak o dilin yarattığı kültür ne yapmış:
13 mayıs 2o11 grup yorum konseri baskını...
30 mart 2011 şiwan perver konseri baskını...
orhan miroğlu ve muhzin kızılkaya gibi iki önemli kürt muhalifin tehditkar üslupla eleştirilmesi...
odtü'de tkp'lilere dayak, istanbul'da cephelilere saldırılar vs ... sürüsüyle tuhaf iş...
eğer dostun acı sözü dikkate alınmayacaksa, buna tahammül edilmeyecekse kürtlerin işi zor...forumda yazdığım birçok yazıda kürt muhalefetine kendimce pozitif ayrımcılık yapıp destek verdim. ancak birileri gelip de ''ya hacı, burası kemalist mahallesi olmuş; kovalım hepsini'' üslubuyla takılacaksa; üstelik, ''bakın bu üslup hoş değil, yanlış olduğunu düşündüğünüz an'da tepkinizi koyun; yahut salt olgularla ilgilenin kişiler fanidir'' dediğimizde ''kemalizmle'' itham edileceksek ben orada yokum...
şu forumda sürekli yazan 5-6 kişi ırkçı ve islamcıları hep birlikte eleştirdik; yeri geldi birbirimizi yemekten de geri durmadık. kimse kimseye özel kıyak geçip sen bizim cemaattensin hacı, iyi çocuksun... triplerine girmeye gerek duymadı belki... şahsen böyle yaptık diye kimseye özel bir kinim de yok. sana bile
ben bu tarzı ve kaotizmi seviyorum...beni ve fikrimi canlı tutacağına inanıyorum...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:23 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|