Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü > Köşe Yazıları



Bir yutturmaca için öndeyiş

Köşe Yazıları içerisinde Bir yutturmaca için öndeyiş konusu: Bir yutturmaca için öndeyiş 19 Aralık akşamı CNN Türk'te, Ahmet Hakan'ın programında, AKP'nin Genel Başkanvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, ah vahlar içinde partisini savunurken Anayasa'dan, Cumhurbaşkanı'ndan, Anayasal kuruluşlardan şikáyet ediyor. ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 04-02-2007, 05:30
KemalistGNC - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ariza Kemalist
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Nerden: Ingiltere
Mesajlar: 206
Standart Bir yutturmaca için öndeyiş ( YAZI Dizisi)


Bir yutturmaca için öndeyiş

19 Aralık akşamı CNN Türk'te, Ahmet Hakan'ın programında, AKP'nin Genel Başkanvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, ah vahlar içinde partisini savunurken Anayasa'dan, Cumhurbaşkanı'ndan, Anayasal kuruluşlardan şikáyet ediyor.

Atanmışların, seçilmişlerin yasama ve yürütmenin etkinliklerini engellediğini ileri sürüyor. Böyle demokrasi olmaz olsun demeye getiriyor.

Yanındaki ve karşısındaki katılımcılar, dut yemiş bülbül gibi susuyorlar, programın sahibi araya girmiyor.


"Sayın milletvekili, yasama meclisinin (TBMM) çıkardığı yasalar Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenmezse, yürütmenin (hükümetin) uygulamaları gene Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay ve Sayıştay tarafından denetlenmez ve iktidarın iktidarı Anayasa ve kuruluşları tarafından sınırlandırılmaz ise o rejime demokrasi denilemez!" demiyorlar.

AKP iktidarı, seçime dayalı bir tek parti iktidarı ve tek şef iktidarı istiyor. Ateşle oynuyor! Demokrasinin doğru tarifini yukarda yaptım, onların kafalarındaki demokrasi yutturmacadır!

* * *

Hedef: Çadırın orta direği! Yani laiklik! İslamcı taifesini anlıyorum. Peki neo-liberallerin ve eski acilci goşistlerin alıp veremedikleri ne laiklikle?

Cumhuriyet'in ve sağcı-solcu-merkezci, dinli-dinsiz, Müslüman-ateist cumhuriyetçilerin laiklikle herhangi bir sorunu yok. AKP'nin de herhangi bir siyasal parti gibi Anayasa'nın değişmez maddesi olan laiklikle bir sorununun olmaması gerekir. Ama var! Var olduğunu kendisi ve temsilcileri her gün birkaç kez ifşa ediyor.

Ancak, Cumhuriyet düzeniyle sorunu olan bir parti iktidara geliyor ve Anayasal düzeni sinsice ve türlü desiselerle değiştirmeye çalışıyor.

Böyle bir ortamda Cumhuriyet'i ve Anayasa'yı savunan insanları "laikçi" olarak tanımlamak, şirret bir yutturmacadan başka nedir ki?

* * *

İslamcıların mazeretleri var! Onlar Cumhuriyet'e ve devrimlerine başından bu yana karşı. Asıl tuhaf olan, neo-liberallerin ve neo-liberallerin paralı askeri (mercenaire) olan eski acilci goşistlerin durumu. Onların hedefi de hayali bir Kemalizm ve Cumhuriyet'in 1923-1950 dönemi. Eski acilci goşistler, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra komünizm ya da en azından sosyalizmi tercih etmediği için Mustafa Kemal'e kızarlardı ve onu küçük burjuva devrimcisi olarak tanımlarlardı.

Günümüzde de, efendileri neo-liberallerin izinden giderek, Cumhuriyet'in 1923-1945 yılları arasında gerçek demokrasiyi kuramamış olmasını eleştiriyorlar. Ama Avrupa demokrasisinin o dönemde ne hallerde olduğunu akıllarına bile getirmiyorlar. Ah
"Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası" (1924), ah "Serbest Cumhuriyet Fırkası" (1930) kapatılmasaymış. Son zamanlarda bu iki parti üzerine kitaplar çoğalmaya başladı. Ne yazık ki çoğu, bu partileri, kurucu ve yöneticilerini tarafsız olarak değerlendirmiyor. Cumhuriyet'in yörüngesinden çıkan bu iki partiyi yarın ve çarşamba günü bir de ben yazacağım.

Özdemir İNCE


"Bağımsızlık Benim Karakterimdir"

Konu KemalistGNC tarafından (04-02-2007 Saat 05:37 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 04-02-2007, 05:36
KemalistGNC - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ariza Kemalist
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Nerden: Ingiltere
Mesajlar: 206
Standart Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası için ağıt


Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası için ağıt


İSTANBUL’un özel üniversitelerinin tarihçileri, bir süredir kendi resmi tarihlerini yazmaya başladılar. Yabancı vakıflardan aldıkları ilhamla 1923-1945 arasını yeniden yorumlarken keramete kıç attırıyorlar. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (1.11.1924-3.6.1925) kapatılmasaymış Türkiye demokrasiye daha 1925’ten itibaren girermiş...

Bu iddia, göle yoğurt mayalamak gibi bir şey. Bu iddiaya karşılık ekonomi, siyaset ve sosyolojiye uygun kendi iddiamı yazacağım: 1925’te Türkiye’nin ne kapitalist, ne komünist, ne demokrasi, ne de faşizm olması mümkündü. Bunların olması için gerekli olan dinamikler mevcut değildi. Mevcut ise bunu kanıtlamak, iddia sahiplerine düşer.

HAİN KAFALARIN ESERİ

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası neden kuruldu peki? Ekonomiye, siyasete, topluma bağlı güncel bir gereksinimden doğmadı. Meşrutiyet’ten beri var olan muhalefet kendine yeni bir yatak buldu.

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kapatılma gerekçesini resmi tarih görüşünün temel yapıtından okuyalım önce. İsteyen okuduktan sonra unutabilir:


"Efendiler, olaylar ve olup bitenler ortaya koydu ve ispat etti ki, ’Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın programı en hain kafaların eseridir." (Kemal Atatürk "NUTUK", Atatürk Araştırma Merkezi, S.602)

Yukarıdaki satırları Sarı Paşa’nın yalanları sayanlar ve Şeyh Said isyanı ile TCF arasında hiçbir ilişki bulunmadığına inananlar, bunları hemen unutabilir. Unutmak istemeyenlere Söylev’in son 25 sayfalık bölümünü çok ciddi okumalarını salık veririm.

Son zamanlarda TCF hakkında epeyce kitap yayınlandı. Ben, bu konuda hiç bilgisi olmayanlara Erik Jan Zürcher’in
"Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası" (İletişim Yayınları) adlı kitabını salık vereceğim. Olabildiğince yansız ve nesnel bir kitap.

Halktan özel yetki alınmadıkça radikal reformlara karşı olduğunu açıklayan (S.141) TCF programının 6. maddesinde "Fırka efkar ile itikadat-ı diniyeye hürmetkárdır" yazar. Erik Jan Zürcher, bu maddeye ilişkin olarak şu yorumu yapmaktadır:

"1924 Türkiye’sinde halkın bu maddeyi Kemalistlerin laik eğilimlerine karşı İslam’dan yana bir destek beyanı şeklinde yorumlayacağını kavramamış olmaları için, TCF liderlerinin son derece toy olmaları gerekirdi." (S.142)

Bir başka yorum:

"Gene de üzerinde bahse girmekte bir an duraksamadığım bir nokta var: TCF başarılı olmuş olsaydı, İstanbul’un bir kere daha Türkiye’nin başkenti olacağı; Ankara’nın ise anılar ve anıtlarla dolu olsa da bir taşra kenti olmakla yetineceği, çok kuvvetli bir ihtimaldi." (S.165)

TEHLİKELİ CAHİLLER

TCF’nin ortaya çıkmasının en önemli nedeni Paşalar Hükümeti kuramayan paşaların kişisel dargınlığıdır (S.135-140). Programının 2. maddesinde, partinin kendisini liberal olarak tanımlaması ise kurucuların, dönemin ulusal ve uluslararası ekonomisini değerlendirmekten ne denli uzak ve tehlikeli derecede cahil olduklarının kanıtıdır.

Özdemir İNCE


"Bağımsızlık Benim Karakterimdir"
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 12-02-2007, 02:06
KemalistGNC - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ariza Kemalist
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Nerden: Ingiltere
Mesajlar: 206

Serbest Cumhuriyet Fırkası için ağıt 2

"FETHİ Bey bir aralık Atatürk'ün kaydı hayat şartıyla cumhurbaşkanlığını temin etmeyi düşünmüştü. Atatürk bunu kabul etmedi." (İsmet İnönü, Hatıralar, Bilgi Yay. S.489)

Serbest Cumhuriyet Fırkası lideri, liberal demokrat Fethi Okyar, diktatör görünümlü Mustafa Kemal'e ömür boyu cumhurbaşkanlığı öneriyor. 1930'ların liberal demokratı demek ki böyle oluyormuş. Serbest Cumhuriyet Fırkası da Cumhuriyet'in ilk on yılının fos efsanelerinden biridir. SCF konusunda, bu bağlamda donanımı bulunmayanlara iki kitap salık vereceğim: Cem Eremce, "99 Günlük Muhalefet, Serbest Cumhuriyet Fırkası" (İletişim Yayınları); Osman Okyar-Mehmet Seyitdanlıoğlu, "Atatürk, Okyar ve Çok Partili Türkiye (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.)

Atatürk, Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı en yakın arkadaşlarından Ali Fethi Okyar'a kurdurdu (12 ağustos 1930). Parti kendini 17 Kasım 1930 tarihinde feshetti. Fethi Okyar'ın oğlu Osman Okyar'ın kitabı son derece objektif ve onurlu bir kitap. Özellikle de SCF'nın kuruluş ve feshini yorumlayanları yorumlarken. Örneğin, Gazi'nin, kendisine karşı olanları meydana çıkartmak için bu partiyi kurdurduğunu ileri süren Mete Tuncay'ın görüşlerinin uydurukluğunu göstermesi gibi (S.168-170).

FETHİ BEY KAPATTI

Atatürk'ün bu partiyi tepeden kurdurduğu inkár edilemez. 1924 Anayasası'na göre parti kurmak serbest olduğu halde bir muhalefet partisinin olmaması, Cumhuriyet Halk Fırkası (Partisi) hükümetini TBMM'de ciddi denetimden kurtarıyordu. Atatürk, İnönü hükümetinin Meclis'te ve Meclis dışında eleştirilmesini ve denetlenmesini istiyordu. Fethi Bey de parti kurmayı ülkenin demokratikleşmesine katkıda bulunmak için kabul etmişti.

Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Geleneksel Cumhuriyet karşıtları, İslamcılar ve halifeciler partiye doluştular ve parti şemsiyesi altında toplanan muhalif kitle partiyi öngörülmeyen bir yola sokmak istedi. Böylece SCF, rejim düşmanlarının arı kovanı haline geldi. Durumu gören Fethi Bey partisini kapatmak zorunda kaldı.


PİRİNÇSİZ PİLAV...

Günümüzde Cumhuriyet'le bir sorunu olanların toteme çevirdikleri SCF'nın liberal programının şimdiye kadar ciddi bir eleştirisi yapılmamıştı. İlk ciddi eleştiriyi, Cem Emremce'nin "Dünya Krizi ve Türkiye'de Toplumsal Muhalefet: Serbest Cumhuriyet Fırkası (1930)" başlıklı makalesinde okudum. İletişim Yayınevi'nin yayınladığı "Liberalizm" adlı kitapta yayınlanan makale benim de düşüncelerimi yansıtmakta:

"İlk bakışta şaşırtıcı olan, yeni partinin programının dünya liberal sistemi ölüm döşeğinde olmasına rağmen ağırlıkla serbest ticaretçi olmasıydı. / SCF programı devletin ekonomik hayata müdahalesi yerine tarihi kapitalist gelişme modeline bakarak, bireyin ve piyasanın önde olduğu serbest ticaret modelini savunuyordu." (S. 214)

Ama ortada ne pilav yapacak aşçı, ne yağ ne de pirinç vardı. Bir mucizeyle pilav yapılsa bunu alacak müşteri de yoktu.

2 ÖNEMLİ KİTAP

Cumhuriyet'in bu çıkmazı iyi-kötü nasıl aştığını, Bilsay Kuruç'un; "Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi" (Bilgi Yayınevi) ile Korkut Boratav'ın "Türkiye İktisat Tarihi, 1908-2002" (İmge Kitabevi) adlı kitaplarında (S.19-79) okuyabilirsiniz.

Özdemir İNCE


"Bağımsızlık Benim Karakterimdir"
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
ondeyis, icin, yutturmaca, bir


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:15 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Khaos.info