Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü > Köşe Yazıları

MUTENALAŞTIRILMIŞ ANARŞİZM

Köşe Yazıları içerisinde MUTENALAŞTIRILMIŞ ANARŞİZM konusu: MUTENALAŞTIRILMIŞ ANARŞİZM-2 Hemen başlarken vurgulayalım. 90 sonrası dünyanın en yükselen duruşunu anarşizm olarak nitelendirebiliriz. Ama bu kişisel bir ‘jest’e indigenmiş anarşizmin, ne 19. yüzyılın hınçla ve sınıf mücadelesiyle harmanlanmış anarşizmiyle, ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 16-10-2009, 17:03
lunatic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 16-07-2008
Mesajlar: 500
Blog Başlıkları: 1
Standart MUTENALAŞTIRILMIŞ ANARŞİZM

MUTENALAŞTIRILMIŞ ANARŞİZM-2

Hemen başlarken vurgulayalım. 90 sonrası dünyanın en yükselen duruşunu anarşizm olarak nitelendirebiliriz. Ama bu kişisel bir ‘jest’e indigenmiş anarşizmin, ne 19. yüzyılın hınçla ve sınıf mücadelesiyle harmanlanmış anarşizmiyle, ne de 60’lı yılların sokak-kaldırım ve Maocu kültür devrimiyle ivmelenmiş anarşizmiyle pek bir ilgisi yok. 90 sonrasını daha çok bir ‘beyaz yakalı’ anarşizmi olarak nitelendirmek mümkün. Bahsedilen anarşizm aynı zamanda ‘cool’ yuppy kültürüyle de çok kolay buluşabilmiş, onunla bir duruş ve davranışlar seti üretebilmiştir. Bunu en kısa anlamda bir filme gönderme yaparak ‘Dövüş Kulübü’ tavrı ile de adlandırabiliriz. 90 sonrası değişen kent, açılan cafe-barlar, alt-kültürlerin ortaya çıkıp sistem ile çok kolay buluşması; her şeyden önce ‘büyük anlatılara’ inançsızlığı alevlendiren sol kötümserlik, sürecin arka planını oluşturuyor. Elbette bu çok genel anlamda post-modern kültürle ve tüketimcilikle de ilişkilendirilebilir.
Öncelikle şunu söyleyerek meramımı açmaya çalışayım; Türkiye’de 1986 sonrası genç kesimde ve ünversitelilerde yaygınlaşan ‘kaybedenler (loser)’ ve ‘tutunamayan’ söyleminin bahsettiğim ‘mutenalaştırmayla’ fazlasıyla ilgisi var. 90’lar açılan bar sayısıyla beraber yürüyen ve kendini heavy metal, punk ve rockerlıkla da tanımlayan bir metropol gençliği davranışıyla da tanışmış oldu. Bu dönem aynı zamanda 60’lı yılların psikodelik Beat kuşağı kitaplarıyla da tanışmaya başladığı bir uğrağı temsil ediyor. Özellikle 6.45 yayınlarını burada anmak gerekiyor. Aynı aralıkta Oğuz tay’ın 70’li yıllarda yayınlanan ama geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmayan ‘Tutunamayanlar’ romanının da bu kuşak tarafından yeniden keşfedildiği uğrak oluyor. Sola bakışı bütün iyi niyetlerine rağmen, dinazor, katı,e skimiş kavramlarıyla dolayımlanmış bu genç kuşak, aynı kötümserliği 90’ların yükselen ekonomisi ve fırsatlarla yüklü kent hayatının iyimserliğiyle çok rahat buluşturmayı da bilecektir. Bir tarafıyla sola dönük kötümserlik, diğer tarafıyla yeni dönemin fırsatları (Sex and City) yukarıda bahsettiğimiz ‘kaybedenler’ ve ‘tutunamayan’ söylemleriyle çok rahat uyuşur duruma gelecektir. Yine burada 90 sonrası post kuramların parçalılık, tekillik, kültür, rizom, kaos temalarına hiç girmiyoruz.
Başkaldırmak, cool olmak, otoriteye karşı olmak, kural tanımamak, bireysellik ve ‘seçme özgürlüğü’ gibi anarşizmle ilişkilenen kavramlar, geçmiş dönemde olmadığı kadarıyla başta reklamcılık, medya, akademi ve hizmet sektörü tarafından sömürülmüştür. Hatta bugün bile medyada kariyer yapmanın anarşist olmayla direkt bağı var, Oray Eğin ya da Kanat Atkaya cool’u… Bu tür ‘beyaz’ mutena anarşizminin özellikle 90’ sonrası akademide genç doktora öğrencileri arasında da yaygın olduğu söylenebilir… Kısacası neo liberalizmin altın döneminde anarşizm, bir tür gusto olarak sistemle çok iyi bir uyum göstermiştir. Bienal dolayısıyla söylediklerimizi bu açıdan da değerlendirmek gerekiyor.
Mutenalaştırma (gentrification) ya da Türkçe’de yaygın kullanımıyla ‘Soylulaştırma’ kentsel dönüşüm ve mimari operasyonlarda fazlasıyla kulanılan bir kavram. Ana hatlarıyla tarihi ve kültürel mekanların alt sınıflardan ve yoksullardan arındırılarak, restore edilmiş bir şekilde üst sınıflara eğlence, konut ve kültür üretimi olarak açılmasıdır. Mutenalaştırma aynı zamanda neo liberalizmin emlak piyasasına eklemlenmiş en önemli yönlerinden biri. Başta sanatçılar olmak üzere hizmet personellerini de kendine çeken bir çekim alanı var. İşte bahsettiğimiz anarşizm bir tarafıyla bu mekanların kişisel jestine dönüşürken; aynı zamanda sistem içinde ‘korunaklı’ bir nefes alanı da üretiveriyor. Bu zor konuya gelecek yazı devam edelim…

Ali Şimşek

Halkın Gazetesi BirGün Ekler ...


“Yumruğumda bir ordu hissediyorum - ya ölüm ya özgürlük!”
Friedrich Schiller
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
anarŞİzm, mutenalaŞtirilmiŞ


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
POSTYAPISALCI ANARŞİZM: TODD MAY İLE SÖYLEŞİ kaos Anarşizm 0 20-09-2009 08:29
Türkiye'de anarşistler: Solun en solu ANARŞİZM darbeli matkap Anarşizm 0 18-01-2008 18:49


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:19 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info