Komik ÇizgilerYazıdır, resimdir, videodur... Ne varsa fışkırt!
Tv Olayları...
Komik Çizgiler içerisinde Tv Olayları... konusu: Ömer Çavuşoğlu (F: Haluk Ulusoy bizim hiçbir maçımıza gelmiyor...
Aziz Üstel (GS): O şampiyonlar ligi maçı. Siz taa ne zaman çıktınız da gelmedi. En son çıktığınızda Haluk Ulusoy yoktu, daha ...
Ömer Çavuşoğlu (F: Haluk Ulusoy bizim hiçbir maçımıza gelmiyor...
Aziz Üstel (GS): O şampiyonlar ligi maçı. Siz taa ne zaman çıktınız da gelmedi. En son çıktığınızda Haluk Ulusoy yoktu, daha çocuktu o, suya "pu" diyordu... ("Bizim Stadyum" adlı programda)
Engin Verel: Yarınki Letonya maçında Hakan Şükür ilk 11'de sahaya çıkacak...
Osman Tanburacı: Çocuktan al haberi!..
Engin Verel: Sayın Tanburacı, ben 48 yaşındayım laflarınıza dikkat edin!..
İlker Yasin: Yani 6 yıldır başkanlık yapıyorsunuz, koku ne (bu kelimeyi 3.kez kullanıyor), Ortega geliyor mu?
Aziz Yıldırım: (sinirli bir şekilde) Ne kokusu? Koku moku yok, Allah Allah, gelebilir de gelemez de...
Ahmet Çakar: Şimdi Tantanika diye bir ülkeden biri çıksa, iki şarkı söylese, bir resim yapsa, biz orayı iyi bir yer olarak biliriz...
Güntekin Onay: O isimde bir ülke yok efendim!..
Şansal Büyüka: Oynatalım Uğurcuğum ben kalem tamirindeyim...
Erman Toroğlu: Kalem alayım mı sana hocam?
Şansal Büyüka: Yok hocam tamir ettim...
Erman Toroğlu: Bu adam bizle şey geçiyor da söylemeyeyim şimdi, bir şey geçiyor da..
Şansal Büyüka: Dalga geçiyor de hocam, dalga de!..
Erman Toroğlu: İşte bir şey geçiyor da, dalga geçiyor diyelim!..
Ömer Çavuşoğlu: İşte bunlar da maça kadar bir hafta böyle ümitle yatarlar mutlu olurlar sonra hüsran yaşarlar...
İhsan Kalkavan: Ümit kim?
Güntekin Onay: Ayhan'a da ceza verecek misiniz?
Ergün Gürsoy: Ayhan kim?
HaberTürk spikeri: Fenerbahçe kalecisi Volkan beni tatmin etmeye başladı...
Yorumcu: Bunu bir kadın olarak mı, bir taraftar olarak mı söylüyorsunuz?
Spiker: Taraftar olarak!..
Mehmet Ali Erbil: Kiminle evlisiniz?
Telefondaki yarışmacı: Eşimle...
Mehmet Ali Erbil: Eşiniz ne iş yapıyor?
Yarışmacı: Emekli memur...
Mehmet Ali Erbil: Yerim ben onu yerim...
Yarışmacı: Sağ ol!..
Gelin adayı: 2 gün hoşlandı o benden, ama ben "almiyim" dedim...
Ebru Akel: Peki aldığın günlerde neler oldu?
Müslüm Gürses: Harika yahu, pergel gibi açtılar bacaklarını...
İzzet Yıldızhan: Pergel nedir abi?
Müslüm Gürses: Geometrik bir hadise...
Yasemin Bozkurt: Melike hanım...
İsmini vermek istemeyen izleyici: Efendim?
Yasemin Bozkurt: Siz Melike hanım mısınız?
İsmini vermek istemeyen izleyici: Hayır ben ismimi vermek istemiyorum!..
Yasemin Bozkurt: Babası nasıl bir insandı?
Konuk: Tipik bir insandı...
Yasemin Bozkurt: Lütfen televizyonunuzun sesini kısın, sesiniz uzaydaymışsınız gibi geliyor...
Yaşar İpek: Hayır uzayda değilim, Mecidiyeköy'deyim...
Metin Uca: Gülünç derecede kısa giyinmiş kişi, z harfi?
Yarışmacı: Zındık!..
Metin Uca: Bilgisayarda işlemcinin hız birimi, h1, h2?
Vatan Şaşmaz: Hacker!..
Konuk: Ya neden her şeyi erkeklerden bekliyorsunuz? Neden ilk 14 Şubatta biz kutlayacağız? Mesela bi yatağa girdiğinizde neden ilk biz.
Esra Ceyhan: Yalnız canlı yayındayız!..
Kadir Çelik: Evimde kaçak kat olduğunu kanıtlarsan, onu sana veririm. Hatta Taksim'de intihar ederim...
Ahmet Çetinsaya: Kaçak kat var, işte belgeleri. Senin o ev bana geçecek diye hoşuma gidiyor ha bire ona bakıyorum...
Kadir Çelik: Size bir şey geçecek ama ev mi geçecek bilmiyorum...
Ahmet Çetinsaya: Ne demek o?
Kadir Çelik: Hayır bilmiyorum ama...
Ahmet Çetinsaya: Hayır ne geçeceğini söyle, öyle üstü kapalı küfür etme, küfür müfür yok!..
Kadir Çelik: O senin, sizin üslubunuz... Küfür, çirkef!..
Ahmet Çetinsaya: Bana ne geçecek bana? Bana ne geçiyor kardeşim? Canlı yayında söylesene!..
Kadir Çelik: Laf kalabalığını bırak, sana ne geçecek biliyor musun? Hukukun kılıcı geçecek!..
Ahmet Çetinsaya: Aferin be, düzelttin...
Kadir Çelik: Adaletin kılıcı geçecek sana!.. İstersen başka şeyler de geçer...
Ahmet Çetinsaya: O sana geçer!..
Kadir Çelik: O kadar çirkinsin ki!..
Program görevlisi: Niçin bu yarışmaya başvurdunuz?
Biz Evleniyoruz aday adayı: Babamın vasiyetiydi!..
Ali Sami Alkış'ın bir futbolcu için Turgay Şeren'i koysan daha iyi oynar demesi üzerine Turgay Şeren'in "yok *****n amı!" şeklinde karşılık vermesi...
Türkiye-G.Kore Dünya Kupası öncesi hazırlık maçından sonra çok koşan Güney Kore hakkında yorum yapması için uzatılan mikrofona Ümit Özat'ın
"Bu adamlar maymun hapı almış!.." demesi...
Şifo Mehmet'in son dakikada gol attığı 2-2'lik tartışmalı FB-BJK maçından sonraki maç röportajlarında FB kalecisi Engin İpekoğlu'nun Bülent Karpat'ın yanına gelip "Böyle bir şey var mı ya? Hakem bana annanı s*!" dedi cümlesini açık ve seçik söylemesi...
Star Ana Haber bülteninde otoyolda devrilen bir arı kamyonunu haber vermek için trafik polisinin araçları durdurması ve "İleride arı kamyonu devrildi, arılar aşırı derecede saldırgan, içeri girip sizi sokmamaları için camlarınızı kapatın!" diyerek uyarması. Haberin ikinci bölümünde belli ki turist bir aile ile aynı otoyolda güneye giderken aynı polis ve Star Haber muhabiri tarafından durdurulması, İngilizce özürlü spikerin "Hanifıleey, Hanifıleey!" (bal sineği: arı?) diye bağırması, durumu doğal olarak anlamayan turistin kararlı bir şekilde "No, No!" demesi üzerine, muhabirin, turistin suratına "Git de gör!" diyerek aileyi camı açık şekilde yollaması... Son gördüğümüzde kameraya gülümseyip, el sallayarak "bay bay" diyorlardı...
Bir BJK maçında tribünlerin hep bir ağızdan "Sen söyle Rıdvan, sen söyle, penaltı mı sen söyle?" diye bağırması ve spiker Melih Gümüşbıçak'ın "Rıdvan tribünler sana soruyor. Ne diyorsun?" diye sorması, Rıdvanın hiçbir şey demeden boş boş bakması...
Yıllar önce Hülya Avşar'ın Özcan Deniz'e ''Askerde cinsellik ihtiyacınızı nasıl gideriyordunuz?'' diye sorması ve Özcan Deniz'in ''Senin resimlerinle hallediyorduk'' diye cevap vermesi...
Zekeriya Beyaz'ın Ceviz Kabuğu'nda otelde porno film izlemesi hadisesine, "ne yaptıklarını anlamaya çalışıyordum" şeklindeki cevap vermesi ve akabinde gelişen olaylar zinciri...
StarTv Ana Haberde Tansu Çiller'in bir futbol sahasında attığı temsili penaltı atışının haber yapılması. Bu olayın Kompela'ya yorumlattırılması. Kompela'nın kalecinin bilerek ters köşeye yattığını gayet ciddi şekilde ancak bozuk bir Türkçe'yle "Böyle penaltı yok!" diye haykırması. Pozisyonun defalarca ağır çekimde oynatılması...
Reha Muhtar'ın canlı yayın Ateş Hattı'nda penisini eşek ısırmış Recep Dede'ye "Recep Dede yaran nasıl?" diye sorması ve bunun ekrana "Recep Dede yarağın nasıl?" diye yansıması...
Yıldo'nun "arkeologun teki arka bahçede kazı yapıyormuş, kaz ölmüş!.." şeklindeki bir fıkramsıyı canlı yayında anlatması...
BBG üçüncü dönem birincisi Kaan'ın annesinin İstanbul ikinci bölgeden bağımsız milletvekili adayı olması ve elinde oğlunun fotoğrafıyla dolaşıp "bu çocuğu ben yetiştirdim" diyerek haber bültenlerinde oy istemesi...
98 yılında bir şampiyonlar ligi maçından önce Hakan Şükür'ün Fatih Terim'in yanına gidip "kıymayla mıymanın arasında ne fark vardır?" diye sorması, ardından Fatih Terim'in "git basımdan Hakan konsantre olmaya çalışıyorum!" demesi ve olayın saniye saniye Star aracılığıyla tüm Türkiye'ye izletilmesi...
Bir Türkiye-İngiltere maçı öncesi stada kaçak girmek isteyen iki İngilizin (girmeleri yasaktı!) yakalanmasının ardından arkadan bir vatandaşın "aynısını biz yapsak s* bizi!.." diyerek konuyu özetlemesi...
İsmet Badem'in canlı yayında, röportaj sırasında röportajı aniden kesip şapkasını alıp kaçan çocuğu kovalaması...
Yıldo'nun programına katılan bir kadının saati kastederek "biri geçirmeden yatamıyorum" demesi üzerine Yıldo'nun kadına gülerek "Aaa, demek biri geçirmeden yatamıyorsun!.." diye imada bulunması...
Çiğdem Anad'ın, yayına son 5 sayılırken, "Haberle mi giriyoruz, Ankara'ya mı bağlanıyoruz?" diye soran yönetmene "s* et şimdi Ankara'yı!" derken yakalanması...
Bir milli maçta Ünal`ın burnunu temizledikten sonra koca bir sümüğün burnunun üstünde kalması ve bir kameranın bu olayı zoomlayarak detaya girmesi...
A'dan Z'ye programında "hayvanlarla ilişki" konusu tartışılırken stüdyodaki konuk uzman ikide bir eşeği örnek vermesi. Hemen ardından yayına katılan bir izleyicinin ''Eşek de bir şey mi!? Yediğimiz tavuğu yapıyorlar, yediğimiz tavuğu!'' demesi. Esra Ceyhan'ın ekrana uzuuun süre boş boş bakması...
Hep burda el kaldırıyoruz hiç bize baktığın yok..Sabahtan beri hiç bir şey şey ettiğin yok yani ne ?
Bizim söyleyeceğimiz çok önemli bir şey var
Herkes konuşuyor maşallah.. burada adalet yok ..yani buna rol çalmak derler.. niye böyle yaptırıyorsunuz?
Ben burada adam gibi oturuyorum eeöö şey yapmak istiyorum yorumumu yapmak istiyorum ona müsade edin lütfen ..
Ben onlara çok önemli bir şey söyleceğim bütün Türkiyeye de söyleyeceğim onlar yanlış şarkı seçtiler şu bakımdan bazı şarkıcılar vardır onların şarkılarını söylerken çok dikkat etmek lazım eğer elwis şarkısı seçilmişse eğer bidıls şarkısı seçilmişse eğer Tarkan şarkısı seçilmişse orda ses, es ve dans vardır ya da başka öğeler vardır onlara riayet etsinler seçerkende böyle seçsinler...
onun için göz dolduramadılar ve işe yaramadılar
Bundan sonra biraz bana bakıcaksın lütfen ..
ama olmuyor..
olmuyorrrrrrr..
hayır hayır..
Burada bir saksı gibi duruyorum..
Saksı değilim ben, ben Erol büyükburç'um bana saksı muamelesi yapamazsınız ..
Ben burada erol büyükburç'um bana arada bir soracaksnız.
Hep herkes konuşuyor ben eeöööaaöö 6 saattir kaç saattir oturuyoruz burada hiç, hiç bana iki defa laf gelmedi niye böyle yapıyorsunuz?
Haksızlık yapıyorsunuz'
Bu da reyting yapar işte al sana ..
evet, evet bu da reyting ...işte bu da reyting.. bu da reyting ..ben reytingi çok iyi bilirim ooo hooooo nelerini bilirim ben sahneyi nasıl evirir çevirir nasıl halkı, neler yaparım ben bilirim o işi..
ama beni gözardı etmeyin lütfen.. ben burada otururken benim ağırlığıma uygun hareket edin.. ben büyük bir sanatçıyım... gelmiş geçmiş en büyük sanatçılardan biriyim ..Ben türkiyede türk popunu ilk kuran adamım..
EN ÇOK BANA SORACAKSINIZ EN ÇOK BANA!
Bu kadar!
............
Efendim, konumuz başlıktan da anlaşılacağı üzere tv olayları ...
Sanatçımız Erol Büyükburç'un vaktiyle bir ses yarışmasında yaptığı bu konuşma çok olay olmuş, epey yer kaplamıştı tv lerlerde..
Sanatçımız dediysem nevi şahsına münhasır bir sanatçımız bu..
Vallahi sıkılmadım, üşenmedim kelimesi kelimesine yazdım siz sevgili okuyucularıma..
Heytt beee
Ulan laflara bak yahu..
Kadir inanırı hatırlattı bana yeminle..Deli kadir de severdi böyle afilli girizgahları..
Valla onu bunu bilmem şu laflara bakınca ikinci bir deli kadir vakası açıkça görülüyor..
Bu öyle bir galeyana gelip öyler dellenme halidir ki, Behsat Uygur ne kadar konuyu kapatmaya, alttan alttan almaya gayret ederse etsin nafile arkadaş kapanmaz konu, çünkü başlayıp da hız kazandı mı bi iş, öyle tamam bitti demekle bitmez.. devam ediyor tabii.. ve sonunda alkışı ilginçtir bizim deli Erol alıyor..
heheheh ehehhh
konu uzun aslında ama ben yoruldum yahu yazmaktan.. işimiz gücümüz var daha..
Yıllar yıllar önce bir magazin programında, havuzun içinde tüm ihtişamıyla yüzdüğü o halini görmüştüm afroditin.... Halbuki hala 90 60 90 dı amma ..
Gerçekten ilginç bir görüntüydü.. Aynı anda fonda 'kaldıramazsan kaldırırlar gülüm' isimli şarkı da çalıyordu..
dehşete düşmüştüm..
Daha sonraları şarkının oricinal adının 'hadi beni dansa kaldır' olduğunu öğrendim..
O gün bugündür kimseyi dansa kaldırmadım..
hehehhh hehhh.
Videoya dönersek, sevgi aklı yok eder demiş Renard burada böyle bir durumdan söz etmek komik olur çünkü videoda gördüğümüz şey o bilindik magazinsel şovlardan biri..
Evett, karşımızda kırılmış, incitilmiş ve ve yaranlanmış Banu alkan, namı diğer afroditt.. İzliyoruz efendim..
Şu "cenaze töreni" diye tabir edilen tuhaflıklar aleminde beni en çok eğlendiren bir dolu olay arasında biri var ki.. değme komedi gösterilerine taş çıkartır valla..Nedir o şey?
Ünlü cenazeleri..
Şimdi efendim, malumunuz arabesk şarkı icracısı Azer Bülbül hayatını kaybetti ve kalabalık bir cenaze töreni ile uğurlandı..Böyle ünlü cenazeleri çok ilgi çeker genelde... katılan ünlüler ölünün arkasından ne gibi şeyler söylerler merak edilir..
Tabii normal ünlülerden bahsediyorum çünkü bu ünlü Nihat doğansa işler tamamen değişir heheh ehehhe
Çünkü Nihat doğan sadece konuştuklarıyla değil, sustuğu anlarda da komiktir...Evet işte konuyu bu yüzden açtım canlarım benim..
Nihat doğan bitanedir..
Soruyorum size hangi ünlü, program çekimleri gereği bir adaya gidip ülkesine olan özlemini onun gibi dile getirmiştir..
İşte ufak bir kuple;
inanın hiçbir şeyi özlemedim.
ne yemeği özledim, ne içmeği özledim.
ne her sabah uyandığımda seve seve koştuğum kahvaltıyı özledim
ne o tulum peynirini özledim.
ülkemi özledim.
ezanların sesini özledim.
ülkemin havasını özledim suyunu özledim. insanlarımın yüzünü görmeyi özledim o metroda koşan insanlarımı özledim...birbirine yollarda bağıran insanları.. korna seslerini özledim ben her gece sabahlara kadar dualar ediyorum bilmiyorum daha ne kadar dayanabilirim bu hasrete..
hehehehh heheheheh
Ne yalan söylim yıllarca kaldım gurbette ama özlemimi hiç bir zaman bu şekilde dile getiremedim..Adam tulum peyniri diyor yav hehhe ehh
O dillere destan Somali ziyaretini yazmıyorum bile..
Herkes bu adamı konuşuyor..Sözlükler, video sitelerindeki yorumcular, facebook insanları herkes ama herkes..ee ben durur muyum hiç? bittabi ben de..
En çok sorulan sorulardan biride 'cenaze töreni gibi hüzünlü bir olay, Nihat doğanla nasıl bu kadar komik bir hale gelebiliyor' sorusu..
Siz daha yeni soruyorsunuz habuse ben teee yıllar önce sormuştum bu soruyu..
bundan yıllar yıllarrr önce de Nihat doğanın, babasının mezarını ziyaret edişini aynı ifadeyle setretmiştim..
sırıtarak..
Adam, dizlerine kadar uzanan mafyavari beyaz kaşkolu ve jilet gibi takım elbisesi artı elinde çiçeğiyle tam bir Kadir inanır filminden çıkmış gibiydi..
Mezarlığın merdivenlerinden inerken öyle bir forsu vardı ki rahmetli alcapon görse kendinden utanırdı..
Her şey önceden planlanmış gibiydi.. Kamera açısı, Nihat doğanın hali, tavırları, kurduğu cümleler.. sonra ağladı bunlar.. Ama öyle böyle bir ağlayış değil artistik bir ağlayıştı bu.. Tıpkı filmlerdeki gibi poz vere vere... Karizmasından bir şeyler eksiltmeden, hatta ilave ederek..
İnsan babasının mezarını ziyaret etmeyi hangi düşünceyle, hangi kafayla şova dönüştürür ?
Niye kameramanları çağırır?
Nihay doğan kafası işte..
Şaka maka bir tarafa, samimi olmayan bir şeyler var bu adamda..
Yaptıkları ilgi çekmeye çalışan çocukları andırıyor..
Peki işe yarıyor mu?
Hem de nasıl..
Neyse yav iki cümle daha yazıp bitireyim mesajımı..
Azar bülbülün ölümüne üzüldüm hatta ölüm sebebi açıklandıktan sonra biraz da acıdım aslında..
Acıma duygusu garip şey tıpkı bir ödev gibi..Ödevini yapan Allah katında daha iyi bir insan olacağını düşünüyor, rahatlıyor galiba...