Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Bibo Ergo Sum > Komik Çizgiler

Komik Çizgiler Yazıdır, resimdir, videodur... Ne varsa fışkırt!


Eski ama, eskimemiş matrak bir hikâye

Komik Çizgiler içerisinde Eski ama, eskimemiş matrak bir hikâye konusu: Beyefendinin canı, saftirik biri olan uşağı Kel Memiş'le eğlenmek istemiş ve Kel Memiş'i yanına çağırarak: - Oğlum, demişti, git bana "hiç" al... Kel Memiş de: - Baş üstüne efendim, demişti. ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 31-08-2007, 09:49
katre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
bla bla
 
Üyelik Tarihi: 28-08-2007
Yaş: 24
Mesajlar: 1,261
Standart Eski ama, eskimemiş matrak bir hikâye

Beyefendinin canı, saftirik biri olan uşağı Kel Memiş'le eğlenmek istemiş ve Kel Memiş'i yanına çağırarak:
- Oğlum, demişti, git bana "hiç" al...
Kel Memiş de:
- Baş üstüne efendim, demişti.
* * *
Kel Memiş, efendisinin ısmarladığı "hiç"i unutmamak için:
- Hiç, hiç, hiç, hiç diyerek yollara düştü.
Yolunun üstündeki deniz kıyısı rıhtımında amatör bir olta balıkçısı, balık tutmaya uğraşıyordu. Kel Memiş, biraz seyretmek için başına dikilmiş, bir yandan da durmadan tekrarlıyordu:
- Hiç, hiç, hiç, hiç...
* * *
Amatör balıkçı önce ters ters baktı Kel Memiş'e. Arkasından da yanına yaklaşıp birkaç tokat patlattı suratına:
- Ulan, dedi; başıma dikilmiş "Hiç, hiç, hiç, hiç" diye dalga mı geçiyorsun benimle hıyar?
Kel Memiş şaşkın sordu:
- Peki, ne diyeyim?
- Kısmetin bol olsun, tuttuğun büyük olsun, de...
Kel Memiş:
- Peki, dedi ve devam etti yoluna:
- Kısmetin bol olsun, tuttuğun büyük olsun, diye diye...
* * *
O sırada kimi çarşaflı, kimi türbanlı bir kadın kalabalığı, gelin götürüyordu hamama. Bir ara kalabalığın arasında kalan Kel Memiş, geline bak baka tekrarlıyordu:
- Kısmetin bol olsun, tuttuğun büyük olsun...
* * *
Kadınlar, Kel Memiş'in geline baka baka durmadan "Kısmetin bol olsun, tuttuğun büyük olsun" dediğini duyunca; ayakkabılarını çıkardıkları gibi vurmaya başladılar Kel Memiş'in kafasına:
- Sersem herif, geline baka baka "Kısmetin bol olsun, tuttuğun büyük olsun" denmez, dediler.
Kafasını gözünü kollarıyla saklamaya çalışan Kel Memiş, yine sordu:
- Peki ne diyeyim?
Yaşlıca bir kadın:
- Oh aman ne güzel, ah aman pek güzel dersin, dedi.
Kel Memiş:
- Peki peki dedi ve devam etti yoluna:
- Oh aman ne güzel, vah aman pek güzel, diye diye...
* * *
Bu kez de cadde ortasında tekme tokat dövüşen bir TIR sürücüsüyle bir minibüs şoförü çıktı karşısına.
Kel Memiş, kavgayı görünce durakladı, bir yandan da yine sürdürüyordu:
- Oh aman ne güzel, ah aman pek güzel, demeyi...
Bir ara şoförle sürücü kavgayı bırakıp Kel Memiş'in üstüne yürüdüler ve başladılar pataklamaya:
- Ulan ayı, eğleniyor musun bizimle, "Oh aman ne güzel, ah aman pek güzel" diyerek?
Kel Memiş:
- Durun durun vurmayın, dedi; siz söyleyin ne diyeyim peki?
Kavgacılar:
- Sen de yapma aslanım, sen de yapma tosunum, dersin, dediler...
* * *
Kel Memiş, "Sen de yapma aslanım, sen de yapma tosunum" diye diye yürürken, hırlaşan ve dalaşmaya başlayan iki köpeğe rastladı bu sefer de; ağzında da yeni nakarat:
- Sen de yapma aslanım, sen de yapma tosunum...
Gelip geçenler sarıverdiler Kel Memiş'in çevresini:
- Manyak mısın sen, dediler; oportalık yerde tiye mi alıyorsun milleti; dalaşan sokak köpeklerine "Sen de yapma aslanım, sen de yapma tosunum" diyerek?
Kel Memiş yine boynunu büktü:
- Peki, dedi; ne diyeyim sizce?
- Başını bir o yana çevirir "Hoşt" dersin, bir bu yana çevirir "Hoşt" dersin...
* * *
Saftirik Kel Memiş'in şansı da pek parlak değildi. Başını sağa sola çevire, "Hoşt, hoşt, hoşt" diye yürürken, gazetecilere sel baskınları üstüne açıklama yapan bir politikacıya rastlamaz mı?
Politikacı ne dese hemen bir ses duyuluyordu:
- Hoşt...
Korumalar alıp götürdüler Kel Memiş'i:
- Büyüklerimizden biri konuşurken, sadece alkışlar "Yaşa" diye bağırırsın, dediler...
* * *
Ellerini çırpa çırpa "Yaşa" diye bağırarak yürüyüp giden Kel Memiş...
Tam o sırada da bir kadının kaptığı çantasıyla kaçarak yanından geçen bir gaspçı...
Ve Kel Memiş'in alkışlaya alkışlaya "Yaşa" diye bağırması üstüne; yanına öfkeyle yaklaşan kadın:
- Utanmıyor musun, "Yaşa" diye bağırarak bir hırsızı alkışlamaya?
Kel Memiş'in yine o masum sorusu:
- Peki ne diyeyim?
Kadının yanıtı:
- Hiç...
Birden Kel Memiş'in sevinci:
- İyi ki söylediniz "hiç" diye; bizim beyefendi de "hiç" almaya göndermişti beni zaten...
Sonra da yoluna devamı, "Hiç, hiç, hiç, hiç" diye diye...


Çetin Altan-Milliyet


İnsanın inanç perdesi ne kadar kalınsa
akıl güneşi o kadar geç doğarmış..

.
.

.
.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 31-08-2007, 17:37
_OlguN_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
__Kemalist__
 
Üyelik Tarihi: 15-07-2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 107
Çok dolandı öykü,sonuç aynı yer..

Dayakda cabası..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
eski, ama, eskimemis, matrak, bir, hikye


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Grupların eski dilde isimleri osslem Komik Çizgiler 1 06-02-2007 17:23


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:39 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info