Usulünce Cevap Verebilmek Meziyettir
- Show TVdeki Ateş Hattı programında Reha Muhtar, Prens Charles'in Müslüman olduğu yönündeki söylentileri eleştirmektedir. Konuyu Diyanet İşleri Başkanı ile tartışmaktadır:
"Efenim Prens Charles'in Müslüman olduğunu söylüyorlar. Peki ama öyle bir adamdan Müslüman olur mu?"
"Olur tabi neden olmasın?"
"Ama efendim nasıl olur?"
"Reha bey siz Müslüman mısınız? "
"Tabi Müslümanım efendim."
"Siz namaz kılıyor musunuz?"
"Hayır."
"Oruç tutuyor musunuz?"
"Hayır."
"İçki içiyor musunuz?"
"Evet."
"E sizden nasıl Müslüman oluyorsa, ondan da en az sizin kadar Müslüman olur."
- Muhabir: Müslüm bey, Hakan Taşıyan için arabeskin yeni peygamberi diyorlar. Ne diyorsunuz?
Müslüm Gürses: Ben öyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum.
- Fatih Altaylı, Erman Toroğlu için:
"O kabzımal futboldan ne anlar ki" deyince
Erman Toroğlu: "Ben eski futbolcu ve hakemim, futboldan anlarım, kabzımalım hıyardan da anlarım"
* Hülya Avşar: "Hiç aynaya baktın mı? Sen de popstar hali var mı?"
Ajdar: "Aynaya değil ama size bakınca kendimi bayağı star gibi hissediyorum"
- Rahmetli Barış Manço, Fransa'da bir televizyon programına katılır. Her şey gayet güzel giderken, sunucu klasik avrupalı edası ile:
"Siz Türkler barbarsınız" muhabbetine girer. Bunun üzerine Barış Manço sunucuya üzerinde para olup olmadığını sorar. Sunucu, cebinden birkaç banknot çıkartıp Barış Mançoya uzatır:
Barış Manço: Şimdi bu paranın üzerindeki kim?
Sunucu : General bilmem ne, bilmem neredeki savaşta kahramanlık yapmıştır, vs. vs.
Barış Manço : Peki bu?
Sunucu: Teğmen bilmem ne, böyle etmiştir, şöyle etmiştir.
Bunun üzerine Barış Manço cebinden birkaç banknot çıkarır ve üzerindekileri teker teker anlatır:
"Bu Mevlana Celaleddini Rumi; ünlü bir Türk düşünürüdür... Bu Halit Refik Karay; ünlü bir Türk Edebiyatçısıdır. Bu Mustafa Kemal ATATÜRK, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusudur."
Sessizliğin üzerine sunucuya bakarak şöyle der:
"Şimdi siz söyleyin, kim barbar?"
- Cumhuriyet'in ilanından sonra, İstanbul'da bir resepsiyon verilir. Tüm dünya ülkelerinin elçileri ve ataseleri de davet edilir. Davet güzel bir şekilde devam etmektedir, fakat İngiliz atasesi olan Binbaşı'nın bakışları Mustafa Kemal'in gözünden kaçmaz. Bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya devam etmektedir. Ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir. Yaver Mustafa Kemale şöyle der:
"Paşam; kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana Mustafa Kemal Çanakkale'de babamı öldürdü dedi"
Bunun üzerine Mustafa Kemal şöyle der:
"Git sor bakalım babasının Çanakkale'de ne işi varmış? "
|