Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Bibo Ergo Sum > Komik Çizgiler

Komik Çizgiler Yazıdır, resimdir, videodur... Ne varsa fışkırt!

Okuyucuyu Kandirmanin BeleŞ Yollari - 1

Komik Çizgiler içerisinde Okuyucuyu Kandirmanin BeleŞ Yollari - 1 konusu: OKUYUCUYU KANDIRMANIN BELEŞ YOLLARI - 1 Yazdığınız bir yazının toplum tarafından kabul görmesini mi istiyorsunuz? Dediklerinizin doğruluğuna şüphe beslenmemesini mi istiyorsunuz? Akademik çalışmalarınızın beğenilmesini yüksek lisans ve doktora derslerinden beleş ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 17-06-2007, 19:26
osslem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Zevzek
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Mesajlar: 897
Standart Okuyucuyu Kandirmanin BeleŞ Yollari - 1

OKUYUCUYU KANDIRMANIN BELEŞ YOLLARI - 1

Yazdığınız bir yazının toplum tarafından kabul görmesini mi istiyorsunuz? Dediklerinizin doğruluğuna şüphe beslenmemesini mi istiyorsunuz? Akademik çalışmalarınızın beğenilmesini yüksek lisans ve doktora derslerinden beleş beleş geçmeyi mi tasarlıyorsunuz? Tüm bu amaçlarınıza ulaşmanızın oldukça kolay bir yolu var.

Halk arasında ukalalık olarak adlandırılan, akademisyenlerinse etik gerekçelerle zaruri olduğunu iddia ettikleri bir yönteme başvurabilirsiniz. Akademinin 32 farzından biri olan �atıf verme� pek çok sorununuzu çözecektir. Söylediklerinizin yazılı olması zaten pek çok kişinin �Yazılı olan düşünce doğrudur.� önyargısıyla hareket etmesini sağlayacaktır zaten. Bir de ileri sürdüğünüz görüşlerin daha önce başka lavuklar tarafından da terennüm edildiğini ileri sürerseniz değmeyin keyfinize. Böylelikle örneğin ödevleriniz yüksek notlarla müjdelenmiş olacaktır.

Bu arada iddia ettiğiniz gibi diğer lavukların da aynı görüşte olup olmadığının kontrol edileceğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Çok mühim işlerle iştigal eden okuyucularınızın buna vakti olmayacaktır. Onlar vakitlerini sizin verdiğiniz atıfları hangi muhtemel yazılarında kullanacaklarını düşünmeye harcayacaklardır. Bu nedenle başka yazılardaki dipnotları okumanızın caiz olmadığını belirtmeliyim. Zira muhtemelen bu notlar aynı alanlarda ahkam kesenlerin çoğunun takip etmediği yazıların dipnotlarından devşirilmiştir. Misal; merhametsel gerekçelerle yazarının ismini açıklamayacağım, okunmasını kıskanacağımdan dolayı da kendi adını ve yayınlandığı yeri açıklamayacağım güzide bir makalede Karl Mannheim�ın Ideology and Utopia adlı eserine verilen atfında kitabın basım tarihi olarak 1928 yılını görürsünüz, ancak atıf kitabın almanca baskısına verilmemiştir. İngilizce bölümünün ilk basım tarihi ise 1936�dır. Akademisyenler korkun benden! Vücutlarınızın bütün su değmemiş kıllarını araştırıyorum. Benimle uğraşmayın, mesut olalım!

Neyse yine felsefenin kollarından birinde yurdumuzda yayınlanmış bütün eserlere baktığımızda 2 sorunla karşılaşırız:

1.) Kant bölümü anlaşılmıyordur, zira bu alanda ilk ve temel çalışmayı yapan üstadımız kitabını ilk yazdığı dönemde Kant Felsefesi�ne pek hakim olmadığından ve kendisine atıf vermeyen diğer güzide yazarlarımız sonraki baskıları takip etmediğinden biz hep aynı yabancı yazarları okuyan bu hocalarımızın Kant Felsefesi konusunda bizi tatmin edememesini gavur yazarların hatalarına başlarız. Zira atıf vermek bir bakıma topu taca, çamuru atıf verilen yazara atmaktır. Yalnız atıf verilen yazarın Türkçe bilmemesine özen gösterilmelidir.

2.) Aynı güzide eserimizde bir de adını bir türlü telaffuz edemediğim bir zatı muhteremin İlimler ve Sanatlar Hakkında Nutuk adlı makalesinde sanata külliyen karşı olduğuna dair iddia aynı alandaki bütün eserlerin, temel eserden eserler taşıma kuralı çerçevesinde muhteviyatına dahil edilmiş ve körpe zihinlerimize duhul etmiştir. Oysa M.E.B. (Maaile Edepsizlik Bilimleri) yayınevinin Türkçeleştirdiği ilgili eserin 2. dipnotuna bakma zahmetini gösteren bireyler adını telaffuz edemediğim zatın sanat karşıtlığının ironik olduğunu fark edeceklerdir. Bu durum ilgili konuda yapılan bütün atıfların adını telaffuz edemediğim şahsa değil bu alanda ilk Türkçe kitabı yazan hocamıza verilmesi gerektiğini kanıtlayacaktır. Ama necip ülkemizin mümtaz akademisyenleri hatalarının altına bile (zira ilgili hocamız oldukça titiz olduğundan hata yapmayacağına dair bir kanaat vardır ve düpedüz bu şekilde şirk koşulmaktadır.) imza attıkları hocamızı bir konferansta sıkıştırılıp karizma artırılma aracı olarak görmektedirler.

Kısacası atıf vermek yazılarınızın geçerlilik kıstasıdır. Suyun 100 derecede buharlaştığını bile ileri sürerken aynı savı ileri süren birkaç kitap okuduğunuzu kanıtlamalısınız. Aksi taktirde akademide yeriniz olamaz. Ancak yakalanmadığınız sürece başkalarından atıf çalmak ya da atıf uydurmak külliyen caizdir. Bu soruna (B)eleştirel Köşe�nin icma yoluyla getirdiği çözüm ise şudur: Gençlerimizin beynini atıf zincirinden özgürleştirelim. Herkes düşündüğünü başka lavukları yalancı şahit göstermeksizin söyleyebilsin. Bunun için de şimdiye kadar yazılan bütün eserleri yakalım. Her söylenen söz yeni bir söz olsun. Bebelerimiz yüksek lisans tahsillerini beleş beleş bitirsinler. Yorgan gitsin kavga bitsin. Yüce Allah�ın adalet bayrağı akademinin münafık kara sularında dalgalansın.

29.01.06
HÜSEYİN HOCA



bittimDD


Mum alevinde ısıtıyorum senli bekleyişlerimi..
ve seni,
dördüncü perdede öpüyorum dudaklarından..



Hangi köşeyi zaptetmişsin ki acaba dönerken karşımda senı buldum..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
okuyucuyu, kandirmanin, beles, yollari


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:58 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info